Okunma: 634 kez
Sonsuz zekidir ve de sonsuz güçlüdür, birer parçası olduğumuz evrensel düzen. Evrensel doğal düzen; yeteneklendirerek, -programlanmış olarak- ana rahmi rampasından yeryüzüne indiriyor bizi.
Yerlerde sürünüyor, ayağa kalkmaya çabalıyor düşüyor kalkıyor; yanlışlarımızı düzelterek, eksiklerimizi gidererek ayaklarımızın üzerinde durabiliyor; yürüyor, koşuyor, aklımız ve becerimizle yaptığımız otomobille yürüyüş hızımızı alabildiğine artırıyor, uçakla uçabiliyoruz.
( www.genbilim.com )
Bütün bunları bilinç teknemizin içinde yuğuruyor, biçimlendiriyoruz. Her bilinç; ister doğa yasası, ister birey, ister şirket, ister sivil toplum kuruluşu, ister devlet olsun; 4 aşamalı bir işleyiş içindedir:
1. Yasama, başka deyişle Akıl: Bilinç, içinde bulunduğu koşullarla baş ederek, ya da bağdaşarak ortamdaki varlığını sürdürmeyi başarabilirse; neyi, ne zaman, nasıl, nerede, niçin yapacağına karar verebilir.
2. Yürütme, başka deyişle irade: Bilinç yasama’nın –aklının- aldığı kararları uygulayarak yaşama geçirebilir.
3. Yargı, başka deyişle vicdan –özdenetim-: Bilinç; aklının ve iradesinin yanlış ve eksik yanlarını ölçüp biçip tartarak, gündemine getirebilir.
4. Yerelleşme, başka deyişle ortam desteği: Karar iradeyle uygulansa, özdenetimle doğrulansa da; son sözü söyleyen ve onay veren; ortam olacaktır. Bu nedenle, ya kararın ya da ortamın değiştirilerek; ortamla karar arasında uyum sağlanması gerekir.
Bilinç; başlangıçta, içinde bulunduğu ortamın koşullarına uymak veya ortamı değiştirmek için akıl yürüterek karar verir. Verdiği kararı, iradesi ile uygulama çabasında bulunur. Kararını ve uygulama biçimini gözden geçirir. Ya ortama uyar, ya da ortamı kendine uydurur.
Sosyal ortam halk; fiziksel ortam doğa’dır. Son sözü söyleyen, onay veren sosyal ortamda halktır; fiziksel ortamda ise, son şekliyle kalıcılaşan doğal koşullardır. Son sözü söyleyenin halk ve doğal ortam olması, evrensel demokrasinin kanıtıdır.
Bilindiği gibi demokrasi; egemenliğin halktan kaynaklandığı yönetim biçimidir. Tarih boyunca halk; her tür yönetimi aktif olarak –katılarak- ya da pasif –karşı çıkmayarak- onaylamış; karşı çıkarak altetmiş ya da yenik düşerek boyun eğmiş, yenmek için fırsat kollamayı sürdürmüştür. Gerçek anlamda demokrasi, halkın katılarak onayladığı demokrasidir.
Yerçekimi yasası gereğince insan bedeni kuş gibi uçamaz. Ne var ki, insanoğlu, başka doğal yasalardan yararlanarak yerçekimi yasasını bir süre askıya alabilir; tonlarca ağırlıktaki uçakları havalandırarak uçurabilir, çevre koşullarını değiştirerek, uçabilmeye elverişli ortamlar yaratabilir. Mühendislikte, tıpta benzeri pek çok örnek gösterilebilir.
Doğal ortam rasyoneldir. Sosyal ortam rasyonel olmak zorundadır. Toplum çoğunluğunu oluşturan ortalama halk; düşünmez hisseder, refleksleriyle hareket eder.
Bilgili ve bilgisini halkının yararına iyi yolda ve doğru kullanabilen aydın yöneticiler; yasama’da, yürütme’de, revizyon ve kontrolda –yargı’da- görev alarak; sosyal ortamı değiştirip geliştirmeye çalışırlarsa da, son sözü söyleyen –“Nasılsanız öyle idare edilirsiniz - Hz Muhammet” ve –“Her millet lâyık olduğu idareyi seçer –Monteskiyo” tarafından vurgulandığı gibi halk’tır.

Etiketler:
Bilimler
Sosyoloji
Evrensel Demokrasi
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler. Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz. |