Yolculuğunun daha ilk başında yaşadıklarını bu defa da kalbin sağ tarafında yaşamak zorundadır. Sağ kulakçıktaki kapağın açılması ile birlikte yanındaki diğer arkadaşlarıyla sağ karıncığa geçer. Sağ karıncığa geçmesiyle üzerindeki kapak artık kapanmıştır. Geri dönmesi imkansızdır. Sağ karıncığın içinde oldukça kısa bir süre kalır ve hemen ardından ikinci kapak akciğerlere doğru giden anayolu açar. İkinci yolculuk başlamıştır. Ancak bu diğerinden daha kısadır. İşte bu nedenle “küçük dolaşım” olarak isimlendirilir.
Dolaşım sistemi içinde oksijen akciğerlerden dokulara taşınır. Karbondioksit ise dokulardan akciğerlere taşınır. glikoz, bağırsaklar tarafından emilir ve geçici olarak karaciğerde glikojen olarak depo edilir. Daha sonra buradan dokulara gönderilir. Bu kusursuz iş bölümü Allah’ın eserlerindeki kusursuzluğu bir kez daha göstermektedir.
Sağ kulakçıktan pompalanan kan akciğer atardamarına ulaşır. Akciğer
atardamarı kalpten çıktıktan sonra ikiye ayrılarak sağ ve sol akciğere
kollar gönderir. Akciğerlere giren bu damarlar akciğerlerin içinde,
oksijen ile karbondioksitin yer değiştirdiği hava kesecikleri olan
alveollerin çeperinde, çeşitli kılcal damarlara ayrılır. Burada kirli
kandaki karbondioksit alveollere, alveollerdeki oksijen ise kana geçer.
Temizlenen kan, akciğer toplardamarı ile kalbin sol kulakçığına, yani
yolculuğun ilk başladığı yere getirilir. Bir toplardamarın ilk defa
olarak temiz kan taşıması durumu bu şekilde gerçekleşmektedir.
Dışarıdan gelen hava akciğerlere bronşlar yolu ile dolar. Bronşlar
akciğere girdiklerinde ise çeşitli kollara ayrılırlar. Alveoller, işte
bu kollardır. Akciğerlerin içinde hava ile dolu olarak 300 milyon
alveol bulunmaktadır. Bunların tümünün çeperi, oksijen-karbondioksit
alışverişini gerçekleştirecek kılcal damarlarla çevrilidir. Buradan
yola çıkarak sadece akciğerlerdeki kılcal damarların çapını tahmin
etmek zor değildir. Alveollerin yüzey alanları yaklaşık 230 m2′dir. Bu
miktar, bir tenis kortunun büyüklüğüne eşit bir büyüklüktür.
Milimetrenin milyonda biri kalınlığındaki duvarları ile kılcal damarlar
ve alveoller, bizler için hayati öneme sahip görevlerini yerine
getirirler.116
Akciğerlerde gerçekleştirilen bu gaz alışverişi gerçekten de
mucizevidir. Akciğer her dakika 56×1021 (56 sayısının yanına 21 sıfır
getirilmesi ile oluşan sayı - 56 septrilyon) oksijen atomunu hücrelere
ulaştırır.117 Yapmamız gereken tek şey nefes almaktır. Günlük
hayatımızı devam ettirirken, içimize çektiğimiz bir miktar hava ile
akciğerlerimizde bu muazzam gaz değişimi müthiş bir hızla gerçekleşir.
Bu alışveriş sonrasında artık oksijen yüklenmiş olan küçük alyuvar
hücremiz, yolculuğunun ilk başına dönmüş, dokulara oksijen taşımak için
sol kulakçıktaki yerini almıştır. Sayfalardır sadece genel hatları ile
anlattığımız bu muazzam yolculuk ise, bir dakikadan daha az sürmüştür.
Alveoller, hava ile kılcal damarlardaki kan arasındaki bariyerin toplam kalınlığı 4 mikrometredir. Bu kalınlık, tek bir alyuvar hücresinin yarıçapı kadardır. Bu bariyerdeki aşırı incelik, iki yöne doğru gerçekleşen gaz alışverişinin oldukça hızlı ve etkili olduğunu göstermektedir.
Şu önemli detayı hatırlatmakta fayda vardır. Eğer kılcal damarlar,
alveollerden bir miktar uzak olsalar, bu önemli alışverişin
gerçekleşmesi imkansızlaşır. Onların, hemen alveollerin yakınında yer
almaları, satırlardır defalarca karşılaştığımız ve hayranlık duyduğumuz
mükemmel bir tasarım örneğinden başka bir şey değildir. Değil bir
tesadüfi olay, planlar yapabilen, düşünüp tasarlayan, aklını
kullanabilen bir insan bile bedenin her noktasında varlığını açıkça
gösteren bu kusursuz tasarımı gerçekleştirebilme yeteneğine sahip
değildir. Bu eser, müthiş bir Aklın, büyük ve Yüce bir Kudretin
eseridir. İşte Allah, bize Kendisi’ni bu önemli yaratılış delilleriyle
tanıtır. Düşünüp anlayabilen bir insan için Allah’ın eserlerini görmek
oldukça kolaydır. Allah, Kuran’da bu önemli gerçeği şöyle bildirmiştir:
Allah, herşeyin Yaratıcısı’dır. O, herşey üzerinde Vekil’dir. Göklerin
ve yerin anahtarları O’nundur. Allah’ın ayetlerine (karşı) inkar
edenler ise; işte onlar, hüsrana uğrayanlardır. (Zümer Suresi, 62-63)














Yazara E-Posta Atin





