|
GenBilim Editor
|
|
Pazar, 23 Aralık 2007 |
Okunma: 515 kez
Bir firmanın üretiminde etkili olan, tek bir faktörün kullanımı değil, çeşitli faktörlerin katkılarıdır. Ancak, bu çeşitli faktörlerden her birinin ayrı ayrı toplam üretime katkısını belirleyebilmek olanaklı mıdır? Eğer firma katkısını (verimini) ölçmeye çalıştığı faktörün kullanımını değiştirirken kullandığı diğer faktörleri sabit tutma olanağına sahip bulunsaydı, salt o faktörün toplam üretime katkısını hesaplayabilirdi.
( www.genbilim.com )
Ancak, faktörler kombine edilerek üretim sağlandığına
göre, böyle bir olanağın bulunduğunu varsaymak gerçekçi değildir. Bu
güç problemi çözmek ve her faktöre atfedilen katkıyı açıklayabilmek
için çeşitli görüşler ileri sürülmüştür. Atıf teorisi adı verilen bu
görüşlerden bazılarını bu maddede özetleyeceğiz.
Bir firmanın kullandığı faktörlerden birinin kullanımını durdurması
halinde toplam üründe meydana gelen azalma, söz konusu faktörün
kullanıldığı zamanki katkısını verir. Dikkat edilecek olursa bu
açıklama bir yöntem yanlışlığı taşımaktadır. Faktörler birbirleriyle
kombine edilerek toplam ürünü yarattıklarına göre, bir faktörün
kullanımının durdurulması sonunda ortaya çıkan üretim azalışı yalnızca
söz konusu faktörün değil, o faktörle birlikte kullanılan diğer
faktörlerin kullanımında da bir miktar azalma meydana gelmesinden
doğmuştur.
Şu halde toplam üründeki azalmanın sayısal değeri
yalnızca kullanımı durdurulan faktörün kullanıldığı zamanki katkısını
değil, onunla birlikte kullanılan diğer faktörlerin de belli oranda
katkısını kapsamaktadır.
Malların üretiminde faktör kullanım
oranları sabitse, bu malların üretim değerleri çeşitli faktörler
arasında katkıları oranında dağılır ve böylece faktörlerin toplam ürüne
katkıları da belirlenmiş olur. Bu sonucun elde edilmesi için, üretim
koşulları ile talebin aynı kaldığı, tam rekabet koşullarının varlığı,
tam faktör mobilitesi ve fiyatların maliyetlere eşit (kârların sıfır)
olduğu varsayılmaktadır. Bu varsayımlar altında atıf sorunu (sabit
faktör kullanım oranlarının doğal sonucu olarak), bir doğrusal eş-anlı
denklem sisteminin çözümü haline gelmektedir.
Örneğin, 1 birim
A malı, 2 birim toprak ve 4 birim emek kullanılarak, 1 birim B malı ise
3 birim toprak ve 5 birim toprak kullanılarak üretilmektedir. A malının
fiyatı 50 bin lira, B malının fiyatı 70 bin liradır. Kârın sıfır olduğu
varsayıldığından, maliyetler ile fiyatlar birbirine eşittir.
Maliyetleri oluşturan, söz konusu faktörlere yapılan ödemelerdir.
Faktörlere yapılan ödemeler ise üretimde kullanılan (sabit) oranlarına
göre belirlenecektir. Demek ki, toprak rantı R ile ve ücret W ile
gösterilecek olursa, A ve B malları için maliyet-fiyat eşitlikleri
2R + 4W = 50.000
3R + 5W = 70.000
doğrusal eş-anlı denklem sistemi şeklinde yazılabilir. Bu sistem
çözüldüğünde, W= 5 bin, R = 15 bin lira bulunur. şu halde A ve B
mallarının sırasıyla 50 bin ve 70 bin lira değerindeki birer birimlik
üretimlerine toprak ve emek birimleri 15 bin ve 5 bin liralık katkıda
bulunmuşlardır. A malının 50 bin liralık üretiminde toprağa atfedilen
toplam katkı 30 bin lira, emeğe atfedilen toplam katkı 20 bin liradır.
B malının 70 bin liralık üretiminde toprağa atfedilen toplam katkı 45
bin lira, emeğe atfedilen toplam katkı 25 bin lira olmaktadır.
Dikkat edilecek olursa, bu açıklamada, her faktöre yapılan ödemenin o
faktörün katkısına göre belirlendiği varsayılmaktadır. Başka bir
deyişle faktörün toplam katkısı, söz konusu faktörün marjinal ürün
değeri ile kullanılan faktör miktarının çarpımı sonucu belirlenmektedir.
Örneğin A malının bir biriminin üretilmesinde emeğin marjinal ürün
değeri 5 bin lira, kullanılan emek miktarı 4 birim ve emeğin toplam
katkısı 20 bin liradır. Sonuç olarak kullanılan emeğe yapılan toplam
ödemeler de 20 bin lira olmaktadır.
Bu açıklama iki tür güçlük
taşımaktadır. Birinci güçlük, sabit faktör oranları varsayımından
doğmaktadır. Faktörlerin sabit oranda kombine edilmesi durumunda,
teorik olarak herhangi birinin marjinal ürününü ölçmenin olanağı
yoktur. Çünkü bir faktörün yalnızca kendi marjinal ürününü izleyebilmek
için diğerinin kullanılan miktarını sabit tutup söz konusu faktörün
kullanılan miktarını değiştirmek gerekecektir. Oysa sabit oran
varsayımı bu olanağı -teorik olarak- kaldırmaktadır.
Şu halde
eş-anlı denklem sisteminin çözümüyle elde edilen sonuçların denetlenme
ve kanıtlanma olanağı yoktur. Bu güçlüğü gidermek için sabit oran
varsayımından vazgeçilmiş ve diğer faktörlerden kullanılan miktarlar
değişmezken, bir faktörün, kullanılan miktarı bir birim artırıldığında,
toplam üretime katkısı ölçülmek istenmiştir. Bu katkının marjinal ürün
olarak tanımlanabileceği açıktır.

Etiketler:
Bilimler
İktisat
Atıf Teorisi
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler. Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz. |