|
Türkiyede ki Neotektonik Yapıların Karakteristikleri |
|
|
|
Yard. Doç. Dr. Mehmet TURAN
|
|
Pazartesi, 17 Aralık 2007 |
Okunma: 632 kez
Güneydoğu Anadolu bindirmesinin yaşı Orta Miyosen sonrasıdır. Bu bindirme Orta Miyosende başlamıştır ve halen günümüzde de devam etmektedir. Bu bindirme yaklaşık 20 km. kadar güneye ilerlemiştir.
KAF ve DAF için kesin bir oluşum yaşı verilememektedir. Burada sadece yaklaşımlar vardır. Ancak şunu söyleyebiliriz ki Anadolu-Afrika levhasının çarpışmasından sonra oluşmuş yapılardır.
( www.genbilim.com )
Pavoni (1961) KAF
için Erken Tersiyer yaşta olabileceğini ileri sürmüş olmakla birlikte
daha sonra yapılan detay çalışmalar bu yaş aralığını daha geç zamanlara
taşımıştır. Ketin (1976) KAF’ın rift zonu içinde Orta Miyosenden daha
yaşlı sedimentler bulunmadığını belirtmiştir. Abdusselamoğlu (1959)
Mudurnu civarında elde ettiği bulgulara dayanarak faylanmanın en
azından Pliyosenden önce hareket etmeye başlamış olduğunu belirtmiştir.
Tatar, Erzincan dolaylarında fay kollarından birinin pliyosen çökelleri
ile örtüldüğünü belirterek faylanmanın Pliyosenden önce başlamış olması
gerektiğini savunmuştur. Seymen Reşadiye dolayında yaptığı çalışmada
Pontidlerle Anatolidler arasında ve Burdagaliyende meydana gelen
bindirmenin fayla kesildiğini ve ötelendiğini belirterek faylanmanın
Burdagaliyen sonrası meydana geldiğini göstermiştir. Seymen ve Aydın
Göynük civarında Alt Miyosen yaşlı kayaçların faylanmadan etkilendiğini
ve atıldığını belirtmiştir. Ayrıca Canıtez, Arpat ve Şaroğlu fay
boyunca yılda 1-2 cm’lik ortalama bir hareketin varlığını belirtmiştir.
Eğer bu oranı kabul edip aynı zamanda fay boyunca ortalama 80 km’lik
bir atım göz önüne alınırsa bu hızla bu atımın meydana gelmesi yine
Burdagaliyen-Pliyosen arasına denk düşmektedir.
Barka (1984),
KAF’ın yaşı ile alakalı şu görüşü ileriye sürmüştür. Yazara göre fay
ilk kez Tortoniyen sırasında oluşmaya başlamış Mesiniyen ile Pliyosenin
hemen başında fayın terslenme gösterdiği belirtilmiştir. Yine aynı
araştırıcıya göre Pliyosen-Erken Pleistosen döneminde KAF’ın ana
kırığının oluştuğu ve deformasyonun geniş alanlar yerine yalnız fay
düzlemi boyunca yanal hareketler şeklinde ortaya çıktığını
belirtmiştir. DAF üzerinde KAF’ ta olduğu kadar çok çalışma
yapılmamıştır. Bu nedenle faylanmanın yaşı konusunda yeterli oranda
veri yoktur. Gölbaşı civarında Erdoğan tarafından yapılan bir çalışmada
Güneydoğu Anadolu bindirmesinin faylanmadan etkilendiğini ve 25 km.
kadar ötelendiğini belirtmiştir. Buda bize en azından DAF’ın Güneydoğu
Anadolu ana bindirmesinden sonra meydana geldiğini göstermektedir.
Faylanmaların yaşı ile ilgili bütün bu veriler fayları oluşturacak
yırtılmaların en azından Orta Miyosen ile Pliyosen arası bir dönemde
yani Türkiye için öngörülen neotektonik dönemde meydana geldiğini
göstermektedir. Kökeninde yukarıda söz edilen yapılarla ilişkili olan
Batı Anadolu grabenlerinin faylarıda yine neotektonik dönemde oluşmuş
kırıklardır.
Bu yapılarla ilgili atımlara gelince Güneydoğu
Anadolu bindirmesinin atımı yaklaşık 20 km. kadardır. Doğrultu atımlı
faylara gelince bunların toplam atımı üzerinde çok değişik görüşler
ileriye sürülmüş durumdadır. 300-400 km’den 15 km’ye kadar değişen
değerler verilmektedir. Pavoni KAF’ın güneyinde kalan Amasya Jurası ile
fayın kuzeyinde kalan Bayburt Jurasını karşılaştırarak KAF’ın 400 km.
civarında bir toplam atımı olduğunu ileri sürmüştür.
Bu
konuda Seymen Amasya-Reşadiye civarında yaptığı gözlemlerde Pontid
Anatolid kenet kuşağının faylanmadan etkilenmiş olup ve KAF ile atılmış
durumdadır. Araştırmacı atımın 85 ± 5 km olduğunu ileri sürmüştür. Bu
arada Tatar Erzincan civarında 50 km kadar bir atım belirlemiş ve bunun
Seymen’in bulguları ile uyuştuğunu belirtmiştir. Tokay KAF’ın 60-80 km
kadar bir toplam atım sunduğunu ileri sürmüştür. Bergounan (1975)
Erzincan civarında 100-120 km kadar bir atımdan söz etmiştir. Barka ise
Havza-Ladik civarında 25 ± 5 km’lik bir atım bulmuştur. KAF’ın atımı
üzerinde genel olarak kabul gören bir görüş fayın doğu kesimlerdeki
atımın batı kesimine göre daha fazla olduğudur.
DAF’ın toplam
atımı üzerinde daha az sayıda kaynak bilgi mevcuttur. Üç lokasyonda
verilen değerler şu şekildedir: Göynük civarında 22 km, Gölbaşı
civarında 20 km, Pötürge civarında Fırat nehrinin fay zonundaki sol
yanal atımda 15 km dolayında olduğu belirtilmektedir.
Yard. Doç. Dr. Mehmet TURAN
Fırat Üniversitesi Jeoloji Bölümünde

Etiketler:
Bilimler
Jeoloji
Türkiyede ki Neotektonik Yapıların Karakteristikleri
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler. Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz. |