Ara
15
2007
|
Hayvansal Dokular |
|
|
- Currently 0.0/5 Stars.
- 1
- 2
- 3
- 4
- 5
Rating: 0.0/5 (Toplam Oy: )
|
GenBilim Editor
|
|
Cumartesi, 15 Aralık 2007 |
Okunma: 521 kez
Bitkilerin ve havyaların yapısını oluşturan hücrelerin yapısal farklılıklarına ek olarak bu canlı gruplarının dokuları da çeşitli farklılıklar içerir.
Hayvansal dokular genellikle iki temel elemandan oluşur. Bunlardan birincisi dokuya ait hücreler diğeri ise bu hücrelerin arasını dolduran, dokuya özgü ara maddedir.
Hayvansal dokular görev ve yapılarına göre şu şekilde gruplandırılabilir;
Epidermis Dokusu
Temel Bağ Doku
Yağ Doku
Kan Doku
Kıkırdak Doku
Kemik Doku
Kas Doku
Sinir Doku
1. epitel Doku
1. Tek tip hücrelerden oluşur, bu hücrelerin şekilsel farklılıkları olabilir.
2. hücreleri arasında boşluk ya hiç bulunmaz yada çok azdır. hücreler arası maddenin en az olduğu hayvansal doku tipidir.
Epitel dokunun vücutta üç tipi bulunur;
Örtü Epiteli
Organlar
ile vücudun iç ve dış yüzeyini örter. Böylece vücudu ve organları
fiziksel ve kimyasal etkilere karşı korur. Aynı zamanda
mikroorganizmaların vücuda girişini engelleyen doğal bir bariyerdir.
Örtü epitelinde kan damarı bulunmaz, bu nedenle beslenmesi bu dokunun
altında yer alan bağ dokudan difüzyon yolu ile sağlanır.
Sindirim sistemi organlarının iç yüzeyinde villus ve mikrovillus yapılarını oluşturarak madde emilimini sağlar.
Örtü epitelinin
Tek katlı örtü epiteli
Çok katlı örtü epiteli
şeklinde iki tipi bulunur. Tek katlı örtü epiteli de hücrelerin şekillerine göre yassı, kübik, silindirik olmak üzere üç tiptir.
Salgı Epiteli
Vücutta salgı üretmek ve salgılamak üzere özelleşmiş olan epiteldir. Salgı yeteneği olan organlara bez adı verilir.
Salgı bezleri hücre sayısına göre;
Tek hücreli Bezler
Çok hücreli Bezler
şeklinde
gruplandırılırlar. Tek hücreli bezler goblet hücresi olarak da bilinir.
Bu hücreler tek başlarına salgı yapabilme yeteneğinde olup özellikle
mide, solunum yollarlı gibi yerlerde mukus salgısının üretilmesini
sağlarlar.
Salgı bezleri salgılarını döktükleri yere göre de sınıflandırılabilir.
Salgısını bir kanalla veya doğrudan vücut dışına yada vücut boşluklarına boşaltan bezlere kanallı bezler veya endokrin bezler,
Salgısını kana veren bezlere ise kanalsız veya endokrin bezler adı verilir.
Bunlara ek olarak pankreas gibi bazı bezler hem endokrin hem ekzokrin bez niteliğindedir.
Duyu Epiteli
Vücudun
içinde ve dışında bulunabilen, iç ve dıştan gelen uyarıları alabilen,
aldığı uyarıyı sinir sistemine aktarabilen özelleşmiş epitel
hücreleridir. Özelleşmiş bu hücrelere reseptör denir. Reseptörler
duyarlı oldukları uyarı tipine göre isimlendirilirler.
2. Bağ Doku
Çok
miktarda hücreler arası madde ve dokuya özgü hücrelerden oluşur.
hücreler arası madde kanda olduğu gibi sıvı, kemikte olduğu gibi katı
olabilir.
a. Temel Bağ Doku
Asıl bağlayıcılık görevindeki bağ doku tipi bu olduğu için temel bağ doku olarak adlandırılır.
Vücudun hemen hemen her yerinde bulunabilir. Bu nedenle bitkilerdeki parankima dokusuna özdeş kabul edilir.
Hücreler
arası madde doku hücreleri tarafından üretilir. Temel bağ dokunun ara
maddesi yarı sıvı bir madde içinde çok sayıda liften oluşur.
Hayvanlarda üç tip lif bulunur;
Kollojen lifler (Beyaz lifler): Kollojen adı verilen bir proteinden
oluşan esnek protein ipliklerdir. Uzama yetenekleri çok azdır.
Bulundukları yere esneklik ve dayanıklılık sağlarlar.
Elastik lifler (Sarı lifler): Elastin adı verilen bir proteinden
oluşmuş esnek protein ipliklerdir. Bir yay gibi yüksek uzama yeteneğine
sahiptirler. Bulundukları yapının yüksek oranda genleşmesini ve eski
şeklini geri kazanabilmesini sağlarlar.
Retiküler lifler (Ağsı lifler): İpliklerin bir ağ gibi düzensiz şekilde
dizildiği ipliklerdir. Daha çok farklı doku tiplerinin birleştiği
kısımlar ile yüksek dayanıklılık gereken bölgelerde bulunurlar.
Temel bağ doku içinde birkaç tip hücre yer alır:
Fibrositler: Temel bağ dokunun esas hücreleri olup ara madde içindeki liflerin sentezini sağlarlar.
Makrofajlar: Amipsi hareket edebilen, fagositoz yeteneğindeki bağışıklık sistemi hücresidir.
Mast hücreleri: Kanın damar içinde pıhtılaşmasını engelleyen heparin
ile kan damarlarını genişleten histamin maddelerini salgılarlar.
b. Yağ Doku:
Bağ dokunun özelleşmesiyle oluşmuştur. Yağ doku hücrelerine lipoblast adı verilir.
c. Kıkırdak Doku:
hücrelerine kondrosit, ara maddesine kondrin denir.
Köpek balıkları ve vatozlar hariç tüm omurgalılarda embriyonik iskeleti
kıkırdaktan, ergin iskeleti ise kemikten oluşur. Köpek balıkları ve
vatozlarda iskelet hep kıkırdak olarak kalır.
Kıkırdak dokuda
kılcal kan damarı bulunmadığından hücrelere besin ve oksijenin
ulaştırılması ile artıkların hücrelerden uzaklaştırılması bağ dokudan
difüzyonla sağlanır.
Kıkırdak doku ara maddede bulunan liflere göre hiyalin, elastik ve lifli olmak üzere üçe ayrılır.
Hiyalin Kıkırdak: Ara maddede bol miktarda kollojen lifler bulundurur.
Omurgalıların embriyonik iskeletini oluşturan kıkırdak tipidir.
Kollojen fibrillerin saydam rengi nedeniyle bu kıkırdak saydamdır.
Elastik Kıkırdak: Ara maddede bol miktarda elastik lifler bulunur.
Elastik fibrillerin rengi nedeniyle sarı renklidir. Bileşiminde az
miktarda kollojen lifler de bulunur.
Fibröz Kıkırdak: Çok yoğun miktarda kollojen lif, az miktarda hücre içerir.
d. Kemik Doku:
hücrelerine osteosit adı verilir. Ara maddede organik ve inorganik bileşenler yer alır.
Osteositler tarafından sentezlenen kollojen lifler ara maddenin organik kısmını oluşturur ve osein olarak adlandırılır.
Bunun
yanında kemik ara maddesinde yüksek miktarlarda inorganik maddeler yer
alır. Bu inorganik maddeler çoğunlukla kalsiyum fosfat, kalsiyum
karbonat ve magnezyum fosfat gibi inorganik maddelerdir. Yaş
ilerledikçe kemik dokudaki organik madde miktarı azalır, inorganik
madde miktarı artar.
Kemik doku yapısal olarak ikiye ayrılır :
Süngerimsi Kemik Doku: Osteositler düzensiz olarak dizilmiş olup
dokunun içinde çok sayıda delik bulunur. Adı da buradan gelmektedir. Bu
deliklerin içi ilik adı verilen özel bir bağ doku ile doludur. Kırmızı
renginden dolayı kırmızı ilik olarak adlandırılan bu yapı kan
hücrelerinin sentezini gerçekleştirir.
Sıkı kemik Doku: Süngerimsi kemik dokunun tersine hücreler özel ve
düzenli bir dizilim gösterir. Osteositler uzun merkezi bir kanalın
etrafından birkaç halka oluşturacak şekilde dizilmişlerdir. Bu uzun
merkezi kanala Havers kanalı adı verilir. Havers kanalı sıkı kemik
dokunun içinden damar ve sinirlerin geçtiği ana kanallardır. Bu
kanallar arasında Walkmann kanalları denilen bunları bağlayan ince
kanalcıklar da bulunur.
3. Kas Doku
Kas dokusu kas
sistemini kas sistemi de iskelet sistemiyle birlikte canlılarda destek
ve hareketi sağlar. Kas dokusunu oluşturan hücrelerin zarlarına
sarkolemma, sitoplazmasına sarkoplazma, endoplazmik retikulumlarına da
sarkoplazmik retikulum denir. Kas sarkoplazmasında miyofibril adı
verilen telcikler bulunur. Miyofibriller aktin ve miyozin adı verilen,
kasılmayı sağlayan proteinlerden oluşur.
Kas dokuda hücreler arası madde ya hiç yok yada çok az bulunur.
Kaslar yapı ve çalışmaları bakımından üçe ayrılır;
Düz Kas
İnce uzun veya çubuk şeklinde hücrelerden oluşur.
hücreleri tek çekirdekli ve çekirdek hücrenin ortasındadır.
Bantlı yapı göstermez.
İç organlarda bulunur.
İstem dışı çalışır. Otonom sinir sistemi ile kontrol edilir
Yavaş kasılır ancak uzun süre kasılı halde kalabilir
Sadece oksijenli solunum görülür.
Çizgili Kas
Mikroskop altında incelendiğinde bantlı yapı gösterir
hücreleri uzun, silindirik ve kalın uçludur.
Çok çekirdekli görünür ve çekirdekler hücrenin kenarlarında konumlanmıştır.
İskeleti sarar.
İstemli çalışır. Merkezi sinir sistemi kontrolündedir.
Hızlı kasılır. Çabuk yorulur.
Oksijenli solunum ve laktik asit fermantasyonu yapabilir.
Kalp kası
Çizgili kas yapısındadır.
Bantlı yapı gösterir.
hücreleri tek çekirdekli ve çekirdek hücrenin ortasındadır.
İstem dışı çalışır.
Otonom sinir sistemi ile kontrol edilir.
O2 ihtiyacı fazladır. Sadece oksijenli solunumla ATP üretir.
4. Sinir Doku
Sinir
hücreleri embriyolojik gelişim sırasında embriyonun ektoderm tabasının
farklılaşmasıyla oluşur. Sinir doku uyartıları alma, iletme ve gerekli
cevapları verme özelliği olan hücrelerden oluşmuştur. Sinir hücrelerine
nöron denir. Bir nöron; dendritler, hücre gövdesi ve akson olmak üzere
üç ana kısımdan oluşur.
Nöronların çoğunda, aksonu saran schwan
hücrelerinden oluşmuş miyelin kılıf bulunur. Miyelin kılıf, uyarıların
iletimini hızlandırır. Miyelin kılıfın aralarındaki kesik bölgelere
ranvier boğum denir.
Nöronda uyartı sonucu oluşan elektrokimyasal değişime impuls denir. İmpulsun iletim yönü daima dentritten aksona doğrudur.
Bir nöronun aksonu ile diğer nöronun dendritinin arasındaki boşluğa sinaps denir. İmpulsun sinapslardan geçişi kimyasaldır.
Sinir
hücreleri bir kez oluştuktan sonra bir daha bölünüp çoğalamazlar. Ergin
bir insanda zarar gören sinir hücreleri yenilenemez. Ancak bozulan
sinir dokusunun yerine özel bir bağ dokusu kaplar.

Etiketler:
Bilimler
Biyoloji
Hayvansal Dokular
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler. Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz. |
|
GenBilim Editor Yazar Hakkında:"Bir şey üreten ve olayları olduran küçük bir seçkin grup, Olup biteni seyreden oldukça büyük ikinci grup, Nelerin olup bittiğini bilmeyen muazzam kalabalık."
Nicholas Murray
 Yazar Şuan Çevirim Dışı
Yazara E-Posta Atin
RSS Kategorileri
Lütfen listeden bir RSS kategorisi seçiniz.
Makale İşlemleri
|
|
Sadece kayıtlı üyeler bu bölümü kullanabilir!
|
|