Ara
17
2007
|
Toprak Ekolojisi |
|
|
|
GenBilim Editor
|
|
Pazartesi, 17 Aralık 2007 |
Okunma: 465 kez
Fiziksel Değişim: Sıcaklık ve ışıma kayadaki kristallerin titreşimine yol açar ve bu moleküler hareket mikro çatlaklara yol açar. Geceleri ise soğuyarak büzüşen kayalarda bu çatlaklar gelişir, gaz ve su hareketlerininde etkisiyle çözünen tuzlar kayadan uzaklaşır. Nem kayaya yapışır ve kristalleri çözer.
Liken asitleri ise kayaya biyolojik olarak zarar
verir ve bu çatlaklar binlerce yıl sonra bölünür ve bu aşınmalarla
toprak oluşur.
Organik maddelerin ayrışması ve moleküllerle
birleşmesiyle oluşan toprakta önce toprak faunası oluşuyor. Bu canlılar
zamklı bir ürün oluşturuyor ve bu zamklı toprak kümesi oksijen
alışverişi ve bio-kimyasal değişimler sonucunda bitkilerin oluşumu
gerçekleşiyor. Ağaçlar ayakta kalabilmek için odunsu bir yapı
geliştiriyorlar. Lignin denen bu yapı çok sıkı bir dokudur. Diğer otlar
ise selülit gibi mikroorganizmalar tarafından kolayca ayrıştırılabilen
bir doku geliştiriyor.
Ayrıştırılan selülit humusu meydana
getiriyor. Ligninin mikroorganizmalar tarafından ayrıştırılıp humus
haline gelmesi çok zordur. Yosun ağacı ayrıştıran başlıca maddedir.
Gövdeyi kaplayan yosun ağacın dokularının toprağa karışmasını sağlıyor.
Bir sistemde asitler çözüm olayını arttırır. Yağışın ve ana materyalin
uygun olduğu yerlerde hızlı ayrışma vardır. Suyun altındaki toprağın
ayrışması ise çok yavaştır. Çünkü oksijen serbest olmadığından
oksidasyon yavaştır ve yavaş geliştiği için organik madde çoktur.
Yüksek yağış alan bölgelerde yaprağını döken ormanlar ve kahverengi
orman toprağı vardır. Bu toprak daha çabuk ayrışır ve organik madde
bakımından çok zengindir. Orta yağış alan bölgelerde iğne yapraklı
ağaçlar ve Podzol topraklar vardır. Daha zor ayrışır ve sistemde
birikir.
Tropik yağış alan bölgelerin toprağı ise laterittir ve
organik maddeler sayesinde ayrışma çok hızlıdır. Step çayırlarının
altında ise çernozyom topraklar vardır ve yüksek humus barındıran bu
topraklarda erken kış bastırınca reaksiyon tamamlanmadan duruyor ve
organik madde kalıyor. Bu yüzden humus bakımından zengin.
Toprak oluşumunda 5 aşama vardır:
Topografya-İklim-Vejetasyon-Biyolojik oluşum-Zaman. İklimin yönettiği
su birçok reaksiyonu hızlandırır. Kaba bir hesaplama yapacak olursak1cm
toprak için 150-350 yıl gereklidir. Tarım için en az 60 cm toprak
gereklidir. En uygun şartlar altında tarım toprağı 20.000 yılda oluşur.
Toprak oluşumundaki bu 5 aşama sırasında kayaçlar değişime uğruyor,
bunların ufalanması, taşınması sırasında köksüz bitkilerin (bireyofit)
yaşayarak veya ölerek organik madde oluşumunu hızlandırmasıyla hayat
başlıyor.
Toprağı oluşturan mineraller birbirine bağlanırken bir
boşluklar sistemi oluşturur. Toprağın %25'i boşluktur. Bu boşluklara
Por denir. Bu porlar toprakta yaşayan canlı türlerini ve onların
büyüklüklerini kontrol eder.
Toprak çözeltisi besin elementlerini
taşıyan yarayışlı su çözeltisidir. Su toprağa girdikten sonra toprak
çözeltisi olur ve 4 tür su düzeyi vardır.
-0.3 atm Gravitasyonal su: Yerçekimine karşı koyamayan, toprağı hemen terkeden fakat faydalı bir sudur.
-15 atm Kapillar Su: Toprağın boşluklar sisteminde tutulan organizmalar için yaşamsal olan yarayışlı sudur.
-150 atm Ozmotik su: Kil ve humus partiküllerinin etrafını saran az yarayışlı ve yarayışsızdır.
-150 atm Higroskopik su: Moleküler düzeydedir. Bu suyu ayrıştırmak için
150 atm'den fazla basınç uygulanmalıdır. Bu da Venüs'tekinden
fazladır.Bitkiler sulak alanda olmasına rağmen bu basınçla suyu
çekemezler ve kururlar.
Toprak Havası:
Toprakta %20'si oksijen, %0.25'i karbondioksit vardır. Topraktaki
karbondioksitin 1/3 'ünü bitki kökleri, 2/3 'ünü mikroorganizmalar
oluşturur. Oksijenin ve suyun artmasıyla karbondioksit artar,
mikroorganizmalar azalı ve böylece oksijensiz ortamlar oluşur,
bataklıklar gibi. Bataklıklarda karbondioksit yerine metan, sulfat
yerine sülfürik asit vardır. Oksijensiz koşullar bitki ve
mikroorganizmalar tarafından faydalı değildir.
Mikroorganizmalar: bakteri, aktinomisit, mantar, saçak kök, ana kök..
Anorganik bileşenler: Kum, Silt, Kil..
Mikrobiyal Aktiviteyi Yönlendiren olaylar
Fiziksel: Sıcaklık- Ozmotik basınç- Yüzey tansiyonu- Viskovizite- Radyasyon- absorbsiyon
Kimyasal: Su aktivitesi- pH- Organik Madde- Toprak Havası- Gelişimi yönlendiren maddeler- Redoks potansiyeli.
Toprak Ekosistemi:
Farklı unsurlardaki organizmaların ve onları taşıyan sistemin meydana
getirdiği unsura ekosistem denir. Ekosistemin ögeleri: Canlı (Biyotik):
Üreticiler- Tüketiciler- Ayrıştırıcılar.
Cansız (Abiyotik):
Anorganik madde- Organik madde. Ekosistemlerin görevi populasyonun
kontroludur. Eger türler ekosistemde bütünlük gösteriyorsa populasyon
değişmez. Ekosistem madde döngüsünü sağlar enerji akışını sağlar.
İnsanlar ekosisteme en az bağlı canlılardır. Ekosistemin gücü tür
çeşitliliğine bağlıdır. Sağlıklı bir ekosistem tür çeşitliliği
sayesinde ayakta kalır. tekdüze bir ekosistem, buğday tarlası gibi tek
bir zararlıyla ölebilir.
Mikroorganizmalar işe yaramayan
maddeleri ayrıştırarak işe yarar hale getirir. Lignini ancak mantarlar
ayrıştırabilir. Atmosferdeki azotu az gelişmiş canlılar kullanamaz.
Mikroorganizmalar bu görevi yapar. Bu bitkiler azotu kullanabilmek için
mikroorganizmaların bünyesinde yaşamasına izin verir.
Toprağın
fiziksel çevre koşullarını; toprağın suyu, havası, mineral madde,
organik madde, ısı, ışık, yağış, nem, hava/su hareketi belirler.
Ekosistemin populasyonu kontrol etme, enerji döngüsünü sağlama ve madde
döngüsünü sağlama gibi 3 ana görevine en uymayan canlı insandır.
Populasyon denetimine işşizlik, açlik, göç, salgın hastalık
unsurlarıyla; enerji döngüsüne suyu, toprağı ve havayı sorumsuzca
kullanarak; Madde döngüsünede sürekli kimyasal ve suni atıklar üreterek
uymuyor.
Ekosistemin yapısı ve toprak organizmaları:
Mikrobiata: alg, Protozoa, Mantar, Bakteri
Mezobiota: Daha büyük canlılar
Makrobiota: Solucan, yumuşakçalar
Magafauna: Omurgalılar.
Solucanlar, kimyasal ve fosfor yönünden, biyolojik yönden bitki ve
toprağın verimiiçin son derece faydalıdır. Solucanlar suni olarak
verilen fosfattan daha çok fosfat üretir. Toprak canlıları ayrışmamış
üst yüzeydeki ortamda ve alttaki gözenekli katmanda bulunur. Solucanlar
protein salgılar ve dışkıları çok besleyicidir. Açtığı yolda bitki
kökleri ilerliyebilir. Midesinde de zararlıları steril eder.
Mikroorganizmaların 2 görevi vardır. İlki her türlü maddeyi
ayrıştırarak (mineralizasyon) doğa döngüsünü sağlamak diğeri ise
nitrifikasyon ve iyonizasyon vb. işlemleri yapmak. Azot güçlü bir
bileşiktir ve kolay kolay kimyasal reaksiyona girmez. Bunlar
mikroorganizmalar tarafından yarayışlı bileşiklere döndürüyor.
Torprağın dengesi bozulduğunda bundan ilk mikroorganizmalar etkilenir.
Toprak Sınıfları
1.sınıf: Kullanımı sınırlayan 1-2 faktöre sahip çok kaliteli tarım topraklarıdır. Türkiye'nin % 5.6'sı 1. sınıf topraklardır.
2.sınıf: Bitki yetiştirme seçimini azaltan ve orta derecede koruma gerektiren kıymetli tarım topraklarıdır.
3.sınıf: Bitki tercihlerinin iyi seçilmesi ve koruma tedbirlerinin alınması gereken tarım topraklarıdır.
4.sınıf: Erozyon tehlikesi altındaki, incelmiş ve özel bitkilerin özel yöntemlerle tarım yapılan topraklardır.
Türkiye'deki tarım topraklarının çoğu bu topraklardır.
5.sınıf: Erozyon tehlikesi olmayan, orman ve otlak olarak kullanılması uygun olan topraklardır.
6.sınıf: Otlak ve ormana uygun fakat tarıma uygun olmayan orman ve mera olarak kullanılması şart olan topraklardır.
7.sınıf: Orman ve otlak olması bile zor , tepeler, sarp alanlar, ve genelde erozyona meyilli topraklardır.
8.sınıf: Dağ sistemleridir. Alpin zone, çayır veya orman değildir. Doğal yaşam ve reaksiyon alanlarıdır.
Türkiye'de orman ve otlak olması gereken 6 milyon hektar alanda tarım yapılıyor. Yani 1/5'inde.
3.8 milyar yıl önce, aşılım kayaları güneş tarafından parçalandı. Bu
hızlı aşınım hareketleri sonucu parçalar ve tozlar sular yoluyla
denizlere aktı. Bu akan parçalar tuz ve sedimintlerle birleşip denizin
dibine çöktü.
Yer haraketleri sonucunda denizlerin çekilip
dağların oluşmasıyla bu sedmentler yeryüzüne çıktı böylece ilk toprak
oluşumu başladı. İşte yüksek dağlarda deniz kabuklarına rastlanmasının
sebebide budur. Toprak ana materyali birçok değişik materyalin
milyonlarca yıl içinde birleşmesiyle oluşuyor.
Toprağın temel bileşenlerini
incelediğimizde %45'ini Mineraller, %5'ini organik (Humus) maddeler,
%25'ini toprak atmosferi, %25'ini toprak çözeltisi oluşturmaktadır.
Organik maddelerin %10'unu bitkiler, %85'ini ölü organik maddeler.
%5'ini ise edafon oluşturmaktadır. Edafon toprağı toprak yapan çok
önemli bir maddedir. Edafonun %40'ı mantarlar, %40'ı bakteri ve
aktinomisitler, %5'ini yer solucanları, %5'ini makro
fauna, %3'ünü mezo fauna oluşturmaktadır.
Erozyon Sınıflandırması
1.Erozyona uğramamış en fazla %2'lik meyile sahip topraklar
2. Orta derecede erozyona uğramış en fazla %6 eğime sahip topraklar
3. Şiddetli erozyona uğramış en fazla %12 Eğime sahip topraklar
4. Sel oyuntuları oluşmuş en fazla %25 eğime sahip topraklar
5. Ziraat olmayacak şekilde tahrip olmuş en fazla % 45 eğime sahip topraklar
6. Tahripkar birikmeler oluşmuş %40 ve üzeri eğime sahip topraklar.
Türkiye'deki toprakların % 20'si orta derecede erozyona uğramış, %36
'sı şiddetli erozyona uğramış, % 17 'si çok şiddetli erozyona uğramış.
Türkiye fazlasıyla ekilebilir tarım alanlarını tüketmiş durumdadır.
Dünyada ise bu ekilebilir alanların sadece % 46'sı kullanılıyor.
Türkiye'nin çayır ve mera alanları 44m/h dan 21 m/h alana
düşmüştür.Dünyadaki tatlı su rezervleri toplam suyun % 1'idir ve bu
tatlı suyun % 75'i tarımda kullanılıyor. Sulamayla birlikte gübre
kullanımıda % 350 artmıştır.
Erozyon ve zararları:
Dünyadaki erozyonun % 55'i sudan, %28'i rüzgardan, %12'si kimyasal
nedenlerden ve %5'i fiziksel nedenlerden olmaktadır. Erozyon doğanın
gereğidir ancakyanlış arazi kullanımı, uygun olmayan tarım ve otlatma
metodları, yasal boşluklar, sosyo-ekonomik boşluklar erozyonu
hızlandırmaktadır.
Kaybedilen toprak örtüsünün kazanılması
için binlerce yıl geçmelidir. Bitki örtüsünün yok olması erozyonun
yanısıra toprak kayması. taşkın ve çığ olaylarını arttırır. Erozyona
uğrayan toprak nüfusu doyurmaz göç yaşanır. Toprakla yok olan
besinlerin değeri heryıl harcanan yüzlerce trilyonluk gübre değerinden
çok daha fazladır. Meraların yok olmasıyla hayvancılık geriler.
Doğal su kaynakları düzenli olarak beslenemez. Erozyon baraj
rezervlerini doldurur. Yeşil örtü ve toprağın elden gitmesiyle ortaya
çıkan iklim değişikliği ve bozulan jeolojik denge sonunda doğal
varlıklar yokolur.
Hergün 150.000 kamyon dolusu her yıl 500
milyon tonbaşka bir deyişle Kocaeli ve bursanın 10cm kalınlıkta
kaplayacak toprağı erozyon sonucu kaybediyoruz. Türkiye'deki erozyon
Avrupa'dakinin 17 katı.

Etiketler:
Bilimler
Jeoloji
Toprak Ekolojisi
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler. Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz. |
|
GenBilim Editor Yazar Hakkında:"Bir şey üreten ve olayları olduran küçük bir seçkin grup, Olup biteni seyreden oldukça büyük ikinci grup, Nelerin olup bittiğini bilmeyen muazzam kalabalık."
Nicholas Murray
 Yazar Şuan Çevirim Dışı
Yazara E-Posta Atin
RSS Kategorileri
Lütfen listeden bir RSS kategorisi seçiniz.
Makale İşlemleri
|
|
Sadece kayıtlı üyeler bu bölümü kullanabilir!
|
|