Okunma: 2156 kez
Matematikle ilgili eserler incelendiğinde; birinci grup olarak, Eski Yunan matematikçilerinden Tales (Thales M.Ö. 624-547), Pisagor (Pythagoras M.Ö. 569-500), Zeno (M.Ö. 495-435), Eudexus (M.Ö. 408-355), Öklid (Euclides M.Ö. 330?-275?), Arşimet (Archimedes M.Ö. 287-212), Apollonius (M.Ö. 260?-200?), Hipparchos (M.Ö. 160-125), Menaleas (doğumu, M.Ö. 80) İskenderiyeli Heron (? -M.S.80)antanus, adıyla da tanınır, 1436-1476), Cardano (1501-1596),
René DescartesBlaise Pascal
(1623-1662), Isaac Newton (1642-1727), Leibniz (1646-1716), Mac Loren
(1698-1748), Bernoulli'ler (Bu aileden sekiz ünlü matematikçi vardır.
Bunlar; Jean Bernoulli l667-1748, Jacques Bernoulli 1654-1705, Daniel
Bernoulli 1700-1782...), EulerGespard Monge (1746-1818), Lagrange
(1776-1813), Joseph Fourier (1768-1830), Poncolet (1788-1867), Gauss
(1777-1855), Cauchy (1789-1857), Lobatchewsky (1793-1856), AbelBoole
(1815-1864), Riemann (1826-1866), Dedekind (1831-1916), Henri
PoincaréCantor (1845-1918) ile bunların çağdaşlarının adları belirtilir
Bu bilginlerin adlarını ve matematikle ilgili sistem, teorem ve
kavramlarını her kademedeki orta dereceli okul ile üniversite ve dengi
okul matematik kitaplarında görmek mümkündür. (1596-1650), Pierre de
Fermat (1601-1665), (1707-1783), (1802-1829), (1854-1912) ve
Yukarıda;
birinci grup olarak belirttiğimiz; Eski Yunan (Antik çağ, Grek)
matematikçileri; M.Ö. 8. yüzyıl ile M.S. 2. yüzyıl arasında, ikinci
grup olarak belirttiğimiz Batı Dünyası matematikçileri ise, 16. ile 20.
yüzyıl arasında yaşamışlardır: Burada akla şöyle bir soru gelmektedir.
16. yüzyıldan önceki zaman içerisinde matematik konularında hiç bir
araştırma ve çalışma olmamış mıdır? Özellikle, islamiyetin ilk yılları
olan 7. yüzyıl ile 16. yüzyıl arasında yaşamış olan Türk-İslam Dünyası
matematik bilginlerinin varlığı ve çalışmaları görmezlikten
gelinmiştir.Ortaçağ Avrupasında ne ve niçin soruları sorulamazdı,din
adamları bilimle uğraşan insanları çeşitli şekillerde
cezalandırırlardı.Bu nedenle ortaçağda bilim avrupada
gelişmemiştir.Bilim daha çok islam dünyasında gelişmiştir.Coğrafi
keşifler başladığı vakit avrupalı halkın papaya inancı kalmamıştır.
Çünki papa dünyanın düz bir tepsi olduğunu savunuyordu.coğrafi keşifler
başladığında ise bunun yalan olduğu ortaya çıktı.Halk okullar açmaya
başladı,bilim avrupada gelişmeye başladı.
Gerçek olan şu ki;
Türk-İslam Dünyası matematikçileri, yukarıda birinci grup olarak
adlarını belirttiğimiz Eski Yunan bilginlerinin ortaya koyup, yeterli
çözüm getiremedikleri, matematik sorunlarına yeni çözümler getirdikleri
gibi, bu bilime yeni sistem, kavram ve teorem kazandırmışlardır. Bu
başarılarının sonucu bugünkü ileri matematiğin temelini atmışlardır.
Her ne kadar, Batı'lı bazı bilim tarihçileri, Eski Yunan matematiğini
geliştirmiş olmakla vasıflandırıyorlarsa da, son yüzyıl içinde yapılan
araştırmalar, bu hükmün temelinden yanlış olduğunu ortaya koymuşlardır.
Ülkemizde,
evrensel nitelikteki kendi alimlerimizin bilimsel yönlerine gereken ve
yeterli önem verilmezken; Batı'da, özellikle son yüzyıl içerisinde,
bilginlerimize ait yüzlerce cilt eser ve makalelerin yayınlandığı,
hatta bu bilginlerimiz için, yaşadığı yüzyıllara adlar verildiği ve
anma törenleri düzenlendiğini görmek mümkündür. Bunlardan birkaç örnek
vermek gerekirse; dünyada ilk cebir kitabı yazanın Harezmi (Harezm
780-Bağdat 850), trigonometrinin temel bilginlerinden olan sinüs ve
cosinüs tanımlarını ilk açıklayan el-Battani (Harran 858-Samarra 929),
tanjant ve cotanjant tanımları ile ilgili temel bilgileri Ebu'l Vefa
(Buzcan 940-Bağdat 998), Blaise Pascal'a (1623-1662) izafe edilen ve
cebirde önemli kuralları ihtiva eden "Binom Formülünün" Ömer Hayyam'a
(1038-Nişabur 1132) ait ve Johannes Kepler'in (1570-1630)
araştırmalarına rehberlik edenin İbn-i Heysem (Basra 965-Kahire 1039).
olduğunu belirtebiliriz. Ayrıca Sabit bin Kurra (Harran-826-Bağdat 901)
için "Türk Öklid'i" bilim dünyasının en büyük alimi, Beyruni (Bruni)
(Ket 973-Gazne 1052) için "Onuncu Yüzyıl Bilgini", ünlü Türk hükümdarı
Uluğ Bey için "On Beşinci Yüzyıl Bilgini" öğrencisi Ali Kuşçu için "On
Beşinci Yüzyıl Batlamyos'u" dendiğini de belirtmek mümkündür.
Yukarıda
sadece birkaçının adını belirttiğimiz 8. ile 16. yüzyıl Türk-İslam
Dünyası alimlerinin eserleri, Batı'da "Tercüme Yüzyılı" olarak
adlandırılan 12. yüzyıl başlarından itibaren, önceleri zamanın bilim
dili olan Latince'ye, daha sonradan da, öteki Batı dillerine
çevrilmiştir. Çevrilen bu eserlerin asılları ise, Doğu Yazma Eserleri
ile zengin olan Avrupa kütüphanelerinde muhafaza edilmekte ve hala,
ilgili bilim adamlarının elinde, gerektiğinde temel müracaat kitabı, ya
da kaynak eser olarak değerlendirilmektedir.
Bazı kaynaklar,
matematiğin kurucusu ve geliştiricisi olarak, Batı dünyası
matematikçilerinin adlarını belirtir. Gerçekte; Avrupa, 8. ile 16.
yüzyıl Türk-İslam Dünyası matematikçilerinin hazırlamış oldukları temel
eserlerden büyük istifadeler sağlayarak, matematiği, bugünkü ileri
seviyesine ulaştırabilmişlerdir. Öyle ki; Türk-İslam Dünyası
matematikçileri, Batı dünyasının ilmi düşünce ve araştırma duygularını
ateşleyerek harekete geçirip beslediler ve yeni bir canlılık
kazandırdılar. Cebir, geometri, aritmetik ve trigonometri konularında
Batı'yı kendi görüş ve keşiflerine dayanarak ilerleyebileceği seviyeye
getirdiler.
16. yüzyıl sonları için İtalyan matematikçi Cordano'nun (1501-1576) adını belirtebiliriz.
17.
yüzyılda; İngiliz (İskoçyalı) Jean Napier (1550-1617), İsviçre
matematikçilerinden GuldenCavalieri (1598-1647); Fransız
matematikçilerinden René Descartes (1596-1650), Desargues (1593-1662),
Blaise Pascal (1623-1662), Pierre FermatHuygens'in (1629-1695) adlarını
belirtebiliriz. (1577-1643); İtalyan matematikçilerinden (1601-1663);
Hollandalı matematikçi
Bu kişilerden Jean Napier logaritmaya ait
sistemleri ortaya koymuştur. Descartes de analitik geometriye ait yeni
bazı temel esasları ortaya koymuş, mevcut analitik geometri bilgilerini
sistemleştirmiştir. Diğer matematikçiler de, matematiğin çeşitli
dallarına ait, bazı yeni temel bilgiler kazandırmışlardır.
18.
yüzyılda; İsviçre matematikçilerinden; Jacques Bernouilli I
(1654-1705), Cramer (1704-1752), Leonhard Euler (1707-1783), Alman
matematikçilerinden Gottfried Wilhelm Leibniz (1146-1716), İngiliz
matematikçilerinden Isaac Newton (1642-1727), Mac Loren (1698-1746),
İtalyan Matematikçilerinden Ceva (1648-1734), Riccati (1676-1754),
Fransız matematikçilerinden Clairaut'in (1713-1765) adlarını
belirtebiliriz.
19. yüzyıl Fransız matematikçilerinden; Joseph
Louis Lagrange (1736-1813), Gasport MongePierre Simon De Laplace
(1749-1827), Joseph Fourier (1768-1830), Evariste GaloisLegendre
(1752-1833), F. W. Bessel (1784-1846), Augustin Louis Cauchy
(1789-1857), Jean-Victor Poncolet (1788-1857), Poinsot (1771-1859),
Brianchan (1785-1864), DupinChasley (1793-1880), Charles Hermite
(1822-1901); İtalyan matematikçilerden CarnotNiels Henrik Abel
(1802-1829), Alman matematikçilerden, Jacobi (1804-1851), Carl
Friedrich Gauss (1777-1855), Bernhard RiemannLeopold Kronecker
(1823-1891), Ernst Kummer (1810-1893), Weierstrass (1815-1897); Sovyet
matematikçilerinden Nicolas Ivanawitch Lobatchewsky (1793-1856), Sonia
KowallewskaGeorge Boole (1815-1864), Cayley (1821-1895), James Joseph
Sylvester (1814-1897) ve İrlandalı matematikçi William Rowan Hamilton
(1805-1865) adlarını belirtebiliriz. (1746-1818), (1811-1832),
(1784-1873), (1753-1823); Norveç matematikçilerinden (1826-1866),
(1850-1891); İngiliz matematikçilerden
Bu kişilerden; Gasport
Monge, tasarı geometrinin; Carnot, konum geometrisinin; Newton, sonsuz
küçükler geometrisini; pascal, Huygens ve Fermat da, olasılık hesabını
ve gök mekaniğini geliştirdiler.
20. yüzyıl başları için; Alman
matematikçilerinden Dedekind (1831-1916), Georg CantorHenri
Poincaré'nin (1854-1912), ülkemizde de, Henri Poincaré'nin öğrencisi
Salih Zeki'nin (1864-1921) adlarını belirtebiliriz. (1845-1918),
Fransız matematikçilerinden
Daha sonra gelen; Alman, İngiliz,
Fransız, Amerika Birleşik Devletleri ve Sovyet Sosyalist Cumhuriyelteri
Birliği, Japonya ve Hindistan ile Çin'de yetişen matematikçiler,
matematiğe kazandırdıkları yeni bilgiler ile, matematiği insan
zekasının en yüksek eseri haline getirmeyi başardılar.
Yapılacak
kısa açıklamalardan sonra, şu gerçek ortaya çıkacaktır. Bugünkü ileri
matematik ve bunun uygulama alanı olan astronomi (gökbilim) ve fiziğin
temel bilgileri, uygulamaları ile birlikte, başlangıçta, Eski Mısır ve
Mezopotamya'da vardı. Daha sonraları bu bilgiler, Eski Yunan, Eski Hint
ve 8. ile 16. yüzyıl Türk-İslam Dünyasında ileri seviyeye gelmiştir.
Bilahare 17. yüzyıl sonrası, Batı Dünyasında yapılan çalışmalar
sonucunda, bugünkü Saadet Devrine ulaşabilmiştir. Bu gelişimde, 17.
yüzyıl öncesi medeniyetlerin şeref payları inkar edilemeyecek kadar
açıktır.

Etiketler:
Bilimler
Matematik
Matematik Tarihi
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler. Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz. |