Ara
02
2007
|
AIDS'in Bulaşma Yolları |
|
|
|
GenBilim Editor
|
|
Pazartesi, 03 Aralık 2007 |
Okunma: 898 kez
ÖZET:
AIDS bağışıklık sistemini çökerten bir hastalıktır. AIDS'in bulaşmasına neden olan virüs ise HIV'dir. HIV kan, meni (boşalma öncesi akıntı dahil), vajina sıvıları ve ana sütü, rahim sıvısı gibi vücut sıvıları; ayrıca kan ve kan ürünleri yoluyla da bulaşır. Bu çalışmanın amacı insanlara AIDS'in bulaşma yollarını öğretip, onları bilgilendirmektir.
GİRİŞ:
AIDS (Acquired Immune Deficiency Syndrome) İngilizce bir kısaltmadır, açık şekli ile anlamı "kazanılmış bağışıklık yetmezliği sendromu"dur. AIDS bulaşıcı bir enfeksiyon hastalığıdır. HIV (insan bağışıklık yetmezliği virüsü) adı verilen virüsler aracılığı ile bulaşmakta ve vücutta belirli hücreleri tutarak onları zarara uğratmaktadır. Vücudumuzu hastalıklara karşı koruyan sistemi yani savunma (immün) sistemini hasara uğratmaktadır. Kanımızda beyaz ve kırmızı küreler bulunur. Normalde beyaz küreler vücudumuza giren mikroplarla savaşır ve onları öldürür. Bunu mikropları yiyerek ve onları öldüren "antikor" adı verilen kimyasal maddeleri oluşturarak yapar. HIV beyaz kürelere girerek ve tahrip ederek immün sistemi zayıflatır. Çevremizde ve vücudumuzda bulunan çeşitli mikroplara karşı vücudumuzun savaşma yeteneği azalır ve enfeksiyonlar ortaya çıkar (1). AIDS nedenli ölümlerin büyük bir yüzdesi, vücudun bağışıklık tepkisinin yok olması ve ikincil enfeksiyonların vücudu çok zayıf düşürmesi sonucunda ortaya çıkmaktadır (2). AIDS'in kuluçka dönemi uzun olduğu için, teşhisi zor olmakta, bulaşıcılığı da o nisbette artmaktadır (3).
AIDS'in kökeni hakkındaki en geçerli görüş hastalığın Afrika kökenli olduğudur.Afrika'da ki yeşil maymunların taşıdığı bir virüs insanlarda rastlanan AIDS virüsüne çok benzemektedir.Bilimsel tahminler maymunlarda rastlanan virüsün doğal ortamda organizmalar içinde yaşamını sürdürerek, mutasyon geçirdiği ve burdan da insanlara geçtiği üzerinde yoğunlaşmaktadır (4).
HIV kan, meni (boşalma öncesi akıntı dahil) vajina sıvıları ve ana sütü, rahim sıvısı gibi vücut sıvıları yoluyla geçer. Virüs; tükürük, göz yaşı ve terde de bulunmasına rağmen bu sıvılarda virüsün miktarı çok azdır ve bu yolla geçtiğine dair bir vaka yoktur (5).
HIV enfeksiyonunun en önemli bulaş yolu cinsel temastır. HIV/AIDS her türlü cinsel temasla (homoseksüel, heteroseksüel, vajinal, oral, anal) bulaşmaktadır. Semen (meni) ya da kanla temasa neden olabilecek her türlü cinsel etkinlikte bulaş riski bulunmaktadır. Bu tür bulaşa bağışık hiç kimse bulunmamaktadır. Bulaş için HIV (+) kişi ile yapılan tek bir cinsel temas bile yeterli olmakta ancak cinsel temas sayısı arttıkça bulaş riski artmaktadır (6). Seks yaparken uyguladığınız kimi hareketler diğer bazı hareketlerden daha tehlikeli olabilmektedir. Anüs ve vajinaya girişlerde kopan ufak parçalardan veya çatlaklardan kan dolaşımınıza virüsün sızması son derece kolaydır. Erkek ile erkek ya da erkek ile kadın arasında ağız yoluyla yapılan seks daha az tehlikeli olmasına karşın risk unsuru taşımaktadır. Bunun nedeni, meni ve ön akıntı yoluyla virüsün ağız içindeki küçük kesiklerden kan dolaşımınıza geçmesi olasılığıdır. Kadından kadına HIV geçmesi daha düşük bir ihtimal olmakla birlikte mümkündür (5). Cinsel aktiviteden bütünüyle kaçınarak ya da enfekte olmayan eşle monogamik bir ilişki sürdürerek HIV enfeksiyonunun bulaşı önlenebilmektedir. Cinsel temas sırasında prezervatif (kondom, kılıf) kullanılmasının koruyuculuğu, kondomun lateks olması, doğru ve sürekli kullanılması, yırtık ya da delik olmaması kaydıyla kanıtlanmıştır (6).
Kanda virüsün yoğun miktarda bulunması nedeni ile, virüsü taşıyan kişilerden alınmış kan ve kan ürünleri ile hastalık bulaşabilmektedir. 1985 yılında antikor testlerinin bulunması ile dünyanın her yerinde kan ve kan ürünlerinin hastaya verilmeden önce HIV yönünden test edilmesi zorunlu hale getirilmiştir. Ülkemizde 1987 yılından beri tüm kan ve kan ürünlerine ELISA yöntemi ile test yapıldıktan sonra hastaya verilmektedir. ELISA yöntemi ile yapılan test HIV tanısında, taramasında ucuz olması, standardize edilmiş bir yöntem olması, güvenilirliğinin %97.3 oranında olması ve çabuk sonuç vermesi yönünden en fazla kullanılan bir yöntemdir (7).
Kullanılmış ve dezenfekte edilmemiş şırınga, iğne, cerrahi aletler, diş hekimliği aletleri, kesici ve delici aletler (jilet, makas), dövme aletleri ve akupunktur iğneleri ile bulaşmaktadır (8). Damar içi madde kullananlar enjektörlerini, iğnelerini paylaşabildikleri için önemli bir risk grubunu oluşturmaktadırlar (7). Virüs, söz konusu ortak kullanım süresince canlılığını koruyacak kadar dayanıklıdır (5). HIV'li organ, doku ve sperm nakli ile de bulaşabilmektedir (8). Bağışlanan kanlar ancak kaliteli ve güvenilir testlerden geçirildikten sonra depolara alınmalıdır (2). Sağlık personeline kan ile kontamine olmuş (bulaşmış) vücut sıvılarıyla temas sonucunda HIV'nin geçişi olanaklı olabilmektedir.
HIV gebelik süresince, doğum sırasında ve postpartum (doğum sonrası) dönemde emzirmekle bebeğe geçebilmektedir. Bu oran %20-30'dur. Ancak HIV (+) anneye gebeliğinin son üç ayında, doğumdan sonra da bebeğe antiretroviral tedavi başlanır ve elektif sezaryen uygulanırsa bu oran %8-10'lara düşebilmektedir (6).
HIV birçok vücut sıvısında bulunmasına rağmen sadece kan, semen ve vajinal sekresyonlar aracılığı ile bulaşabilmektedir. Dokunmak, el sıkışmak, sarılmak, aynı yerde oturmak, aynı saunayı, havuzu, banyoyu, tuvaleti paylaşmak, giysilerin ortak kullanımı ile, telefon kulaklığı ile, gözyaşı, ter ile, sivrisinek, böcek, arı sokması ile HIV bulaşmamaktadır (7).
Bu çalışma insanlara AIDS'in hangi yollarla bulaştığını öğretip, onları bu konuda tedbir almalarını sağlamak amacıyla yapılmıştır.
SONUÇ VE TARTIŞMA:
AIDS çağımızın en önemli hastalıklarından biridir. Fakat sonuçta sadece bir hastalıktır. Bu hastalıktan uzak durmanın tek yolu o hastalığa hiç bulaşmamaktır. Bunu için de bulaşma yollarını iyi bilmek gerekir. AIDS'e neden olan HIV virüsü bir kere insan vücuduna bulaştığı zaman artık kurtuluş yok demektir. HIV en çok cinsel ilişki ile bulaşmaktadır. Cinsel ilişki sırasında erkeklerin prezervatif kullanmaması veya kullanacağı prezervatifi kontrol etmemesi (prezervatifte bulunabilecek deliklere karşı) büyük bir sorumsuzluktur. Kadınlar da bu sorumsuzlukta pay sahibidir.
Bir başka önemli sorun da doğum kontrol haplarından kaynaklanmaktadır. Doğum kontrol haplarının AIDS'i önlediği düşüncesi yaygındır. Aslında doğum kontrol hapları çocuk yapımını önler ama cinsel ilişki sırasında yine de HIV virüsü bulaşmaktadır.
Maalesef bazı kişiler sinema koltuklarına ya da jeton iade haznelerine bıraktıkları veya bilerek koydukları iğneler yüzünden insanlara HIV bulaşmaktadır. Bu insanların eğitimsizliğinden kaynaklanmaktadır. AIDS çeşitli aletlerden de bulaşmaktadır. İnsanlar kullanılan iğne ve araçların ilk kez kullanıldığından emin olmadığı müddetçe kulak deldirmek, dövme yaptırmak ve akupunktur yaptırmaktan kaçınmalıdırlar. Yine berber ve kuaförlerde ustura ve diğer kesici aletleri yeterince steril olduğundan emin olmadıkça kullandırmamaları gerekmektedir.
Şunu unutmamak gerekir ki AIDS'in gelişmesinden tek bir kişi değil tüm insanlık sorumludur ve bunu başarabilmenin tek yolu bulaşma yollarını öğrenip tedbirini almaktır.
KAYNAKLAR:
2. Candaş, Deniz. (2004). Bilim ve teknik dergisi, Sayı:436 Sayfa: 68
3. Anonim. (1996). Sağlık Ansiklopedisi. Boyut Dosya Yayınları, İstanbul
4. http://bornova.ege.edu.tr/~eunal/aids.html

Etiketler:
Bilimler
Tıp
AIDS'in Bulaşma Yolları
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler. Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz. |
|
GenBilim Editor Yazar Hakkında:"Bir şey üreten ve olayları olduran küçük bir seçkin grup, Olup biteni seyreden oldukça büyük ikinci grup, Nelerin olup bittiğini bilmeyen muazzam kalabalık."
Nicholas Murray
 Yazar Şuan Çevirim Dışı
Yazara E-Posta Atin
RSS Kategorileri
Lütfen listeden bir RSS kategorisi seçiniz.
Makale İşlemleri
|
|
Sadece kayıtlı üyeler bu bölümü kullanabilir!
|
|