GenBilim
Türkiye Bilim Sitesi  
Anasayfa | Forum | Bilimler | Arşiv Tarama | GenKalem | Destek | Site Haritası | Linkler | RSS | Reklam | Arkadaşını Davet Et | İletişim
Kontrol Paneli Anasayfa arrow Bilimler arrow Jeoloji arrow Savas Politika ve Ekoloji Kontrol Paneli Kontrol Paneli Kontrol Paneli Kontrol Paneli Üye OlŞifre Hatırlat Kontrol Paneli
Ara 30 2007
Savas Politika ve Ekoloji Yazdır E-posta
(0 Oy)



Fakir Cavlun   
Pazar, 30 Aralık 2007
Okunma: 735 kez

Bugüne kadar savaslarin ve politikanin ekolojik sisteme verdigi zarar belki binlerce kez islendi, yazildi cizildi. Ancak savasin ve dolayisiyla dogal duzendeki dinamiklerin zarar gormesinin politik bir irdelemesi ancak neden sonuc iliskisi hep tam vurgulanmadan yapildi.

En radikal cevre örgütlerinden biri ve en taninmisi olan "Greenpeace" dahi eylemlerinde ve mücadelelerinde dogrudanligi secerek, dogaya zarar veren ulke, kurum, arac ne ise onu hedef secerek bu olguyu bir nevi tikellestirdi. Dogu ulkelerinde pek etkinlikleri olmayan ancak sözümona 'gelismis' bati ülkelerinin bir cogunda etkin, meclislerde yer alan, hatta iktidar ortagi olan cevreci ve yesilciler diye bilinen partiler ise isi bir cesit 'cevre partizanligi'na götürecek kadar insanlardan ve toplumdan kopardilar.

Onlarin verdigi yegane mesaj 'cevreyi, dogayi tahrif etmeyelim, koruyalim.' oldu. Yesilci ve ya cevreci ekonomi teorilerinin neler olabilecegini düsünebilen biri var midir acaba? Mesela parada cisimlesen dunya zenginliklerinin dogayla nasil bagdastiralacagi, doganin insanla ve toplumla dolaysiz olarak nasil bagdastiralacagi konusunda soz konusu olusumlar ve dusunceler yaya kalmaktadirlar. Insanin bireysel ve toplumsal sorunlari cozulmeden ya da en azindan asgariye inmeden doganin ve cevrenin sorunlari cozulebilir mi? Doganin kendi icinde bir sistem oldugu ve birlesenlerin birbirinin parcasi ve etkileyeni oldugunu kabul edenler, nedense insanlarin bugünki toplumsalliginin da bir sistem oldugunu ya kabul etmiyorlar ya da bilmemezlikten geliyorlar. Bu yüzden de reaksiyonlar hep refleksler seklinde vücuda gelmekte ve adresini bulmamaktadir. Elbetteki bunlarin hic faydasi olmadigi iddia edilemez. Ancak nasil ki dogada bir hayvan veya bitki türünün yok olmasi engellendiginde tüm doga hemen kurtulmus olmuyorsa, insanlarin sosyal düzenini olumlayacak sey de tikel karsi duruslar olamaz.

Oysa savaslarin, doga tahrifatlarinin arkasinda, cok karmasik gorunse ve ilk bakista anlasilamasa da hep ayni neden yatmaktadir (bazilarinca da aman cok klasik, banal dedirten). Bu gezegende yasayan ve dolayisiyla da bu eko-sistemden baska cevresi olmayan insanlar arasindaki esitsizlik... Cünkü kendini fiziksel olarak var etmek icin cirpinan insanlarin dogayi düsünmek gibi bir kendiligindenlikleri olamaz. Sürekli esamesi okunan egitimin ise gayesi farklilastigindan ve karakteri farkli bir sekilde realiza edildiginden dolayi böyle bir bilince hizmet etmesi beklenmemelidir, beklemek safca bir kadercilik olacaktir.

Günumüzün moda(!) dev savas mekanizmalarinin basinda gelen A.B.D.'nin ikinci dünya savasindan itibaren son 60 yil icinde yaptigi savaslarin hemen hemen hepsinde askeri acidan olmasa bile politik acidan basarili oldugu tartismalidir. Cünkü zaten böyle bir niyetleri oldugu da söylenemez. Sonucta ortaya cikan dünya görüntüsü, kapitalizmin kaotik üretim iliskilerinin sosyal yasama yansimasi, onu kendine benzetmesinden baska bir sey olmamistir. Amerikan toplum hayatindaki normlara bakarsaniz da bunun ne denli formellestigini acik ve net olarak bulabilirsiniz. Bu konumdaki bir ülkede cevre ve ekoloji merakinin paradan baska düsündürücü bir tarafi varsa eger o da romantizmle istigal etmektir.

ABD savas ve ya ekonomik iliski yöntemlerinden hangisiyle iliski kurduysa o toplumlarda, önlenmesi kolay olmayan toplumsal kavga, bölünme ve tahriplere yol acmistir. Japonlar ikinci dünya savasinda yenildikten sonra ekonomik pazar olarak ABD'nin dev rakibi olarak karsisina cikmistir, ABD'nin gerekmedigi halde "eh bi deneyelim" diyerek attigi atom bombalarinin ürünleri bugün hala doga tarafindan genetik olarak halka tekrar iade edilmektedirler. Almanya önce ABD uyruklu Federal Almanya ve Stalin SSCB'si uyruklu Dogu Almanya olarak yoluna devam etmis, sonra birleserek gene agabeyine karsi söz söyler olmustur. ABD; "istemem de aman istemem komunist bir ülke daha" görünürdeki teranesiyle Kore'yi ikiye bölmüs, pazarin yarisini kapmis, Kuzey Kore'ye ambargo koyarak ve koydurtarak, elektrik satin alamayan ve normal yoldan üretemeyen ülkenin nükleer santrallari devreye sokmasina sebep olmustur. Cevre örgütleri buna karsi ne yapmislardir, Kuzey Kore'yi protesto etmislerdir. Ne büyuk eylem degil mi?! Vietnam'da ise 2 milyondan fazla insan öldürerek ve ekilebilir alanlarin onda birini tahrip ederek dogaya olan minnetini ödemistir! Aradaki diger bir cok olayi saymazsak, Sili'de demokratik bir secimle iktidara gelen Salvador Allende yönetimini, sosyalist olduklari ve ülkedeki Amerikan cikarlarina zarar verecekleri gerekcesiyle CIA'in tertip ettigi "kamyoncular grevi" diye tarihe gecen olaylarla patlak veren askeri darbe ile yikmis, yerine insanlari stadyumlarda toplayan, sanatcilarin ellerini kirarak gitar calmalarini isteyen, binlerce iskence uygulayan ve ölümlere yol acan, bu yüzden de Sili halkinin hala ülkeye girmesini istemedigi diktatör Pinochet'i gecirmis ve hemen de tanimistir. Günümüzdeki Irak savasinda durum pek de farkli degildir. ABD demokrasisinin Irak'taki etkileri, her gün serbestce ve acik sayimli ölümler, söz söyleme kargasasi, ifade özgürlügüne dayali gericiligin sanki tek alternatif gibi ortaya cikmasi, ABD'nin marifetlerine bir yenisini daha eklemektedir.

Peki cevre ve doga tüm bunlarin neresinde durmaktadir? Oradaki insanlarin cevre veya dogayi sevmesi ya da düsünmesi mümkün müdür? Savaslardaki ölümlere ve acziyete karsi sadece ahlanip vahlanmamiz mi gereklidir yoksa bunun yaninda politik olana politik olarak cevap mi vermek gereklidir? Eger ikincisi ise bunu nerede ve hangi nitelikte yapmaliyiz.

Fakir Cavlun


Etiketler:  



Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler.
Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz.





Reddit!Del.icio.us!Facebook!Slashdot!Netscape!Technorati!StumbleUpon!Newsvine!Furl!Yahoo!
 

GenBilim

GenBilim Editor

Yazar Hakkında:
"Bir şey üreten ve olayları olduran küçük bir seçkin grup, Olup biteni seyreden oldukça büyük ikinci grup, Nelerin olup bittiğini bilmeyen muazzam kalabalık." Nicholas Murray
Yazar Şuan Çevirim Dışı
Yazara E-Posta Atin
GenBilim
Makale İçinde Ara GenBilim    
GenBilim
        RSS Kategorileri GenBilim
Lütfen listeden bir RSS kategorisi seçiniz.
GenBilim
Makale İşlemleri
Sizde Yazi Ekleyin
Yorum Ekleyin
Terim Ekleyin
Bu makaleyi favorilerime ekle
Sizde Link Ekleyin
Bu makaleyi PDF olarak kaydet
 Makaleyi rapor et
GenBilim
Sponsor Bağlantılar


        Favori Makalelerim
Sadece kayıtlı üyeler bu bölümü kullanabilir!
GenBilim
GenBilim