Okunma: 427 kez
Tutu, ipotek veya rehin olarak da bilinir, bir alacağa karşı güvence oluşturan mal anlamına gelen iktisadi terim.
Bir taşınmaz rehni çeşidi olarak ipotek, “ halen mevcut olan veya henüz doğmamış olmakla beraber doğması kesin veya olası bulunan herhangi bir alacağı” güvence altına alan (MK.m.881/1) ve borcun ödenmemesi halinde, hak sahibine, alacağın teminatını teşkil eden taşınmazı yasal yollarla sattırarak satış değerinden alacağını elde etme yetkisi veren sınırlı bir ayni haktır.
Kişisel bir alacağın teminat altına alınması
amacını güden ipotek için, yukarıdaki tanımdan da anlaşılacağı üzere;
mutlaka doğmuş, mevcut ve belirli bir alacağın varlığı zorunlu olmayıp,
halen mevcut olan veya henüz doğmamış olmakla beraber doğması kesin
veya muhtemel, şarta bağlı, şartsız, belirli ve belirsiz, doğmuş ve
doğacak alacaklar için de ipotek kurulabilir.
Taşınmaz mal satışlarında, tutu yöntemi kullanılarak yapılan satışlara Tutulu satış, İpotekli satışMortgageli satış denir.
İpotek Çeşitleri
İpotek,
öncelikle bir eşya hukuku konusudur. Eşya hukuku konusu olarak MK.
881-897. maddelerde düzenlenmektedir. Bu itibarla kural olarak ipotek,
taşınmaz malların rehni için kullanılan bir kavramdır. Ancak, bazı özel
yasalar, bazı varlıkların rehnini ipotek olarak kabul ederek bazı
düzenlemeler içermektedir. Sözgelimi; Türk Ticaret Kanunu 875 ve devamı
maddelerinde gemi ipoteğini Türk Sivil Havacılık Kanunu’nun 69. maddesi
ve devamı maddeleri “hava aracı ipoteği”ni düzenlemektedir.
Taşınmaz
ipoteklerini, ipotek konusu taşınmazın sayısına (bir veya birden çok
olması gibi), alacağın kapsamına (ana para, üst sınır), süresine
(süreli, süresiz), kuruluş sebebine göre (kanuni, akdi), kuruluş
şekline göre (tescilli, tescilsiz), para cinsine (YTL), yabancı para ve
sair özelliklerine göre farklı şekillerde bir ayırıma tabi tutmak
mümkündür.
İpotek çeşitlerine ilişkin incelemelerde esas alınan
asıl ayırım; daha çok ipotek konusu alacağın kapsamına ve MK.851/1.
maddesine göre ipotek kurulması aşamasında alacak miktarının belirli
olup olmamasına göre yapılan ayırımdır.
Anapara İpoteği
İpoteğin
sadece belirli bir borç için alındığı ipotek çeşidi olup,”anapara
ipoteği”, “ana sermaye ipoteği”, “re’s-ül mal ipoteği”, ”karz ipoteği”,
“kesin ipotek”,” sabit ipotek” gibi kavramlar ile ifade edilmektedir.
Ana
para ipoteği, ancak alacağın ve alacak miktarının önceden belirli
olduğu durumlarda ( MK.m.851/1) diğer bir anlatımla, ancak doğmuş,
mevcut ve belirli bir alacak için kurulabilir. Bu nedenle, anapara
ipotekleri daha çok karz, ödünç şeklide verilen alacaklar ile
bankaların ve özel finans kurumlarının bir kereye mahsus olmak üzere
kullandırdıkları krediler için kurulmaktadır.
İpoteğin, sadece
doğmuş ve mevcut bir borç için kurulmasının ilk sonucu, ipoteğin
alacaklının diğer alacaklarının güvencesini oluşturmaması ve bu nedenle
alacaklının borçludan başka bir alacağının olması halinde kurulan
ipotekten yararlanamamasıdır. Bu bakımdan tapu kayıtlarında ipotek yer
almış olsa dahi ipotekle güvence altına alınan borç ödenmiş ve diğer
bir şekilde sona ermiş ise alacaklı artık bu ipotekten
yararlanamayacaktır.
Anapara ipoteğinin diğer bir özelliği;
ipotek resmi senedinde doğmuş,mevcut ve belirli bir borç ikrarı
sözkonusu olduğu için alacaklıya ipoteğin paraya çevrilmesi aşamasında
doğrudan doğruya ilamla takip gibi icra emri gönderilmesini talep
hakkını vermiş olmasıdır (İcra ve İflas Kanunu m.149).
Anapara
ipoteğinin en önemli ayırıcı özellik ve sonucu; güvence altına alınan
alacağın kapsamına ilişkindir. Zira, anapara ipoteği, ipotek resmi
senedinde yazılı asıl alacağa ilave olarak,MK.875. maddede ipotek
kapsamına dahil olduğu kabul edilen takip giderleri ve sözleşme (akdi)
ve temerrüt faizlerini de güvence altına almaktadır. Anapara ipoteği
YTL veya yabancı para üzerinden kurulabilir.
Üst Sınır İpoteği
“Üst
sınır ipoteği”, “azami meblağ ipoteği”, “teminat ipoteği” kavramalar
ile de ifade edilen bu ipotek çeşidi, MK.851. maddenin 2. cümlesinde
belirtildiği üzere,” alacağın miktarının belli olmaması halinde” tesis
edilen ipotek çeşididir. Diğer bir ifade ile “belirli bir alacak için”
kurulabilen ana para ipoteğinden farklıdır.
Gerçek alacak
miktarının önceden kesin olarak belli olmadığı durumlarda diğer bir
ifade ile doğmamış ancak doğacak veya doğması muhtemel alacakların
ipotek ile güvence altına alınmak istenilmesi hallerinde ancak üst
sınır ipoteği kurulabilir.
Doğmuş ve gerçek bir alacak miktarı
değil doğmuş ve doğacak tüm alacakları kapsayacak şekilde bir üst sınır
belirlenmesi suretiyle kurulabilen üst sınır ipoteği, daha çok banka
veya özel finans kurumlarının başta gayrıinakdi krediler olmak üzere
kullandıracakları veya sürekli olarak krediler ve finansmanlar, yine
cari hesap sözleşmesi şeklinde çalışan borç-alacak ilişkileri, bayilik
ilişkileri gibi sebeplerden doğacak alacakların güvencesi olarak
kurulmaktadır.
Üst sınır ipoteğinin en önemli özelliği, sadece
belirli tek bir alacak için değil, doğmuş ve doğacak tüm alacaklar için
kurulabilmesidir. Ancak ipotek resim senedinde hangi alacakların
güvence altına alındığı hususunun açıkça yer alması gerekmektedir.
Anapara
ipoteğinin önemli bir özelliği olan, alacaklıya ipoteğin paraya
çevrilmesi aşamasında doğrudan doğruya ilamla takip gibi icra emri
gönderilmesini talep hakkı, üst sınır ipotekleri için geçerli değildir.
Bu sonuç, üst sınır ipoteğinin niteliğinden kaynaklanmaktadır. Zira,
üst sınır ipoteğinde anapara ipoteğinde olduğu gibi ikrar edilmiş bir
borç bulunmamaktadır. İcra ve İflas Kanunu’nun 150/1. maddesi, “borçlu
cari hesap veya kısa, orta, uzun vadeli kredi şeklinde işleyen
kredileri ve gayri nakdi kredileri teminen alınan ipotekler’ ile ilgili
olarak özel bir düzenleme kabul ederek kredi kullandıranlara belirli
şartların gerçekleşmesi kaydı ile üst sınır ipoteklerinde icra emri
gönderme hakkını vermektedir.
Üst sınır ipoteğini, anapara
ipoteğinden ayıran en önemli fark, üst sınır ipoteğinde güvence altına
alınan alacağın üst sınırının (azami miktarının) belirlenmiş olması,
takip giderleri ve faizlerin ancak bu miktar içinde kalması kaydı ile
ipoteğin güvencesinden yararlanabilmiş olmasıdır. Halbuki yukarıda
anapara ipoteği için yapılan açıklamalarda belirtildiği üzere, anapara
ipoteklerinde asıl alacağa ilave olarak, takip giderleri ve sözleşme
faizleri de güvence kapsamındadır

Etiketler:
Bilimler
İktisat
Tutu
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler. Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz. |