Ara
07
2007
|
Hormonlar |
|
|
|
GenBilim Editor
|
|
Cumartesi, 08 Aralık 2007 |
Okunma: 3379 kez
TESTESTERON ( TOTAL )
Testesteron özellikle prostat, dış genital organlar ve genital bölge derisinde5-a- redüktaz katalizi ile dehidrotostesterona dönüşür. Testesteron ayrıca periferal aromatizasyon ile Estradiole ( E2 ) dönüşür. Bu hormonun erkekteki fonksiyon kesin olarak bilinmiyor. Ancak yaşlılıarda, karaciğer hastalığında ve hipertiroidide E2/testosteron oranı arttığından jinekomasti ile ilişkili olabileceği düşünülmüştür.
( www.genbilim.com )
TSH
Tireotropin- releasing-hormon (TRH ) ile kontrol edilen ve hipofiz ön lobundan salgılanan 30.000 molekül ağırlıklı bir glikoproteindir. Tiroid bezine doğrudan etki ederek , onun iyodu tutmasına ve iyodlu birleşikler oluşturmasına; kolloidin yıkımı ile tiroksin ( T4) ve triiyodotironin ( T3 ) ayrılmasına; hücre hiperplazisi ve bezin hiperplazisine neden olur. TSH etkisiyle T3 salgılanması T4 'e göre daha çoktur. Dolaşımda T3 ve T4 düzeyi yükselmişse TSH salgılanmasını azaltır.
T4 ( SERBEST, TOTAL )
Tiroid hormonlarının yeterli sentezi veya salgılanması mümkün değildir. Konjenital veya akkiz olabilir. Bu hastalığın tespit edebilmek için tarama testleri uygulanmaktadır.
T3 ( TOTAL, SERBEST )
Tiroid hormonlarının yeterli sentezi veya salgılanması mümkün değildir. Konjenital veya akkiz olabilir. Bu hastalığın tespit edebilmek için tarama testleri uygulanmaktadır.
PSA
Tartarat- labil asid fosfatz düzeyinde artış, metastaz yapmış prostat kanseri vak'alarında saptanır. Prostat kanserli va^'aların % 40'ında karsinom prostat kapsülünün dışına çıktığı zaman tartarat-labil fosfataz düzeyi artmaktadır. Kanserin kapsül içinde kaldığı vak'aların ancak % 25'inde psa yükselmiştir. Anaplastik karsinom va^'alarında özellikle yaşlı erkeklerde ( az miktarda androjen yapımından dolayı ) serum asit fosfatz metastazlara fağmen normal bulunur. Böyle durumlarda beş gün müddetle, günde 25 mg testesteron uygulanamsı bu hücreler tarafından yapılan enzim miktarını artırır.
PROLAKTİN
Asidofilik hücreler olan laktotroplar tarafından sentezlenir. Gebelikte bu hücrelerin sayı büyüklüğü artar.Korpus luteumu aktive eder, korpus luteumun devamlılığını sağladığı için luteotrop hormon olarak isimlendirilmiştir. Gelişen korpus luteumdan devamlı olarak, progesteron sendezi uyarır.Gebelik sırasında artar ve büyüme hormonunun meydana getirdiği türden metabolik değişikliklere neden olur. Doğumdan sonra , hızla azaldığından ancak diğer hormonlar ile birlikte meme bezine etki ederek süt komponentlerinin sentezini ve süt yapımını uyarır.
PROGOSTERON
Progesteron ( 21 C ) korpus luteum ve plesenta tarafından sentez edilir. Gebeliğin devamını sağlayan hormondur. Pregnandiol idrarla atılan en önemli progesteron ürünüdür. Klinikte progesteron sekresyon bozukluğuna bağlı hastalık henüz açıklanmıştır. Tayininin güçlüğünden ötürü klinikte bazal temperatür, servikal müsküs ve sitolojik incelemelerle progesteron sekrasyonu hakkında bilgi edinilir.
KORTİZOL
Şişmanlık ( arada sırada ) Primer ve sekonder böbrek üstü korteks hiperfonksiyonu ( Morbus Cushing ve Cushing sendromunda plazmadaki günlük konsantrasyon oynaması da görülmez ). Stein-Leventhal Sendromu
LH
LH; erkeklerde, testisteki leyding hücrelerine etki ederek, testosteron sentez ve salgılanmasını artırır. Testesteron spermatogenezisi sürdürür ve erkek sekonder seks organlarının gelişmeleri için gereksimlerini sağlar. Kadınlarda, graaf follikülünün olgunlaşmasını, ovulasyonu ve korpus luteumun gelişmesini uyarır. Böylece , hem estrojen ve hemde progesteron sentez ve salgılanmasını uyarmış olur. FSH ve LH nın ikisine birlikte gonadotrop hormonlar da denir.
FSH
FSH; follikül büyümesini hızlandırır, follikülleri LH 'nın etkisine hazırlar. Erkeklerde , seminifer tubuluslarda sertoli hücrelerine etki ederek, testislerin büyümesini sağlar. Spermatogenezisin erken dönemlerinde önemli bir rol oynar, sperm proteinlerinin ve diğer proteinlerin sentezini arttırır. Sperm yapımınıda arttır.
Kadınlarda, ovarian follikülü uyararak, ovumun gelişmesini sağlarve estrodiol sentezini uyarır. Kadınlarda FSH sentez ve salgılanması; 28 günlük bir siklus ile sentezlenir ve salgılanır. FSH plazma düzeyi; ovulasyon zamanında veya ondan biraz önce, bazal düzeyi 10 katı veya daha fazla oranda artar.
ESTRADİOL ( E2 )
DESB ve 17 a etinil - estradiol. Oral kontrasseptif olarak kullanılır. Siklus ortasında E2 düşüşünü önleyerekovulasyonu önlemiş olur.
DOWN SENDROMU ( ÜÇLÜ TEST )
Down sendromu, Trizomi G ve Mongolizim gibi adlar da verilen bu sendromun klinik belirtileri ilk kez 1866 yılında John Langdon Down tarafından belirtilmiştir.Kromozomal düzensizlikler ise ilk kez 1959 yılında Lejeune ve arkadaşlarınca rapor edilmiştir. Çok değişik semptomları olmasına karşın şu özelliklerin ortak olduğu bildirilmektedir. :
Hipotoni , yuvarlak yüz, oblik palpedral fissür ve epikantus,irisin nokta nokta olması (Brush field lekeleri ) küçük ve kıvrık kulaklar, kısa ve geniş boyun, boyun derisi gevşek, küçük burun,intrauterin ve ekstrauterin gelişme geriliği, konjenital kalp hastalıkları, boy kısalığı, başbrakisefalik , fontaneller ve sütürler geç kapanır, hipotelorizm, skrotal dil, avuç içinde simian çizgisi, küçük serçe parmak ( % 50 klinodaktili ) ve iki yerine tek fleksiyon çizgisi, ağır zeka geriliği. Bu söylentilerin tümünün aynı olguda bulunması hemen hemen olanaksızdır. Kromozam düzensizliğinin durumuna göre Down fenotipi de değişiklik göstermektedir. Down sendromlu oldulardaki en ciddi komplikasyon mental hendikaptır.Bunlardaki IQ genellikle 50 ya da daha düşüktür, fakat daha yüksek bir IQ bulunacak olursa mutlaka monaisizmden kuşkulanılmalıdır.
Down sendromlu hastaların % 40 kadarında konjenital kalp malformasyonları görülürken duodenal atrezi de bulunabilmektedir. Bunlara ek olarak, katarakt ( % 2 ), epilepsi ( % 10 ), hipotiroidizm ( % 3 ) , akut lösemi ( % 1 ) ve atlantoaksial instabilite ( semptomatik % 2-3, radyolojik % 18 ) gibi diğer komplikasyonlar da 21 trizomili olgularda bulunmaktadır.
DİGOXİN DÜZEYİ
Digoksigenin - anti- digoksigenin işaretleme sisteminde, DNA,RNA ve oligonükleotidlerin işaretlenmesinde Digitalis bitkisinden elde edilen bir kardenolid steroid hapten olan digoksigonin kullanılır. Prob hazırlamada kullanılan digoksigenin , bir nükleodit trifosfat analoğu olan digoksigonin 11 dUTP yapısında, urasil bakiyesine bağlı olarak yer alır. İn vitro DNA sentezi reaksiyonu şekl,inde gerçekleşen prob hazırlanması sırasında ortama dört çeşit dNTP'nin yanı sıra DIG-11-dUTP de eklenir. Belirlenmesi istenen DNA dizisinin tamamlayıcısı olan prob invitro sentez edilirken ortamda dört çeşit dNTP'ye ek olarak DIG-11-dUTP'de bulunduğundan yeni sentezlenen prob,kalıp DNA zincirindeki her adenin nükleotidinin karşılığı olarak ya dTTP. ya da DIG-11-dYTP taşır.
B-HCG
Gebelik testlerinin esası plesanta tarafından ifraz olunan insan koriyonik gonadotropin hormonunun ( H.C.G ) gebe kadınların kan serumları yada idrarında bulunması ve bu hormonun gonadları ( over ve testisleri ) stimüle edici bir tesire malik olmasına dayanır. İnsan koriyonik gonadotropini fazla miktarda galaktoz ithiva eden bir glükoproteindir.
ALFA - FETOPROTEİN
Fetal karaciğerde sentezlenmek olan AFP ( Alfa fetoprotein ) fetal hayatın 30. haftasında total plazma proteinin 1/3'ünü oluşturmaktadır. 1 yılda erişkinlerde değeri <30 ng/ml'dir. AFP'nin fonksiyonu bilinmemektedir.
KİLİNİK ÖNEMİ :
Hamilelikte amniotik sıvıda veya maternal serumda AFP seviyelerinin tesbiti, fetüsdeki nöraltüp defetlerinin antenatal olarak teşhis edilmesinde kullanılmaktadır.
ALFA 1 ANTİTRİPSİN
Kan ve vücut sıvılarında proteinleri hidroliz ederek parçalayan proteolitik enzimleri inhibe eden Alfa 1 antitiripsin isimli bir proteindir. ( pankreas tarafından sentezlenen bir proteolitik enzim ) aktivitesini inhibe ettiği için Alfa 1 antitripsin denilmiştir. Protein normal plazmada Alfa 1 globulin bandının % 90^dan fazlasını tutar. Alfa 1 antitripsin 'nin daha önemli bir fizyolojik rolü eksrasellüler alana salgılanarak alveol duvarındaki elastini ve çeşitli dokulardaki diğer yapısal proteinleri yıkan güçlü bir protez olan nötrofil elastazı inhibe etmektedir.
ALDOSTERON
Fizyolojik değişimi : Primer aldosteronizm ( Conn Sendromu ), sekonder Aldosteronizm, Maling hipertansiyon, Böbrek arterlerinde stenoz, Karaciğer sirozu, Cushing sendromu, Ödemli hastalıklar,Kor pulmonella
ANGİOTENSİN II
ANGIOTENSİN II'nin , ARTERİOLLERİN düz kaslarda ve adrenal korteksteki özel reseptorlara etkisi ile arterial kan basıncının normal tutulmasında önemli rölü vardır. Ayrıca , vücutta sodyum azlığı mevcut ise, angiotensin II böbrek kan akımının homeostatik regülasyonunda görevlidir.

Etiketler:
Bilimler
Tıp
Hormonlar
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler. Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz. |
|
GenBilim Editor Yazar Hakkında:"Bir şey üreten ve olayları olduran küçük bir seçkin grup, Olup biteni seyreden oldukça büyük ikinci grup, Nelerin olup bittiğini bilmeyen muazzam kalabalık."
Nicholas Murray
 Yazar Şuan Çevirim Dışı
Yazara E-Posta Atin
RSS Kategorileri
Lütfen listeden bir RSS kategorisi seçiniz.
Makale İşlemleri
|
|
Sadece kayıtlı üyeler bu bölümü kullanabilir!
|
|