Ara
15
2007
|
Kuantum Gerçekliği |
|
|
- Currently 0.0/5 Stars.
- 1
- 2
- 3
- 4
- 5
Rating: 0.0/5 (Toplam Oy: )
|
GenBilim Editor
|
|
Cumartesi, 15 Aralık 2007 |
Okunma: 229 kez
Kimse bakmadığı zaman atomun ne yaptığı sorusunu açıklamak ve kuantum ölçme problemini çözmek için bilim dünyasında en azından sekiz farklı kuantum gerçekliği resmi öne sürülmüştür.
1- Derin gerçeklik yoktur
2- Gerçek gözlemle yaratılır 3- Bölünmemiş bütünlük
4- Bir çok dünya yorumu
5- Kuantum mantığı
6- Neo Realizm
7- Bilinç gerçekliği yaratır
8- Çift katlı dünya
“Bir kuantum sıçraması sırasında gerçekten ne olur?”

Bilim
dünyasının araştırıp ortaya koyduğu bu sekiz gerçekliğe kısaca bir göz
atmak, kuantum fiziğini anlamak konusunda bize bilimsel bir açı da
sunacaktır. Kuantum gerçekliğini günlük yaşama indirgeyebilmek için
bilimin verilerini temel kaynaklarımız kabul ederek yola koyulmamız,
kuantum fiziğinin felsefi yorumlarını yapmak açısından çok yararlı ve
günümüz anlayışına uygun olacaktır. Önce bilimsel veri sonra bilim
felsefesi ve ardından günlük yaşama indirgeme; diğer disiplinlerle olan
bağlantıları çözme ya da yapılandırma, bir sıra takip ettiğinde kuantum
gerçekliğini anlama açısından araştırıcının da anlayışını kolaylaştır
diye düşündük.
1- DERİN GERÇEKLİK YOKTUR
İlk
olarak ünlü kuantum öncülerinden biri olan Danimarkalı fizikçi Niels
Bohr tarafından formüle edilen kuantum gerçekliği sadece olayların
"gerçek" olduğunu savunur.
Olaylar ağaç, kaya, yıldızlar ve
fizikçinin ölçüm aletleri olan Geiger sayaçları, balon odaları gibi
gözümüzle gördüğümüz şeylerdir. Bunlar hiç kuşkusuz gerçektir. Ancak,
atomların kendileri bu kadar gerçek değildir. Onları sadece ölçümlerin
sonuçlarından dolaylı olarak biliyoruz.
Fizikçiler, atom
dünyasıyla kurulan bu dolaylı ve eksik temaslara göre atomun neye
benzediğini resimlemek için tıpkı kör bir adamın fili tarif etmeye
çalışması gibi çok uğraşmışlar ve bu görünmez dünyanın sıradan bir
resmini oluşturma girişimlerinde amaçlarına ulaşamamışlardır.
1920'lerin sonlarında Bohr atom dünyasının ağaç, kaya ve taşlar gibi
bir gerçekliğe sahip olmadığı için insanlar tarafından asla
resimlenemeyeceğini savunmuştur.
Bohr'un inancına göre,
atomların var olduğu kesindi, fakat var olma şekilleri, yalnızca
olaylar dünyasında yaşamakla sınırlı olan insanlar tarafından asla
kavranamazdı. Ayrıca, atomları resimlemekte yetersiz kalmamız atomlar
hakkındaki bilgimizin çok az olmasından değil, çok fazla olmasından
kaynaklanmaktadır.
Bohr'un meslektaşı Werner Heisenberg bu
fizikçileri, dünyanın düz olduğuna inananlara göre atom dünyasının
resimlenmesi araştırmasına devam eden Einstein ve Erwin Schrödinger'le
karşılaştırıyor:
"Yeni deneylerin bizi uzay ve zamandaki nesnel
olaylara götüreceği umudu, dünyanın ucunun Antarktika’nın keşfedilmemiş
bölgelerinde keşfedileceği umudu kadar iyi temellenmiştir."
Heisenberg'in
sözleri bir kehanetin özelliklerini taşıyor. Altmış yıl sonra, kuantum
dünyasını Einstein'ın tahayyül ettiği sağduyuyla resimleme konusunda
her zamankinden daha ilerideyiz.
2- GERÇEKLİK GÖZLEMLE YARATILIR
Eğer
sadece olaylar gerçek olsaydı, bu durumda şu soruyu sormamız gerekirdi.
Ağaç gibi bir olayı, gözlenmeyen atom gibi daha az gerçek ve gözlenir
olmayan bir kavramdan ayıran şeyin temel doğası nedir?
Birçok
fizikçiye göre her olayın kalbinde "gözlem" yatar. Kuantum kuramcısı
John Wheeler, ünlü idealist Piskopos Berkeley'in sloganı “olmak
algılanmaktır" çağrıştırarak, "Hiçbir olay gözlenmedikçe gerçek bir
olay değildir" diyor.
Piskopos Berkeley, ölümlüler gözlerini
kapattıkları zaman hiç eksilmeyen dikkatiyle dünyanın var olmaya devam
etmesini sağlayan "son durak algılayıcısı" ve bizim "Tanrı" dediğimiz o
varlık dışında hiçbir şeyin gerçekten var olduğuna inanmadı.
Wheeler
ve diğer fizikçilerin çoğu insan-dışı gözlemleme sorusuyla ilgili
olarak Berkeley kadar ileri gitmediler; insan farkındalığı veya ilahi
farkındalığın gözlem yapmak için gerekli olduğuna inanmıyorlar.
"Gözlemci", "kayıt yapan" herhangi biri veya herhangi bir şeydir.
Onların görüşüne göre, sıradan gerçeklik "kayıtlar" şeklinde
insanlardan toplanan bilgiler, doğal dünyaya yayılmış geri dönüşü
olmayan değişiklikler ve daha az gerçek fon maddesinden kristalize olur.
Fizikçinin,
kuantum olgusunun gerçekliğini oluşturma konusunda gözlemin önemini
vurgulaması, ormandaki gözlenmeyen bir ağacın ses çıkarıp çıkarmadığı
konusundaki eski felsefi görüşlere yeni bir soluk getirmiştir. Fiziksel
dünyayı bu garip kuantum yöntemiyle ele almanın daha önce görülmemiş
şekilde başarılı olması, meşhur gözlenmeyen ağaç konusunu felsefe
sınıflarının dışına atıp, bilinen en başarılı bilimsel kuramın
merkezine oturtmuştur. Şimdi sadece saf üniversite öğrencileri değil,
seçkin profesyonel fizikçiler de ormanın içindeki yalnız ağacın düşmesi
ile şaşkınlığa uğramaktadır.
Kuantum gerçekliği 1 ve 2 birlikte,
Niels Bohr'un doğduğu yerin adıyla, kuantum teorisinin “Kopenhag
Yorumu” olarak anılmaktadır. Ama bu yorum, makroskopik nesnelerin
gerçek varlığını zaten olması gerekiyormuş gibi kabul edip, atom
dünyası ve onun ölçme aletleriyle olan detaylı etkileşiminin felsefi
araştırmasını dışarıda bırakarak kuantum gerçekliği sorusunu çözüme
ulaştıramaz.

Etiketler:
Bilimler
Fizik
Kuantum Gerçekliği
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler. Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz. |
|
GenBilim Editor Yazar Hakkında:"Bir şey üreten ve olayları olduran küçük bir seçkin grup, Olup biteni seyreden oldukça büyük ikinci grup, Nelerin olup bittiğini bilmeyen muazzam kalabalık."
Nicholas Murray
 Yazar Şuan Çevirim Dışı
Yazara E-Posta Atin
RSS Kategorileri
Lütfen listeden bir RSS kategorisi seçiniz.
Makale İşlemleri
|
|
Sadece kayıtlı üyeler bu bölümü kullanabilir!
|
|