Ara
17
2007
|
Gelgit Olayı |
|
|
|
GenBilim Editor
|
|
Pazartesi, 17 Aralık 2007 |
Okunma: 1299 kez
Gelgit olayı, Manş Denizi'nin ve Atlas Okyanusu'nun sığ kıyılarında kolayca gözlenebilir: deniz, kıyı yönünde ilerler, kumsalı örterek bir süre öyle durur, sonra açıklara doğru çekilerek daha önce kaplamış olduğu yüzeyi yeniden açıkta bırakır. Kabarma ile alçalma arasındaki yüzey farkına yükselme denir.
Bu hareket okyanusların çoğunda, 24 saatte iki defa (yarım günlük
gelgit) tekrarlanır; buna karşılık yeryüzünün birçok bölgesinde ancak
bir defa (günlük gelgit) olur. Yılın bazı mevsimlerinde, kıyının
belirli noktalarında, çok genişlik kazanır: Mont-Saint-Michel
Körfezi'nde 15 metre, Kanada'da, Fundy Körfezi'nde 19 metre.
Gökcisimlerinin Etkisi
Bu olay hakkında ilk yeterli açıklama, ancak XVIII. yy.da ve İngiliz
bilgini Isaac Newton tarafından yapılabilmiştir. Bu bilginin
çalışmalarına göre gelgitin aslı, gökcisimlerinin çekim gücüdür ve
gökcismi ne kadar büyük ve Dünya'ya ne kadar yakın olursa, çekim gücü
de o kadar güçlü olur.
Gezegenlerle Güneş'in etkisi önemsiz
olmamakla birlikte bu konuda başlıca rol, yakınlığı dolayısıyla,
Ay'dadır. Böylece, gelgit vaktinde her gün görülen 50 dakikalık
sapmanın nedeni de anlaşılır; çünkü Ay, Dünya'ya göre her 24 saat 50
dakikada bir aynı duruma gelir. Ay ve Güneş'in çekim etkisi birbirine
eklendiği zaman büyük gelgitler, bu iki etki birbirine karşıt olduğu
zaman ise küçük gelgitler oluşur.
Gelgit olayının meydana
gelmesi için, deniz yüzeyinin yeterince büyük olması gerekir, yoksa
çekim gücü önemsiz kalır: sözgelimi Akdeniz'de suların hareketi ancak
yirmi-otuz santimetre içerisinde kalır. Ayrıca, kıyı çizgileri de
gelgitlerin genişliğini etkiler: körfezlerde ve haliçlerde gelgitler
daha belirli olur.
Ancak, Newton'un yorumu da tamamen yeterli
sayılmaz. Özellikle Büyük Okyanus ve Hint Okyanusu'nun bazı
kıyılarında, günlük gelgitlerde niçin suların 24 saatte ancak bir defa
kabarıp bir defa alçaldığını açıklayamaz. Bazı yerlerde gelgit
yüksekliği bir metreyi aşar, oysa bütün gökcisimlerinin gücü birleşse
bile, bir metreyi aşkın bir gelgit meydana getirememesi gerekir.
Aslında, gelgit olayı «seselim» cinsinden çok karmaşık bir olaydır:
gökcisimleri, art arda düzgün itimlerin, bir salıncağı gittikçe daha
yukarılara çıkardığı gibi, ardışık bir çekim gücüyle bunu sağlar.
İnsan ve Gelgitler
XIX. yy. sonunda İngiliz bilgini lord Kelvin ile Fransız bilgini Henri
Poincare, gelgitleri önceden bilmeye yarayan ve denizciler için çok
faydalı cetvellerin hazırlanmasına olanak sağlayan hesaplar yaptılar.
Bugün, hemen her büyük ülkede, kıyıların önemli her noktasındaki yerel
genlik katsayılarım ve başlıca dalgaların her birine uygulanacak
devirlerini deneysel olarak bulan bir hidrografya servisi vardır. Yılın
her günü için, bu noktalardaki gelgit tahminleri yapılır ve lord
Kelvin'in gelgit tahmin aletiyle hesaplar tamamlanır.
Gerçekten de gelgit, gemiciler için büyük kolaylıklar sağlar, çünkü
gemilerin sığ haliçlere ve limanlara girmesini ve çıkmasını
kolaylaştırır. Ama çoğu zaman, sular alçaldığında gemiler oturmasın
diye tesviye havuzları yapmak gerekir.
Gelgit hareketleri,
küçümsenmeyecek bir enerji kaynağıdır («mavi» kömür). Ortaçağ'da bile
gelgit değirmenleri vardı. Haliçlere yapılacak hidrolik santrallar,
elektrik üretecek türbinleri çalıştırmak üzere suyun gücünden
yararlanarak bu enerjiyi kullanabilir. Ama böyle santrallar yapmakta
henüz tereddüt var, çünkü bunlar çok pahalıdır. Bugün için dünyadaki bu
tip tek santral, Bretagne'da bulunan Rance gelgit elektrik fabrikasıdır.

Bir gelgit olayında, sular kabardığı sırada kıyının görünüşü: Atlas Okyanusu kıyısında (Vendee) Saint-Jean-de-Mont kumsalı.
 
Gelgit olaylarının şeması. Büyük gelgitlerde (solda), Ay ile Güneş'in
çekim güçleri birbirine eklenir. Küçük gelgitlerde (ortada), bu iki
etki birbirine ters düşer. Deniz çekilince kumsallarda belirgin dalga
izleri kalır (sağda).
Kıyılarda Yaşam
Gelgit alanındaki hayvanlar ve bitkiler, hayatta kalabilmek için bazı
özel nitelikler taşımak zorundadır. Günde iki kere su dışında ve
güneşte kaldıkları için bu canlılar kurumaya karşı dirençli olmalı ve
büyük sıcaklık farklarına dayanabilmelidir. Tatlı sudan (çünkü sular
çekildiğinde yağmur yağabilir) etkilenmemeleri ve nihayet dalgaların
yıkıcı gücüne karşı da dirençli olmaları gerekir.

Etiketler:
Bilimler
Jeoloji
Gelgit Olayı
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler. Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz. |
|
GenBilim Editor Yazar Hakkında:"Bir şey üreten ve olayları olduran küçük bir seçkin grup, Olup biteni seyreden oldukça büyük ikinci grup, Nelerin olup bittiğini bilmeyen muazzam kalabalık."
Nicholas Murray
 Yazar Şuan Çevirim Dışı
Yazara E-Posta Atin
RSS Kategorileri
Lütfen listeden bir RSS kategorisi seçiniz.
Makale İşlemleri
|
|
Sadece kayıtlı üyeler bu bölümü kullanabilir!
|
|