|
GenBilim Editor
|
|
Cumartesi, 15 Aralık 2007 |
Okunma: 843 kez
Aristo kapısına “matematik bilmeyen giremez” yazısını asmıştı. Bununla matematik bilmeyenlerin kendisini anlamayacaklarını mı kasdetmiş, yoksa sadece insanları matematik öğrenmeye teşvik etmek mi istemişti, bilemiyoruz. Ancak o zaman bile matematiğe değer verildiğini anlıyoruz.
( www.genbilim.com )
Milattan çok önce yaşamış olan Pisagor’un, geometrik şekiller üzerinde
çalışırken keşfettiği dik üçgen teoremi bugüne kadar tazeliğini korumuş
olup, bugün de aynı teorem öğretilmektedir. Her asırda gelen insanların
bir şeyler eklemesiyle sürekli gelişen matematik, bugünkü muazzam
şeklini almıştır.
Globalleşen dünyadan bu bilim de nasibini
almış ve matematik dünyanın her yerinde insanların çalıştığı evrensel
bir dil olmuştur. Çoğu Öğrencinin baş belâsı olarak gördüğü
matematiğin, ne olduğu ve nereden çıktığı hususunda mevcut iki görüşten
biri Eflatuna kadar uzanmaktadır. Bu görüşe göre matematik insanlardan
bağımsız olarak kâinatta mevcuttur. İnsanlar onu keşfederler. Bu görüşü
savunan insanlara Eflatuncu denmektedir.
Diğer görüşe göre
ise; matematik insan beyninin bir ürünüdür, keşif değil bir icattır. Bu
düşüncedeki insanlara da formalist denir, Eflatunculuk ve formalizme
matematiğin iki farklı okulu veya ekolü nazarıyla bakılabilir.

Etiketler:
Bilimler
Matematik
Hangi Matematik
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler. Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz. |