Okunma: 5993 kez
Beslenme basamağı; bir ekosistemdeki beslenme zincirinin aşamalarından her davranışlarına göre değişik basamaklarda sıfırlandırılır. İlk ve en alt basamakta fotosentezyoluyla kendi besinini kendisi üretebilen yeşil bitkiler ( üreticiler) Bitkiler ya da bitkisel ürünler, ikinci basamaktaki otçul hayvanlar tarafından yenir. Üçüncü basamakta, otçulları yiyen birincil etçiler, dördüncü basamakta da birincil etçileri yiyen ikincil etçiler yer alır.
Canlıların çoğu
birkaç beslenme basamağında birden beslendiği için , leşle yada bitkisel ürünler
de beslenir. Bazı otçullar da zaman zaman hayvansal ürünleri yer. Baktariler ve
mantar gibi çürükçül canlıların, ölmüş, ilk basamaktaki bitkilerin
yararlanabileceği besinler haline getirilmesi ise ayrı bir beslenme basamağını
oluşturur.
Beslenme zinciri ekolojide, madde ve enerjinin bir canlıdan öbürüne yiyecek
biçimde aktarılma dizisi. Canlıların çoğu yalnızca bir tek hayvan ya da bitki
türüyle beslenmedikleri için, beslenme zinciri ilk halkasıdır. Etçil beslenme
zincirinde bitkilerle beslenen (otçul) bir hayvanı daha büyük bir hayvan yer ve
ielk besin kaynağından gelen madde ve enerji bu etçil hayvana aktarılmış olur.
Asalak beslenme zincirinde, küçük bir canlı, kendisinden daha büyük olan konağın
bir bölümüyle beslenirken kendisi de daha küçük asalakların konağı olabilir.
Çürükçül beslenme zincirinde ise mikroorganizmalar ölü organik maddelerle
beslenerek yaşamlarını sürdürür.
Beslenme zincirinin halkalarını oluşturan her beslenme basamağında ısı
biçiminde bir enerji kaybı olacağından bir beslenme zincirinde en çok dört ya da
beş basamak bulunabilir. Nüfus yoğunlugun çok yüksek olduğu bölgelerde yaşayan
insanlar, tahıl yiyen hayvanlar yerine doğrudan tahıllar beslenerek beslenme
zincirinin bir halkasını azalttıklarından, toplam yiyecek arzını arttırmış
olurlar. Beslenme zincirine kadar kısalırsa son tüketiciye ulaşan toplam enerji
miktarı da o kadar artar.
Bitkiler gibi kendi besinini üretme yeteneği olmayan hayvanlar, yaşamlarını
sürdürebilmek için başka canlıları yemek zorundadır. Bu yüzden doğadaki yabani
hayvanların yaşamı genellikle başka bir hayvanların yaşamı genellikle başka bir
hayvana yem olarak son bulunur.Örneğin ot yiyerek beslenen bir tavşan günün
birinde bir tilkiye yem olur, tilki ölünce de onun leşini bu kez sinek
kurtçuları ile leşböcekleri yiyip bitirir. Bitkilerden başlayıp çeşitli
hayvanların birbirini yemesiyle sürüp giden bu ilişkiyi çevirebilir (ekoloji)
uzmanları beslenmezinciri olarak adlandırılır.
Doğada tek tür yiyecekle beslenen hayvan pek azdır. Tavşan yalnız otları
değil yabani meyveleri ağaçların yaprak ve filizlerini de yiyebilir. Tilki ise
tavşandan başka fareleri, şıçanları, kümes hayvanlarını ve böcekleri yiyerek
beslenir. Bu nedenle, çok karmaşık olan bu ilişkiler ağını anlayabilmek için,
pek çok besin zincirin arasındaki bağlantıyı kurmak gerekir. Çevre Bilim
Uzmanları bu bağlantıyı göstermek için, canlıların adlarını ya da resimlerini
oklarla birleştirerek ayrıntılı şemalar çizerler. Genellikle bir örümcek ağı
kadar karmaşık olan bu şemalar ağı denir.
Aslında dağa son derece karmaşık
olduğu için ğerçeğe birebir uyan bir beslenme ağı çizmek çok güçtür. Bu ağa
katılacak her yeni hayvan başka bir canlıyı yediğinden ya da başka bir canlıya
yem olduğundan, ağa eklenecek okların sonu gelmeyecektir. Çevrebilimciler bu
güçlüğü yenmek için genellikle bir hayvanın yalnızca temel yiyeceklerini ya da
belli bir bitki türünü yiyen bellibaşlı hayvanları göstermekle yetinirler.
Beslenme ağının çizilmesiyle, doğadaki bu karmaşık ilişkinin bazı notları
açıklığa kavuşur. Enerjisini güneş ışığından hammaddelerini topraktan ve sudan
alarak kendi besinini kendisi üretebilirler yeşil bitkiler genellikle en alt
basamağa yerleştirilir. Temel olarak bitkiyle beslenen tavşan ve sıçan gibi
hayvanlar bir üst basamakta toplanabilir. Bunlar otçul hayvanlardır. Daha çok
öbür hayvanları yiyerek beslenen gelincik ve baykuş gibi hayvanlar ise daha
yukarıdaki basamakta yer alır. Bunlar etçilerdir. Otçullar ile etçiller
arasındaki basamağa da hem bitki hem hayvan yiyen porsuk, tilki gibi hayvanlar
yerleştirilir. Bunlarda hepçiler’dir.
Beslenme basamağı denen bu aşamaların
belirlenmesinden sonra beslenme ağı karmakarışık bir çizgiler yumağı olmaktan
çıkarak düzenli bir şemaya dönüşür. Bu şemaya bakıldığında, bitkilerden otçulara
ve etçilere doğru gidildikçe her basamakta daha az sayada canlı olduğu açıkça
görülebilir. Bu nedenle, tabanı geniş tepesi dar olan bu şekil bir piramidi
andırır. Bu beslenme piramidinin tabanında yaprak, ot, çiçek ve ağaçlarıyla
kalabalık bir bitki topluluğu, tepesinde ise yalnızca bir iki gelincik yada
baykuş vardır.
Yukarıda sözü edilen hayvanların çoğu ormanda yaşadığı için, çizilen bu
piramit bir orman bölgesi beslenme ağıdır. Ama çöllerde tropik ormanlara
varıncaya kadar, her yaşam ortamı için beslenme ağı çizilebilir. Örneğin
denizlerdeki beslenme ağının en alt basamağında bitkisel plankton ya da
fitoplankton denen çok küçük bitkiler yer alır. Küçük balıklar ve öbür deniz ara
basamaklardır. En tepede ise köpekbalıkları, katil balinalar gibi iri ve yırtıcı
hayvanlar bulunur.
Beslenme ağlarının incelenmesi bilim adamlarına birçok açıdan yardımcı olur.
Söz gelimi bir ormandaki aynı türden bütün ağaçlar kesildiğinde ne olacağını
önceden görebilmek için o ormanın beslenme ağı çizilir. Eğer az bulunun bir
hayvan türü bu ağaçlardan beslenen hayvanları yiyerek yaşıyorsa, böyle bir kesim
bu türün yaşamını tehlikeye atacaktır. Çevre korumacılar bir türü ya da bölgeyi
en iyi nasıl koruyabileceklerine karar verirken, beslenme ağlarından ve benzeri
yöntemlerden çok yararlanırlar.
Bütün canlılar hayatlarını sürdürebilmek için
besin maddelerini tüketmek zorundadır. Bazi canlılar bu besinlerinin çoğunu
kendi vücutlarında üretirler. Böyle canlılara ototrof denir. Bir çok canlı ise
gerekli besinleri dış ortamdan hazır olmak zorundadır. Böyle canlılara ise
hetteraf denir. Üç çeşit besin vardır.
Bütün hücrelerin en önemli enerji kaynaklarıdır. Genel formülleri cn (H2 O)
ile gösterilir. Bu formülde glikoz için “n” yerine b yazarsak C6 H12 I6 solunum
ürünleri H2 O ve CO2 dir. Karbonhitradlar, bitkilerde hücre çeperinin yapısını
oluşturarak bütün canlı hücrelerde zarın yapısına katılarak ONA ve RNA da
bulunarak yapısal fonksiyon da görülür. Yapısındaki şeker molekülünün sayısına
göre üç çeşit şeker vardır.
a) Monosakkoritler (Tek Şekerler): Basit şekerlerde denir. İçerdikleri karbon
atom sayısına göre 6 karbonlu olanlar (eksozlar); Glikoz, Fruktoz,
Monosakkoritler, Disakkorit ve polisakkarıtlerin yapı taşı (monomeri)
dirler.
Glikoz: Serbest olarak bol, üzüm ve incirde bol bulunur. Bütün
polisakkaritlerin yapısını oluşturur.
Fruktoz: Bol ve olgun meyvelerde bol bulunur. Süt Şekeri denir. Bunun için
hayvansal bir besin maddesidir.
Riboz: RNA nın ATP nin ve bazı enzimlerin
yapısında bulunur. deoksiriboz ise DNA nın yapısında bulunur.
b) Disokkaritler (çif şeker) İki monosakkaritin birleşerek meydana getirdiği
şekerlerdir.
Maltoz (molt şekeri) = Glikoz+Glikoz
Laktoz (süt şekeri) =
Glikoz+Galaktoz
Sükroz (sokkaroz = Çaş şakari) Glikoz+Fruktoz
Maltoz ve
sükroz bitkilerinden, Loktoz da insan ve memeli hayvanlardan
sağlanır.
Palisakkaritler = Çok sayıda glikozun bağlanmasıyla oluşurlar. Yeni
glikozun dehidrosyon oluşmuş polimarlerdir.
Glikoz+Glikoz+ ………….. + Glikoz
_______ Polisakkorit + (n-1) H2 O
Hepsi aynı yapı maddesinden oluştuğu halde fiziksel ve kimyasal özellikleri
farklıdır. Çünkü, glikoz molüküllerinin herbirine bağlanma biçimleri
farklıdır.
Nişasta: Bitki hücrelerinde bulunur, hayvan hücrelerinde bulunmaz. Suda
erimez. Bağırsık epitelinden doğrudan doğruya kanageçmezler. Bitkilerin depo
ettiği besin maddesidir. Hayvanların çoğu sindirerek enerji hammaddesi olarak
kullanır.
Selüloz: Bitki hücrelerinde bulunur. Suda erimez. Bağırsak epitelinden
doğrudan kana geçmez. Geviş getiren memelilerde, bazı kuşlarda ve termitlerde
(beyaz karıncalar) sindirilerek kullanılır. Ağaçların yapısının yaklaşık %50 si
selulozdur.
glikojen: Hayvan hücrelerinde bulunur ve hayvansal nişasta da denir. En fazla
karaciğer ve kaslarda bulunur. Hayvanların en hızlı kullanıldığı yedek enerji
deposudur. Suda çözünür.
2) Yağlar (Lipidler): Lipidler C, H, O atomundan meydana gelir. Bazılarında
fosfor ve azot gibi elementler de yer alır. Yapısındaki oksijen oranı şekerden
azdır. Yapılarında yağ asitleri gliserol ve başka bazı maddeler bulunur.
3 yağ asidi+1 Gliserol _______ yağ+3 H2O

Etiketler:
Bilimler
Biyoloji
Canlıların Besin Zinciri
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler. Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz. |