GenBilim
Türkiye Bilim Sitesi  
Anasayfa | Forum | Bilimler | Arşiv Tarama | GenKalem | Destek | Site Haritası | Linkler | RSS | Reklam | Arkadaşını Davet Et | İletişim
Kontrol Paneli Anasayfa arrow Bilimler arrow Genetik arrow Apoptozis ve Nekroz Kontrol Paneli Kontrol Paneli Kontrol Paneli Kontrol Paneli Üye OlŞifre Hatırlat Kontrol Paneli
Ara 02 2007
Apoptozis ve Nekroz Yazdır E-posta
  • Currently 0.0/5 Stars.
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5

Rating: 0.0/5 (Toplam Oy: )


GenBilim Editor   
Pazar, 02 Aralık 2007
Okunma: 475 kez

Doku yasami, hücresel çogalma ve apoptozis gibi hücre ölüm islemleri arasindaki siki dengeyle sürdürülür. Apoptozis hem fizyolojik hem de patolojik olarak istenmeyen, hasar görmüs ya da potansiyel olarak neoplastik hücrelerin uzaklastirilmasinda basvurulan bir hücre intihar mekanizmasidir. Bu içsel intihar formunun temelinde genetik mekanizma vardir.

Apoptozis  tipik morfolojik  ve  biyokimyasal  özelliklere  sahiptir.  Göze  çarpan  morfolojik degisimler  hücre  küçülmesi,  nuklear  kromatinin  yogunlasmasi,  nukleusun  fragmantasyonu  ve  DNA’nin  internukleozomal  alandan  ayrilmasidir1,3,4,5,7.
Genomik  DNA’nin  (deoksiribonükleikasit)  internukleozomal  fragmantasyonu  son  yillarda  apoptozisin  en  belirgin  biyokimyasal  isareti  olarak
düsünülmektedir. 

Tüm  bu  özelliklerin  olusumu  enerjiye  bagimlidir.  Bundan dolayi apoptozis enerjiye bagimli islemlerle hücreyi ölüme sürükler. Caspase ailesi  proteazlari,  BCL-2  ailesi  proteinleri  ve  p53  gen  ürünü   apoptozisin düzenlenmesinde merkezi rol oynar. Bu derlemede, apoptozis ve diger hücre ölüm  mekanizmalari  hakkinda  son  zamanlardaki  çalismalar  özetlenmeye çalismistir.

Apoptozis  ilk  kez  1885’de  Flemming  tarafindan  gözlenmis  ve  bu  durum  kromatolizis  (chromatolizis)  olarak  isimlendirilmistir.  Flemming  memelilerin ovaryum  folikülleri  üzerinde  çalismis  ve  foliküllerin  epitelyal  hattindaki hücrelerde  nukleusun  yikima  ugradigini  ve  sonuç ta  ortadan  kayboldugunu gözlemistir. 

O  yillarda  kromatolizis  (chromatolizis)  kavrami  farkli  arastiricilar  tarafindan  farkli  sekillerde  kullanilmistir.  Örnegin  nöropatologlar  aksona
geçisten  sonra  nissle  taneciklerinin  yikimi  iç in  bu  terimi  kullanirlarken; Flemming  vb.  embriyolojistler  bu  terimi  gerçek anlaminda  benimsemislerdir.

Glücksman  (1950),  embriyodaki  fizyolojik  hücre  ölümünü   kromatolizise dayandirmistir.  Hücre  nukleusunun  ve  sitoplazmanin  sivi  kaybiyla
küçüldügünü , nuklear  boyalar  için  affinitenin  yitirildigini,  feulgen  negatif  hale geldigini,  nukleusun  indirgenip  ortadan  kayboldugunu  ve  daha  sonra  ise dejenere olan hücre komsusu tarafindan fagosite edildigini belirtmistir. 

1950’lerin  sonlarina  dogru  DeDuve  lizozomlardan  kaynaklanan  hücre intihari fikrini ortaya atmistir. Hücrelerin kendi içlerinde intihar çantalari gibi rol oynayan  lizozomlarin  patlamasiyla  ölebileceklerini  önermistir. 

Ancak  bugün bilinen gerçek bunun ancak özel durumlarda gerçeklesebilecegidir. 1960’larda serbest  radikal  patolojisi  terimi  ortaya  çikmis  ve  hücresel  organellere  zarar verebilen  serbest  radikallerin  intrasellüler  saliniminin  hücre  intiharinin
belirmesinde  rol  oynadigini  belirtmistir.  1976’da  ve  1981’de  3  grup, radyasyona ugramis dokularin kromatinini elektroforetik olarak ç alismislar ve fragmanlarina  ayrildigini  bulmuslardir.  Bu  fragmanlar  ç ok  sayidaki nükleozomlardir.  1984’de  Wyllie  ilk  kez  apoptozis  terimini  kullanmistir.
Spesifik biyokimyasal markerlar ekleyerek apoptotik hü crelerin farkli morfolojik degisiimlerini  gözlemistir.  Bu  bulusla  birlikte  apoptozisle  ilgili  arastirmalar oldukça fazla artmistir. 
 
 Apoptozisin Morfolojik Isaretleri Apoptozis  temelinde  genetik mekanizma  olan  kasitli  intihar  formu özelligi gösterir.  Hücrede  apoptozise  neden  olacak  olaylar  meydana  geldiginde örnegin  DNA  herhangi  bir sekilde  zarar  gördügünde  apoptotik  süreç  baslar.

Enerji  gerektiren  aktif  islemlerle  zarar  gören  hücre  ölüm  yolunu  seçer. Apoptozisin belirlenmesinde elektron mikroskobuyla gözlenen farkli morfolojik özellikler  ilk  kez  Kerr  ve  arkadaslari  tarafindan  belirtilmistir.  Bu  sekilde gözlenen morfolojik degisimler;

a. nukleus
Apoptozisin  baslangici  nuklear  kromatinin  yogunlasmasiyla  karakterize edilir.  Bu  yogunlasmayla  kromatin  materyalinin  sinirlari  çizilir  hale  gelir.
Yarim ay, at nali, orak gibi tipik sekiller gösterir. Daha sonra nukleus bozulur,ayrilir ve yikima ugrar. Bu duruma karyorheksis (karyorrhexis) denir.

b. Hücre Morfolojisi
Apoptozisin  baslangici  hücre  küçülmesi,  sitoplazmanin  yogunlasmasi  ve hücrenin kendisini çevreleyen dokudan ayrilmasi ile de karakterize edilir (ª ekil


1). Hücrenin  dis  taslagi  düzensizlesir.  Bu  durum  apoptozise özgü   bir  durum olan  tomurcuklanma  sürecini  baºlatir.  Bu  apoptotik  olusumlar  hücresel organellerce  zengindir.  Bundan  sonra  fagositoz  baslar1,2,3,4,5,6,7,8.  Ancak  apoptotik  olusumlar  lenfositleri  ya  da  nötrofilleri  cezbetmez.  Bu  da  apoptotik hücre ölümünün, meydana gelen diger hücre ölü m tiplerinden bir farkidir. Bu  duruma getirilen açiklama, tek basina ölen hücrenin salgiladigi kimyasallarin etkin  konsantrasyonda  vasküler  endotelyuma  ulasmadigi  yönündedir.


2).Fagositozu meydana  getiren  hücreler  fagositik  hale  gelen  doku makrofajlari veya parenkimal hücrelerdir3,4,5. Eg er bu hücreler fagosite edilmezlerse ikincil  nekrozis  olarak  adlandirilan  indirgenmeye  ugrarlar3,5.  Apoptozisin  erken  safhasinda  ve  yeni  olusturulmus  apoptotik  olusumlarda  hücresel  ince  yapi oldukça iyi korunmustur.

3. Insan organizmasýnda apopitozun izlendigi durumlar

Embriyonal ve fötal gelisimde, hormon azalmasina bagli involusyonlarda, Dokulardaki hücre homeostazinin saglanmasinda, Immun reaksiyonlarda, defansif olarak, Hücrelerin herhangi bir nedenle hasarlanmalari durumunda, Yaslilikta

a) Embriyogenez ve fötogenez sirasinda normal gelisimin saglanabilmesi amaciyla, olusmus olan hücrelerin bir kismi apopitoza gitmektedir. Özellikle
sinir sisteminin ve immün sistemin gelisiminde apopitoz önemli rol oynamaktadir. Sinir sistemi gelisirken çok fazla sayida nöron ve sinaps olusur.

Apopitoz ile nöronal havuz hedef olan miktara indirilmekte, aksonlari hedeflerine ulasmayan nöronlar ortadan kaldirilarak nöronlarla hedef organlar arasinda olusan baglanti hatalari onarilmaktadir. Immun sistemde ise, olusan fazla ve otoreaktif hücreler ortadan kaldirilarak, bunlarin embriyo/fötusa zarar vermesi engellenmektedir.

Intrauterin gelisim sirasinda el ve ayak parmaklarinin arasi baslangiçta kapali iken parmaklar arasindaki hücrelerin apopitoz ile yikilmasi ile parmaklar
birbirlerinden ayrilmaktadir. Embriyonun gelismekte olan epidermisinin en üst sirasindaki bazi hücreler (periderm) de apopitoza giderek amnion
sivisina atilirlar. Apopitoz embriyonal gelismenin erken dönemlerinde de izlenmekte, ayrica böbrek taslaklarinin dejenerasyonunda da önemli rol
üstlenmektedir.

b) Eriskinlerde hormon yetmezligine bagli olarak gelisen organ gerilemelerinde apopitoz rol almaktadir.
Örn: mensturasyonda endometrial hücre yikimi, menapozda ovaryum folliküllerinin atrezisi, laktasyon sonrasinda meme bezi gerilemesi, orsiektomi
sonrasinda prostat atrofisi gelismesi gibi.4,14,20

c) Proliferasyona ugrayan hücre topluluklarinda (örn:barsak kript epiteli) apopitoz sik olusur.

d) Tümörlerde, özellikle regresyona gittikleri dönemlerde apopitoz görülür.

e) T ve B lenfositler sitokin yetersizligine bagli olarak apopitoza gidebilirler.

f) Hücresel immun red ve graft vs host reaksiyonlarýnda sitotoksik T lenfositler (CTL) araciligi ile apopitoz olusur.

g) Pankreas, parotis ve böbrek gibi organlarda kanal obstriksiyonlarina bagli olarak gelisen atrofilerde apopitoz izlenir.

h) Çesitli viral hastaliklarda apopitoz görülür. Örn:Viral hepatitte karacigerde olusan apopitotik hücreler (Concilman cisimcikleri ) gibi.

i) Hücrelerde hasar olusturan çesitli etkenler normalde nekroza neden olurken düsük dozlarda apopitosis olusturabilmektedir. Örn: Isi, radyasyon, antikanser ilaçlar, hipoksi gibi.
 
Nekroz:
Patolojik olaylar sonucu gelisen hücre ölüm seklidir.hücre hasarini olusturan travma,hücre kanlanmasinin,dolayisiyla oksijenlenmenin bozulmasi,enfeksiyon gibi nedenlere bagli olarak gerçeklesir.organeller siser,hücre sinirlari düzensiz hale gelirve bunlarin sonucu olarak hücrenin bütünlügü kimyasal ve yapisal olarak bozulur.Hücre ölümü ya apoptozis veya nekroz ile olur.

Nekroz disardan gelen hasarla plazma membraninda olusan degisiklikler sonucu olusur. Nekrotik hücre; sisme ve plazma membraninin yikilmasi sonucunda sitoplazmik içerigini disardaki doku araligina salar. Hücrenin nekrotik artiklari inflamatuar hücreleri dokuya çekerek bu dokunun parçalanmasina yol açar ve bu
inflamasyon olarak bildigimiz histolojiye neden olur.

Hücre zedelenmesi sonucu hücrede gelisen geri dönüsü olmayan (irreversibl) harabiyet hücrenin ölümüne neden olur. 4 tip nekroz çesidi mevcut olup hepsi farkli histomorfolojik bulgular içerirler.


Etiketler:  



Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler.
Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz.





Reddit!Del.icio.us!Facebook!Slashdot!Netscape!Technorati!StumbleUpon!Newsvine!Furl!Yahoo!
 

GenBilim

GenBilim Editor

Yazar Hakkında:
"Bir şey üreten ve olayları olduran küçük bir seçkin grup, Olup biteni seyreden oldukça büyük ikinci grup, Nelerin olup bittiğini bilmeyen muazzam kalabalık." Nicholas Murray
Yazar Şuan Çevirim Dışı
Yazara E-Posta Atin
GenBilim
Makale İçinde Ara GenBilim    
GenBilim
        RSS Kategorileri GenBilim
Lütfen listeden bir RSS kategorisi seçiniz.
GenBilim
Makale İşlemleri
Sizde Yazi Ekleyin
Yorum Ekleyin
Terim Ekleyin
Bu makaleyi favorilerime ekle
Sizde Link Ekleyin
Bu makaleyi PDF olarak kaydet
 Makaleyi rapor et
GenBilim
Sponsor Bağlantılar


        Favori Makalelerim
Sadece kayıtlı üyeler bu bölümü kullanabilir!
GenBilim
GenBilim