|
GenBilim Editor
|
|
Pazartesi, 17 Aralık 2007 |
Okunma: 614 kez
Türkiye’de Neotektonik Orta Miyosenden itibaren başlamaktadır. Bundan önceki kısım ise Paleotektoniktir.
Neotektonik: Miyosen sonrası yaşlı tektoniğe bu ad verilir. Bu dönemdeki yapılara ise Neotektonik Yapılar adı verilir.
Paleotektonik: Miyosen öncesindeki tektonik faaliyete denir. Bu dönemde meydana gelen yapılara ise Paleotektonik Yapılar adı verilir.
Tektonik: Genel bir ifadedir. Yerkabuğunu etkileyen gerilmelerin tesiriyle meydana gelen olaylardır.
Jeotektonik: Dünyanın bölgesel yada kıtasal büyüklükteki yapılarının hareketlerinden bahseden jeoloji dalıdır.
Türkiye’de oluşmuş volkanizmalardan doğudakiler K-G yönlü sıkışmalar
sonucu gerilme çatlaklarından meydana gelmiştir. Batıdaki volkanizma
ise graben sistemine bağlı olarak gelişmiş volkanizmadır. Bu
volkanizmalardan doğudakiler perlit yataklarını, batıdakiler ise bor cevherlerini oluşturmuşlardır.
Türkiye’deki Neotektonik Yapıları şöyle sıralayabiliriz:
1. GD. Anadolu Bindirmesi (çift bindirme)
2. Doğu Anadolu Fayı
3. Kuzey Anadolu Fayı
4. KD. Anadolu Fayı
5. Batı Anadolu Grabenleri
6. GD. Anadolu Kıvrımları
7. Ecemiş Çukuru Fayı (Eosen yaşlı)
8. Tuz Gölü Fayı
9. Isparta büklümü
10. Doğu Anadolu’da ki Doğrultu Atımlı Fayı (Kağızman, Tutak, Çaldıran, Süphan, Malazgirt)
11. Doğu ve Orta Anadolu’da ki Dağ Arası Havzalar
12. Pull-Apart Havzalar
13. Doğu ve GD. Anadolu’da ki Açılma Çatlakları
Ege’deki graben sisteminin K-G çekme kuvvetleri sonucu olduğunu bazı
yazarlar öne sürmektedirler (E. Kasapoğlu). Türkiye’de ki neotektoniğin
gelişiminde.
1. Afrika-Anadolu çarpışması ve Afrika’nın kuzeye ilerlemesiyle Doğu Anadolu’da meydana gelen sıkışma,
2. Günümüzdeki Akdeniz’de dalma-batma sonucu oluşan Ege graben sisteminin oluşumu
etkili olmaktadır.
Türkiye’de ki neotektonik yapıların en önemlileri ve en baskınları
doğrultu atımlı faylardır. Tüm Anadolu sathına yayılmışlardır. Ancak
Ege Bölgesi hariç. Bu bölgede doğrultu atımlı faylar az, ancak gravite
fayları oldukça fazladır. Anadolu’da ki yapılar genellikle kırıklı
yapılardır. Ancak GD. Anadolu’nun kıvrım kuşağı kıvrımlı yapılar
yönünden önemlidir.
KUZEY ANADOLU FAYI (KAF)
Saros körfezinden başlayıp, Marmara denizinden geçip, Bolu’ya doğru KD.
‘ya yönelerek Kastamonu güneyinde ki Kargı’ya ulaşmaktadır. Kargı’da
GD.’ ya yön değiştirerek Karlıova’ya kadar uzanmaktadır. Karlıova’nın
10 km. kadar doğusunda eşleniği olan DAF ile kesişmektedir. Bu fay
literatürde Kuzey Anadolu Deprem fayı veya Kuzey Anadolu Transform Fayı
olarak da geçer. Transform faylar özellikle kıta kenarında oluşurlar ve
litosferi boydan boya keserler.
Normalde stres basıncı
doğrultusu dar açı olması gerekir. Fakat burada geniş açı durumundadır.
Bu da ilk oluştuğu zamanlar dar açı ilerledikçe genişlediği şeklinde
yorumlanmaktadır. . Doğrudan plaka arası faylara İntraplaying Faylar denir. Kıta içi faylara da İnterplaying
Faylar denir. Bu ikisi de asıl bildiğimiz transform faylar değildir
.KAF doğrultu atımlı sağ yönlü bir faydır. Fayın sıçrama yaptığı
yelerde önemli çek ayı havzalar oluşmuştur.
GÜNEYDOĞU ANADOLU BİNDİRME KUŞAĞI
Hakkari’den Kahramanmaraş civarına kadar devam eden ve orada DAF ile
kesilen bir bindirme fayıdır. Kesilme yerinde bindirmenin 25 km. lik
bir atımı vardır. Bu bindirme kuşağı aynı zamanda Avrasya ile Gondwana
arasındaki Tetis’in kapanması ile oluşmuş bir kenet kuşağıdır. Bu hat
gerçekten kıt’a-kıt’a çarpışması niteliğindedir. Güney kesim ön ülke
durumunda olup kuzeyde ki kesim ise kuzeyde ki sıradağları meydana
getirir.
KENAR KIVRIMLARI
Genellikle GD.
Anadolu bölgesi kıvrımlar bakımından oldukça yoğun bir şekilde olması
bakımından önemlidir. Bu kıvrımların eksenleri genelde D-B
doğrultuludur. Kıvrımlanma tamamen kuzeyden güneye bindiren orojenik
silsilenin etkisiyle ön ülke kayaçları üzerindeki kayaçların
sıkışmasıyla meydana gelmiştir.
Türkiye’de oluşan ilk
tektonik yapı Orta Miyosen sonunda oluşmuş olan GD. Anadolu
bindirmesidir. Bundan sonra GD. Anadolu kıvrımları meydana gelmiştir.
Kabuğun fayla kalınlaşması sonucu alt kısımda kısmi ergimeler meydana
gelmiş ve kabukta kırılmalar oluşmuştur. Bunun en önemli işareti
Türkiye’de ki volkanik faaliyetler ve kabuk yırtılması (KAF ve DAF)
olaylarıdır. Bu olaylar sıkışma neticesinde meydana gelmiştir. Bu
fayların oluşumu ve blokların hareket kazanması ile parçalanan Anadolu
levhasının doğuya doğuya doğru bir koni biçimde daralan Karlıova’da
birleşen KAF ve DAF ile oluşmuştur. Bu levhanın batıya doğru kayması
ile Batı Anadolu bölgesinde özellikle Üst Miyosen üstü (Mesiniyen)
zamanda D-B yönlü sıkıştırması ile Ege grabenlerinin oluşumu
sağlanmıştır. Bu KAF ve DAF’a göre daha geç bir zamanı temsil eder. Bu
olayın zamanı birtakım jeolojik verilerden tespit edilebilmektedir.
Batı Anadolu’da ki grabenlerin oluşum yaşı Mesiniyendir.
NEOTEKTONİK YAPILARIN OLUŞUMUNA ETKİ EDEN ETKENLER
En büyük etken bir kıtasal çarpışma olayıdır. Tetis okyanusunun Miyosen
ortasında kapanması ve bunun sonucunda kıtasal çarpışmanın olması
neticesinde Türkiye’de ki neotektonik yapılar meydana gelmiştir. Ancak
bu nedenin doğurduğu sonuçlar diğer yapıların oluşmasını sağlamıştır.
Yapılar birbirlerinin sebep ve sonuçları olarak meydana gelmiştir. Ana
sebep bu çarpışmadır.
TÜRKİYE’NİN NEOTEKTONİK BÖLGELERİ
Türkiye doğudan batıya doğru birtakım neotektonik bölgelere
ayrılmaktadır. Bu konuda ki ilk bilgileri Şengör (1980) vermektedir.
Türkiye’yi neotektonik bölgeler açısından 4 bölgeye ayırmaktadır:
1. Doğu Anadolu Sıkışma Provensi
2. Kuzey Türkiye Provensi
3. Orta Anadolu Ova Provensi
4. Batı Anadolu Gerilme Provensi
Bu bölgeler kendine has yapı aileleri ile temsil edilirler. Bunlar
doğrultu atımlı faylar, bindirmeler, kıvrımlar ve grabenler gibi
özellikle kendilerine mahsus özellikleri olan yapılardır. Bu 4
provensten iki tanesi Doğu ve Batı Anadolu’dakiler. Halen tektonik
bakımdan kuvvetle aktif bölgeleri meydana getirirken, Kuzey Anadolu
bölgesi ile Orta Anadolu Ova bölgesi gerek sismik gerekse tektonik
bakımdan az bir aktivite gösterirler. Orta Anadolu Ova bölgesi genç
çökellerle örtülü olduğundan belki de mevcut olan tektonik yapı
aileleri daha derine gömülmüş vaziyettedir. Bu sebeple durum tam olarak
açığa kavuşturulabilmiş değildir. Fakat diğer bölgelerde veriler
oldukça açıktır.

Etiketler:
Bilimler
Jeoloji
Türkiyenin Neotektoniği
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler. Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz. |