Okunma: 702 kez
Afet/kaza: İnsan ya da doğal kaynaklı, yaşam, doğal kaynak ya da mülk kaybına yol açan; yol açtığı zararın azaltılabilmesi için yardım personeli gerektiren durumlardır. En önemlisi ise, ne zaman olacağı; nasıl olacağı veya gelişeceği; nerede olacağı veya oluşacağı; ne şiddette veya zararlı olacağı; ne kadar kişinin ne kadar zarar göreceği kesin olarak bilinemez; afet ya da kazalar engellenemez.
İşte
bu gerçeklikle karşı karşıya bulunulduğunda, ortaya arama kurtarma
etkinliğinin kendisi çıkar. Arama Kurtarma, bir kaza ya da afetten
ötürü yaralı ya da ölüm tehlikesiyle karşı karşıya olan ve bu durumdan
kendi başına kurtulamayan kazazedelerin kurtarılması etkinliğidir.
Arama kurtarma; tehlikeli bir iştir, arama kurtama gerektirecek
durumları önceden bilmek olanaksızdır, arama kurtarma etkinliği, her
zaman için karmaşık ve gergin ortamlarda gerçekleştirilir. Bu son
derece hassas ve bir o kadar da önemli etkinliğin uluslararası
düzeyde kabul görmüş temel değerleri bulunmaktadır. İnsan yaşamıyla
doğrudan içiçe gerçekleştirilen bu işi tanımlayan etik şöyledir:
Kurtarma gönüllü bir etkinliktir. Kişisel çıkar sağlanamaz. Maddi
kazanç sağlanamaz. Bir operasyonda en öncelikli konu kazazedenin
kurtarılmasıdır. Kurtarma uzman kişilerce gerçekleştirilmelidir.
Kurtarma bir ekip çalışmasıdır.
ARAMA - KURTARMA ÖRGÜTLENMELERİ NASIL OLMALIDIR?
Arama
kurtarma etkinliğinin tanımı gereği, bir takım yani ekip işi olması
gerekliliği ortadadır. Her ne boyutta olursa olsun, örgütlenmeler
oluşturulurken bu gerçeklik gözönünde tutulmalıdır. Arama kurtarma
örgütlenmelerini üç düzeyde ele almak olasıdır. İlk olarak, ulusal
boyutta oluşturulacak bir sistemin varlığı gereklidir. Sivil birimler
ne denli donanımlı ve yetkin olursa olsun, büyük boyutlu afetlerin
denetim altına alınabilmesi için, ulusal ölçekli ve tepeden görebilen
bir birimin varlığı şarttır. Bu anlamda da öngörülebilecek olan, bir
Ulusal Arama Kurtarma Sisteminin oluşturulmasıdır. Bu sistemin
kurulabilmesi için, öncelikle bir ulusal ölçekli arama kurtarma ana
planına gereksinim vardır. Bu anaplana bağlı işleyecek sistem özetle,
devlet birimleri arası işbirliği ve eşgüdüm programlamasında, sivil
örgütlenmelerin eşgüdümünün sağlanmasında, aynı zamanda sivil
örgütlenmelerin denetlenmesi ve desteklenmesi konusunda etkili
olacaktır.
Ulusal boyutta bir çatı oluşturacak bu oluşumun yanısıra konularında uzmanlaşmış, eğitim
ve donanımları tamamlanmış arama kurtarma birimleri ikinci sırayı
almaktadır. Arama Kurtarma etkinliği için bir araya gelmiş herhangi bir
oluşumun takım niteliğini kazanması bazı kriterlere bağlıdır.
Öncelikle, merkezi karar mekanizmalarına bağlı çalışan, konusunda
eğitimli uzman kadrosuyla bir ekip gereklidir. Sıkı bir örgütlülükle
çalışan bu ekibin olmazsa olmaz koşulu sürekliliğidir. Yaşanan son
afetlerden hemen sonra kuruluvermiş bazı arama kurtarma takımlarının
gerek eğitim gerekse süreklilik kriterleri açısından tartışmalı oluşu
bu noktada ortaya çıkmaktadır. Sözü geçen eğitim ve uzmanlık birden
fazla alanı kapsamaktadır. Uluslararası ölçütlere göre tanımlama
yapılacak olursa, örneğin "deprem" tek başına bir uzmanlık alanı olarak
kabul edilmemektedir. Bir kurtarma ekibi, kapalı mekandan insan
kurtarma, yangın, kimyasal maddelerle savaşım, dik ve yüksek yerlerde
ip teknikleriyle insan kurtarma vb. gibi başlıkların her birinde
eğitimli olmak zorundadır. Bunların yanı sıra her kurtarma ekibi
üyesinin ileri düzeyde acil tıbbi yardım konusunda bilgisi olmalıdır.
Sözü geçen yetenek ve bilgiler sıkı ve sürekli bir örtülülük ve elbette
gerekli teknik malzeme donanımıyla birleşmediği sürece bir arama
kurtarma takımından söz edilemez. Bu durum ülkemizdeki pek çok kurtarma
grubunun aslında bir araya gelmiş gönüllüler topluluğundan öteye
geçmediğini ortaya koymaktadır.
Arama
kurtarma örgütlenmelerinin üçüncü ayağını sıradan vatandaşlar
oluşturmaktadır. Kısaca halk birimleri olarak adlandırılan bu oluşumlar
aslında genel etkinliğin belki de en önemli bölümünü
oluşturmaktadırlar. Farklı uluslararası örneklerde, farklı biçimlerle
karşımıza çıkmakla birlikte, halk birimlerinin temel işlevleri
bellidir. Afetler öncesinde mahalleler düzeyinde sürdürülecek
çalışmalar sonucunda, insanların herhangi bir olaya acil tepkisinin
örgütlenmesi amaçlanmaktadır. Bunun ilk ayağı elbette afete hazırlıklı
olma şeklindedir. Mahalle sakinleri, depremden, yangına,
hırsızlıklardan küçük ev kazalarına kadar karşı karşıya kalabilecekleri
tehlikeleri önceden gözden geçirmiş ve tepkilerini planlamış olmalıdır.
Önceden hazırlanan planların uygulanmasında en önemli nokta örgütlü
çalışabilmedir, Bunun için ise ayrıntılı bir işbölümü ve sorumluluk
paylaşımı gereklidir. Tüm vatandaşların temel düzeyde ilkyardım
bilgisine sahip olması gereklidir. Afet sonrası arama kurtarma
çalışmalarında halk birimlerine düşense, uzman arama kurtarma takımları
ve devlet birimleriyle koordineli çalışabilmektir. Halk birimleri arama
kurtarma çalışmalarının aksamadan yürütülmesinden sorumlu olmalı,
kurtarma ekiplerine yardım etmelidir. Arama kurtarma sonrası
sürdürülecek yardım etkinliklerinde (çadır, yiyecek, giyecek vb) halk
birimleri örgütlü çalışmalarını sürdürebilmeli, yaşanacak kargaşayı
önlemelidir.
Arama
kurtarma alanına ilişkin bu gerçeklikler, uluslararası uygulamalarla
örneklenerek, defalarca vurgulanmış olgulardır. Ülkemizin eksiklerine
ilişkin noktaları son yaşanan deprem felaketleriyle bir kez daha gördük.
OLAY KOMUTA SİSTEMİ (OKS)
OKS Nedir?
Arama
ve Kurtarma, diğer tüm acil durum müdahaleleri gibi hızlı, etkili ve
sürekli eylem planlanabilmesini gerektirir. Zamanın ve koşulların en
etkin değerlendirilebilmesinin sağlanması ancak iyi tasarlanmış ve
planlanmış bir işleyiş ile olanaklıdır. İşte Olay Komuta Sistemi adını
verdiğimiz bu model, meydana gelen olayın niteliklerinden ve müdahalede
bulunacak ekiplerin öznelliklerinden bağımsız örgütlenebilecek bir
çalışma sistemi sunar.
OKS'nin
temel mantığı, müdahalenin sistematik olarak kişilerden bağımsız
sürekliliğini sağlamaktır. İdeal olan bu tür bir sistemin ulusal
boyutlarda geliştirilebilmesi ve farklı birimlerin eşgüdüm içerisinde
çalışmasının sağlanmasıdır.
OKS Organizasyonu
Olay
komuta sistemi, bir komuta merkezine bağlı olan dört ana birimden
oluşur. Gerçekleşen olayın büyüklüğünden bağımsız olarak bu temel
birimlerin oluşturulması şarttır.
Komuta
OKS'nin
beyni olarak kabul edilebilecek komuta noktasında, tüm müdahalenin
genel sorumluluğunu üstlenen bir sorumlu bulunur. Komuta sorumlusu,
olayın tamamını izleyip, değerlendirebilecek, hızlı ve kesin kararlar
alabilecek, önder niteliklerine sahip kişilerden oluşmalıdır. Bu
sorumlu, komuta noktasında üç yardımcı ile çalışır. Bu yardımcılardan
ilki, "bilgilendirme" çalışmasını, yani olay ve müdahale ile ilgili her
tür bilginin doğru zamanda edinilmesi ve belli oranda işlenmesi işini
yürütür. Diğer iki alan, güvenlik ve diğer ilişkilerdir. Güvenlikten
kastedilen, hem olay yerinin ve kazazedelerin, hem de operasyonda görev
alan tüm personelin güvenliğidir. Olay sırasında her tür üçüncü
şahıslarla, basın, kazazede yakınları, diğer yardım ekipleri, merkezi
birimler vb. ilişkileri de yürütecek bir ilişkiler yardımcısı
bulunmalıdır.
Planlama
Plan
her ne kadar müdahalenin her aşamasında ayrı bir başlık olarak bulunsa
da tüm organizasyon için merkezi bir planlama ekibine gereksinim
vardır. Bu ana birim bir sorumlu ve üç alt alandan oluşur. Bunlar
sırasıyla, operasyonun tüm personelinin oluşturduğu insan
kaynaklarından, her tür ekipmana kaynaklar sorumlusu; operasyonu
sürekli izleyecek ve hem kayıt, hem de bilgi sağlama işini yürütecek
durum belireme sorumlusu ve her aşamanın önceden hazırlanmış araçlarla
(formlar, rapor formatları, kontrol listeleri vb.) dokümantasyonu
yürütecek sorumludur.
Operasyon
Olaya
müdahale eylemini gerçekleştiren birim operasyon birimidir. Alanında
uzman ve deneyimli bir teknik sorumlunun altında oluşturulacak yeterli
sayıda ekipten oluşur. Bu ekipler olayın niteliğine ve büyüklüğüne göre
kendi aralarında işbölümüne gidebilirler ya da her ekip kendi
içerisinde işbölümüne sahip olan kişilerden oluşturulabilir (sağlık
ekiplerinin ayrı oluşturulması ya da her ekipte bir medikal uzmanın
bulunması gibi). Operasyon biriminde ayrıca doğrudan operasyonda
kullanılacak ekipmanı denetleyecek bir ekibin de bulunması gerekebilir.
Lojistik
Olay
komuta sisteminin en kritik boyutu kendini sürdürebilir ve
yenileyebilir olmasıdır. Bu noktada da lojistik biriminin önemi ortaya
çıkar. Bu birim sistemin her bileşeninin gereksinimlerinin
sağlanmasından, yedeklenmesinden ve değişen koşullara
uyarlanabilmesinden sorumludur. Lojistik hem hizmet anlamında, hem de
destek anlamında tüm ayrıntısıyla planlanmalıdır.
Yönetim
Genellikle büyük boyutlu olaylarda gereksinim duyulan bir birimdir. Mali konular ve idari başlıklardan sorumludur.
ACİL EYLEM PLANI
Olay
komuta sisteminin eyleme geçirilmesinin temel koşulu bir acil planın
oluşturulabilmesidir. Bunun için aşağıdaki sıralama etkin kılınmalıdır:
Duyum
Duyumun
alınması ve ulaştırılması mekanizmalarının önceden oluşturulmuş olması
gereklidir. İlk duyum bilgilerinin neler içermesi gerektiği, duyumların
nasıl kategorize edileceği, hangi tür duyumlarda hangi uzmanlık
alanlarının devreye gireceği net bir şekilde planlanmış olmalıdır.
Örgütlenme
Duyum
sürecinin tamamlanmasından hemen sonra OKS'nin örgütlenmesi gerekir. Bu
süreç ne gerekenden hızlı, ne de gerekenden yavaş olmalıdır. OKS'nin
doğru yerde doğru içerik ve nitelikle doğru zamanda kurulmuş olması
gerekir.
Müdahale
İyi
örgütlenmiş bir OKS tek başına yeterli değildir. Bu sistemi devreye
sokan müdahale aşamasının sürekli durum analizini yenilemesi,
olasılıkları değerlendirebilmesi ve stratejilerini gerektiğinde
değiştirebilmesi gerekir.

Etiketler:
Bilimler
Jeoloji
Arama Kurtarma
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler. Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz. |