Ara
15
2007
|
Savaş Cephelerinin Durumu |
|
|
|
GenBilim Editor
|
|
Cumartesi, 15 Aralık 2007 |
Okunma: 452 kez
1- İzmir Yunan Cephesi : Biliyorsunuz ki, Yunanlılar İzmir'e çıktıkları zaman orada On Yedinci Kolordu Komutanı olarak, karargâhıyla Nadir Paşa bulunuyordu. Kuvvet olarak, Yarbay Hurrem Bey komutasında 56'ncı Tümenin iki alayı vardı.
( www.genbilim.com )
Bu kuvvet özellikle, kolordu komutanının buyruğuyla, savaşa sokulmaksızın, onur
kırıcı davranışlar altında, Yunanlılara teslim edilmiştir, Bu tümenin bir alayı
(172'nci Alay) Ayvalık'ta bulunuyordu. Komutanı Yarbay Ali Bey idi
(Afyonkarahisar Milletvekili Albay Ali Bey).
Yunan ordusu işgal bölgesini
genişletirken Ayvalık'a da asker çıkardı. Ali Bey, bu Yunan kuvvetine karşı 28
Mayıs 1919'da savaşa girişti. Bugüne değin Yunan birlikleri hiçbir yerde ateşle
karşılaşmamıştı. Tam tersine, kimi kent ve kasabalar halkı korkutulmuş ve
İstanbul Hükümetinin buyruklarına uyarak, büyük görevliler başta olmak üzere,
Yunan birliklerini özel kurullarla karşılamışlardı. Ali Bey'in, Ayvalık
bölgesinde savaş cephesi kurması üzerine, yavaş yavaş Soma'da, Akhisar'da,
Salihli'de ulusal cepheler kurulmaya başlamıştı.
5 Haziran 1919'dan
başlayarak Albay Kâzım Bey (Meclis Başkanı Kâzım Paşa Hazretleri),
Balıkesir'deki 61'inci Tümenin komutasını vekil olarak üzerine almıştı. Daha
sonra Ayvalık, Soma, Akhisar kesimlerinden meydana gelen Kuzey Cephesi
komutanlığını yapmıştı. Fuat Paşa'nın Batı Cephesi Komutanlığına atanmasından
sonra Kâzım Bey'e Kuzey Kolordusu Komutanlığı makam ve yetkisi verildi. Aydın
bölgesinde, düşmanın İzmir'e girişinden sonra asker ve halktan kimi
yurtseverler, Yunanlılara karşı çıkıyor; halkı yüreklendirmek ve silahlı ulusal
örgütler kurmak için çalışıyorlardı. Bu arada, ad ve kılık değiştirerek
İzmir'den o bölgeye gitmiş olan Celâl Bey'in (İzmir Milletvekili Celâl Bey) çaba
ve özverisi anılmaya değer. 15/16 Haziran 1919 gecesi Ali Bey'in Ayvalık'tan
gönderdiği kuvvetler, Bergama'daki Yunan kuvvetlerini bir baskınla ortadan
kaldırmışlardı. Bu baskına Balıkesir ve Bandırma'dan gönderilen kuvvetler de bir
bölümüyle katılmıştı. Bu olay üzerine Yunanlılar dağınık ve zayıf birliklerini
geri çekip toplamak gereğini duydular. Bu arada Nazilli'yi de boşalttılar.
Düşman bu nedenle Aydın'da da hazırlıkta bulunurken çevreden toplanan halk
kuvvetleri bunları sıkıştırmaya başladı. Yunanlılarla halk arasında sert bir
çarpışma oldu. Sonunda Yunanlılar Aydın'ı da boşaltıp çekildiler.
Böylece, 1919 yılı Haziran ortalarında, Aydın Cephesi de kuruldu. Bu
bölgede bulunan 57'nci Tümenin Komutanı Albay Mehmet Şefik Bey ve Tümen Topçu
Komutanı Binbaşı Hakkı Bey idi; alay komutanlarından Binbaşı Hacı Şükrü Bey ve
ulusal kuvvetlerin başında Yörük Ali Efe ile Demirci Mehmet Efe vardı. Sonunda,
Demirci Mehmet Efe üstünlük sağlayarak Aydın Cephesi Komutanlığını eline aldı.
Daha önce yeri geldiğinde bildirmiştim ki, sonradan oraya gönderdiğim Albay
Refet Bey (Refet Paşa) de, Demirci Mehmet Efe'nin komutanlığını kabul
eylemiştir.
Baylar, İzmir'in çeşitli kesimlerinde kurulan ve yavaş yavaş
subaylarla ve ordu birlikleriyle güçlendirilmesine çalışılan ulusal cephelerin
beslenmeleri doğrudan doğruya o bölge halkınca sağlanıyordu. Bunun için de cephe
gerilerinde ulusal örgütler kurulmuştu. Bu ödevin halktan hükümete geçişi, Büyük
Millet Meclisi Hükümetinin kuruluşundan sonra sağlanabilmiştir.
2-
Güney Fransız Cephesi: a- Fransız
birliklerine karşı, doğrudan doğruya Adana bölgesinde; Mersin, Tarsus, İslâhiye
bölgelerinde ve Silifke dolaylarında ulusal kuvvetler kurulmuş ve bunlar çok
yiğitçe işe başlamışlardı. Doğu Adana bölgesinde "Tufan Bey" sanı ile eyleme
geçen Yüzbaşı Osman Bey'in yiğitlikleri anılmaya değer. Ulusal birlikler,
Mersin, Tarsus, Adana şehirlerinin kapılarına dek sokuldular ve buralarda
üstünlük sağladılar. Pozantı'da Fransızları kuşattılar ve geri çekilmek zorunda
bıraktılar.
b- Maraş'ta, Antep'te, Urfa'da önemli savaşlar ve
çarpışmalar oldu. Sonunda işgal kuvvetleri buralardan çekilmek zorunda
bırakıldılar. Bu başarıların kazanılmasında başlıca etmen olan Kılıç Ali ve Ali
Saip Beylerin adlarını anmayı ödev sayarım.
Fransızların işgal
bölgelerinde ve cephelerde ulusal kuvvetler her gün daha sağlam olarak
örgütleşiyorlardı. Ulusal kuvvetler ordu birlikleriyle de desteklenmeye
başlanmıştı. İşgal kuvvetleri her yönden sıkı ve sert bir biçimde zorlanıyordu.
Baylar, bu durum üzerine Fransızlar, 1920 Mayısından başlayarak bizimle
ilişki kurma ve görüşme yollarını aradılar. Önce, Ankara'ya İstanbul'dan bir
binbaşı ile bir sivil geldi. Bunlar önce İstanbul'dan Beyrut'a gitmişler. Eski
Van Milletvekili Haydar Bey bunlara kılavuzluk ediyordu. Bu buluşma ve
görüşmelerimizden işe yarar bir sonuç çıkmadı; ama Mayıs sonlarına doğru Suriye
Olağanüstü Komiseri adına hareket eden Bay Düke (Duquest) (de Caix -du Caix?)
adında birinin başkanlığında bir Fransız kurulu Ankara'ya geldi. Bu kurulla
yirmi günlük bir ateşkes anlaşması yaptık. Bu geçici ateşkes ile biz, Adana
bölgesinin boşaltılmasına bir başlangıç hazırlamak amacını güdüyorduk.
Baylar, bu Fransız kurulu ile yaptığım yirmi günlük ateşkes anlaşmasına,
Büyük Millet Meclisi'nde kimi üyeler karşı çıktı. Oysa, benim bu anlaşmayı kabul
ile sağlamak istediğim noktalar şunlardı:
Önce, Adana bölgesinde ve
cephelerinde bulunan ve bir bölüm askerle de desteklenen ulusal kuvvetleri
rahatça düzene sokmak istiyordum. Ulusal kuvvetlerin bu ateş kesme sırasında
dağılabileceklerini de göz önünde tutarak ateşkes bildirimini yaparken birtakım
önlemler alınmasını da buyurdum. Bundan başka, baylar, önemli saydığım siyasal
bir kazanç da elde etmek istiyordum. Büyük Millet Meclisi ve Hükümeti İtilâf
devletlerince elbette daha tanınmamıştı. Tersine, ülke ve ulusun alınyazısıyla
ilgili işlerde, İstanbul'daki Ferit Paşa Hükümeti ile ilişkide bulunup işlem
yapmakta idiler. Bundan dolayı, Fransızların İstanbul Hükümetini bir yana
bırakıp Ankara'da bizimle görüşmeleri ve herhangi bir sorunda anlaşmaları, o gün
için sağlanması önemli siyasal bir nokta idi. Bu ateşkes görüşmesinde ulusal
sınırımız içinde olup Fransızların elinde bulunan bölgelerin tümünün
boşaltılmasını açık ve kesin alarak istedim. Fransız delegeler bu konuda yetki
almak üzere Paris'e gitmek zorunda olduklarını ileri sürdüler. Yirmi günlük
ateşkes anlaşması bir bakıma daha temelli bir anlaşma yapmak için yetki
alınmasına zaman bırakmak gibi sayıldı. Baylar, bu görüşme ve konuşmalardan
edindiğim izlenim, Fransızların Adana ve dolaylarını boşaltacakları yolunda idi.
Bu düşünce ve inancımı Meclise bildirmiştim. Gerçi Fransızlar, ateşkes
anlaşmasının süresi bitmeden Zonguldak'ı işgal etmekle anlaşmanın yalnız Adana
bölgesi için olduğunu göstermek istemişlerse de, biz bu davranışı, ateşkes
anlaşmasını bozmayı gerektirir saydık. Fransızlarla anlaşmamız bir süre
gecikti.

Etiketler:
Bilimler
Diğer Bilimler
Savaş Cephelerinin Durumu
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler. Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz. |
|
GenBilim Editor Yazar Hakkında:"Bir şey üreten ve olayları olduran küçük bir seçkin grup, Olup biteni seyreden oldukça büyük ikinci grup, Nelerin olup bittiğini bilmeyen muazzam kalabalık."
Nicholas Murray
 Yazar Şuan Çevirim Dışı
Yazara E-Posta Atin
RSS Kategorileri
Lütfen listeden bir RSS kategorisi seçiniz.
Makale İşlemleri
|
|
Sadece kayıtlı üyeler bu bölümü kullanabilir!
|
|