Ara
25
2007
|
Yanık Yaralanmaları |
|
|
|
GenBilim Editor
|
|
Salı, 25 Aralık 2007 |
Okunma: 1004 kez
1. Yanık Nedir?
Yanık hemen herzaman deri ve deri katlarını içeren, bazen de vücudun dışarı açılan organlarını hasara uğratan bir yaralanma türüdür. Yanık nedeni ne olursa olsun deri bütünlüğü bozulduktan sonra ortaya çıkan değişiklikler ve tedavi yöntemleri bazı farklılıklar dışında benzerlik gösterir.
2. Hangi nedenlerle yanık oluşur?
Sıcak
sıvılarla haşlanma ensık karşılaşılan nedendir. Sıcak su, süt, sıcak
yemek (sulu yemek veya çorbalar), çay ve kızgın yağ gibi akıcı
sıvılarla oluşan yanıklar bu gruba girer.
Ev ve işyerlerinde
olan yangınlarda genellikle alev yanıkları görülür. Ek olarak,
özellikle kapalı alanlarda olan yanıklarda solunum sistemi de doğrudan
veya dolaylı olarak yanık yaralanmasına maruz kalabilir.
Elektrik
akımına bağlı yanıklar iş yerlerinde, fabrikalarda, yüksek gerilimle
ortaya çıkan yanıklardır. Evlerde düşük voltajla olan yanıklar
genellikle ufak yaralanmalar oluşturur ve hayati tehlike taşımazlar.
Ancak yüksek enerjili elektrik yanıkları bazen ölümcül olabilecek yanık
yaralanmalarına neden olabilir.
Kimyasal yanıklar da tıpkı
elektrik yanıkları gibi genellikle iş yerlerinde olan yanık yaralanma
türleridir. Asit, baz, fosfor, sönmüş kireç gibi birçok kimyasal ajan
yanık yaralanmasına neden olabilir.
3. Kimler Risk Altında?
Kendini
ya da bir başkasını kasıtlı olarak yakma gibi ne yazıkki kanıksadığımız
birtakım olayları bir yana bırakırsak, yanık oluşum riskini belirleyen
en önemli faktör yaştır. On beş yaş altı ve özellikle dört yaş ve bu
yaşın altındaki çocuklarla bedensel engelli çocuklarda daha yüksek bir
yanık tehlike riski söz konusudur. Bu yaş grubunda tehlikeyi sezme ve
gerekli önlemleri alma, kaçınma gibi yetiler henüz gelişmemiştir.
Dolayısıyla yanığa maruz kalma olasılığı artmaktadır. Bu duruma bir de
ailenin bilinçsizliği ve ilgisizliği de eklenirse yanık riski daha da
yükselir. Kalabalık evlerde, geçimsiz ailelerde, eğitim ve gelir
düzeyinin yetersiz olduğu durumlarda bilinçsizlik ve ilgisizliğe daha
çok rastlanılmaktadır.
Aktif çalışma yaş grubu olarak
niteleyebileceğimiz 18-45 yaş grubunda iş kazalarına bağlı yanıklar
daha sık görülmektedir. Çocuklarda görülen yanıklar daha çok evlerde
meydana gelirken, bu yaş grubunda yanıklar iş yerlerinde ve açık
alanlarda ortaya çıkmaktadır. Bu yaş grubunda ortaya çıkan yanıklar
daha ölümcül ya da sakat bırakıcı nitelikte olmaktadır.
Yaşlı
insanlar diğer bir risk grubunu oluşturmaktadır. Çünkü bu insanlar
herhangi bir kaza veya yangın sırasında, hareket yetenekleri kısıtlı
olduğundan, kaçıp kurtulma şansları daha azdır.
Özetle yangınlarda çocuklar, bedensel engelliler ve yaşlılar daha fazla yanık yaralanmasına maruz kalmaktadırlar.
4. Derinin görevleri nelerdir, yanıktan nasıl etkilenir?
Deri,
bir organ olarak kabul edilmese de birçok fonksiyonuyla normal yaşamın
sağlanması ve devam ettirilmesinde önemli bir rol oynar. Deriye özgü ve
yaşamsal öneme sahip fonksiyonlar şu şekilde özetlenebilir:
• Koruyucu - belli bir eşik değere kadar sıcak, soğuk, radyasyon, basınç gibi dış etklenlere karşı koruma.
• İmmünolojik - mikroorganizmaların vücuda girişini engelleme, deriden girenlere karşı bağışıklı reaksiyonu.
• Sıvı, protein ve elektrolit dengesi - sıvı, protein ve elektrolit kaybını önlemenin yanında atılımında düzenleyici fonksiyon.
• Termoregülasyon - ortamın ısısına göre ısı kaybını önleme veya artırma.
• Duysal - sinir uçları ile uyarıları alma ve gerekli yanıtı verme.
• Sosyal - çekicilik, güzellik gibi etkilerle sosyal hayatta kişilerin dış görünümünü belirleme.
• metabolizma - D vitamini sentezlenmesi.
Yanık yaralanmaları ile bu fonksiyonlar kısmen veya tamamen ortadan kalkar.
5. Her yanık yarası aynımıdır?
Yanık
yaraları derinin etkilenme derinliğine göre başlıca dört derecede
değerlendirilir. Bu derecelendirme hem ortak dil kullanma hem de tıbbi
ve cerrahi tedavinin belirlenmesinde son derece önemlidir.
Yanık derinlikleri şu şekilde tanımlanabilir;
Birinci
derece yanıklar: Sadece derinin yüzeyel kısmını ilgilendirir. Ağrıya
neden olması dışında klinik bir önemi yoktur. Etkilenen bölge
başlangıçta kırmızı görünümdedir. Daha sonra soyulma (deskuamasyon)
olur ve 7 gün içerisinde herhangi bir iz bırakmadan iyileşir.
İkinci
derece yanıklar:Birinci derece yanıklara göre daha derin yanıklardır.
Bu tip yanıklar da ağrılıdır. Birinci derece yanıklardan en önemli
farkı bül denilen içi sıvı dolu kesecikler içermesidir. Kıl kökleri ve
ter bezlerinden başlayarak epidermisin yeniden oluşması ile hızlı ve
tam iyileşme olur. Iyileşme genellikle iki hafta içerisinde tamalanır.
Bu tür yanıklarda yara infkesiyonu gelişirse yara derinleşebilir ve hem
tedavisi zorlaşır hem de ciltte kalıcı iz bırakabilir. Bu nedenle yara
bakımında çok dikkatli olmak gerekir.
Üçüncü derece yanıklar:
Derinin tüm katlarını içerir. Yara kenarlarında sınırlı bir büzülme ve
epitelizasyon dışında kendiliğinden iyileşme olmaz. Mutlaka yanık
yarası çıkartılmalı ve vücudun başka bir yerinden alınan deri ile
örtülmelidir.
Dördüncü derece yanıklar : Derinin tüm katları
yanında altında bulunan ciltaltı yağ dokusu, kas, tendon, kemik gibi
yapıları içine alır. Geniş cerrahi girişmlerle yanıklı deri
çıkartılmalıdır. Bazen ilgili bölgenin çıkartılması gerekebilir. Bu tür
girişimler geride mutlaka kalıcı iz bırakır.
6. Yanıklarda ilk yardım nasıl yapılmalıdır?
Yanmakta
olan bir kişiye ilkyardım, yanmanın durdurulmasıyla başlar. Eğer kişi
koşuyorsa onu durdurup üzerine halı, battaniye gibi örtüler kapatılarak
yanmayı destekleyen hava teması kesilmelidir. Eğer kişi elektrik
çarpmasına uğramışsa, hızla elektrik temasından uzaklaştırılmalıdır.
Bunun en güvenli ve kesin yolu elektrik akımının şebekeden derhal
kesilmesidir. Tüm bunları yaparken en önemli konu kurtarıcının bir
kazazede haline gelmemesidir.
Eğer yanan kişide kimyasal yanık varsa yanık yerler bol suyla yıkanmalı, kimyasal ajan olabildiğince seyreltilmelidir.
Yanmış
kişinin üzerindekiler ve yüzük, bilezik gibi takılar mutlaka
çıkarılmalıdır. Duruma göre hasta hızla bir ilkyardım merkezine
yetiştirilmelidir. Bilinmelidir ki 45 derecenin altında önemli bir
yanık yarası oluşmaz. 45-50 derece arasında deri ve vücut doku
hücrelerinde hafif yıkımlar görülür. 65 derecenin üzerinde hücre
proteinlerinde denatürasyon ve koaglasyon olur. 70 derecede deride
nekroz oluşarak deri ve doku damarlarında geçirgenlik artar ve vücut su
toplar.
Genellikle olduğu gibi vücudun çok az bir kısmını
ilgilendiren yanıklarda (çay dökülmesi, ütüyle temas gibi) yapılması
gereken en önemli şey ılık su ile yanık bölgenin yıkanmasıdır. Böylece
ağrı daha az olacak, yanık derinliğinin artması ve ödem azaltılacak
veya önlenecektir. Dikkat edilmesi gereken bir konu bu işlemin ilk 10
dakika içinde yapılması gerekliliğidir. Bu sure uzarya su ile yıkamadan
beklenen yarar görülmeyecektir. Yaraya antibiyotik veya benzeri pomat
türü ilaçların kullanımı gereksizdir. Yarayı nemli tutmak ve kurumasını
önlemek için krem kullanılabilir. Ağrıyı kesmek için ağızdan ağrı
kesici ilaçlar alınabilir.

Etiketler:
Bilimler
Tıp
Yanık Yaralanmaları
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler. Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz. |
|
GenBilim Editor Yazar Hakkında:"Bir şey üreten ve olayları olduran küçük bir seçkin grup, Olup biteni seyreden oldukça büyük ikinci grup, Nelerin olup bittiğini bilmeyen muazzam kalabalık."
Nicholas Murray
 Yazar Şuan Çevirim Dışı
Yazara E-Posta Atin
RSS Kategorileri
Lütfen listeden bir RSS kategorisi seçiniz.
Makale İşlemleri
|
|
Sadece kayıtlı üyeler bu bölümü kullanabilir!
|
|