GenBilim
Türkiye Bilim Sitesi  
Anasayfa | Forum | Bilimler | Arşiv Tarama | GenKalem | Destek | Site Haritası | Linkler | RSS | Reklam | Arkadaşını Davet Et | İletişim
Kontrol Paneli Anasayfa arrow Bilimler arrow Tıp arrow HIV Testi Kontrol Paneli Kontrol Paneli Kontrol Paneli Kontrol Paneli Üye OlŞifre Hatırlat Kontrol Paneli
Ara 25 2007
HIV Testi Yazdır E-posta
(0 Oy)



GenBilim Editor   
Çarşamba, 26 Aralık 2007
Okunma: 2113 kez

AIDS hastalığını çağımızın en büyük belalarından biri...Virüsün keşfinden sonra HIV enfeksiyonunu teşhis eden birçok test geliştirildi. Bu testlerin en önemli ve en çok kullanılan üç tanesi; ELISA, IFA ve Western Blot testleridir.Testler vücut bağışıklık sitemindeki virüs mevcudiyetini araştırmaktadır. Her üç testte AIDS virüsü konusunda kesin sonuçlar verebilmektedir. ( www.genbilim.com )

Testi nerede yaptırabilirim?

Her yataklı devlet hastanesinde, birçok özel hastanede ve poliklinikte, birçok laboratuvarda test yaptırılabilir. Bunlarla birlikte danışmanlık hizmeti veren bazı merkezler bulunmaktadır.

Evde AIDS Testi mümkün mü?

Amerikan Gıda ve İlaç Bakanlığı FDA , bu testlerin doktor ofislerinde yada sağlık merkezlerinde yapılanlarla aynı sonucu verebildiği kanısına varmışlardır. Fakat, piyasada bulunan test kitlerinin hepsi aynı değildir. Firmaların bazıları geçerliliği kanıtlanmamış testleri piyasaya sürmektedir. Diğer AIDS testleri gibi evde yapılan testlerde 6 aylık bekleme süreci içerisinde kesin sonuç verebilmektedir. Evde yapılan testlerin avantaj ve dezavantajlarını sıralarsak;

AVANTAJLAR

-Klinik yada hastaneye gitmekten çekinen kişiler testi kendi başlarına uygulayabilirler. Bu durum kişiye rahatlık sağlar.

-Bu tür testleri tüm eczanelerde bulabilir, bir telefon yada internet aracılığı ile temin edebilirsiniz.

-FDA tarafından onaylanmış kitler kliniklerdede kullanılabilmektedir.Ama unutulmamalıdır ki piyasada geçerliliği kanıtlanmamış bir çok test kiti mevcuttur.

DEZAVANTAJLAR

-Ev testleri sağlık merkezlerinde yapılabilecek testlerden daha pahalıya gelebilir. Çünkü sağlık merkezlerini bazıları (özellikle Amerika ve Avrupa ülkelerinde) çok düşük ücret alarak yada ücretsiz yapmaktadır. Test kitinin yaklaşık fiyatı 30$ civarındadır.

-Diğer bir durum ise gizlilik olayıdır. Çünkü testi aldığınız eczane yada merkezdeki herkez bu testi aldığınızı görecektir. Buda hoşlanmıyacağınız dedikodulara yol açabilir. Bu nedenle telefon yada internet aracılığı ile sipariş sizin için daha iyi olacaktır.

-Testi ısmarladığınızda isim ve adresinizi vermeniz gerekecektir. Eğer kredi kartı kullanıyorsanız testin ücreti kredi kartı faturanızda gözükecektir.Kredi kartı faturanızı düzenleyen kişiler de sizin AIDS testi aldığınızı kolayca tesbit edebilir.

-Kitinizin kalan artıklarını çöpe atmanız gerekecektir. Eğer çöpünüzü saklamazsanız komşularınız sizin AIDS testi aldığınızı algılayabilir. Bu durum komşuluk ilişkilerinizi sarsabilir.

-Bu test kesin sonuç vermeyebilir. Bu nedenle testin sonucuna tamamen güvenmeniz yanlış olur. Test sonucunuzu bir sağlık merkezinde irdelemeniz sizin yararınıza olur.

Test sonucunun poizitif çıkması ne anlama gelir?

Test sonucunun pozitif çıkması vücutta virüsün varlığına işarettir.Fakat bu sonuç kişinin AIDS olduğunu göstermez.Yapılan testlerde pozitif sonuç alınan kişilerin %50 sine yakınında yedi senedir hiçbir AIDS bulgusuna rastlanmamıştır.

Test sonucunun negatif çıkması ne anlama gelir?

Negatif test sonucu vücutta hiçbir şekilde virüs bulunmadığı anlamına gelmektedir.
Negatif test sonucunun olası iki açıklaması vardır.Bunlar;
Test yapılan kişi virüs tarafından enfekte olmamıştır.
Vücut daha önce bir enfeksiyona maruz kalmış fakat vücut virüsü belirleyecek antibody'i geliştirecek zaman bulamamıştır.Vücutta virüsün olup olmadığını belirleyen antibody'nin gelişme evresi iki ila sekiz hafta arası olmasına rağmen bu sürenin bir yıla kadar uzaması olasıdır.Eğer virüsün varlığı konusunda herhangi bir kuşkuya düşülmüşse testin 6 ayda bir tekrarlanması gerekmektedir.

Hastalığın belirtileri

AIDS ve aynı virüs tarafından meydana getirilen diğer hastalıkların belirtileri hemen hemen aynıdır.Aynı soğuk ve gribin birbirleriyle özdeşleştirlmesi gibi.Fakat AIDS'e yada ilgili hastalıklarından birine yakalanmış bir kişi için bu belirtiler çok ısrarcıdır ve nedeni yok gibi görünür.

Kişi hiçbir zaman kendisini neyin hasta ettiğini bulamaz ve hastalığın üstesinden gelemez.Çünkü sadece doktorlar ve konu ile ilgili araştırma yapan bilim adamları bu belirtileri teşhis edebilirler.Bu belirtilerin doktor tarafından açıklanan bir kısmı şöyledir:

•Fiziksel ve zihinsel aktiviteleri etkileyen, sebebi açıklanamayan aşırı bir yorgunluk
•Zayıflama yada diet gibi herhangi bir aktivite söz konusu olmadan iki aydan kısa bir sürede 7-10 kilo kaybı.
•Birkaç haftanın sonunda ateşin açıklanamayacak bir şekilde 39 derecenin üstüne çıkması
•Uyku sırasında kişinin üstünü sırılsıklam edecek derecede terleme
•Sebebi bilinmeyen bir şekilde vücuttaki salgı bezlerinin kabarması.(Özellikle boğazda, boyunda ve koltuk altında bulunan lenf bezlerinin kabarak en geniş halini alması)
•Dilin üzerinde ve ağız içinde beyaz noktalar yada lekelerin oluşması
•Israrla devam eden ishal
•Herhangi bir solunum enfeksiyonuyla meydana gelen ve çok uzun süren kuru öksürük
•Özellikle öksürükle birlikte oluşan nefes darlığı.
•Deri üstünde yada altında oluşan kat kat, yada yükselen bir şekilde leke ve şişliklerin meydana gelmesi.Başlangıçta çürükmüş gibi algılanabilir fakat bunlar zamanla kaybolmazlar ve genellikle etraflarındaki derilerden çok daha serttirler.

Test sonrası ne oluyor?

AIDS testleri sırasında kişinin kimliği ve testin sonuçları saklı tutulmak zorundadır. Kişi AIDS'e yakalanmış ise vücudunda HIV virüsü mevcut demektir.

Vücudunda HIV enfeksiyonuna rastlanan bireyler aşağıdaki üç kategoriden birisine dahil olmuş demektir. HIV ile enfekte olmuş insanların bazıları hiçbir zaman kendilerini hasta hissetmeyebilirler. Fakat onlar da virüsü seksüel birleşme yada diğer yollarla başka insana bulaştırabilirler.Bu insanlarda bulunan enfeksiyona asymptomatic (BELİRTİSİZ) enfeksiyon ismi verilir.Bu tür insanlara "TAŞIYICI" adı verilmektedir.Bu insanlar hiç bir zaman virüsün enfeksiyonundan etkilenmez, ancak sadece bulaştırıcı etmen rolü oynarlar.

HIV enfeksiyonu görülen insanların bazılarında hafiften şiddetliye doğru gelişen belirtiler görülebilir.Fakat bunların AIDS teşhisi için bir kriter oluşturabilecek şekilde toplanması mümkün olmayabilir.Çünkü bu tür hastalar AIDS virüsü tarafından meydana getirilen hastalıklardan birini taşıyor olabilirler.Bu hastalar için kesin bir AIDS teşhisi koymak mümkün değildir.

Son kategori ise virüs enfeksiyonunu taşıyan ve AIDS hastalığının tüm belirtilerinin tamamını gösteren hastalardır.Bu hastalar artık AIDS'lidir ve yaşamlarını bir miktarda olsa uzatabilmek için tedavi olmalıdırlar.

Nasıl ortaya çıktı?

AIDS'in ilk keşfedildiği yıllarda, hastalığa neyin sebep olduğu ve nasıl test edilebileceği bilinmiyordu.Daha sonra ortaya çıkan vakaları sınıflandırabilen CDC isminde bir sistem geliştirildi. Daha sonra bilim adamları bu sistemi kullanarak görülen belirtileri listeledi.Belirlenen sınıflandırmalar sonucunda tüm vakalar tekrar gözden geçirildi ve hastalık tanımlanabildi.

Hastalığın tanımlanmasında diğer bağışıklık sistemi problemleride göz önünde bulunduruldu ve bu hastalıkların belirtilerini gösteren vakalar AIDS tanımlamasından çıkarıldı. Bu tanımlama sayesinde HIV enfeksiyonu taşıyan birçok insanın aslında AIDS'li olmadığı anlaşıldı.Fakat HIV enfeksiyonunun sınırları çok daha genişti.1981 yılında CDC siteminin geliştirilmesiyle daha önce AIDS'le ilgili toplanan tüm bilgilerin geçersiz olduğunu gösterdi.

AIDS ve aynı virüsün meydana getirdiği diğer hastalıkların belirlenmesinde ve tedavisinde birçok zorluk çekilmiştir.Bunlardan biri bu hastalıklardan birine yakalanmış bir kişiye AIDS hastası gibi davranılmasıdır. Her ne kadar yardıma muhtaç olsalarda bu tutum yanlıştır.

Bir diğeri ise hastanın psikolojik durumudur; hasta AIDS'li değildir fakat ben ölecekmiyim?, işime devam edebilir miyim?, hastalıktan kurtulacakmıyım? gibi sorulara cevap bulmak isteyecektir. Ayrıca yapılan araştırmalarda AIDS hastalarının ARC hastalarından daha iyi ve endişesiz görüldükleri ortaya çıkmıştır.Son olarakta ARC hastalarının AIDS hastalarından daha önemsiz olduklarının düşünülmesidir.Bu da önemli olduğu halde bu konunun araştırma projeleri konusu dışına çıkarılmasına neden olmaktadır.

1990 yılındaki tahminlerde Amerika'da 1.5 milyon kişinin AIDS taşıdığı belirlenmiştir.CDC sistemi 1987 yılında güncelleştirilmiş ve ani kilo kaybınında HIV enfeksiyonu ile ilgili olduğu açıklanmıştır.1988 yılında HIV enfeksiyonunun evrelerinin sınıflandırmak için "four-tier sistem" adı verilen bir sistem geliştirilmiştir. Bu sistem sayesinde de AIDS ile ilgili bir dalda çalışanlar AIDS ve ARC konusunda genelden özele inmeye başlamışlardır.


Etiketler:  



Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler.
Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz.





Reddit!Del.icio.us!Facebook!Slashdot!Netscape!Technorati!StumbleUpon!Newsvine!Furl!Yahoo!
 

GenBilim

GenBilim Editor

Yazar Hakkında:
"Bir şey üreten ve olayları olduran küçük bir seçkin grup, Olup biteni seyreden oldukça büyük ikinci grup, Nelerin olup bittiğini bilmeyen muazzam kalabalık." Nicholas Murray
Yazar Şuan Çevirim Dışı
Yazara E-Posta Atin
GenBilim
Makale İçinde Ara GenBilim    
GenBilim
        RSS Kategorileri GenBilim
Lütfen listeden bir RSS kategorisi seçiniz.
GenBilim
Makale İşlemleri
Sizde Yazi Ekleyin
Yorum Ekleyin
Bu makaleyi favorilerime ekle
Sizde Link Ekleyin
Bu makaleyi PDF olarak kaydet
 Makaleyi rapor et
GenBilim
Sponsor Bağlantılar


        Favori Makalelerim
Sadece kayıtlı üyeler bu bölümü kullanabilir!
GenBilim
GenBilim
GenBilim
GenBilim