Ara
19
2007
|
Kaos teorisi |
|
|
|
GenBilim Editor
|
|
Çarşamba, 19 Aralık 2007 |
Okunma: 1705 kez
Kaos teorisi, sayısal bilgisayarların ve onların çıktılarını çok kolay görülebilir hale getiren ekranların ortaya çıkmasıyla gelişti ve son on yıl içinde popülerlik kazandı. Ancak kaotik davranış gösteren sistemlerde kestirim yapmanın imkansızlığı bu popüler görüntüyle birleşince, bilim adamları konuya oldukça kuşkucu bir gözle bakmaya başladılar.
( www.genbilim.com )
Fakat son yıllarda kaos teorisinin ve onun bir uzantısı
olan fraktal geometrinin, borsadan meteorolojiye, iletişimden tıbba,
kimyadan mekaniğe kadar uzanan çok farklı dallarda önemli kullanım
alanları bulması ile bu kuşkular giderek yok olmaktadır.
Teoriye
temel oluşturan matematiksel ve temel bilimsel bulgular, 18.yüzyıla,
hatta bazı gözlemler antik çağlara kadar geri gidiyor. Yunan ve Çin
mitolojilerinde yaradılış efsanelerinde başlangıçta bir kaosun olması
rastlantı değil. Özellikle Çin mitolojisindeki kaosun, bugün bilimsel
dilde tanımladığımız olgularla hayret verici bir benzerliği olduğunu
görüyoruz. Batı'da da daha sonraki dönemlerde bilim adamları tarafından
karmaşık olgulara dair gözlemler yapılmıştır. Poincare, Weierstrass,
von Koch, Cantor, Peano, Hausdorff, Besikoviç gibi çok üst düzey
matematikçiler tarafından bu teorinin temel kavramları oluşturulmuştur.
Karmaşık sistem teorisinin ardında yatan yaklaşımı felsefe, özellikle de bilim felsefesi açısından inceleyecek olursak, ortaya ilginç bir olgu çıkıyor. Aslında
bugün pozitif bilim olarak nitelendirdiğimiz şey, batı uygarlığının ve
düşünüş biçiminin bir ürünüdür. Bu yaklaşımın en belirgin özelliği,
analitik oluşu yani parçadan tüme yönelmesi (tümevarım).
Genelde
karmaşık problemleri çözmede kullanılan ve bazen çok iyi sonuçlar veren
bu yöntem gereğince, önce problem parçalanıyor ve ortaya çıkan daha
basit alt problemler inceleniyor. Sonra, bu alt problemlerin çözümleri
birleştirilerek, tüm problemin çözümü oluşturuluyor. Ancak bu yaklaşım
görmezden gelerek ihmal ettiği parçalar arasındaki ilişkilerdir. Böyle
bir sistem parçalandığında, bu ilişkiler yok oluyor ve parçaların tek
tek çözümlerinin toplamı, asıl sistemin davranışını vermekten çok uzak
olabiliyor.
Tümevarım yaklaşımının tam tersi ise tümdengelim,
yani bütüne bakarak daha alt olgular hakkında çıkarsamalar yapmak.
Genel anlamda tümevarımı Batı düşüncesinin, tümdengelim i Doğu
düşüncesinin ürünü olarak nitelendirmek mümkündür. Kaos ya da
karmaşıklık teorisi ise, bu anlamda bir Doğu-Batı sentezi olarak
görülebilir. Çok yakın zamana kadar pozitif bilimlerin ilgilendiği
alanlar doğrusallığın geçerli olduğu, daha doğrusu çok büyük hatalara
yol açmadan varsayılabildiği alanlardır. Doğrusal bir sistemin
girdisini x, çıktısını da y kabul edersek, x ile y arasında doğrusal
sistemlere özgü şu ilişkiler olacaktır:
Bu özellikleri sağlayan
sistemlere verilen karmaşık bir girdiyi parçalara ayırıp her birine
karşılık gelen çıktıyı bulabilir, sonra bu çıktıların hepsini
toplayarak karmaşık girdinin yanıtını elde edebiliriz. Ayrıca, doğrusal
bir sistemin girdisini ölçerken yapacağımız ufak bir hata, çıktının
hesabında da başlangıçtaki ölçüm hatasına orantılı bir hata verecektir.
Halbuki doğrusal olmayan bir sistemde y’yi kestirmeye çalıştığımızda
ortaya çıkacak hata, x'in ölçümündeki ufak hata ile orantılı olmayacak,
çok daha ciddi sapma ve yanılmalara yol açacaktır. İşte bu
özelliklerinden dolayı doğrusal olmayan sistemler kaotik davranma
potansiyelini içlerinde taşırlar.
Kaos görüşünün getirdiği en
önemli değişikliklerden biri ise, kestirilemez determinizmdir. Sistemin
yapısını ne kadar iyi modellersek modelleyelim, bir hata bile
(Heisenberg belirsizlik kuralı'na göre çok ufak da olsa, mutlaka bir
hata olacaktır), yapacağımız kestirmede tamamen yanlış sonuçlara yol
açacaktır. Buna başlangıç koşullarına duyarlılık adı verilir ve bu
özellikten dolayı sistem tamamen nedensel olarak çalıştığı halde uzun
vadeli doğru bir kestirim mümkün olmaz. Bugünkü değerleri ne kadar iyi
ölçersek ölçelim, 30 gün sonra saat 12'de hava sıcaklığının ne
olacağını kestiremeyiz. Bu görüş paralelinde ortaya konan en ünlü örnek
ise Kelebek Etkisi denen modellemedir. Bu modelleme, en basit haliyle
şu iddiayı taşır : "Çin de kanat çırpan bir kelebek ABD de bir
fırtınaya neden olabilir".
Kaos teoremi yapısal olarak bir fizik
teorisi ya da matematiksel bir tümevarım değildir. Fiziksel gerçeklik
parçalarının bir bütün olarak eğilimini açıklamaya yarayan bir
yöntemdir. Bir sigara dumanının havada yaptığı şekiller tamamen
düzensiz ve bağımsız raslatıların ürünü olarak görülebilir. Ancak bir
teorik fizikçi dumanın bu dinamiğinin aslında ortamdaki birçok
parametre ve etken ile belirlendiği görüşündedir. Bu girdiler o kadar
çoktur ve o kadar değişkendirki incelemek ve net bir kanıya varmak
imkansızdır. parametrelerin bu denli değişken olması aslında o
parametrelerinde bir çıktı olmasından kaynaklanır. dumanın hareketine
neden olan hafifi bir hava akımı aslında odanın başka yerindeki bir
sıcaklık değişikliği ve basınç farkının neden olduğu bir harekettir.
Ayrıca dumanın dinamiğini etkileyen girdiler birbirlerine bağlı
olabilirler ki bu durumu tam anlamıyla içinden çıkılmaz hale sokar.
Sigara dumanı örneğine geri dönersek, hava akımının yalnızca sıcaklık
değişiminden kaynaklındığını farzedelim(ki pratikte bu milyonlarca
etkenden biridir.). Sıcaklık değişimi ortamda basınç farkı
yarattığından hava akımını etkiler. Ancak oluşan hava akımı sıcaklıkta
tekrar değişimlere neden olacağından farklı gridilerle tekrar bir
fonkisyon oluşturur ve bu değişim sonsuza kadar devam eder. Birçok
farklı girdinin sürekli değişerek fiziksel değişimler yaratması ve bu
değişimlerin farklı düzenler yaratması yine kendisini etkileyemesi
insan zekasının ve günümüzdeki gözlem ve bilimsel tahmin yeteneklerinin
çok çok üstünde olmasından dolayı kaos olarak nitelendirilir. Oysa tüm
bu değişimlere neden olan fiziksel yasalara ve matematiksel
açıklamalara hakimiz. İşte bu noktada karşımıza düzen ve anarşinin
aslında birbirine na kadar sıkı sıkıya sarılmış olduğunu anlarız.
Fizksel yasalar ne kadar basit olursa olsun sonuç o kadar raslantısal
ve karmaşa doludur.

Etiketler:
Bilimler
Matematik
Kaos teorisi
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler. Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz. |
|
GenBilim Editor Yazar Hakkında:"Bir şey üreten ve olayları olduran küçük bir seçkin grup, Olup biteni seyreden oldukça büyük ikinci grup, Nelerin olup bittiğini bilmeyen muazzam kalabalık."
Nicholas Murray
 Yazar Şuan Çevirim Dışı
Yazara E-Posta Atin
RSS Kategorileri
Lütfen listeden bir RSS kategorisi seçiniz.
Makale İşlemleri
|
|
Sadece kayıtlı üyeler bu bölümü kullanabilir!
|
|