Okunma: 765 kez
Bati Anadolu’da Gediz ve Küçük Menderes yörelerinde oturan bu halkin nereden geldigi kesin olarak belirlenememistir. Antik dönem yazarlari onlarin güneydeki Karyalilar ile kuzeydeki Mysialilar ve Frigler ile akraba olduklarini söylerler.
Hint-Avrupa karakterli bir dilleri olan Lydialilarin Bati Anadolu’da M.Ö. 2. binyilin ikinci yarisindan itibaren varolduklari kabul edilmektedir. En ileri dönemlerindeki krallari asagida verilmektedir :
Gyges M.Ö. 680-652
Ardys M.Ö. 652-625
Sadyattes M.Ö. 625-610
Alyattes M.Ö. 610-575
Kroisos M.Ö. 575-546
Lydia’nin
parlamasinin nedeni bölgede bulunan altin madenleriydi. Bu madenin M.Ö.
7. yüzyilin basindan beri Sardes’te isletilmeye baslamasi Lydia’lilari
zenginlestirmis ve güçlendirmisti. Lydia’nin Anadolu’daki uygarliga
katkisi daha çok ekonomi dalinda olmustur. Altin sikkeler basarak
ticaretteki degis-tokus usulünü deger ekonomisine çevirmislerdir.
Lydia
tarihinin bazi dönemlerinde Frigleri de yikan Kimmerlerin saldirisina
ugradi ve Sardes kenti Kimmerlerle birlikte yine göçebe bir topluluk
olan Trerler tarafindan da yagmalandi. Ayrica Medler ve Perslerle de
çesitli kez savaslar yapmislardir. M.Ö. 28 Mayis 585 günü Medlerle
yapilan savas sirasinda günes tutulmasi meydana gelmis ve savas böylece
sona ermistir. Lydia devletine son veren Pers krali Kyros olmustur.
Lydia
soylulari ölülerini, Friglerdeki gibi tümülüslere gömüyorlardi. Bu
tümülüsler Sardes’in kuzeyinde Marmara Gölü kiyisinda yer alirlar.
Bunlardan 355 m. çapinda ve 61 m. yüksekligindeki tümülüs Anadolu’daki
en yüksek yigma mezar örnegidir.
Çok zengin olan Anadolu
mozayiginde sözü edilmesi gereken ve bugün de izlerine rastladigimiz
baska uygarliklarda vardir. Demir Çaginda incelenmesi gerekenler
arasinda Karia ve Lykia uygarliklarini sayabiliriz. Hint-Avrupa
ailesinden olan dilleri Hitit öncesi ögeler tasimaktadir. Karialilarin
daha önceleri Bati Anadolu’da yerlesmis olduklari bilinen Leleglerden,
Lykia’lilarin ise Luvilerden geldikleri sanilmaktadir. Lykia
uygarliginin en özgün örnekleri arasinda kayalara oyulmus anitlar yer
almaktadir
Lydia devletinin M.Ö. 546 yilinda son bulmasiyla
Iranlilar Ege Denizi kiyilarina kadar tüm Anadolu’yu ellerine
geçirdiler. Pers egemenligi M.Ö. 333 yilina degin sürdü. Bu dönemden
sonra yerli kültür gelisiminin yerini Batidan gelen yeni etkiler ve
bunun sonucunda ortaya çikan bir kültür almaya basladi.
LIDYA TARIHI
Kökenleri
konusunda kesin birsey söylenilemeyen Lidyalilar’in oturduklari yerlere
MÖ 2. Bin yildan önce geldikleri bilim adamlarinin ortak görüsüdür.
Dilleri nedeniyle Hint-Avrupa kökenli olduklari düsünülmektedir.
Sonralari Lidce konusan bu halk kütlesinin MÖ 2000 ya da daha erken bir
tarihte Hititler’den ayrildigi sanilir. Buna karsilik Lidya’da hiç
olmazsa Kalkolitik çagdan baslayarak yerli bir halk kitlesinin oturdugu
kesindir. Lidyali’lar yerli halkla kaynasmis gibidir. Herodotos’tan
ögreniyoruz ki “Yunanlilarin Lydia diye bildikleri ülkede eskiden
,Maionlar adinda, Lidlerden farkli, ama onlara tümüyle yabanci olmayan
baska bir halk yasardi. Lidler, Maionlari yenip topraklarini alinca
onlar da ya denizi geçip batiya kaçtilar ya da kalip yenenlere boyun
egdiler”.
MÖ 7.yy’in ilk yarisi içinde birdenbire parlayan Lidya
kralligi, Önasya dünyasinin en ilginç kültürlerinden biridir. Bu
krallik ne tam anlamiyla dogulu, ne de tam anlamiyla batili devletlere
benzer; her iki blogun siyasal ve kültürel etkilerinden olusmus yeni
bir Anadolu Kralligidir.
Kaynaklara göre Lidya’da üç ayri sülale hüküm sürmüstür: Atyadlar, Heraklidler(Tylonidler) ve Mermnadlar.
Herodotos’a
göre Atyadlar sülalesi Atys’in oglu Lydos ile baslar fakat Lydos’tan
sonra krallarin siralari ve hatta adlari bile kesin degildir. Bu da
2.bin yilin ikinci yarisi içinde yasanmis olmasi gereken Atyad sülalesi
krallarinin gerçekte var olmadigi, tüm eski çag toplumlarindaki gibi,
Lidyalilar’in çok eski bir geçmise sahip olma istedikleri sonucunda
ortaya çiktigi fikrinin olusmasina neden olmustur. Ama bu hanedana ait
bir kral adi ‘Meles’ Hitit kayitlarinda geçmektedir.
Sardes’te
yapilan kazilar Son Tunç Çagi’nda (MÖ 1400-1200) Lidyalilar’in,
Yunanistan’dan gelip Bati Anadolu’ya yerlesen Mikenlerle ticaret
yaptiklarini ortaya çikarmistir. Ayrica Hitit arsivlerine göre Hitit
Imparatoru Tudhaliya IV (MÖ 1250-1220) “Assuwa Konfederasyonu” adiyla
birleserek kendine karsi gelen bir takim devletlere sefer yapmis, bu
ülkeleri yikima ugratmistir. Nitekim arkeolojik kazilar 2.bin yilin
sonlarinda bir düsman güç tarafindan yakilip yikildigini göstermistir.
Atyadlar’i
izleyen Heraklidler sülalesi Lidya’da 505 yil egemen olmustur.
Baslangici MÖ 1192 yillarina uzanir. Bu tarih yeni Hint-Avrupa
kabilelerinin Bogazlar yoluyla Anadolu’ya göç ettikleri ve Büyük Hitit
Impartorlugu’nun ortadan kalktigi yillardir. Bu sülaleye Grekler’ce
tanri Herakles’le iliskiye getirelerek “Heraklidler”, Lidyalilarca
kahramanlari Tylos ya da Tylon’un adindan “Tylonidler” adi verilmistir.
Tylon’un Bati Anadolu’ya yeni gelen Hint-Avrupa’li Thraklar’in bir
boyunca getirilmis olmasi olasidir. Heraklidlerin daha önce
bahsettigimiz Maionlar’a esitligi ve Demir Çagi’nin baslarinda Sardes’e
“Hyde”, ülkeye de “Maionia” adini verdikleri öne sürülmüstür. Çünkü son
Heraklid krali Kandavles’in adinin Maionca oldugu kabul edilmektedir.
Ayrica MÖ 1000 yillarinda Maionia denilen Lidya’ da çanak-çömlekçilikte
yeni bir boyali geometrik biçim meydana gelmistir ve bu Demir Çag
Lidyasinda yüksek bir kültür ve artistik faaliyet oldugunun kanitidir.
Daha
sonra Mermnadlar denen hanedanin ilk krali Gyges’in MÖ 685 yilinda
Lidya tahtina çikisiyla ilgili oldukça heyecanli asil öykü baslar.
Karisinin güzelligine hayranligini kanitlama derdindeki Kandavles’in
kuskulu dostu Gyges’e yatmaya hazirlanan karisini gizlice seyrettirmesi
ve çok kizan Kraliçe’nin kocasini öldürsün diye Gyges’i gizliden
gizliye zorlamasiyla Gyges Kandavles’i öldürür ve kraliçeyle evlenerek
tahta geçer. Böylece 141 yil sürecek olan Mermnad egemenligi baslar.
Lidyalilar eski Önasya’ da birinci derecede önem kazandilar ve özgün
eserler yarattilar. (MÖ 587-546) sirayla Gyges, Ardys, Sadyattes,
Alyattes ve Kroisos Lidya devletini yönettiler. Bu dönemde Lidya’nin
zenginlesmesi ve güçlenmesi de altin madeninin bulunmasi, islenmesi ve
ticaretin yapilmasi çok önemli bir faktördür. Bu saydigimiz krallarin
ilk adimda, güç politikasinin silahi olarak ekonomik kaynaklari
kullandiklari sanilir. Ilk sikkelerin ortaya çikisinin asker
ücretlerinin ödenmesiyyle ilgili oldugu bile düsünebilir.
Gyges
tarihe geçince Yunan kentlerine karsi askeri girisimlerde bulundu ve
kuzeyden gelen Kimmer tehlikesiyle ugrasti. Ve onlari yenilgiye
ugratti. Fakat ikinci Kimmer saldirisina dayanamayacak Sardes’in
yiikimiyla sonuçlanan savasta öldü. Bu dönemde Yunanistan’la ticaret
iliskileri çok gelismistir.
Gyges’ten sonra gelen krallar
döneminde de Kimmer akinlari devam etti. Fakat bunlara karsi Lidya
devleti çok iyi direndi ve bu da ekonomisinin ne denli güçlü oldugunu
gösterir. Yine Gyges’ten sonra gelen krallar Yunan kent devletlerine
saldirilar düzenlediler. Alyattes Lidya tarihinin en büyük kisisi ve
Mermnad hanedaninin en etkin kralidir. Bati And kiyilarini ele geçirdi
ve Bati And’in kuzey kuzey kismini elinde bulunduran Kimmerleri
Kizilirmak’in ötesine sürdü ve bu sayede LidyaKralligi’nin gücü yeni
boyutlara ulasti.Kuzeyli barbarlardan zara görüp zayiflayan Phrygia
Lidya’ya baglandi.Bu dönemin önemli olaylarindan biri de nedeni pek
bilinmeyen Lidya-Med savasidir. Sonuçta Kizilirmak her iki devlet
arasina sinir kabul edildi. Alyattes Lidyalilar’la Grekler arasindaki
iliskilere çok deger verdi; Miletos’ta iki tapinak insa ettirdi;
Delphi’deki kehanet merkezine armaganlar yolladi; Korint tirani
Periandros ile dostluk iliskileri kurdu. Bu kraldan itibaren Grek
etkisi açik bir sekilde görülmeye baslar, Hellenlesme bunu izleyen
döemlerde büyük bir hiiz gösterir.
MÖ 560 yilinda oglu Kroisos
basa geçti ve babasindan devraldigi güçlü ve zengin devlet sayesinde
ününü tüm eski çag dünyasina duyurdu. Içerdeki taht kavgasini sona
erdirdikten sonra Ephesos’ a yöneldi ve tüm Grek kentlerine egemen
oldu. Ephesos ‘taki Artemis tapinagini tekrardan insa ettirdi. Kroisos
döneminde LIdya devleti zenginliginin ve kültürel gelisiminin doruguna
ulasti. Dillere destan zenginligi kaynagini bagli bölgelerden alinan
haraçlar, ticari gelirler ve ülkenin dogal zenginliklerinden aliyordu.
MÖ
6.yy’in ortalarinda beliren Pers tehlikesini gören ve önlemler alan
Kroisos Sardes yakinlarina gelen Pers ordusuyla karsilasti ve yenildi.
Sonuçta Iranlilar tüm Anadolu’ya hakim oldular ve Lidya devleti tarih
sahnesinden silindi.

Etiketler:
Bilimler
Arkeoloji
Lydia Uygarligi
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler. Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz. |