Okunma: 719 kez
İlk zamanlarda dini ritüeller yapılırken çeşitli bedensel hareketlerin tekrarlanması, spora ilham kaynağı teşkil etmiştir. Eski Mısırlılardan başlamak üzere geleneksel toplumlarda spor, kişisel beceri ve maharetin geliştirilmesi amacıyla kullanılmıştır. Eski Yunanlılar, spora ve özellikle atletizme büyük önem vermiş olsalar bile, bunun kitleselleşmesini sakıncalı bulmuşlar ve “Bir şehrin atları ve atletleri iyi koşuyorsa, o şehrin ambarları boşalır.” demişlerdir.
( www.genbilim.com )
Geleneksel toplumlarda sporun bir başka amacı askeri eğitime sivil, kişisel düzeyde ve yaygın hazırlık yapmaktır. Yüzme, atıcılık, okçuluk, at yarışları, güreş, koşu (atletizm) vs. Bunlar Hz. Peygamber (sas) tarafından da tavsiye edilmiştir.
Sanayi devriminden sonra İngiltere’de ilk defa fabrika ve okullarda bitişik mekanlarda futbol görülmüştür. Bundan muhtemelen iki amaç gözetilmiş olabilir: a) Bedensel üretime dayanan iş hayatının getirdiği stresin atılmasını sağlamak b) Fabrikada çalışan işçiye bir aidiyet duygusu kazandırmak. Çoğunluğu itibariyle topraktan kopup gelen işçiler, bu sayede çok az ücretle çalıştıkları fabrikalarla özdeşleşme imkanı bulmuşlardır.
Futbolun diğer sporlarla mukayese edildiğinde avantajlı tarafı, güreş gibi kuvvet, basketbol gibi uzun boy, atletizm gibi tazı gibi koşma yeteneği gerektirmemesidir. Herkes ayaklarıyla bu oyunu oynayabilir. Dolayısıyla herkez –en azından belli bir yaşta– üstüne düşüldüğünde futbolcu olabileceğini düşünür. Futbol karşılaşmalarının gerçekleştiği alan hayli geniştir. Açık ve geniş mekan futbolun kitleselleşmesinde önemli rol oynar. Diğer sporlar için bu kadar geniş alan yoktur ve dolayısıyla on binlerce insanı bir araya getirmek mümkün olmamaktadır. Seyirlik tarafı onun cazibesini meydana getirir.
Futbolun bugünkü seviyeye gelmesinde üç önemli dönemden söz etmek mümkün: 1. İlk ortaya çıktığı sanayi devrimi. 2. Stat,malzeme ve takımların bir işletme gibi ele alınıp bizzat futbolun endüstrileşmesi. Spor malzemesi üreten ve satan büyük endüstri şirketlerinin ortaya çıkması ve bunların futbola olan ilgiyi yeniden üretmek üzere özel yatırım programları uygulaması. Takımların deplasman için başka şehirlere veya ülkelere gidip gelmesi, transferler, yatırım vs. 3. Kitle iletişim araçlarının gelişmesiyle futbolun en geniş toplumsal kesimlerin ilgi alanının içine girmesi.
Futbolun siyasi amaçlar ve bir iktidar aracı olarak kullanılması 20. yüzyılda görülür. Mesela, İspanya’da Franko, 46 yıllık iktidarını iki ana kuruma, kilise ve futbola borçlu olduğunu söylemiştir. İspanya’da Real Madrid, Franko’nun faşist ideolojisinin kitleselleşmesinin bir aracı olarak kullanılmış, buna karşılık Atletico Madrid Cumhuriyetçiler’in ve solcuların karşı takımı olarak ortaya çıkmıştır.
Diğer spor dalları yanında ancak özellikle futbolun siyasi amaçlarla kullanılması Soğuk Savaş döneminin belirgin özelliklerini taşır. Bu dönemde Sovyet sistemi ile Batı arasındaki rekabet spor müsabakalarına da yansımış ve sözgelimi spor müsabakalarında başarılı olan tarafın, politik sisteminin de diğerinden daha iyi ve
güçlü olduğu mesajının verilmesine önem verilmiştir.Bugün askeri diktatörlükle yönetilmekte olan bazı Ortadoğu ülkelerinde devlet başkanları ve çocuklarının doğrudan futbolla ilgilenmeleri ve hatta takım başkanları olmalarının bir nedeni,
politik sistemlerinin sağlamlığına kanıt arama ihtiyacından kaynaklanmaktadır.
Latin Amerika ülkelerinde de askeri rejimler futbolu bir iktidar aracı olarak kullanmaya önem vermişlerdir. Bu liderlere göre 100 bin kişilik futbol stadyumu demek, 100 bin kişilik “uyku tulumu” demektir.
Yine de ülkelere ve farklı kültür havzalarına göre futbol algısı değişmektedir. Mesela, Almanya’da bir eğlence aracı, vakit geçirme şekli, seyirlik ve endüstriyel bir olaydır. Türkiye’deki futbol algısına yarın bakalım.
Ali Bulaç

Etiketler:
Bilimler
Diğer Bilimler
Bir Spor Olarak FutbolBilimler
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler. Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz. |