Okunma: 170 kez
Astrofizikte, ışın yaymayan ya da doğrudan algılanabilecek şekilde elektromanyetik ışınları (ışık, x-ışınları v.b.) yeterince yansıtamayan, varlığı görünür maddeler üzerindeki kütle çekimsel etki ile belirlenebilen maddelere Karanlık madde adı verilir.
Karanlık maddelerin varlığını belirlemek için gökadaların döngüsel hızlarından, gökadaların diğer gökadalar içerisindeki yörüngesel hızlarından, geri planda yer alan maddelere uyguladığı kütle çekimsel mercekleme özelliğinden ve gökadaların içerisindeki sıcak gazların sıcaklık dağılımından yararlanılır. İncelemeler, gökadalarda, gökada gruplarında ve evrende, görülebilen maddelerden çok daha fazla karanlık madde olduğunu göstermektedir. Karanlık maddelerin bileşenleri tamamen bilinmemekle birlikte, WIMPler, aksiyonlar, sıradan ve ağır nötrinolar, gezegenler ve sönmüş yıldızlara birlikte verilen isim MACHOlar ile ışıma yapmayan gaz bulutlarından oluşur.
Astrofizikte,
ışın yaymayan ya da doğrudan algılanabilecek şekilde elektromanyetik
ışınları (ışık, x-ışınları v.b.) yeterince yansıtamayan, varlığı
görünür maddeler üzerindeki kütle çekimsel etki ile belirlenebilen maddelere Karanlık madde adı verilir.Karanlık maddelerin varlığını belirlemek için gökadaların döngüsel hızlarından, gökadaların diğer gökadalar içerisindeki yörüngesel hızlarından, geri planda yer alan maddelere uyguladığı kütle çekimsel mercekleme
özelliğinden ve gökadaların içerisindeki sıcak gazların sıcaklık
dağılımından yararlanılır. İncelemeler, gökadalarda, gökada gruplarında
ve evrende, görülebilen maddelerden çok daha fazla karanlık madde
olduğunu göstermektedir. Karanlık maddelerin bileşenleri tamamen
bilinmemekle birlikte, WIMPler, aksiyonlar, sıradan ve ağır nötrinolar, gezegenler ve sönmüş yıldızlara birlikte verilen isim MACHOlar ile ışıma yapmayan gaz bulutlarından oluşur. Evrendeki
kütle çekimsel enerjinin incelenmesi sonucu, varsayılan toplam enerji
yoğunluğunun sadece %4'ünün doğrudan gözlemlenebilir maddelerden
oluştuğu gözlemlenmiştir. Yine bu toplamın %22'sinin karanlık
maddelerden oluştuğu hesaplanmaktadır. Kalan %74'ünün ise everene
dengeli bir şekilde yayılmış olan karanlık enerjiden oluştuğu kabul edilir.
Karanlık madde kavramı, ilk olarak 1933 yılında, Kaliforniya Teknik Enstitüsünden İsviçreli astrofizikçi Fritz Zwicky tarafından öne sürülmüştür. Fritz Zwicky'nin gözlemi ve iddiası kırk yıl boyunca hiçbir ortamda ciddiye alınmamıştır.
Karanlık maddenin varolduğuna dair en güçlü kanıt Spiral Gökadalar'ın düz dönme eğilimleri, 1970 yılında Washington Carnegie Enstitüsü'nde Vera Rubin
ve arkadaşları tarafından ileri sürülmüştür. Vera Rubin de Fritz Zwicky
ile benzer bir kaderi paylaşarak, uzun yıllar ciddiye alınmamış, hiç
bir ciddi yayın organı çalışmalarına yer vermemiştir. Master ve doktora
tezleri de daha önce reddedilmiş olan Vera Rubin için bu durum pek
şaşırtıcı olmamıştır. Onlarca yıl sonra, bugün hemen hemen tüm
astrofizikçiler karanlık maddenin varlığını kabul ederler. Ağustos
2006'da yayınlanan, 150 milyon yıl önce gerçekleşmiş olan iki gökada
kümesinin çarpışmasına dair gözlem, karanlık maddelerin varlığına dair
daha somut bir kanıt oluşturmuştur. Çarpışma sırasında sıcak gazlar
arasında bir etkileşim olmuş ve daha sonra merkeze yaklaşmışlardır.
Gökadalar ve karanlık madde etkileşime girmemiş ve merkezden uzak
kalmışlardır.
İki şekilde karanlık maddenin ortaya çıktığı sanılmaktadır:Baryonik karanlık madde ve Baryonik olmayan karanlık madde. Evrenin kütlesinin yüzde 90'ını oluşturduğu varsayılmakla birlikte, karanlık maddenin henüz astronomlar
için sırrı çözülmüş değildir. 1970'ler evrendeki maddenin yüzde
doksanının görünmez olduğunun keşfedilmesiyle karanlık madde
iddialarının güçlendiği yıllar olmuştur. Karanlık maddenin varolduğu
bilinmektedir, ancak ne olduğu konusunda çok az açık bilgi vardır.

Etiketler:
Bilimler
Fizik
Karanlık Madde
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler. Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz. |