Okunma: 242 kez
Nükleer enerjinin dehset verici as-kerf uygulamalari bilinmektedir. Bu uygulamalar, nükleer fizigin 1940'h ve 1950'li yillarda çok hizli bir gelis-me göstermeline ve "ivU enerji üretimine yo! açmistir. Isinimi kolayca saptanabilir radyoaktif çekirdeklerin isaret a"ci olarak kullanilmasi, öp, Unm, hidroloji gibi çok degisik alanlarda yaygin biçimde uygulanmaktadir.
Agir iyonlar fiziginin gelismeli, yüzey fiziginde sinaî uygulama olanaktan bulmustur.
Nötronlarin etkinlestirilmesiyle, kimyasal elementlerin izlerinin l
milyardi l gibi oranlarda saptan-mati da mümkündür: böylece, Üst
Kretaie ile Üçüncü Zaman arasindaki geçisi belirleyen tortullarda
anonnal yüksek miktarlarda iridyum izleri ölçülmüstür. Bu anormalligin
mümkün açiklamalarindan biri, iridyumun, bundan 65 milyon yil önce
Dünya ile çarpisan, yaklasik on kilometre çapinda bir meteorit
tarafindan getirilmis olmasidir (böylesi bir çarpi|ma, aralarinda
di-üozorUnn da bulundugu pek çok canli türünün yok olmaliyla f
onuç-lanan, dünya çapinda bir felakete yol açmif olabilir).
Nötronlarin
etkinlestirmesi, imal edildikleri yerlerin uzagimla bulunan çömleklerin
yapildigi topragin cografi kökenini saptayarak, yok olmus uygarliklarin
ticaret aglarinin saptanmasini sagladigi arkeolojide de
kullanilmaktadir. 14C (karbon 14) tarihlendirme yöntemi, tarihsel
ölçege uymaktadir; çünkü bu radyoaktif çekirdegin yan ömrü 5 000
yildir: bir varlik öldügünde, "ruk MC sogurmaz; ""C/ttC oranini ölçerek
ve öldügü tirada atmosferde bulunan "C oraninin bugünkünün aynisi
oldugunu varsayarak, bu ölümün tarihi belirlenebilir. Ayni sekilde,
buzul buzla-nndaki I8O/"O izotop oraninin ölçülmesi, son binyiüarda
yeryuvarla-gi sicakligindaki degisikliklerin saptanmasini saglamaktadir.
Atom
çekirdekleriyle ilgili en çarpici verilerden biri, bunlarin göreli
bollugudur. Evrendeki maddenin agirlikli bölümü kendini en basit
çekirdek olan (bir proton) hidrojen çekirdegi biçiminde gösterir (yüzde
75'ten fazla); helyum (2 proton, 2 nötron) neredeyse yüzde 100'e
ulasmak için gereken tamamlayici parçayi olusturur. Daha agir
elementlerin tamami toplamin sadece yüzde 0,1'inden azini olusturur.
Ancak, bu bakiyenin dikkatli bir biçimde gözlenmesi, çok belirgin bir
yapiyi ortaya koyar: N nötron sayisinin veya Z proton sayisinin 8, 14,
20, 28, 50, 82 ve 126'ya esit oldugu (bu son durum sadece nötronlar
tarafindan gerçeklestirilir) bazi çekirdekler digerlerinden daha boldur.
Bu
bolluk doruklannin, nükleer yapinin daha büyük bir kararliligiyla
birlesmesi dogaldir. Bu, nükleer fizikçilerin 1930'lardan baslayarak
anladiklan seydir. Ve bu nedenle, bu kez laboratuvarda gözlenen bag
enerjileri sistematigi, N veya Z yukaridaki sayilardan birine esit
oldugunda doruklar ortaya çikarmaktadir (söz konusu sayilara bu yüzden
sihirli sayilar denmektedir). Bu etki nicel olarak küçüktür: hafif bir
çekirdekteki onlarca megaelektronvolt, agir bir çekirdekteki binlerce
megaelektronvoltluk toplam bir bag enerjisine oranla her zaman 15
MeV'un altindadir. Astrofizik ölçekte, yildiz nükleosentezleri
sirasinda olusan çekirdekler, en kararli biçimlenmelere bürünme
zamanini bulduguna göre, nite! olarak önemlidir. Diger nükleer
özellikler, özellikle, bir nötronun veya bir protonun ayrilma
enerjileri, sihirlilik kavraminin saglamligini dogrulamaktadir.
Birnükleonun ortalama ayrilma enerjisi 5-10 MeV düzeyindeyken, sihirli
bir çekirdegin yüksek kararlilik artisi, bu enearjileri
megaeletronvoltlarca artirmaktadir.
Demek ki, burada çok belirgin göreli bir etki vardir.
Katmanli model
Atom
(çekirdek + elektronlar) ölçeginde de, atom yapilarinin özellikle
kararli oldugu sihirli elektron sayilari vardir. Böylece, soygazlarin
(helyum, neon, argon, kripton, ksenon, radon) zayif kimyasal etkinligi,
bu atomlarin elektronlarinin son derece kararli biçimlenmeler içinde
oldugunu gösterir. Bunlarin iyonlasma enerjileri, Mendeleyev'in
tablosundaki komsu atomlarinkinden özellikle daha büyüktür.
Atoma
iliskin bu sihirli sayilar, yapinin katmanlar halinde yapilanmis
olmasiyla açiklanir. Çekirdegin protonlari elektronlar üzerine,
kuvantum mekarügiyle ele alindiginda elektronlarin ulasabilecekleri
kuvantik durumlari ortaya çikaran bir çekim uygular. Bu kuvantik
durumlar, katman olarak adlandirilan komsu enerji paketleri halinde
gruplasmislardir. Bir atomun elektron sayisi bir katmani tamamen
dolduracak düzeyde oldugu her durumda, bag enerjisi daha büyüktür.
Bu
görüntünün nükleer duruma aktarilmasi, 1930'larda telkin edilmis
olmakla birlikte, ancak, 1940'lann sonlarinda kendini kabul
ettirmistir. Asil basari (1948-1949'da), nükleonlarin yörüngesel
hareketiyle spinleri (ve-ya özünlü kinetik hareket) arasindaki bir
eslesmenin varlij varsayarak, sihirli nükleer sayilarin ve de
özellikle, sihirli çel deklere komsu çekirdekler için düsük enerjili
uyarilmis durun rin yapisinin açiklanabileceginin saptanmasi olmustur.
Bu ram, Maria Goeppert-Mayer ve Hans Daniel Jensen'e 1963 I bel Fizik
Ödülü'nü kazandirmistir.
Çekirdegin biçimsel bozulmasi ve
ekseninde dönmesi, birlesik model Sihirli çekirdekler ve bunlarin yakin
komsulan küreseldir; an acile katmanli çekirdekler, yani, nötron ve
proton sayisi iki sil sayi arasinda kalan çekirdekler biçimsel olarak
bozulmustur. B lann çarpikligi, atomun elektronlar üzerindeki etkisiyle
ölçüler. Böylece, bazi çekirdeklerin yumurtamsi (kutuplan sivrice), bas
rinin küremsi (kutuplari yassica) olduklari anlasilmistir. Özelli armut
biçiminde daha karmasik baska biçimler de vardir.
Bu nükleer
çarpikligin bir baska izi düsük enerjili uyaril durumlar tayfinda
görülebilir. Gerçekten de, mekânda ayrica li bir yön olmadigindan, bir
çekirdek, mesela, yumurtamsi bi almissa, zaman içinde simetri ekseninin
ucunu bütün yön döndürecektir: çekirdek dönmektedir; iki görünümü
birbirin ayirmak mümkün degildir. Demek ki, çarpik (deforme) çe deklere
"kuvantum topaçtan" denebilir ve bunlarin dönme rumlan, dönme halindeki
her cisim gibi çekirdegin eylemsi momentine bagimli olan
niceliestirilmis enerjilerle ayirt ec Kavramsal olarak, dönme tayflannm
gözlenmesi iki zaman ö ginin varligini ortaya koymaktadir: nükleonlann
bireysel h ketine özgü bir hizli zaman ölçegi ve nükleer yapinin bütüi
hareketiyle iliskili yavas bir ölçek. James Rainwater, Aage B ve Ben
Mottelson, nükleer dinamigin bu iki zaman ölçeginde alindigi birlesik
denen modeli 1953'te gelistirmislerdir (bu mo sahiplerine 1975 Nobel
Fizik Ödülü'nü kazandirmistir). Bum birlikte, çarpik veya bakisimsiz
yapiyi doguran nükleonlarir reysel hareketi olduguna göre, belli bir
eslesme vardir.
Atom çekirdeklerinin eylemsizlik momentlerinin
deneysel gerleri, kati bir cisminkiyle normal bir sivininki arasinda
yer Nükleer akiskanin bir bölümünün, bir süperakiskan oldugu,; dönmeye,
dolayisiyla da, çekirdegin eylemsizlik momentine tilmayan yapiskanligi
olmayan bir akiskan olusturdugu vars lirsa, bu degerler açiklanir.
Ayrintilara girmeden, nükleonlarir kirdek içinde birbirlerinden
bagimsiz olarak yer degistirmek rine, Cooper çiftleri denen çiftler
olusturma egiliminde oldu! söylenebilir. Bu çift olusturma veya
eslesme, asiri akiskan hal denen o tutarli ortak hafin temelidir -bu
hal uyarilmis haller l MeV düzeyinde bir enerji gapiyla (tng. aralik)
ayrilmistir.
Dönme enerjisi gapla karsilastirilabilir hale
geldiginde, s; dönme bazi nükleon çiftlerini hareketin eymesizligine
katil ya yatkin hale getirerek bunlari kinyormuscasina, eylemsi
momentinde ani artislar gözlenir.
AGBR Imlsntlinasstntn içi.Fransa'da Orsay Nükleer Fizik Enstitüsü'ndeki bu sûperiletken miknatisli bir hizlandiricidir:
elektrik akimi, elektrik direncinin sifir oldugu yaklasik 4 K'/ik sicaklikta tutulan iletici bobinlerin içinde dolasir.
Böylece, yüksek manyetik alan/ar (burada 4 Tye kadar) elde etmek ve aygitin kapladigi yeri küçültmek
mümkündür. Bu hizlandirici, protonlara 20 MeV-200 MeV arasinda bir enerjinin iletilmesini saglayacaktir.

Etiketler:
Bilimler
Fizik
Nükleer Fizigin Uygulamalari
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler. Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz. |