Okunma: 2774 kez
Aslında Genbilim üzerinde ki bu ilk yazımda sizlere daha farklı konular paylaşmayı planlıyordum fakat internet’ten takip edebildiğim kadarı ile Kurtlar Vadi’sinin gündemimizde bu denli yer alması yazıyı bu şekle dönüştürmeye itti biraz beni.
Malumunuz büyük bütçelerle çevrildiği söylenen, Türkiye’nin iç dinamikleri ile irintili dokundurmalar yapan ilginç bir film kurtlar vadisi. Özellikle film’de yer alan karekterler sanırım filmi daha da çekici bir hâle getiriyor.Bunlardan çok daha ilginç başka birşey daha var.Tabi ki Türkiye’de ilk kez bir filmin tek sahnesinde 6 kamera kullanıldığından yada film çevrilirken 3000 adet çay ve 252.000 adet küp şeker harcandığından bahsetmeyeceğim.
Gelişmekte olan, Avrupa Birliğine girebilmek için çabalayan çırpınan, bilişim toplumu olma yolunda mevcut genç nüfusunu da göz önünde bulundurursak bunu başarması hiçte zor olmayan bir Türkiye gerçeği ve hemen masanın karşı sandalyesinde oturan, bu gerçeğin bizzat gerçek oyuncuları, hayatlarının koskoca 122 dakikasını göğüslerini gere gere, büyük milliyetçi duygularla bu filmi izleyerek geçiriyorlar.Filmin izlenmesi yada izlenmemesi yazı konusu olmadığı gibi bununla alâkalı çok ayrıntıya girmeyi de lüzumlu bulmuyorum.Bu kısa değerlendirmeden sonra şimdi gelelim Silikon Vadi’sine.
1700’lü yıllarda teknoloji henüz emekleme çabaları içerisindeyken onu, sistematik ve organize edilmiş bilgi olarak tanımlıyorlardı. 21. yüzyıla gelindiğinde toplumlar, davranışlar, inançlar, sosyal yaşamlar değişirken, insanoğlu bilgiyi daha çabuk elde etme ve bunu pratikte en optimum biçimde kullanma çabasında oldu.Bu değişimden büyük payı tabi ki bilgi ekonomisi almalıydı. İşte tüm bu mantıksal süreçler ve fizibilite değerlendirmeleri göz önüne alındı, ekonomik değerlendirmeler yapıldı ve Amerikalı akademisyenlerin bilgi ve Ar-Ge tecrübeleri tek ortak platformda o kutsal bilgi’yi en hızlı biçimde geliştirmek için 1950’li yıllarda Silikon Vadisi ismi ile büyük bir teknopark, A.B.D'nin California eyaletinde bulunan Stanford Üniversitesi öncülüğünde kuruldu.
Bugün itibarı ile 250bin’i aşkın iyi yetişmiş insan gücü; üniversitelerin, araştırma laboratuvarlarının, sanayi kuruluşlarının desteği ile aynı ortam içinde bilim-teknoloji ve Ar-Ge çalışmalarını geliştirdikleri, birbirleri arasında teknoloji transferine imkan tanıyan bir büyük merkeze dönüşmüş durumda. Vadi içerisinde 6000 ileri teknoloji şirketi mevcut, herkes eşit şartlar altında çalışıyor yani mühendis, veya yönetici, işçi veya patron olmanız önemli değil. Silikon Vadisi'nin bir yanında Stanford, diğer yanında da California Üniversitesi var.Stanford Üniversitesi mühendislik bölümü profesörlerinden Frederick Terman'ın, Bill Hewlett ve Dave Packard adlı iki üniversite öğrencisine yol gösterdiği 1933 yılından bu yana Vadi, kişilere, fikirlere ve icatlara para yatırıyor. Terman'ın öğrencileri ilerki yıllarda Silikon Vadi'sinin öncü teknoloji şirketi olan Hewlett-Packard'ı kuracaklardır.
Her yıl binlerce beyin göçünün yaşandığı, bilimsel çalışmalar için ödenek sıkıntısı ve buna benzer birçok problemin elini kolunu sallaya sallaya gezdiği, üniversite mezunlarının işsizlikten ne yapacağını şaşırdığı umutsuz değil fakat biraz karamsar bir tablo karşısında film sahnelerinin ne türden vadiler içinde ne tür gazlama mesajları ile insanları etkilediğini anlamak çokta mümkün değil açıkçası.
Şimdi bu iki vadi arasında ki kısa değerlendirmelerden ve istatistiki karşılaştırmalardan sonra, “Neden Kurtlar vadisi değilde Slikon Vadisi olmayalım?” sorusu geliyor insanın aklına...
Mesut Darendeli

Etiketler:
Genbilim Yazarları
Genbilim Yazarları
Kurtlar Vadisi Değil Silikon Vadisi Olalım
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler. Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz. |