|
GenBilim Editor
|
|
Pazar, 23 Aralık 2007 |
Okunma: 670 kez
Paranın genel bir değişim aracı olarak kullanılmaya başlanmasından önce, tüccar senetleri ve mal karşılığı kredi şeklinde ilkel banka işlemleri yapılmaya başlanmıştır. Bankalar, günümüzdeki yapılarına ticaret ve sanayinin geliştiği son çağlarda ulaşmışlardır.
İlk ticari itibar belgelerinin Mezopotamya’da kullanıldığı bilinmektedir.
( www.genbilim.com )
Özellikle İ.Ö. 5. ve 6. yüzyıllarda arazi ipoteği ve kefalet karşılığı kredi işlemleri yapılmıştır.Ayrıca, halkın tapınaklara ve ilahlara
armağan ettikleri ayni maddeler, kredi sisteminin kaynağını
oluşturmuştur. Bu kaynağın din görevlilerince gelir sağlamak amacıyla
ödünç verilmesi ve tapınakların en güvenilir para saklama yerleri
olması ile bankacılık sistemi de oluşmaya başlamıştır.
Paranın
değişim aracı olarak kullanılmaya başlaması ile para alıp borç veren,
bir ülke ya da şehir parasına çeviren bankerler ortaya çıkmıştır.
Bunlar, müşterilerinden mevduat da kabul eder ve bunları yüksek
faizlerle başkalarına kredi olarak verirlerdi. Böylece, ilk örnekleri
Mezopotamya, Eski Yunan ve Eski Roma’da görülen banka, İtalyanca’da
"masa, tezgâh" anlamına gelen "banco" kelimesinden kaynaklanmaktadır.
İtalya’da önlerine bir masa koyarak para ticareti yapan bu kişilere 12.
yüzyılda banchiero (banker) adı verilmiştir.
Dünya politika ve
ticaretinin en önemli merkezlerinden biri olan Roma’da önceleri para
değiştirmesi şeklinde başlayan bankerlik, daha sonra mevduat kabulü,
kredi işlemleri ve poliçe alım satımıyla gelişmiştir. Ortaçağ’da
şehirlerin doğması ile birlikte ekonomik ilişkiler gelişmeye, Haçlı
Seferleri nedeniyle orduların gereksinimlerini karşılamak için büyük
para nakilleri yapılmaya başlanmıştır. Bu sırada Avrupa’nın Doğu
ülkeleri ile ticareti de gelişmekteydi. Bu nedenlerle, ticaretin
kolaylıkla yürütülebilmesi için para işlemlerinde aracılık edecek
kurumlara ihtiyaç duyulmuştur. Bütün bu olaylar, banka sisteminin
gelişimini hızlandırırken ticaret hukukunun da doğmasına neden olmuştur.
Bunun
yanında İslam ve Hıristiyan dinlerinin faizi yasak etmesi, bankacılığın
gelişiminde önemli bir engel olarak ortaya çıkmıştır. Bu iki dinin
koyduğu faiz yasaklamasıyla Museviler banka sistemine egemen
olmuşlardır. Günümüz bankacılığı, 1157’de Venedik Bankası’nın kurulması
ile başlamıştır. 1408’de Cenova Bankası kurulmuştur.
Yeniçağ’la
birlikte Avrupa’da düşünce ve ekonomi alanında başlayan önemli
değişiklikler nedeniyle faizin meşruluğunun kabul edilmesi bankacılığın
gelişimini engelleyen en önemli sebeplerden birini ortadan
kaldırmıştır. Sömürgeleşmenin yaygınlaşması ile birlikte ticaretin
çeşitlenmeye başlaması bankaları da uzmanlaşmaya ve birleşmeye
yöneltmiştir.
19. yüzyılda ticaret sermayesinin gelişimi ve
sanayi devrimi, banka sistemini büyük bir hızla geliştirmiş, bankaları
parasal ilişkilerin odaklaştığı en önemli mali kurumlaran biri haline
getirmiştir.
Her ülkede aynı biçimde olmamakla birlikte,
genellikle halktan mevduat toplayarak kaynak oluşturan bankalar,
ticaret alanında uzmanlaşırken kendi öz sermayeleri ile çalışan
bankalar da yatırım ve iş bankacılığında uzmanlaşmıştır.
Ticari
kapitalizmden sanayi kapitalizmine geçiş sürecinin başlamasıyla
bankacılık alanında da birleşmeler başlamıştır. 19. yüzyılda sermayenin
uluslararasılaşmaya başlaması, uluslararası ekonomik ilişkileri
hızlandırırken bankacılığa da uluslararası bir nitelik kazandırmıştır.

Etiketler:
Bilimler
İktisat
Bankacılığın Tarihçesi
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler. Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz. |