|
GenBilim Editor
|
|
Pazar, 23 Aralık 2007 |
Okunma: 445 kez
Değerin emekle değil, marjinal fayda ile açıklanmasını öngören yazarların oluşturduğu düşünce eğilimine verilen addır. "Marjinalist devrim" olarak da adlandırılan bu oluşum, Menger'in Grudstze (1871), Jevons'un Theory (1871) ve üç yıl sonra Walras'ın Elçments adlı kitaplarıyla gerçekleşmiştir.
( www.genbilim.com )
Bu
üç ekonomist, birbirlerinden habersiz olarak yazdıkları kitaplarda,
sübjektif zevki, nispi fiyatların açıklanmasında temel nokta olarak
kabul etmişler ve emekdeğer teorisinin yerine marjinal fayda değer
teorisini benimsemişlerdir.
Aslında "marjinal fayda" kavramı çok
daha eskilere gitmektedir. 1830'lu yıllarda Senior, Lloyd ve Longfield
tarafından kavram olarak sözü edilmiş, 1844'te Dupuit, 1854'te Gossen
ve 1855'te Jennings, tüketici davranışını açıklamak için yine bu
kavramı kullanmışlardır.
Marjinal fayda teorisinin önemi,
maksimum etki ile dağılım sorununun çözüm şeklini vermesiydi. Nitekim
aynı yaklaşım hanehalkından firmaya, tüketim teorisinden üretim
teorisine kadar çeşitli alanlarda uygulanmıştır. Klasik teoriden modern
teoriye geçişte de marjinal analizin bir bütün olarak kabulü rol
oynamıştır. Marjinal fayda teorisinin doğmasıyla ilgili dört açıklama
öne sürülmüştür:
Ekonomi disiplini içinde otonom bir entellektüel harekettir,
Felsefi akımların bür ürünüdür,
Ekonomide belirli kurumsal değişmelerin ürüüdür,
Sosyalizme karşı, özellikle marksist sosyalizme karşı bir harekettir.
Aslında
birinci açıklama tarzı daha fazla ağırlık taşımaktadır. 1850'lerde ve
1860'larda klasik ekonomi iflâs etmiş ve dağılmıştır. John Stuart Mill,
Principles adlı kitabında emek-değer teorisini terketmiş, ücret fonu
teorisini tekrar ortaya atmıştır. İngiltere'deki tartışmalar da
Jevons'un marjinalist düşünce tarzını büyük çapta etkilemiştir.

Etiketler:
Bilimler
İktisat
Marjinalizm
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler. Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz. |