|
GenBilim Editor
|
|
Pazar, 23 Aralık 2007 |
Okunma: 509 kez
19 Ekim 1987'de dünya piyasalarında hisse senedi değerleri büyük bir düşüş gösterdi. Dow Jones Endüstriyel Ortalaması yüzde 22 azalarak 1738,42 kapanış puanına indi. Bu azalma 1914'ten beri bir gün içinde görülen en büyük düşüş oldu ve ünlü Ekim 1929 borsa çöküşünü bile gölgede bıraktı.
Brady Komisyonu (çöküşü araştırmakla yükümlü
bir başkanlık komisyonu), SEC ve diğer kuruluşlar yatırımcı
psikolojisindeki olumsuz gelişmeler, yatırımcıların ABD federal
bütçesine ve dış ticaret açıklarına ilişkin kaygıları, New York Menkul
Kıymetler Borsası salonunda çalışan uzmanların kurtarıcı alımlar yapma
görevlerini yerine getirmemeleri, bilgisayarların belirli gelişmeler
ortaya çıkınca otomatik olarak çok sayıda hisse senedi alımı ya da
satımı talimatı verecek biçimde programlanmaları anlamına gelen
"program alım-satım"ları gibi çeşitli ögelerin 1987 bunalımına neden
olduğunu iddia ettiler.
Borsa söz konusu gelişmelerin ardından
çeşitli koruyucu önlemler yürürlüğe koydu. Anılan önlemlere göre Dow
Jones Endüstriyel Ortalaması bir gün içinde 50 puan azalır ya da
yükselirse program alım-satımı talimatı veren elektronik siparişler
kesilecek ve Dow Jones Endüstriyel Ortalaması 250 puan düşerse tüm
alışverişleri geçici olarak durduran bir "sigorta" sistemi
uygulanacaktı.
Bahis konusu olağanüstü durum yöntemleri ileride
Dow Jones Endüstriyel Ortalaması'nda görülen yükselmeyi yansıtacak
biçimde büyük ölçüde değiştirildi. 1998 sonlarında yapılan bir
değişiklikle Dow Jones Endüstriyel Ortalaması bir gün içinde son bir
kapanış ortalamasına göre yüzde 2 artar ya da azalırsa program
alım-satımlarının sınırlandırılması yoluna gidildi; 1999 sonlarında bu
formül borsada 210 puan dolayında değişiklik olursa program
alım-satımının durdurulacağı anlamına gelmeye başladı.
Yeni
kurallar uyarınca tüm alım-satımın durdurulması için de daha yüksek
eşikler getirildi; 1999'un son üç ayı sırasında bu eşik Dow Jones
Endüstriyel Ortalaması'ndaki en az 1.050 puanlık bir düşüş olarak
belirlendi. Sözü edilen reform önlemleri borsaya karşı güveni arttırmış
olabilir; fakat, ekonominin güçlü bir gelişme göstermesinin daha büyük
bir etki yarattığı da söylenebilir. Federal Rezerv 1929'da yaptığının
aksine yatırımcıların teminat çağrılarını karşılayabilmelerini ve
faaliyetlerini sürdürmelerini güvence altına almak için borç verme
koşullarını yumuşatacağını açıkladı.
Bir bakıma bu açıklamanın
sonucu olarak 1987 çöküşü kolayca atlatıldı ve borsa yeniden yüksek
düzeylere erişti. Dow Jones Endüstriyel Ortalaması 1990'ların
başlarında 3.000 puanı ve 1999'da da 11.000 puanı aştı. Buna ek olarak
alım-satımlar da büyük ölçüde yoğunlaştı. 1960'larda bir günde 5 milyon
hisse senedi el değiştirirse New York Borsası için olağanüstü hareketli
bir gün sayılırdı. 1997 ve 1998'de bir milyar senedin alınıp satıldığı
günler oldu. NASDAQ'ta ise 1998'e gelindiğinde böyle günler olağan
sayılıyordu.
Görülen bu hareketliliğin bir nedeni de günlükçüler
olarak tanımlanan ve kısa sürelerde çabuk kar sağlamak umuduyla bir gün
içinde aynı senetleri birkaç kez alıp satan kişilerdi. Bahis konusu
bireyler gittikçe artan bir biçimde İnternet aracılığıyla alışveriş
yapan guruplar arasında sayılabilirler. 1999 başlarında tüm hisse
senedi alıp satanların yüzde 13'ünü bireyler oluşturuyor ve bunların
yüzde 25'i de her türde menkul kıymet alım-satımı için İnternet'ten
yararlanıyorlardı.
İşlemlerin yoğunluğu arttıkça fiyatlardaki
oynaklık da çoğaldı. Günde 100 puanı aşan değişmeler gittikçe daha sık
görülmeye başladı ve 27 Ekim 1997'de Dow Jones Endüstriyel Ortalaması
554,26 puan birden düşünce sigorta sistemi devreye girdi. 31 Ağustos
1998'de 512,61 puanlık bir büyük düşüş daha gerçekleşti. Buna karşın,
aynı günlerde borsa o kadar yükselmişti ki düşüş hisse senetlerinin
toplam değerinin yüzde 7'si dolayında oldu, yatırımcılar piyasada
kaldılar ve borsa kısa zamanda toparlandı.

Etiketler:
Bilimler
İktisat
1987 Borsa Krizi
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler. Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz. |