Okunma: 1232 kez
Günümüzde işletmelerin araştırma ve geliştirme çalışmalarına büyük önem vermelerinin temel nedenleri şunlardır:
• Pazarla İlgili Nedenler: Pazarda önde gelen işletme olmak ve bunu korumak, rakiplere karşı koyabilmek için mamul geliştirmek.
• Örgütsel Nedenler: Endüstride yenilikçi olarak isim yapmak ve bunu sürdürmek, aralarında seçim yapabilecek alternatif mamullere sahip olmak.
( www.genbilim.com )
• Sosyal Nedenler: Değişiklik bekleyen tüketicileri
tatmin etmek, kamu organlarına ve kamuoyuna karşı firmanın toplumsal
yararlılığını kanıtlamak.
• Personelle İlgili Nedenler:
Yetenekli ve istekli araştırıcıları çekebilmek, bunları işletmede
tutabilmek, çalışmalara çalışma zevki ve anlamı kazandırmak.
Araştırma ve geliştirmede işletmelerin izleyeceği strateji, devamlı
yenilik yaparak sürekli, düzenli ve kararlı büyümeyi sağlamak
olmalıdır. Onun için strateji belirlemesinde, çevresel gelişme
tahminlerinde, işletme olanaklarının analizine ve işletme stratejisine
ilişkin bilgilere gereksinim duyulur. Çevresel gelişme tahminlerini
yapılması, işletmeye, gelecekte ortaya çıkabilecek olanakların ve
tehlikelerin belirlenmesi, beklenmedik teknolojik ve ekonomik
sürprizlerle karşılaşılmaması ve yeni iş alanlarının ve rekabetçi
gelişmelerin önceden tanınması gibi yararlar sağlar.
Bu arada
rakip işletmelerin çevresel değişime nasıl tepki göstereceklerinin
bilinmesi de büyük önem taşır. Bu, kesin olarak önceden bilinemez.
Ancak, rakip işletmelerin güçlü ve zayıf yönlerinin tanınması ile
tahmin edilebilir. İşletmelerin sahip olduğu olanakların analizi de
izlenecek yenilik stratejisinin belirlenmesinde önemli bir rol oynar.
İşletmenin olanaklarının belirli bir stratejiyi izlemeye uygun olmaması
durumunda ise işletme yeni işgörenler istihdam etme, işletmedeki
işgörenleri yeniden görevlendirme, örgütleme ve yeniden eğitme gibi
çeşitli yöntemleri deneyebilir.
İşletme stratejisi ise
işletmenin gelişen teknolojiler ve değişen pazar koşulları nedeniyle
kendi mamullerine yönelebilecek tehlikeleri önceden görebilme
yeteneğini kapsar. Bu strateji, rakip firmaların yeni teknoloji ile
ürettikleri mamulleri tanıma ve kendi mamullerine yönelebilecek
tehlikeleri önceden görebilme yeteneğini geliştirir. Böylece işletmede,
mamullerin pazardaki yaşam seyrinin güvenilir bir biçimde
değerlendirilebilmesine ilişkin karar alınmasını kolaylaştırır.
İşletmenin yenilik stratejisinin belirlenmesinde iki önemli etken daha bulunmaktadır. Bunlar:
1. Üst yöneticileri risk almaya karşı tutumları, yenilik girişiminden
beklentileri ve işletmenin yenilikçi olarak tanınma düzeyi ile,
2. İşletmenin mamul geliştirme amacıyla gereksinim duyduğu finansal kaynakları sağlayabilme yeteneğidir.
İşletmelerde izlenebilecek araştırma-geliştirme ve yenilik stratejileri ise şunlardır:
1. Yeni mamulü veya yeni üretim sürecini rakip işletmelerden önce
geliştirip pazara sunarak teknik alanda ve pazarda önderliği ele
geçirme amacı güden yenilik stratejisi.
2. Savunmaya yönelik yenilik stratejisi.
3. Taklitçi yenilik stratejisi.
4. Geleneksel ve fırsatçı yenilik stratejisi.
Birinci strateji, yüksek risk ve yüksek gelir beklentisi olan saldırgan
bir stratejidir. İkincisi, dünya teknolojisi ve pazarlarında ilk olma
amacı taşımamakta, fakat teknik gelişmelerin de arkasında kalmak
istememektedir. Bu stratejiyi izleyen bir işletme teknolojik yenilik
yapma yerine mevcut bir teknolojiyi daha da ileri götürmeyi amaçlar. Bu
strateji, özellikle mamul farklılaşmasına ağırlık veren pazarlarda
yaygındır.
Üçüncüsü, lisans alma yolu ile teknolojideki
önderleri izlemeyi tercih eder. Dördüncü fırsatçıdır. Pazarda herhangi
bir değişiklik istemi ve rekabet koşullarında bu yönde bir uyarıcı
olmaması durumunda yenilik yapmaya gerek duymaz. Ayrıca bu stratejiyi
uygulayan işletmeler çoğu kez yenilik yapabilecek bilimsel ve teknik
beceriye de sahip değillerdir. Teknikten çok moda anlamında bazı
tasarım değişiklikleri yapabilirler.
Ar-Ge'nin Zorlukları
Değişen müşteri
talepleri, teknolojik gelişmenin hızlı adımları, yoğun uluslar arası
rekabet büyük endüstriyel işletmelerin yapılarını ve fonksiyonlarını
derin bir şekilde değiştirmektedir. Bu gelişmeler, verimlilik
işletmelerini kalite işletmelerine, sonra esneklik işletmelerine ve
sonra da yenilikçilik işletmelerine değiştiren adımlar serisi olarak
tanımlanabilir.
Her bir adım araştırma ve geliştirme
yönetimini daha güçlü rekabet gücü haline getirmiştir. Japon
endüstrisinin başlattığı kalite baskılarıyla başlayan, satıcı
pazarlarından alıcı azarlarına dönüşümde , araştırma ve geliştirme
müşteri istekleriyle başa çıkabilmesi gerekliliği araştırma ve
geliştirme ile ticaret arasında yakınlaşma sağlamıştır. Bu değişim
tasarım aşamasında üretilebilirliğe ve kullanılabilirliğe daha fazla
önem verilmesi gerektiği anlamına da gelir.
Zaman baskısı
altında rekabet etme zorunluluğu araştırma ve geliştirme çalışmalarını
köklü şekilde değiştirmiştir. Pazardaki zamanla ilgili rekabet
baskıları araştırma ve geliştirme bölümlerini bir “buluş fabrikası”
varmış gibi yönetmeye zorlamıştır. Araştırma ve geliştirme çalışanları
iş bölümünün bir elemanı gibi, rekabetin sıcaklığını hissederek
çalışmaya başlamışlardır. Kısıtlı zaman araştırma ve geliştirme
yönetimini yap-yada-al seçimini yapma durumunda bırakmıştır.
Kısaca, büyük endüstriyel işletmeler artan ölçüde yenilikçilik
kabiliyetleri ile rekabet etmektedirler. Bu satış, pazarlama ve üretim
gibi organizasyonun ana fonksiyonlarıyla araştırma ve geliştirme
fonksiyonunun çalışmalarını yakınlaştırmıştır.

Etiketler:
Bilimler
İktisat
Ar Ge nin Nedenleri
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler. Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz. |