Okunma: 475 kez
Doku yasami, hücresel çogalma ve apoptozis gibi hücre ölüm islemleri arasindaki siki dengeyle sürdürülür. Apoptozis hem fizyolojik hem de patolojik olarak istenmeyen, hasar görmüs ya da potansiyel olarak neoplastik hücrelerin uzaklastirilmasinda basvurulan bir hücre intihar mekanizmasidir. Bu içsel intihar formunun temelinde genetik mekanizma vardir.
Apoptozis tipik morfolojik ve biyokimyasal özelliklere
sahiptir. Göze çarpan morfolojik degisimler hücre küçülmesi,
nuklear kromatinin yogunlasmasi, nukleusun fragmantasyonu ve
DNA’nin internukleozomal alandan ayrilmasidir1,3,4,5,7.
Genomik
DNA’nin (deoksiribonükleikasit) internukleozomal fragmantasyonu
son yillarda apoptozisin en belirgin biyokimyasal isareti olarak
düsünülmektedir.
Tüm bu özelliklerin olusumu enerjiye
bagimlidir. Bundan dolayi apoptozis enerjiye bagimli islemlerle
hücreyi ölüme sürükler. Caspase ailesi proteazlari, BCL-2 ailesi
proteinleri ve p53 gen ürünü apoptozisin düzenlenmesinde merkezi
rol oynar. Bu derlemede, apoptozis ve diger hücre ölüm mekanizmalari
hakkinda son zamanlardaki çalismalar özetlenmeye çalismistir.
Apoptozis
ilk kez 1885’de Flemming tarafindan gözlenmis ve bu durum
kromatolizis (chromatolizis) olarak isimlendirilmistir. Flemming
memelilerin ovaryum folikülleri üzerinde çalismis ve foliküllerin
epitelyal hattindaki hücrelerde nukleusun yikima ugradigini ve
sonuç ta ortadan kayboldugunu gözlemistir.
O yillarda
kromatolizis (chromatolizis) kavrami farkli arastiricilar
tarafindan farkli sekillerde kullanilmistir. Örnegin
nöropatologlar aksona
geçisten sonra nissle taneciklerinin
yikimi iç in bu terimi kullanirlarken; Flemming vb.
embriyolojistler bu terimi gerçek anlaminda benimsemislerdir.
Glücksman
(1950), embriyodaki fizyolojik hücre ölümünü kromatolizise
dayandirmistir. Hücre nukleusunun ve sitoplazmanin sivi kaybiyla
küçüldügünü
, nuklear boyalar için affinitenin yitirildigini, feulgen
negatif hale geldigini, nukleusun indirgenip ortadan kayboldugunu
ve daha sonra ise dejenere olan hücre komsusu tarafindan fagosite
edildigini belirtmistir.
1950’lerin sonlarina dogru DeDuve
lizozomlardan kaynaklanan hücre intihari fikrini ortaya atmistir.
Hücrelerin kendi içlerinde intihar çantalari gibi rol oynayan
lizozomlarin patlamasiyla ölebileceklerini önermistir.
Ancak
bugün bilinen gerçek bunun ancak özel durumlarda gerçeklesebilecegidir.
1960’larda serbest radikal patolojisi terimi ortaya çikmis ve
hücresel organellere zarar verebilen serbest radikallerin
intrasellüler saliniminin hücre intiharinin
belirmesinde rol
oynadigini belirtmistir. 1976’da ve 1981’de 3 grup, radyasyona
ugramis dokularin kromatinini elektroforetik olarak ç alismislar ve
fragmanlarina ayrildigini bulmuslardir. Bu fragmanlar ç ok
sayidaki nükleozomlardir. 1984’de Wyllie ilk kez apoptozis
terimini kullanmistir.
Spesifik biyokimyasal markerlar ekleyerek
apoptotik hü crelerin farkli morfolojik degisiimlerini gözlemistir.
Bu bulusla birlikte apoptozisle ilgili arastirmalar oldukça fazla
artmistir.
Apoptozisin Morfolojik Isaretleri Apoptozis
temelinde genetik mekanizma olan kasitli intihar formu özelligi
gösterir. Hücrede apoptozise neden olacak olaylar meydana
geldiginde örnegin DNA herhangi bir sekilde zarar gördügünde
apoptotik süreç baslar.
Enerji gerektiren aktif
islemlerle zarar gören hücre ölüm yolunu seçer. Apoptozisin
belirlenmesinde elektron mikroskobuyla gözlenen farkli morfolojik
özellikler ilk kez Kerr ve arkadaslari tarafindan
belirtilmistir. Bu sekilde gözlenen morfolojik degisimler;
a. nukleus
Apoptozisin
baslangici nuklear kromatinin yogunlasmasiyla karakterize edilir.
Bu yogunlasmayla kromatin materyalinin sinirlari çizilir hale
gelir.
Yarim ay, at nali, orak gibi tipik sekiller gösterir. Daha
sonra nukleus bozulur,ayrilir ve yikima ugrar. Bu duruma karyorheksis
(karyorrhexis) denir.
b. Hücre Morfolojisi
Apoptozisin
baslangici hücre küçülmesi, sitoplazmanin yogunlasmasi ve hücrenin
kendisini çevreleyen dokudan ayrilmasi ile de karakterize edilir (ª
ekil
1). Hücrenin dis taslagi düzensizlesir. Bu durum
apoptozise özgü bir durum olan tomurcuklanma sürecini baºlatir.
Bu apoptotik olusumlar hücresel organellerce zengindir. Bundan
sonra fagositoz baslar1,2,3,4,5,6,7,8. Ancak apoptotik olusumlar
lenfositleri ya da nötrofilleri cezbetmez. Bu da apoptotik hücre
ölümünün, meydana gelen diger hücre ölü m tiplerinden bir farkidir. Bu
duruma getirilen açiklama, tek basina ölen hücrenin salgiladigi
kimyasallarin etkin konsantrasyonda vasküler endotelyuma
ulasmadigi yönündedir.
2).Fagositozu meydana getiren
hücreler fagositik hale gelen doku makrofajlari veya parenkimal
hücrelerdir3,4,5. Eg er bu hücreler fagosite edilmezlerse ikincil
nekrozis olarak adlandirilan indirgenmeye ugrarlar3,5.
Apoptozisin erken safhasinda ve yeni olusturulmus apoptotik
olusumlarda hücresel ince yapi oldukça iyi korunmustur.
3. Insan organizmasýnda apopitozun izlendigi durumlar
Embriyonal
ve fötal gelisimde, hormon azalmasina bagli involusyonlarda,
Dokulardaki hücre homeostazinin saglanmasinda, Immun reaksiyonlarda,
defansif olarak, Hücrelerin herhangi bir nedenle hasarlanmalari
durumunda, Yaslilikta
a) Embriyogenez ve fötogenez sirasinda
normal gelisimin saglanabilmesi amaciyla, olusmus olan hücrelerin bir
kismi apopitoza gitmektedir. Özellikle
sinir sisteminin ve immün
sistemin gelisiminde apopitoz önemli rol oynamaktadir. Sinir sistemi
gelisirken çok fazla sayida nöron ve sinaps olusur.
Apopitoz ile
nöronal havuz hedef olan miktara indirilmekte, aksonlari hedeflerine
ulasmayan nöronlar ortadan kaldirilarak nöronlarla hedef organlar
arasinda olusan baglanti hatalari onarilmaktadir. Immun sistemde ise,
olusan fazla ve otoreaktif hücreler ortadan kaldirilarak, bunlarin
embriyo/fötusa zarar vermesi engellenmektedir.
Intrauterin
gelisim sirasinda el ve ayak parmaklarinin arasi baslangiçta kapali
iken parmaklar arasindaki hücrelerin apopitoz ile yikilmasi ile
parmaklar
birbirlerinden ayrilmaktadir. Embriyonun gelismekte olan
epidermisinin en üst sirasindaki bazi hücreler (periderm) de apopitoza
giderek amnion
sivisina atilirlar. Apopitoz embriyonal gelismenin
erken dönemlerinde de izlenmekte, ayrica böbrek taslaklarinin
dejenerasyonunda da önemli rol
üstlenmektedir.
b) Eriskinlerde hormon yetmezligine bagli olarak gelisen organ gerilemelerinde apopitoz rol almaktadir.
Örn:
mensturasyonda endometrial hücre yikimi, menapozda ovaryum
folliküllerinin atrezisi, laktasyon sonrasinda meme bezi gerilemesi,
orsiektomi
sonrasinda prostat atrofisi gelismesi gibi.4,14,20
c) Proliferasyona ugrayan hücre topluluklarinda (örn:barsak kript epiteli) apopitoz sik olusur.
d) Tümörlerde, özellikle regresyona gittikleri dönemlerde apopitoz görülür.
e) T ve B lenfositler sitokin yetersizligine bagli olarak apopitoza gidebilirler.
f) Hücresel immun red ve graft vs host reaksiyonlarýnda sitotoksik T lenfositler (CTL) araciligi ile apopitoz olusur.
g) Pankreas, parotis ve böbrek gibi organlarda kanal obstriksiyonlarina bagli olarak gelisen atrofilerde apopitoz izlenir.
h)
Çesitli viral hastaliklarda apopitoz görülür. Örn:Viral hepatitte
karacigerde olusan apopitotik hücreler (Concilman cisimcikleri ) gibi.
i)
Hücrelerde hasar olusturan çesitli etkenler normalde nekroza neden
olurken düsük dozlarda apopitosis olusturabilmektedir. Örn: Isi,
radyasyon, antikanser ilaçlar, hipoksi gibi.
Nekroz:
Patolojik
olaylar sonucu gelisen hücre ölüm seklidir.hücre hasarini olusturan
travma,hücre kanlanmasinin,dolayisiyla oksijenlenmenin
bozulmasi,enfeksiyon gibi nedenlere bagli olarak gerçeklesir.organeller
siser,hücre sinirlari düzensiz hale gelirve bunlarin sonucu olarak
hücrenin bütünlügü kimyasal ve yapisal olarak bozulur.Hücre ölümü ya
apoptozis veya nekroz ile olur.
Nekroz disardan gelen hasarla
plazma membraninda olusan degisiklikler sonucu olusur. Nekrotik hücre;
sisme ve plazma membraninin yikilmasi sonucunda sitoplazmik içerigini
disardaki doku araligina salar. Hücrenin nekrotik artiklari inflamatuar
hücreleri dokuya çekerek bu dokunun parçalanmasina yol açar ve bu
inflamasyon olarak bildigimiz histolojiye neden olur.
Hücre
zedelenmesi sonucu hücrede gelisen geri dönüsü olmayan (irreversibl)
harabiyet hücrenin ölümüne neden olur. 4 tip nekroz çesidi mevcut olup
hepsi farkli histomorfolojik bulgular içerirler.

Etiketler:
Bilimler
Genetik
Apoptozis ve Nekroz
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler. Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz. |