|
İnsan Dünyayı Ele Geçiriyor |
|
|
|
GenBilim Editor
|
|
Pazartesi, 17 Aralık 2007 |
Okunma: 354 kez
İ.Ö. 5.000 yılında gezegenimizde 20 milyon dolayında insanın yaşadığı biliniyor. Bu, bugünkü Türkiye nüfusunun yaklaşık üçte biri kadar. Erken Taş Çağı'nda tarım ve hayvancılığın başlamasıyla nüfus sürekli bir biçimde artmaya başlamış. Yaklaşık 200 yıl önce Sanayi Devrimi başladığında 700 milyon olan dünya nüfusu, büyük bir patlama göstererek günümüzde 5 milyara ulaşmış.
İnsanlığın Başlangıcı
İnsanın
kökeni 14 milyon yıl önce primatlardan ayrılan bir kola dayanıyor.
Büyük olasılıkla 2 milyon yıl kadar önce Doğu Afrika’daki savanlarda
yaşamış olan Homo habilis en eski insan türü sayılıyor. Homo habilis’in
iki ayağı üstünde yürüdüğü ve araç yapmak için gerekli olan kavramsal
düşünce yeteneğine sahip olduğu, avcılıkla geçindiği ve ilk toplumsal
davranışları göstermiş olduğu sanılıyor.
Yaklaşık 1 milyon yıl
sonra ortaya çıkan Homo erectus’un izlerine Cava Adası’nda Asya’da ve
Akdeniz bölgesinde rastlanıyor. Bu dönemde Asya’dan Amerika’ya geçen
toplulukların bu iki kıtayı birbirinden ayıran Bering Boğazı üzerindeki
adaları bir köprü gibi kullandıkları anlaşılıyor. Günümüzden yaklaşık
100 bin yıl önce görülen Homo sapiens’in duygulara sahip olduğu,
karşılıklı yardımlaşmayı ve toplumsal yaşamayı bildiği düşünülüyor. En
son olarak yaklaşık 50 bin yıl önce onun bir alt türü olan Homo
sapiens’in yani bugünkü insanın geliştiği sanılıyor. Bu insan türü 30
bin yıl sonra yeryüzünün her yanına yayılmış.
Irkların Gelişmesi
Buzul
çağları insanların yayılmasını önemli ölçüde etkilemiştir. Sonuncusu
günümüzden 10 bin yıl önce sona ermiş olan buzul çağları sırasında
karaların önemli bir bölümü kar ve buz altındaydı. Bu koşullara uyum
sağlayamayan insanların göç etmesi onların geniş bir alana yayılmasını
sağladı. Bu arada evrim durmuyor ve insanların yaşadıkları coğrafi
bölgeye uyum sağlaması sonucu çeşitli ırklar ortaya çıkıyordu. Bugünkü
farklı ırklar ve etnik çeşitlilik işte bunun bir sonucudur.
Örneğin,
kuzeyde yaşayanların soğuğa dayanıklı olmaları gerekiyordu.
Eskimolar’ın gövde yapılarının küçük olması, derilerinin altında da
koruyucu bir yağ katmanının bulunmasının nedeni budur. Ayrıca burun ve
kulaklar küçük ve başa daha yakındır. Bununla birlikte ırk
sınıflandırmalarının çok daha karmaşık görüngülerin kuramsal
basitleştirmeleri olduğunu unutmamak gerekir.
Yeryüzünün Avrupalılaştırılması
15.
yüzyılda Avrupalılar önce araştırmak, sonra da sömürgeler kurmak için
bütün dünyaya yayılmaya başladılar. Avrupalılar önce Kuzey Amerika’yı,
sonra da Avustralya’yı ele geçirdiler. Asya’da ve Afrika’da ise daha
önce kurulmuş olan ileri uygarlıkları denetimleri altına aldılar. Güney
Amerika gibi ülkelerde var olan krallıkları ortadan kaldırdılar, ama
hiyerarşik yapıyı koruyarak kendi amaçları doğrultusunda kullandılar.
Bu
ilk göç dalgasını bir ikincisi izledi. Bu kez egemenlik altına alınan
halkların sayıları milyonları bulan bireyleri zorla başka kıtalara
götürüldü ve burada köleleştirilerek işgücü olarak kullanıldı.
Özellikle Afrika’dan Kuzey ve Güney Amerika ile Antiller’e çok sayıda
köle götürüldü. 1860’ta Kuzey Amerika’da yaşayan toplam 12 milyon
insanın 4 milyonu köleydi. ABD’de bu kölelerin soyundan gelen Siyahlar
günümüzde toplam nüfusun yüzde 12’sini oluşturuyor ve hala toplumsal
olarak dışlanmış bir biçimde yaşıyorlar. Avrupalılar’ın öteki kıtalara,
özellikle Kuzey Amerika’ya göçü yüzyılımıza değin sürdü. 1890-1920
arasında ABD’ye 15 milyon kişi göç etti.
Günümüzdeki Gelişmeler
Günümüzde
sesten hızlı uçakların ve öteki ulaşım araçlarının yardımıyla insanlar
hızla yer değiştirebiliyor. Her yıl 100 milyon insan Akdeniz yöresinde
tatil yapabilirken, başka yerlerde kuraklık ve açlık nedeniyle göçler
ya da baskı ve savaş nedeniyle kitlesel sığınmalar gerçekleşiyor.
Örneğin, bugüne değin Mozambik’deki iç savaştan tam 1 milyon kişi
kaçmış, kuraklık nedeniyle yaklaşık 2 milyon kişi Etiyopya’yı terk
etmiş. Özellikle gelişmekte olan ülkelerde göçler sürerken dünya
nüfusunun yüzde 50’den çoğu kentlerde yaşıyor. Eğer insanlar hızlı
nüfus artışını denetim altına almayı başaramazlarsa gelecekte belki de
Homo sapiens sapiens’in ortadan kalkmasına neden olabilecek kadar büyük
bir felaketle karşı karşıya kalabilirler.

Etiketler:
Bilimler
Jeoloji
İnsan Dünyayı Ele Geçiriyor
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler. Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz. |