Ara
17
2007
|
Ozon Tabakasının incelmesi |
|
|
|
GenBilim Editor
|
|
Pazartesi, 17 Aralık 2007 |
Okunma: 1128 kez
Ozon Tabakasının incelmesi Ozon (03) üç oksijen atomundan oluşan, atmosferdeki diğer temel gazlara göre çok az miktarda bulunan ama iklim ve canlıların yaşamı üzerinde büyük etkisi olan bir gazdır.
Ozon atmoserin iki ayrı katmanında (troposfer, stratosfer) iki ayrı şekilde bulunur.
Ozon Tabakasının incelmesi Ozon (03) üç oksijen atomundan oluşan, atmosferdeki diğer temel gazlara göre çok az miktarda bulunan ama iklim ve canlıların yaşamı üzerinde büyük etkisi olan bir gazdır.
Ozon atmoserin iki ayrı katmanında (troposfer, stratosfer) iki ayrı şekilde bulunur. Stratosfer katmanında 19 ile 45. kilometreler arasında ozonosfer denilen bölümde doğal olarak bulunan ve atmosferdeki toplam ozonun %90 kadarını oluşuran ozon, iyi huylu ozon olarak adlandırılır. Çünkü bunlar güneşten gelen zararlı ultraviole radyasyonu tutmaları nedeniyle hem yeryüzündeki çalıları korumakta, hemde yeryüzünün fazla ısınmasına engel olmaktadır.
Troposferde yaklaşık
yerden 10 kilometreye kadar görülebilen ve atmosferdeki toplam ozonun
%10'unu oluşturan, insanların çeşitli etkinlikleri sonucu oluşan ozon'a ise kötü huylu ozon denilmektedir. Çünkü bunlar endüstri atıkları, eksoz gazları ve azotoksit (NOx)
türevlerinin güneş radyasyonu ile tepkimeye girmesi sonucu ortaya
çıktığından insan ve diğer canlılar için zararlı olmaktadır.
Stratosferik ozon doğal
mekanizmalarla oluşmaktadır. Güneşten gelen ultraviole radyasyonunun
etkisiyle atmosferdeki oksijen (02) parçalanarak iki serbest oksijen atomu (O) haline dönüşmektedir. Daha sonra serbest halde bulunan bu oksijen atomlan (O) yine oksijen molekülleriyle
(Oz) birleşerek ozon moleküllerini (03) oluşturmaktadır. Bu doğal
mekanizma sonucu Oksijen ozona, ozon da oksijene dönüşmekte, böylece
doğal bir denge kurulmaktadır. Ancak son yıllarda insanların çeşitli
faaliyetleri sonucu troposferik ozonda bir artış olurken stratosferik ozonda bir azalma gözlenmektedir.
Bu azalma günlük yaşamın bir parçası olan ve içerisinde ozon'u parçalayan klor, brom gibi zararlı kimyasalları bulunduran buzdolapları, klimalar, deodorant ve sanayide temizleyici olarak kullanılan kimyasal çözücülerin, insanlar tarafından kullanıldıkça, atmosfere floroklorokarbon (CFCs) ve bunların türev maddeleri salıverilmesinden kaynaklanmaktadır. Yine fabrikalardan, otomobil ve ozon seviyesinde uçan süper sonik uçak eksozlarından, gübre ve ilaç sanayi tesislerinden atmosfere verilen, karbondioksit, metan ve azot bileşikleri gibi gazlar da ozonun azalmasına neden olan gazlardır. Bu zararlı gazlar ve klor bileşikleri atmosferdeki dikey faaliyetlerle ozon tabakasına kadar ulaşabilmektedir. Burada ultraviole radyasyonun da
katkısıyla ozon molekülü (03) kolayca parçalanarak, oksijen molekülü
(02) ve oksijen atomunu (O)na dönüştürmektedir. Bunun sonucunda
ozonosfer, ozon yoğunluğundaki azalma, nedeniyle güneşin tehlikeli
ışınlarına karşı olan süzgeç görevini yerine getirememektedir.
Ozonosfer içinde ozonun en yoğun olarak bulunduğu bir bölge vardır. 19
ile 23 km'ler arasında bulunan ve maksimum 10 ppm ozon yoğunluğuna
sahip olan bu katmana ozon tabakası adı verilmektedir. Bu tabakanın kalınlığı normal atmosfer basıncı ve sıcaklığına göre hesap edildiğinde 0.3 cm (3 mm, 300 dobson birimi) olarak bulunmuştur.
Atmosferik ozonda bir azalmadan söz edildiğinde kastedilen, bu
tabakadaki ozon miktarındaki azalmadır. Ancak yaygın olarak kullanılan
ozon deliği (ozon hole) ifadesi yanlıştır. Burada söylenmek istenilen ozon tabakasındaki incelme (ozon depletion)dır.
Ozon tabakasındaki incelme, kutuplarda, daha çok da güney kutbunda gözlenmektedir. Bunun nedeni kutuplarda daha etkili olan farklı fizikokimya-sal tepkimelerle ilgilidir.
Bunlardan en bilineni ve kabul göreni kutup bölgelerinde görülen çok
düşük sıcaklıklar nedeniyle o seviyeye yükselen klor ve brom moleküllerinin, ozon (03) müleküllerini daha kolayca parçalamalarıdır.
Kuzey yanm kürede 1973-1997
yılları arasında toplam stratosferik ozon miktarında %2.9'luk bir
azalma gözlenmiştir. Halbuki 1926-1973 yılları arasında %0.1'lik bir
azalma olmuştur. Kuzey kutbunda da ölçümlere başlandığı günden beri
lokal düşüşler görülmüştür. Ancak bu düşüşler süre ve miktar yönünden Güney kutbundaki kadar büyük ve etkili olmamıştır. Düşüşlerin daha çok görüldüğü dönem ise kış-ilkbahar dönemleridir.
Güney kutbu (Antarktika) üzerindeki ozon kaybı çok fazladır. Buralar dünyanın en fazla ozon bulunduran bölgesidir. Ozonun buraya, tropikal bölgelerden stratosferik rüzgarlarla taşındığı bilinmektedir. Ancak Antarktika atmosferinde oluşan alçak basınç yapısı (vortex) nedeniyle görülen ve -80 °C'den düşük sıcaklığa sahip kutbi stratosferik bulutlan azot, hidrojen, clorin ve bro-min bileşiklerinin
reaksiyona girmesini ve ozonun parçalanmasını kolaylaştırmaktadır.
Ayrıca bu basınç yapısından dolayı da orta enlemlerden rüzgarlarla
taşman ozonun bu alanlara girememesi nedeniyle ozon tabakası
beslenememek-te ve incelme olmaktadır.
Buralarda ozon tabakasında görülen bu incelme Eylül ayı ortasında başlamakta ve Ekim ayının ilk haftasında ozonun en düşük seviyeye ulaşmasıyla iyice belirginleşmektedir. Kasım ayından itibaren orta enlemlerden gelen, ozon yönünden zengin havanın etkisiyle incelme yavaşlamakta, yoğunluk artmakta ve Aralık ayında kalınlık normale dönmektedir.
VVMO (Dünya Meteoroloji Teşkilatı) ve NASA uydu örüntülerinden faydalanarak, Antarktika üzerindeki incelmenin 28.3 milyon km2 genişliğindeki bir alanda tehlikeli boyutta olduğunu saptamıştır.
Ozon yeryüzündeki bütün canlılar için son derece önemli bir gazdır. Çünkü yaşam için çok zararlı olan, çok kısa dalgalı güneş ışınlarını (morötesi) süze-
rek büyük bir kısmını tutmakta ve yeryüzündeki canlılara optimum
düzeyde göndermektedir. Bugün özellikle Güney Kutbu üzerinde ozon
tabakasında görülen incelme, tehlikeli boyutlara ulaşmış, bunun
zararlı sonuçlan dünyanın her yerinde hissedilmeye başlanmıştır. Bütün
canlıların yaşamı için bir sigorta olan ozon tabakasındaki bu incelme
devam ettiği takdirde, bugün bile yaşanan aşağıdaki sorunlar
gelecektede bir afet şeklini alacak, bazı hastalıklarda artış olacak
büyük can kayıpları, dolaylı olarak da ekonomik kayıplar
yaşanabilecektir. Ozondaki incelmenin tehlikeli boyutlara ulaşması
halinde neden olabileceği zararlar bugün de hissedilebilen aşağıdaki
şekilde özetlenebilir.
Canlıların hücrelerinde bulunan kalıtım maddeleri (DNA) tahrip olur.
Tüm canlıların bağışıklık sistemi bozulur.
Deri kanseri ve bazı göz hastalıklarında artışlar görülür.
Bitki ve hayvan yaşamı üzerindeki olumsuz etkileri sonucu biyolojik
çeşitlilikte azalmalar, denizel ve karasal ekosistemlerde bozulmalar
olur.
Atmosferin sera etkisi artacağından küresel sıcaklıkta artış görülebilir.

Etiketler:
Bilimler
Jeoloji
Ozon Tabakasının incelmesi
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler. Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz. |
|
GenBilim Editor Yazar Hakkında:"Bir şey üreten ve olayları olduran küçük bir seçkin grup, Olup biteni seyreden oldukça büyük ikinci grup, Nelerin olup bittiğini bilmeyen muazzam kalabalık."
Nicholas Murray
 Yazar Şuan Çevirim Dışı
Yazara E-Posta Atin
RSS Kategorileri
Lütfen listeden bir RSS kategorisi seçiniz.
Makale İşlemleri
|
|
Sadece kayıtlı üyeler bu bölümü kullanabilir!
|
|