|
GenBilim Editor
|
|
Salı, 18 Aralık 2007 |
Okunma: 521 kez
Felsefede olgularla desteklenen ya da olgularla ilgili verilere dayanan bilginin tek sağlam bilgi türü olduğu görüşü. Dar anlamıyla August Comte 'un felsefesi için de kullanılır.
Genel çizgileriyle Olguculuk, deney konusu edilebilecek olgularla ilgili, yani en geniş anlamıyla bilimsel bilginin sağlam bilgi olduğunu vurgular.
Bunun dışında, olgucuların çoğu mantık ve matematik gibi
bilgi türlerinin varlığını kabul eder, ama bunların içeriksiz olduğunu
ileri sürerler. Olguculuğun en temel özelliğiyse, geleneksel felsefe
görüşlerini, olumsuz bir anlam yüküyle "metafizik" olarak niteleyerek
karşı çıkmasıdır. Comte 'dan bu yana "metafizik" nitelemesi insanlığın
geride bıraktığı bir aşamayla ilgili, geçerliliğini yitirmiş, yerini
"pozitif" bilimlere bırakmış bir bilgi türünü çağrıştırır.
Olguculuk
tarihsel olarak, Avrupa'da Aydınlanma'nın ve yeniçağ bilimlerindeki
önemli gelişmelerin bir sonucudur; felsefe geleneği olarak, Eski Yunan
Sofistlerine ve 3. yüzyıl Latin düşünürü Sextus Empiricus 'a değin
uzanır. Daha yakın kökleri ise, İngiliz Deneyciliğine ve Fransız
Ansiklopedistleri’ne dayanır. Comte'a göre insanlık tarihinin üç
aşamalı zihinsel gelişiminde her aşama bir öncekine göre daha ileri ve
gelişmiştir. İnsanlık başlangıçta açıklamaların doğaötesi güçlere göre
yapıldığı dinsel bir aşamadadır. Izleyen metafizik aşamada açıklamalar
gene olgulardan uzak bazı kavramlara dayandırılır. Üçüncü aşamada ise
insanlar doğru bilginin gerektirdiği gibi, açıklamak istedikleri
olguları gene bu olgulardan elde ettikleri verilere dayandırmayı
öğrenirler; işte bu sonuncusu pozitif aşamadır. Comte bu süreci bir
insanın çocukluktan yetişkinİiğe geçiş aşamalarına benzetir.
Comte
ile yakın ilişkileri olan John Stuart Mill İngiliz Deneycilik okulunun
da etkisiyle Olguculuğun bilgisel ve mantıksal yanlarını geliştirmeye
çalıştı. İngiltere'de Olguculuğun bir başka temsilcisi olan Herbert
Spencer yaklaşımında Darwin 'in evrim kuramına da yer verdi. Olguculuk
bundan sonra daha çok Almanya ve Avusturya'da gelişti. Viyanalı fizikçi
ve düşünür Ernest Mach , İngiliz filozof David Hume 'un görüşlerinden
yola çıkarak bütün bilginin dolaysız olarak deney yoluyla duyu
verilerinden elde edilen ö elerden oluştuğunu öne sürdü. Mach'ın, bilgi
kuramlarının değişebildiği, ama temel olguların değişmediği düşüncesini
sonraki birçok olgucu da benimsedi. Alman düşünür Richard Avenarius ise
biyolojik temelli bir bilgi felsefesi geliştirerek algılanabilir bir
nesnenin, algıya açık niteliklerinin toplamından başka bir şey
olmadığını savundu. Şeylerin temelinde yatan bir töz olduğu düşüncesini
eleştirerek Deneycilik ile Olguculuğu birleştirmeye çalıştı. Olguculuk
bu gelişme döneminden sonra, özellikle de simgesel mantığın hızla
yaygınlaşmasının etkisiyle güçlendi. Charles Sanders Peirce ve William
James gibi mantığa da ağırlık veren ABD'li pragmatistlerin
görüşlerindeki yakınlıklar sayesinde daha da yaygınlaştı. Gerektirdiği
mantıksal sistem de Olguculuğa yakınlığı olan Bertrand Russell gibi
birçok düşünür tarafından işlenerek olgunlaştırıldı.
Bütün bu
gelişmeler Mach 'ın etkilerinin sürdüğü Viyana'da, "Viyana Çevresi"
adıyla da bilinen Mantıksal Deneycilik ya da Mantıksal Olguculuk
akımıyla sonuçlandı. Bu akım, özellikle II. Dünya Savaşı sonrasında
Anglosakson ülkelerde çok güçlenerek hemen bütün akademik felsefe
kuruluşlarına egemen oldu. Buna karşılık başta Viyanalı düşünür Ludwig
Wittgenstein olmak üzere, önceleri Olguculuğu benimseyen Karl Popper ve
Thomas S. Kuhn gibi bazı düşünürler getirdikleri temel eleştirilerle
Olguculuğun etkisinin azalmasına neden oldular.
Günümüzde
Olguculuk tıpkı Deneycilik gibi, yaygın gücünü büyük ölçüde
yitirmiştir. Bilimsel bilgiye duyulan koşulsuz güven kırılmış, bilim
dışında başka sağlam bilgi yollarının araştırılmasına duyulan ilgi
yeniden canlanmıştır. Olguculuğun günümüz felsefesine kalıcı katkılan
arasında, sağlam ve tutarlı bilgi ülküsü ile bilimsel açıklamaların
ortak bir temelden türetilmesi gereği sayılabilir.

Etiketler:
Bilimler
Felsefe
Olguculuk Pozitivizm
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler. Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz. |