Okunma: 946 kez
Yanardağlar, yeraltındaki ergimiş kayaların ,kaya parçalarının ve gazların yerkabuğundaki açıklıklardan püskürdüğü oluşumlardır.Art arda olan püskürmeler sonucunda maddelerin üst üste yığılmasıyla ortaya çıkan yükseltiler de aynı biçimde adlandırılır.Yüzeye çıkan ergimiş durumdaki maddeler zamanla katılaşarak volkanik kayaları oluşturur .
Depremler gibi yanardağların da çoğu levha sınırlarına yakın yerlerde
bulunur.Öte yandan, nasıl ki, levha sınırlarına uzak yerlerde de zaman
zaman deprem olursa, bazı yanardağlar da levhaların iç bölümlerinde
bulunur.
Yayılma Sırtları:
Okyanus dibinde.
İki levhanın birbirinden uzaklaşmakta olduğu sınırda ,okyanus ortası
sırtları ya da yayılma sırtları adı verilen yanardağlardan oluşan sıra
dağlar vardır.Levha birbirinden ayrıldıklarında astenosfer üzerindeki
basınç azalır.Bunun sonucunda, levha sınırının altında bulunan katı
durumdaki minareler tanecikleri ergiyerek magmaya dönüşür.Yükselmeye
başlayan yeni magmanın çoğu levha kenarlarında katılaşıp kalır, yüzeye
ulaşan bölümü ise okyanus tabanında yanardağlar oluşturur.
“Plastik” Kayalar:
Bilim
adamları, astenosferi genellikle “plastik” olarak tanımlarlar.Bunun
nedeni, astenosferin büyük bir bölümün yumuşsak olmasına karşın ,
sıvıdan çok küçük miktarlarda magma bulunan katı mineral
taneciklerinden oluştuğunu düşünüyorlar.Astenosferdeki sıcaklığın ,
minerallerin çoğunu ergitmeye yetecek kadar yüksek olmasına karşın
,üsteki litosfer katmanın neden olduğu yoğun basınç bunu engeller.
Dalma-Batma Bölgesi Yanardağları:
Yanardağlar,
iki levhanın çarpışması sonucu birinin diğeri altına daldığı levha
sınırlarında oluşur.Dalan levha, 100-200 km derinlikte bulunan ve
dalma-batma bölgesi adı verilen bölgede ergimeye başlar ve magmaya
dönüşür.Bu magma, levhanın üzerinde biriken tortullar ve ergimiş
durumdaki okyanusal litosferden oluşur.Magma ,tortullarla birlikte
yerin derinliklerine çekilen su içerir.Oluşan yeni magma ,çatlaklardan
geçerek yüzeye püskürür ve üstteki levhanın üzerinde yanardağların
oluşuma yol açar.Bu çatlaklar ,levhaların hareketi sonucunda
oluşur.Üstteki levhanın okyanusal litosfer levhası olması durumunda
,yanardağların su yüzeyinin üzerinde kalan bölümleri bir dizi volkanik
ada oluşturur.
Magma:
Magma, ergimiş
durumdaki değişik mineraller ve bazı mineral kristallerinde oluşan lapa
benzeri, yoğun bir sıvıdır.Kıvamı, su ve buz kristalleri içeren yarı
erimiş durumdaki kar gibidir.Bilim adamları ,magmanın büyük
çoğunluğunun astenosferde bulunmakla birlikte bir bölümünün de alt
mantonun bazı bölgelerinde geldiğini düşünüyorlar.
Sıcak Noktalar:
Birçok
yanardağın oluşumunun levha sınırlarındaki hareketle bağlantılı
olmasına karşın bazıları bu sınırlara uzak yerlerde ortaya çıkabilir.Bu
yanardağların ”sıcak noktalar” olarak adlandırılan olağanüstü sıcak
bölgelerin varlığı sonucunda oluştukları düşünülüyor.
Bilim
adamları, sıcak noktaların astenosfer ve alt mantoda bulunduğu
varsayılıyor.Sıcak noktalarda, ısı akımlarının mantonun içinden geçerek
yükseldiği tahmin ediliyor.Bu olağanüstü ısının basıncın etkisini
ortadan kaldırılması sonucunda da magma oluşur.Yüzeye doğru çıkan
magma, litosferden geçiş sırasında, yolunun üzerindeki kaya kütlelerini
ergiterek kendisine yol açar.Magmanın yüzeye çıktığı yerlerde zamanla
yanardağlar oluşur.
YANARDAĞ PÜSKÜRMELERİ:
Magmanın
yerkabuğundan yükselerek yüzeye çıkmasına yanardağ püskürmesi adı
verilir.Yanardağ bir kez oluştuktan sonra yeraltından magma geldiği
sürece püskürmeler devam eder.İki püskürme arasında onlarca, yüzlerce,
hatta binlerce yıl geçbilir.
Magma Yükselişi:
Astenosferdeki
magma, ancak yeterince büyük bir “kabarcık”oluşturacak biçimde
biriktiği zaman litosfere doğru yükselir.Magmanın yükselmesine yol açan
süreç, bozuk bir musluktan suyun damlamasına(ancak ters yönde)
benzer.Bozuk bir muslukta su sürekli biçimde musluğun ağzında birikir
fakat damla halinde düşmesi ancak yeterli ağırlığa ulaşması ile
gerçekleşir.Magma da yeraltında yeterli derecede biriktiğinde ve
yoğunluğu çevresindeki kaya kütlelerinden daha düşük olduğunda yukarı
doğru çıkmaya başlar.Çoğu yanardağın altında (yerkabuğunun içinde ya da
altında) magmanın biriktiği bir magma odası vardır.
Yanardağın Altı:
Magma
odası il yanardağın yüzeyi arasında kanal ya da baca olarak
adlandırılan genişlemiş çatlaklar bulunur.Bunlar bir önceki
patlamalardan arta kalan katılaşmış magma ile doludur.bazı
yanardağlarda, magma odasından çıkan çok sayıda baca olmak ile birlikte
bunların hepsi yüzeye ulaşmayabilir.Bir bacanın açıldığı yere ağız
denir.Yanardağ ağızları yuvarlak ya da ince uzun biçimde olabilir.Bazı
ağızlar, krater adı verilen derin çukurların içinde bulunur.Bir
püskürme sırasında, magma, biriktiği magma odasından yüzeye çıkan
bacalardan birinden geçerek,yanardağın tepesindeki ağıza ulaşır ve
buradan dışarı fışkırır. Bazı durumlarda ise magma ,yanardağın
yamacındaki bir ağızdan çıkar.
Lav:
Püskürme
sırasında yüzeye çıkan magma lav adını alır.Yanardağın yamaçlarından,
lavdan oluşan bir nehir gibi akan lav akıntısının zaman soğuyup
katılaşmasıyla volkanik kayalar oluşur.Çeşitli türlerde lav bulunmakla
birlikte bunların tümü nerdeyse diğer mineral elementlerinin yanı sıra
bir silisyum ve oksijen karışımı olan silisyum dioksit (SiO2) içerir.
Lavın yoğunluğu ,içindeki silisyum dioksit oranına göre değişir.Yoğun
olmayan lav bal kıvamındadır.Yoğun lav ise şekerlenmiş bal gibi koyu ve
yapışkandır.Bir patlama sırasında yanardağdan farklı yoğunlukta lavlar
püskürebilir.
Bir yanardağın biçimi, büyük oranda, lavın
yoğunluna bağlıdır.Yoğun olmayan lav katılaşıncaya kadar daha geniş bir
çevreye yayıldığından ,bu Tür lavdan oluşan yanar dağların yamaçları
yumuşak eğimli olur.Kalkan biçimli olarak tanımlanan Bu yanardağlar,
çoğu zaman sıcak noktalar ve yayılma sırtlarında bulunur.Bu
yanardağların lavı çoğunlukla bazalttan oluşur.Yoğun lav,yüksek oranda
silisyum dioksit içerir ve genellikle dalma-batma bölgelerinin
üzerindeki yanardağlardan püskürür.Çok koyu olduğu için ağızdan fazla
uzaklaşmadan katılaşan bu lavın oluşturduğu yanardağlar çoğu zaman koni
biçimindedir.
Püskürme Tipleri:
Yanardağın püskürmeleri, lavın
çıkış biçimine göre sınıflandırılır.Bu da lavın yoğunluğuna ve lavın
içerdiği gazların ne kadar kolaylıkla kurtulabilmelerine bağlıdır.Yoğun
olmayan lavdan kolayca kurtulabilen gazlar, yoğun lavdan ancak büyük
patlamalarla kurtulabilirler.
Magma, yüzeye yaklaştıkça
üzerindeki basınç azalır ve tıpkı bir gazoz şişesinin kapağı açıldığı
zaman basıncın azalması sonucu gazozun içinde hava kabarcıklarının
oluşması gibi volkanik gazlar magmanın içinde küçük kabarcıklar
oluşturur.
Farklı püskürme tipleri:
*Hawaii
tipi püskürmeler genellikle hafif şiddetedir.lavın çok akışkan olduğu
ve içinde gazların kolayca kurtulduğu durumlarda bu tür püskürmeler
olur.Kimi zaman magma, yanardağdan dışarı, bir fıskiyeden fışkıran su
gibi çıkar.
*Stromboli tipi püskürmeler, lavın biraz daha yoğun
olması durumunda görülür.Sıkışmış gazlar, yanardağ ağzının çevresine
sıvı halde lav kütlerinin fışkırmasına neden olan, küçük patlamalarla
açığa çıkar.
*Vulkona tipi püskürmeler, lavın daha yoğun olduğu
durumlarda görülür.Sıkışmış gazlar gürültülü patlamalarla açığa çıkar
ve yanardağın ağzına iri kaya parçaları ile çok miktarlarda volkanik
kül püskürür.
Pilinius tipi püskürmeler, lavın çok yoğun olması
durumunda görülür.Sıkışmış gazlar, çok büyük patlamalarla
kurtulur.Yanardağın püskürmeleri sırasında büyük miktarlarda volkanik
kül gökyüzüne fırlatılır.
LAVAKINTILARI ,BLOKLAR VE BOMBALAR:
Püsküren
bir yanardağdan akan lavlar ,yolları yakıp yıkmasın karşın ,çok ender
olarak ölüm yada yaralanmalara yol açar.Bunun nedeni, lav akıntısının
yavaş ilerlemesi ve insanların ondan kaçma olağanı bulabilmeleridir.
“Pahoehoe”
ve “aa” , iki farklı lav akınsına Hawaii dilinde verilen
adlardır.Bunlar birbirlerinden , volkanik gazların lavdan çıkış
biçimiyle ayrılır.
*Pahoehoe lav akıntıları:
Pahoehoe
lav akıntılarının yüzeyi genellikle düz ya da hafif kırışık olur.Bu tür
akıntıların koyu kıvamı değildir yani akışkandır.Lav soğumaya
başladığında yüzeyinde düzgün kabuk oluşur.Lav akıntısının iç kısmı
ergimiş durumda kalarak akmayı sürdürürken soğumakta olan yüzeyde zaman
zaman halat benzeri kıvrımlar oluşturabilir.
*Aa lav akıntıları:
Aa
lav akıntılarında pürüzlü ve çatlaklı bir yüzeyi vardır.Bu akıntılar,
daha yoğun lavdan oluşur ve pahoehoe lava kıyasla daha yavaş akar.Lav
akarken ,yüzeyi iri parçalar biçiminde kırılır ve içindeki gazlar açığa
çıkar.Kırılan parçalar ,sıvı durumu koruyan lav akıntısının iç kısmı
ile birlikte sürüklenir.
Bir aa akıntısısın kenarları ve önü
tank paletlerine benzer bir biçimde ilerler:Akıntının önündeki soğumuş
parçalar dönerek lavın altına girer, ilerlemekte olan lav bunların
üstünden geçer.Katılaşmış aa lavının yüzeyi pürüzlüdür ve yanmış kömür
yığınlarını hatırlatır.

Etiketler:
Bilimler
Jeoloji
Yanardağlar
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler. Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz. |