Ara
17
2007
|
Akarsular |
|
|
|
GenBilim Editor
|
|
Pazartesi, 17 Aralık 2007 |
Okunma: 1711 kez
Kar buzul ve kaynak sularıyla beslenen ve eğime bağlı olarak doğal bir oluk (vadi) içerisinde sürekli veya süreksiz akan sulara Akarsu denir.Yeryüzünün şekillenmesinde en etkili dış kuvvettir.
Eğer bir akarsu havzasından topladığı suyu denize ulaştırabiliyorsa böyle akarsu havzalarına Açık Havza denir.
( www.genbilim.com )
Eğer denizle bağlantısı olmayan
göl v.b. gibi çukur alanlara suyunu boşaltıyorsa Bu havzalarada Kapalı
Havza denir. Tuz Gölü, Van Gölü ve Göller Yöresi ülkemizin en büyük ve
göze çarpan kapalı havzalarıdır.
İki akarsuyu birbirinden ayıran
ve genellikle dağ doruklarından geçen hatta Su Bölümü Çizgisi denir.
Akarsıların kollarıyla birlikye oluşturduğu su ağına Akarsu Ağı denir.
Bunlar bazı yeryüzü özelliklerine göre çeşitlilik gösterirler. (Örnek)
Debi: Akarsuyun herhangi bir kesitinden 1 sn'de akan su miktarıdır.
Bir akarsuyun debisi ;
• Yağış miktarı
• Arazi yapısı (Zemin Özelliği)
• Buharlaşma oranı
• Kaynakların durumu ve büyüklüğü
• Bitki örtüsü
• Eğim gibi faktörlere bağlı olarak artar veyaz azalır.
Akarsu
Rejimi (Akım Düzeni): Akarsuyun debisinin yıl içerisinde gösterdiği
değişikliklerdir.Yıl içinde debisinde fazla değişiklik olmayan
akarsular Düzenli Rejime, aylara ve mevsimlere göre debisi belirgin
olarak değişen akarsular ise Düzensiz Rejime sahiptir. Amazon, Kongo ve
Nil Nehirlerinin rejimleri düzenlidir. Ganj, Volga ise düzensiz rejimli
akarsulardandır.
Akarsu rejimleri;
• Yerşekilleri
• İklim (Yağış, Sıcaklık v.b.)
• Bitki Örtüsü
• Jeolojik Yapı (Litolojik Yapı)
• Yükselti
• Beşeri Faktörler tarafından etkilenir.
Türkiye Akarsuları
a)
Yağmur Suyu ile Beslenen Akarsular: Akdeniz ve Karadeniz akarsuları
böyledir. Az yağışlı aylarda suları çeklidiği için rejimleri
düzensizdir.
b) Kar ve Buz Suları ile Beslenen Akarsular: Yüksek
alanlardan inen akarsılar buralardaki buzullarla beslenirler. Maksimum
akımları karların eridiği ilkbahar ve yaz aylarıdır. Doğu Anadolu, Doğu
Karadeniz ile Torosların yüksek kesimlerinde bu tür akarsulara
rastlanır.
c) Kaynak Suları ile Beslenen Akarsular: Başta Akeniz
bölgesi olmak üzere ülkemizin heryerinde görülür. Kaynaktan beslendiği
için debisi yıl içinde çok az değişir.
d) Göl Suları ile Beslenen
Akarsular: Göllerin fazla suyunu boşaltan göl ayağı (gideğen) da
denilen akarsulardır. Bunlarında debileri fazla değişmez. Kovada Çayı,
Çarşamba Suyu gibi.
c) Karma Rejimli Akarsular: Uzunluğu fazla olan
dolayısıyla beslenme sahaları geniş akarsulardır. Debileri yıl içinde
inişli çıkışlıdır. Fırat, Dicle, Seyhan, Ceyhan, Kızılırmak ve
Yeşilırmak gibi.
Akarsularda Aşındırma
Yeryüzündeki karaların %71
inde etkili olan akarsular aktıkları yatağı kimyasal yada fiziksel
yolla aşındırarak taşıma ve biriktirme yoluyla şekillendirme yaparlar.
Akarsu Aşındırmasında;
• Akış Hızı
• Eğim
• Su Miktarı (Debi)
• Yük Miktarı • Yatağın Genişliği
• Jeolojik Yapı
• Bitki Örtüsü etkili olur.
Akarsu aşındırması 3 şekilde olur.
• Derine Aşındırma: Akarsuyun yatağını düşey doğrultuda aşındırarak deniz seviyesine indirme faaliyetidir.
• Yana Aşındırma: Özellikle eğimin azaldığı yerlerde salınımlar yapan akarsuyun yanlarını aşındırmasıdır.
•
Geriye Aşındırma: Akarsuyun ağız kısmından itibaren zamanla yatağını
feriye doğru kazarak yaptığı aşındırmadır. Bu aşındırmanın son şekli
Denge Profilidir.
Ülkemiz jeolojik olarak genç kütlelere sahip
olduğu içinakarsuları henüz denge profiline ulaşmamıştır. Bu yüzden
aşındırmaları ve akışlar hızlıdır. Ayrıca ulaşıma elverişsiz ancak
baraj yapımına (Enerji Üretimi) uygun akarsulardır.Avrupa gibi eski
karaların akarsuları ise denge profiline ulaşmış akarsulardır. Bu
akarsularda kıyıdan iç kesimlere kadar nehirden ulaşım sağlanabilir
çünkü eğim iyice azaldığından akımları yavaştır.
AKARSU AŞINDIRMA ŞEKİLLERİ
1- Vadi: Akarsuların içinde aktıkları ve aşındırarak şekillendirdikleri doğal oluklardır.Değişik tipleri vardır.
a)
Boğaz Vadi: Sert dağ kütlelerini yarmasıyla oluşan dik yamaçlı derin
ancak dar vadilerdir.Gülek ve Geyve Boğazları gibi. (Örnek)
b)
Kanyon Vadi: Özellikle kalkerli arazide görülen ve farklı tabakaların
farklı aşınım özellkileri göstermesi sonucu oluşan yamaçları dik ve
girintili çıkıntılı olan derin vadilerdir. Ülkemizde Göksu, Lamaz
vadileri, Amerikada Kolorado (Grand) Kanyon v.s. (Örnek)
c) Çentik
(Kertik) Vadi: Özellikle fazla eğimli sahalarda akarsuyun daha çok
derine aşındırma yapmasıyla ortaya çıkan V şekilli vadi tipidir.
Ülkemizde en çok görülen vadi tipidir.
d) Yatık Yamaçlı Vadi: Eğimin
azaldığı ve akarsuyun yanlara aşındırmasının fazlalaştığı farklı
yükseklikteki yamaçlara sahip tabanı daha geniş vadi tipidir. (Örnek)
e)
Tabanlı Vadi: Akarsu eğiminin iyice azaldığı yerlerde aşındırmanın
tamamen yanlara doğru olması sonucu oluşur. Vadi yamacı iyice
belirsizleşir. Akarsı biriktirdiği alüvyonların ortasında büklümler
çizerek akmaya başlar.Ege bölgesi akarsılarında bu vadi tipi görülür.
2-
Menderes (Büklüm): Akarsuların eğimin azaldığı yerlerde salınarak
akması sonucu akarsu kıvrımlar yapmaya başlamasıyla oluşur. Mendersler
yapan akarsu sık sık yatak değiştirir bu değişme sonucu kenarlarda
kalan parçalarına Kopuk Menderes denir. Mendersler hem aşındırma hem de
biriktirme şekilleridir.
Menderesler oluşturan bir akarsuyun;
• Eğimi ve Hızı azalmıştır
• Boyu uzamıştır
• Aşındırma gücü azalmıştır
• Biriktirme yapmaya başlamıştır
• Enerji potansiyeli ve Taşıma Gücü azalmıştır
3-
Dev Kazanı: Akarsuyun yatağındaki faklı dirençteki tabakaların
aşınmasıyla ortaya çıkan basamaklı yapılardan akan kısımlarına Çağlayan
denir. Bu basamak çok yüksekse Şelale yada Çavlan adını alır. Manavgat,
Düden ve Gürlevik Şelaleleri ülkemizdeki bazı örneklerdir.
Çağlayanların sularının düştüğü yeri oymasıyla oluşan şekle Dev Kazanı
denir.
4- Peribacaları: Volkanik arazilerde sel sularının arazideki
gevşek malzemeyi aşındırırken buradaki sert blok taşların kendilerini
ve yakın çevresini aşınıma karşı korumasıyla ortaya çıkan külaha benzer
şekillerdir. Niğde. Nevşehir çevresinde görülür.
5- Kırgıbayır
(Badlands): Özellikle yarı kurak iklim alanlarında şiddetli yağışların
bitki örtüsünden yoksun arazileri çok fazla aşındırmasıyla oluşan
girintili çıkıntılı yer şeklidir. İç ve Güneydoğu Anadoluda oldukça
yaygındır.
6- Platolar: Akarsularca parçalanmış geniş yeryüzü
düzlükleridir. Ülkemizin arazisinin çoğunu platolar kaplar.
Erzurum-Kars, Haymana, Cihanbeyli, Bozok platoları v.s.bunlardan
bazılarıdır.
7- Peneplen (Yontukdüz): Akarsı aşındırmasının ulaştığı
son şekildir. Bu arazilerde artık belirli bir yükselti yoktur ve arazi
deniz seviyesine inmiş hafif dalgalı düzlüklerden ibarettir.
AKARSU BİRİKTİRME ŞEKİLLERİ
1-
Birikinti Konisi (Yelpazesi): Dağ yamaçlarından düzlüğe inen
akarsularun eğimin aniden azalmasıyla dağın etek kısmında taşıdığı
malzemeyi bırakmasıyla oluşan şekillerdir. (Örnek)
2- Dağ Eteği
Ovası: Dağ eteklerinde oluşan birikinti konilerinin birleşmesiyle
ortaya çıkan uzun ve dalgalı düzlüklerdir. Bursa ovası bu şekilde
oluşmuştur.
3- Dağ İçi Ovaları: Dağlık alanlarda akarsuların eğimin
azaldığı yerlerde oluşturdukları ovalardır. Bu ovalar kendisine yakın
birikinti konileriyle birleşerek genişleyebilirler. Muş ve Erzincan
ovaları gibi.
4- Taban Seviyesi Ovası: Akarsuların denize
yaklaştıkları yerlerde eğimin azalmasına bağlı olarak biriktirme
yapmalarıyla oluşurlar. Deltadan farkı, kara içinde oluşmalrıdır.
Adapazarı, B. ve K. Menderes Ovaları böyledir.
5- Delta Ovası:
Akarsuların denize döküldükleri yerlerde getirdikleri malzemeyi yığarak
oluşturdukları kabaca üçgene benzer ovalardır. Bafra, Çarşamba...v.s.
Delta Ovalarının oluşabilmesi için;
• Kıyının sığ olması (Şelf alanının dar olması)
• Akarsuyun bol alüvyon taşıması,
• Kıyıda Gel-Git ve kuvvetli akıntı olmaması gerekir.
6-
Seki (Taraça): Alüvyal tabanlı vadilerde yeniden canlanan akarsuyun
oluşturduğu dolguyu tekrar kazmasıyla oluşan basamaklı şekillerdir.
Sekiler hem aşındırma hemde biriktirme şekilleridir.
7- Kum Adaları:
Akarsuların eğimin azaldığı yerlerde yatağının genişlemesi ve
derinliğinin azalması na bağlı olarak taşıdığı malzemeyi yatak
ortasında küçük adacıklar şeklinde biriktirmesiyle oluşurlar.
D- AKARSULAR
Kar
buzul ve kaynak sularıyla beslenen ve eğime bağlı olarak doğal bir oluk
(vadi) içerisinde sürekli veya süreksiz akan sulara Akarsu
denir.Yeryüzünün şekillenmesinde en etkili dış kuvvettir.
Eğer bir
akarsu havzasından topladığı suyu denize ulaştırabiliyorsa böyle akarsu
havzalarına Açık Havza denir. Eğer denizle bağlantısı olmayan göl v.b.
gibi çukur alanlara suyunu boşaltıyorsa Bu havzalarada Kapalı Havza
denir. Tuz Gölü, Van Gölü ve Göller Yöresi ülkemizin en büyük ve göze
çarpan kapalı havzalarıdır.
İki akarsuyu birbirinden ayıran ve
genellikle dağ doruklarından geçen hatta Su Bölümü Çizgisi denir.
Akarsıların kollarıyla birlikye oluşturduğu su ağına Akarsu Ağı denir.
Bunlar bazı yeryüzü özelliklerine göre çeşitlilik gösterirler. (Örnek)
Debi: Akarsuyun herhangi bir kesitinden 1 sn'de akan su miktarıdır.
Bir akarsuyun debisi ;
• Yağış miktarı
• Arazi yapısı (Zemin Özelliği)
• Buharlaşma oranı
• Kaynakların durumu ve büyüklüğü
• Bitki örtüsü
• Eğim gibi faktörlere bağlı olarak artar veyaz azalır.
Akarsu
Rejimi (Akım Düzeni): Akarsuyun debisinin yıl içerisinde gösterdiği
değişikliklerdir.Yıl içinde debisinde fazla değişiklik olmayan
akarsular Düzenli Rejime, aylara ve mevsimlere göre debisi belirgin
olarak değişen akarsular ise Düzensiz Rejime sahiptir. Amazon, Kongo ve
Nil Nehirlerinin rejimleri düzenlidir. Ganj, Volga ise düzensiz rejimli
akarsulardandır.
Akarsu rejimleri;
• Yerşekilleri
• İklim (Yağış, Sıcaklık v.b.)
• Bitki Örtüsü
• Jeolojik Yapı (Litolojik Yapı)
• Yükselti
• Beşeri Faktörler tarafından etkilenir.
Türkiye Akarsuları
a)
Yağmur Suyu ile Beslenen Akarsular: Akdeniz ve Karadeniz akarsuları
böyledir. Az yağışlı aylarda suları çeklidiği için rejimleri
düzensizdir.
b) Kar ve Buz Suları ile Beslenen Akarsular: Yüksek
alanlardan inen akarsılar buralardaki buzullarla beslenirler. Maksimum
akımları karların eridiği ilkbahar ve yaz aylarıdır. Doğu Anadolu, Doğu
Karadeniz ile Torosların yüksek kesimlerinde bu tür akarsulara
rastlanır.
c) Kaynak Suları ile Beslenen Akarsular: Başta Akeniz
bölgesi olmak üzere ülkemizin heryerinde görülür. Kaynaktan beslendiği
için debisi yıl içinde çok az değişir.
d) Göl Suları ile Beslenen
Akarsular: Göllerin fazla suyunu boşaltan göl ayağı (gideğen) da
denilen akarsulardır. Bunlarında debileri fazla değişmez. Kovada Çayı,
Çarşamba Suyu gibi.
c) Karma Rejimli Akarsular: Uzunluğu fazla olan
dolayısıyla beslenme sahaları geniş akarsulardır. Debileri yıl içinde
inişli çıkışlıdır. Fırat, Dicle, Seyhan, Ceyhan, Kızılırmak ve
Yeşilırmak gibi.
Akarsularda Aşındırma
Yeryüzündeki karaların %71
inde etkili olan akarsular aktıkları yatağı kimyasal yada fiziksel
yolla aşındırarak taşıma ve biriktirme yoluyla şekillendirme yaparlar.
Akarsu Aşındırmasında;
• Akış Hızı
• Eğim
• Su Miktarı (Debi)
• Yük Miktarı • Yatağın Genişliği
• Jeolojik Yapı
• Bitki Örtüsü etkili olur.
Akarsu aşındırması 3 şekilde olur.
• Derine Aşındırma: Akarsuyun yatağını düşey doğrultuda aşındırarak deniz seviyesine indirme faaliyetidir.
• Yana Aşındırma: Özellikle eğimin azaldığı yerlerde salınımlar yapan akarsuyun yanlarını aşındırmasıdır.
•
Geriye Aşındırma: Akarsuyun ağız kısmından itibaren zamanla yatağını
feriye doğru kazarak yaptığı aşındırmadır. Bu aşındırmanın son şekli
Denge Profilidir.
Ülkemiz jeolojik olarak genç kütlelere sahip
olduğu içinakarsuları henüz denge profiline ulaşmamıştır. Bu yüzden
aşındırmaları ve akışlar hızlıdır. Ayrıca ulaşıma elverişsiz ancak
baraj yapımına (Enerji Üretimi) uygun akarsulardır.Avrupa gibi eski
karaların akarsuları ise denge profiline ulaşmış akarsulardır. Bu
akarsularda kıyıdan iç kesimlere kadar nehirden ulaşım sağlanabilir
çünkü eğim iyice azaldığından akımları yavaştır.
AKARSU AŞINDIRMA ŞEKİLLERİ
1- Vadi: Akarsuların içinde aktıkları ve aşındırarak şekillendirdikleri doğal oluklardır.Değişik tipleri vardır.
a)
Boğaz Vadi: Sert dağ kütlelerini yarmasıyla oluşan dik yamaçlı derin
ancak dar vadilerdir.Gülek ve Geyve Boğazları gibi. (Örnek)
b)
Kanyon Vadi: Özellikle kalkerli arazide görülen ve farklı tabakaların
farklı aşınım özellkileri göstermesi sonucu oluşan yamaçları dik ve
girintili çıkıntılı olan derin vadilerdir. Ülkemizde Göksu, Lamaz
vadileri, Amerikada Kolorado (Grand) Kanyon v.s. (Örnek)
c) Çentik
(Kertik) Vadi: Özellikle fazla eğimli sahalarda akarsuyun daha çok
derine aşındırma yapmasıyla ortaya çıkan V şekilli vadi tipidir.
Ülkemizde en çok görülen vadi tipidir.
d) Yatık Yamaçlı Vadi: Eğimin
azaldığı ve akarsuyun yanlara aşındırmasının fazlalaştığı farklı
yükseklikteki yamaçlara sahip tabanı daha geniş vadi tipidir. (Örnek)
e)
Tabanlı Vadi: Akarsu eğiminin iyice azaldığı yerlerde aşındırmanın
tamamen yanlara doğru olması sonucu oluşur. Vadi yamacı iyice
belirsizleşir. Akarsı biriktirdiği alüvyonların ortasında büklümler
çizerek akmaya başlar.Ege bölgesi akarsılarında bu vadi tipi görülür.
2-
Menderes (Büklüm): Akarsuların eğimin azaldığı yerlerde salınarak
akması sonucu akarsu kıvrımlar yapmaya başlamasıyla oluşur. Mendersler
yapan akarsu sık sık yatak değiştirir bu değişme sonucu kenarlarda
kalan parçalarına Kopuk Menderes denir. Mendersler hem aşındırma hem de
biriktirme şekilleridir.
Menderesler oluşturan bir akarsuyun;
• Eğimi ve Hızı azalmıştır
• Boyu uzamıştır
• Aşındırma gücü azalmıştır
• Biriktirme yapmaya başlamıştır
• Enerji potansiyeli ve Taşıma Gücü azalmıştır
3-
Dev Kazanı: Akarsuyun yatağındaki faklı dirençteki tabakaların
aşınmasıyla ortaya çıkan basamaklı yapılardan akan kısımlarına Çağlayan
denir. Bu basamak çok yüksekse Şelale yada Çavlan adını alır. Manavgat,
Düden ve Gürlevik Şelaleleri ülkemizdeki bazı örneklerdir.
Çağlayanların sularının düştüğü yeri oymasıyla oluşan şekle Dev Kazanı
denir.
4- Peribacaları: Volkanik arazilerde sel sularının arazideki
gevşek malzemeyi aşındırırken buradaki sert blok taşların kendilerini
ve yakın çevresini aşınıma karşı korumasıyla ortaya çıkan külaha benzer
şekillerdir. Niğde. Nevşehir çevresinde görülür.
5- Kırgıbayır
(Badlands): Özellikle yarı kurak iklim alanlarında şiddetli yağışların
bitki örtüsünden yoksun arazileri çok fazla aşındırmasıyla oluşan
girintili çıkıntılı yer şeklidir. İç ve Güneydoğu Anadoluda oldukça
yaygındır.
6- Platolar: Akarsularca parçalanmış geniş yeryüzü
düzlükleridir. Ülkemizin arazisinin çoğunu platolar kaplar.
Erzurum-Kars, Haymana, Cihanbeyli, Bozok platoları v.s.bunlardan
bazılarıdır.
7- Peneplen (Yontukdüz): Akarsı aşındırmasının ulaştığı
son şekildir. Bu arazilerde artık belirli bir yükselti yoktur ve arazi
deniz seviyesine inmiş hafif dalgalı düzlüklerden ibarettir.
AKARSU BİRİKTİRME ŞEKİLLERİ
1-
Birikinti Konisi (Yelpazesi): Dağ yamaçlarından düzlüğe inen
akarsularun eğimin aniden azalmasıyla dağın etek kısmında taşıdığı
malzemeyi bırakmasıyla oluşan şekillerdir. (Örnek)
2- Dağ Eteği
Ovası: Dağ eteklerinde oluşan birikinti konilerinin birleşmesiyle
ortaya çıkan uzun ve dalgalı düzlüklerdir. Bursa ovası bu şekilde
oluşmuştur.
3- Dağ İçi Ovaları: Dağlık alanlarda akarsuların eğimin
azaldığı yerlerde oluşturdukları ovalardır. Bu ovalar kendisine yakın
birikinti konileriyle birleşerek genişleyebilirler. Muş ve Erzincan
ovaları gibi.
4- Taban Seviyesi Ovası: Akarsuların denize
yaklaştıkları yerlerde eğimin azalmasına bağlı olarak biriktirme
yapmalarıyla oluşurlar. Deltadan farkı, kara içinde oluşmalrıdır.
Adapazarı, B. ve K. Menderes Ovaları böyledir.
5- Delta Ovası:
Akarsuların denize döküldükleri yerlerde getirdikleri malzemeyi yığarak
oluşturdukları kabaca üçgene benzer ovalardır. Bafra, Çarşamba...v.s.
Delta Ovalarının oluşabilmesi için;
• Kıyının sığ olması (Şelf alanının dar olması)
• Akarsuyun bol alüvyon taşıması,
• Kıyıda Gel-Git ve kuvvetli akıntı olmaması gerekir.
6-
Seki (Taraça): Alüvyal tabanlı vadilerde yeniden canlanan akarsuyun
oluşturduğu dolguyu tekrar kazmasıyla oluşan basamaklı şekillerdir.
Sekiler hem aşındırma hemde biriktirme şekilleridir.
7- Kum Adaları:
Akarsuların eğimin azaldığı yerlerde yatağının genişlemesi ve
derinliğinin azalması na bağlı olarak taşıdığı malzemeyi yatak
ortasında küçük adacıklar şeklinde biriktirmesiyle oluşurlar.

Etiketler:
Bilimler
Jeoloji
Akarsular
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler. Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz. |
|
GenBilim Editor Yazar Hakkında:"Bir şey üreten ve olayları olduran küçük bir seçkin grup, Olup biteni seyreden oldukça büyük ikinci grup, Nelerin olup bittiğini bilmeyen muazzam kalabalık."
Nicholas Murray
 Yazar Şuan Çevirim Dışı
Yazara E-Posta Atin
RSS Kategorileri
Lütfen listeden bir RSS kategorisi seçiniz.
Makale İşlemleri
|
|
Sadece kayıtlı üyeler bu bölümü kullanabilir!
|
|