|
GenBilim Editor
|
|
Pazar, 23 Aralık 2007 |
Okunma: 676 kez
1950’lerde başlayan ve 1960’lı yıllarda Milton Friedman’ın öncülüğündeki Chicago Okulu tarafından geliştirilen akım, kaynağını Klasik Miktar Kuramı'ndan alan anti-Keynes’çi bir tepkidir.
Klasik görüşün yeni bir ifadesini oluşturur ve paraya, kişilerin mal varlıkları içinde diğer varlıklar gibi yer verir.
( www.genbilim.com )
Parasal varlıklar ile
diğer menkul ve gayrimenkul varlıklar arasında kurulmuş olan dengenin
sürdürülmesi için çaba harcandığını varsayan Monetaristlere göre, eğer
bu denge bozulursa, yani ekonomik birimlerin portföyleri içinde yer
alan para miktarı, arzulanan para miktarından farklı olursa, ekonomik
birimler, reel ya da finansal aktifler satarak veya satın alarak bu
duruma tepki gösterirler. Böylece bütün portföyün ya da malvarlığının
yeniden dengeye gelmesi (optimum aktif dağılımının gerçekleşmesi)
sağlanırken, ekonomide reel aktiflerin talebinde ve dolayısıyla nominal
gelirde değişme olur.
Monetarist iktisatçılar, faiz oranlarının
parasal ve reel kesimlerin ilişkilendirilmesinde oynadığı rolü
reddetmemekle beraber, bu değişkenin öneminin ikinci derecede olduğunu
ve dikkatlerin asıl para stokundaki artış hızı üzerinde toplanması
gerektiğini ileri sürmektedirler. Bu nedenle, Keynes’çi para
politikasından farklı olarak, monetarist bir para politikası, faiz
oranları üzerindeki eylemi değil, para hacminin genişlemesi üzerindeki
bir eylemi ifade etmektedir.
Monetarist görüşü savunan
iktisatçılar arasında aşırı monetaristler olduğu gibi, ılımlı olanlar
da vardır. Aşırı monetarist tez, para ile mallar arasındaki doğrudan
ikamenin, faiz oranlarındaki değişikliklerden kaynaklanan dolaylı
sürecin yerine geçtiğini ileri sürer. Ilımlı monetarist tez ise,
doğrudan ikamenin Keynes’çi dolaylı sürecin tamamlayıcısı olduğunu, bu
nedenle birincinin ikinci sürecin geçerliliğini bozmadığını kabul eder.
Monetarist
parasal sürecin etkinliği, para talebinin faiz elastikliğinin düşük
olmasına bağlıdır. Monetarist para politikası sürecinde stratejik
faktör, para arzının artış oranıdır; ikinci önemli faktör ise, paranın
gelir dolanım hızındaki değişikliklerdir. Bu iki faktör, bir ekonominin
kendi kendisini besleyen bir enflasyon süreci içine girmesinin temel
nedenleridir. Para stoğunun artış hızı enflasyonist sürecin
başlamasından, paranın dolanım hızı da sürdürülmesinden sorumludur.
Friedman’ın deyişiyle, “enflasyon parasal ve yalnızca parasal bir
olgudur.”
Monetaristler için para politikası aktarma süreci
içinde gösterge olarak “para stoku” nun, parasal ara-amaç olarak da
“parasal taban” ın kullanılması gerekir.

Etiketler:
Bilimler
İktisat
Monetaristler
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler. Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz. |