GenBilim
Türkiye Bilim Sitesi  
Anasayfa | Forum | Bilimler | Arşiv Tarama | GenKalem | Destek | Site Haritası | Linkler | RSS | Reklam | Arkadaşını Davet Et | İletişim
Kontrol Paneli Anasayfa arrow Bilimler arrow Felsefe arrow Karşıt Kavramlar ve Görecelik Kontrol Paneli Kontrol Paneli Kontrol Paneli Kontrol Paneli Üye OlŞifre Hatırlat Kontrol Paneli
Ara 15 2007
Karşıt Kavramlar ve Görecelik Yazdır E-posta
(0 Oy)



M. Halit UMAR   
Cumartesi, 15 Aralık 2007
Okunma: 310 kez

Birkaç gündelik sözcükten yola çıkıyorum. Hepimizin, hemen her zaman kullandığımız türden sözcükler seçiyorum. Sözcüklere yüklediğimiz kavramları irdeliyorum. Amacım bu karşıt kavramların sınırlarını çizmek, onları siyah beyaz bir düzeye indirgemek. ‘Siyah’ ve ‘Beyaz’ ile başlayalım.

Fiziksel tanımlamada bunların her ikisi de renk değil. Evet, siyah da, beyaz da renk değil. İlki renksizliği; geriye, göze yansıyan bir ışığın olmayışını, diğeri ise tüm renk spektrumun karışımını simgeliyor. Siyahla beyaz arasında ise, bilgisayar teknolojisine göre, sayısal olarak 16 milyon renk var. Hoş, gözümüz bu kadar çok rengi, aralarındaki ayrımı algılayamıyor ama olsun. O kadar çok renk var, bu kesin.

İnsan düşüncesinde siyah ile beyaz birbirinin tam tersi olan iki ‘Karşıt kavram’a uyuyor. Üstelik bu iki karşıt kavram yerli yerine o denli oturmuş ki... Kimse mecaz kullanımına girmediğinde siyahı ya da beyazı sorgulamıyor. Keşke tüm sözcüklerin yüklendikleri kavramlar/anlamlar bu kadar açık seçik olabilseydi!

Düşün gücümüzü harekete geçirmek için dilerseniz üç örnek vereyim: Biri ‘Güzel’ ikincisi ‘Hasta’ sonuncusu ‘Normal’ olsun.

Dilimizde ‘Güzel’ karşıtı ‘Çirkin’, ‘Hasta’ karşıtı ‘Sağlıklı’ ve yabancı kökenli olan ‘Normal’ karşıtı ise ‘Anormal’. Verdiğim örnekler günlük yaşamımızdaki sıradan, üzerinde pek de durmadan kullanageldiğimiz sözcüklerdir.

“Güzel bir şiir okudum.”
“Amma çirkin kız!”
“Davranışlarından hasta olduğunu anladım.”
“Görünüşü bana sağlıklı olmadığı izlenimini verdi.”
“Yoncanın üç yapraklı oluşu normaldir.”
“Şizofreni anormal bir ruhsal durumdur.”

Bu örneklemelerden sonra, bir an düşünmeye çağırıyorum sizleri: Güzel-çirkin, sağlıklı-hasta, normal-anormal sözcükleri ile günlük yaşamınızda kullandığınız tümceleri anımsamaya çalışın. Sonra bu sözcüklerin siyah beyaz kavramsal tanımlarını yapmayı deneyin. Sanırım grinin her tonu içinde değişen bir spektrumda bulacaksınız kendinizi. Çünkü bu kavramlar görecedir. Bir hareket noktanız, bir varsayımınız olması gerekir bu kavramları kendiniz için ya da usunuzda tanımlayabilmek için.

Neye göre güzel? Hangi kriterlere göre çirkin? Neden hasta? Sayrının bittiği yer neresidir ki orada sağlık başlar? Neye göre normal ya da anormal?

Anormal olanı tanımlayabilmek için normali tanımlamanız gerekiyor. Sağlıklı olmayı tanımlamalısınız ki hasta tanımı belirginleşsin. Çirkini tanımlamalısınız ki güzel bulunsun. Sonra bir de bu kavramları, içine bulunduğumuz zamandan çıkarıp, insan ve düşün tarihi içinde ele almakta yarar var. Öyle ya, bu kavramlar siyah beyaz değil, değişken ve akışkan bir nitelikteler. Bugünün güzel’i bakalım 3-4 yüzyıl önce de güzel sınıfında mıydı? Şimdi normal olan, yüzyıl önce de normal miydi? Göreceliğin yadsınamayan bir de zamansal boyutu var, kısacası.

Doğa bilimlerinde kullanılan tanımlar daha açık seçik, matematiksel formüllere indirgenebilecek bir doğruluk ya da siyah beyaz bir gerçeklik içeriyorlar. Fiziksel tanımlarda tüm değişmezler (sabiteler; konstantlar) ve varsayılan temel koşullar öncelikle ortaya konuluyor. Örneğin: Su, deniz düzeyinde, 1013 mbar hava basıncında, ısıtıldığında buharlaşma noktası 100 Santigrad, soğutulduğunda donma noktası 0 Santigrad’tır deniyor.

Gelin şimdi, uygulayın bakalım böyle bir yöntemi güzel, hasta, normal. Önünüze çıkacak ilk düşün aşamasında kendinize soracağınız soruyu duyar gibi oluyorum: Neye göre güzel, ya da daha güzel?

boyutunu Daha pek çok elle tutamadığımız, kaygan, değişken kavramlar var. Dilediğiniz kadar çoğaltabilirsiniz bunları. x, y, z boyutuna t‘Zaman’ı da katarak dört boyutlu bir düşün ortamı yaratmak koşuluyla kavramları irdelemek felsefeyle içiçe bir uğraş olsa gerek. Estetiği, tüm bilim dallarını, yazın ve sanat ekinini felsefenin penceresinden görmek bize daha eleştirel olmanın, daha güzeli, en doğruyu, gerçeği bulmanın yolunu açacaktır.

Bakın işte şu anda bile göreceli bir sözcük çıkmış kalemimden: en doğruyu bulmak. Sizce ‘Doğru’ ‘Daha doğru’ ve ‘En doğru’ nedir? Deneyin lütfen; kendiniz için Yanlış’ı ya da Doğru’yu tanımlayın. Sonra merak edip sorun; bu iki karşıt ve görece kavram için ortaya koyacağınız tanımları kaç kişi benimseyecek ya da sizinkinden daha iyi bir tanım öne sürecek.

Daha iyi... Daha güzel... Daha... En iyisi bu yazıyı burada sonlamak, yoksa karşıt ve görece kavramlar peşimi bırakmayacaklar.

 

M. Halit UMAR


Etiketler:  



Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler.
Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz.





Reddit!Del.icio.us!Facebook!Slashdot!Netscape!Technorati!StumbleUpon!Newsvine!Furl!Yahoo!
 

GenBilim

GenBilim Editor

Yazar Hakkında:
"Bir şey üreten ve olayları olduran küçük bir seçkin grup, Olup biteni seyreden oldukça büyük ikinci grup, Nelerin olup bittiğini bilmeyen muazzam kalabalık." Nicholas Murray
Yazar Şuan Çevirim Dışı
Yazara E-Posta Atin
GenBilim
Makale İçinde Ara GenBilim    
GenBilim
        RSS Kategorileri GenBilim
Lütfen listeden bir RSS kategorisi seçiniz.
GenBilim
Makale İşlemleri
Sizde Yazi Ekleyin
Yorum Ekleyin
Terim Ekleyin
Bu makaleyi favorilerime ekle
Sizde Link Ekleyin
Bu makaleyi PDF olarak kaydet
 Makaleyi rapor et
GenBilim
Sponsor Bağlantılar


        Favori Makalelerim
Sadece kayıtlı üyeler bu bölümü kullanabilir!
GenBilim
GenBilim