Okunma: 722 kez
Bir enzimin degisik formlari arasindaki islevsel farkliliklar konusunda yorumlar yapabilmek için, o enzim ve biyolojik etkinliklerinin aynntilariyla ilgili bilgilere gereksinmemiz var. aminoasit diziliminde, dört aminoasidin wxyz seklindeki dizilimini de içeren bir protein düsünün.
Baska bir türde ayni islevi gören proteinde aminoasit dizilmi wxtz
olursa, diger bir deyisle bu kisa dizide 'y' aminoasidi yerine 't'
geçmisse, bu önemli bir farklilik midir? Bu soruyu, ancak proteinin
yapisi ve islevi konusunda fazlaca bilgimiz varsa yanitlayabiliriz.
Eger, örnegin "bu protein f fonksiyonu için kullaniliyor" seklinde
genel bir düsünceden daha ayrintili bilgimiz yoksa, y --> t
degisiminin önemini anlamamiz olanaksiz. Oysa çok az sayida protein
konusunda gerekli bilgiye sahibiz ve bunun sonucunda moleküler uyumla
ilgili çalismalar zorunlu olarak sinirli düzeyde kaliyor. Morfolojik
düzeydeki uyumla ilgili çalismalar içinse durum farkli. Örnegin, elin
islevini tam olarak anlamak ve hayvanlar arasinda görülen farkli el
tiplerinin uyumsal degerini çikarsamak çok zor degil.
Kirmizi
kan hücrelerinde bulunan ve oksijenin tasinmasindan sorumlu molekül
olan hemoglobin, moleküler uyumun evrimsel incelemesi için bulunmaz bir
aday. Hemoglobin, akcigerlerde yogun olan oksijene baglanir ve vücudun,
örnegin çalisan kaslar gibi, oksijen yogunlugu az olan bölgelerinde bu
oksijeni salar. Insanlarda rastlanan pek çok hastalikta hemoglobinle
ilgili sorunlarin varligi ve oksijen tasiniminin hayvan fizyolojisinin
temel bir ögesi olmasi nedeniyle hemoglobin, üzerinde çok iyi
çalisilmis bir protein: hatta X-isini yayilimi yöntemi kullanilarak üç
boyutlu yapisi belirlenen ilk proteinlerden biri (Proteinler dogrusal
aminoasit zincirlerinden olusurlar; ancak bunlar proteinin islevi için
gerekli olan karmasik üc-boyutlu yapilari olusturacak sekilde kendi
üstlerine katlanirlar.).
Hemoglobinin evrimsel inceleme açisindan
iyi bir aday olmasinin baska bir nedeni de, oksijen tasinimi açisindan
çok farkli ortamlarda yasasalar da. tüm canlilarin oksijen tasima
gereksinimi için ayni temel molekülü kullanmalari. Örnegin bazi kuslar,
deniz düzeyiyle karsilastirildiginda oksijen miktarinin çok daha az
oldugu yüksek irtifalarda yasarlar. Oysa yalnizca uçmak bile, çok
enerji gerektiren ve oksijene bagimli bir etkinlik. Dolayisiyla, bu
molekülün dogal seçilim sonucunda -oksijen açisindan- asiri ortamlara
uyum saglayip saglamadigini belirlemek amaciyla, tipik olarak
yükseklerde uçan bir kusla alçaktan uçan bir kusun hemoglobinlerini
birbirleriyle karsilastirabiliriz.
Kuslarin çok yükseklerde
uçabildigi, bilinen bir olgu. Simdiye kadar kaydedilmis en yüksek kus
uçusu. Fildisi Kiyisi'nda 11.300 m yükseklikteyken bir jet uçagina
çarpan Rüppell akbabasina (Gyps rueppellii) ait. Bu yükseklik. Everest
Tepesi'nin yüksekliginden 2000 m daha fazla. Yükseklik arttikça oksijen
yogunlugunun daha hizli azalmasina bagli olarak yüksekte uçan kuslar
oksijen bakimindan, alçakta uçan akrabalarindan bütünüyle farkli bir
ortamda yasarlar. Göç ederken Himalayalar gibi yüksek dag siralarinin
üzerinden geçen kuslar da siklikla çok yükseklerde uçarlar. Örnegin
yazlarini Tibet, kislarini da Kuzey Hindistan'da geçiren Hint kazi
(Anser indicus), mevsim aralarinda Himalayalar'in üzerinden uçar. Hint
kazinin ve alçak bölgelerde yasayan en yakin akrabasi olan bozkazin
hemoglobinlerine bakildiginda, yalnizca 4 amino asit açisindan farkli
olduklari, bu farkliliklarin, molekülün üç boyutlu yapisi üzerindeki
etkisi incelendiginde de, yalnizca bir tanesinin hemoglobinin oksijen
tutma yetenegini artirdigi görülüyor. Buysa, yükseklerde daha az olan
oksijene çok daha kolay baglanabilmesi için Hint kazinin hemoglobininde
bulunmasi gerekli olan özellik.
Ayni durum, yükseklerde uçan
baska bir kaz türü olan And kazi (Chloepahaga melanoptera) için de
geçerli. Hint kazinda oldugu gibi And kazinda da, hemoglobinin oksijen
tutma yeteneginin artmasindan tek bir aminoasit degisimi sorumlu.
Her
iki sonuç da, bu iki kaza ait hemoglobin proteinlerinin, alçak yerlerde
yasayan bozkaza ait olanlariyla karsilastirilmasi, ardindan da
oksijen-baglama yetenegini etkileyecek aminoasit degisimlerinin
kimyasal yapiya iliskin argümanlarla saptanmasi yöntemiyle elde
edilmisti. Oysa bu, birçok açidan tartismali bir yöntem. Oksijen
baglama yetenegiyle ilgili yorumlarimizin gerçekten dogru oldugunu
nasil bilebiliriz? Hemoglobinin bu kadar iyi çalisilmis bir protein
olmasi nedeniyle bu soru, gerekli deneylerle en iyi sekilde yanitlanmis
durumda. Ancak bu. ilk bakista göründügünden çok daha zor bir islem:
Bir insan hemoglobini aliniyor ve oksijen-baglama yetenegi ölçülüyor;
sonra genetik mühendisligi devreye sokularak uygun konumdaki
aminoasitin yerine, Hint kazi için kritik oldugu belirlenen aminoasit
yerlestiriliyor. Böylece, yeryüzünde olasilikla daha önce hiç
varolmamis, yeni bir hemoglobin molekülü üretilmis oluyor. Simdi, yeni
üretilen bu molekülün oksijen baglama yetenegi ölçülebilir.
Bu
deney, insan hemoglobini ve hem Hint kazi. hem de And kazinin yüksek
irtifa aminoasitleri kullanilarak gerçeklestirildi. Her iki durumda da,
yeni hibrid hemoglobin molekülünün, normal insan hemoglobinine göre
belirgin sekilde yüksek bir oksijen baglama yetenegine sahip oldugu
görüldü. Kisacasi deneysel sonuçlar, yapisal bilgilere dayanilarak
yapilan çikarsamalari dogruladi.
Deneyler karmasik olsa da
sonuç basit: Moleküler düzeyde dogal seçilim son derece etkili bir
unsur. Moleküller, uygun kosullarda en iyi performansi gösterecek ince
bir ayara sahipler. Rüppell akbabasinin 11.000 m'de uçabilmesini
saglayan unsur ise, hemoglobin molekülü üzerindeki etkisi araciligiyla
dogal seçilim.
Dr. Andrew Berry

Etiketler:
Bilimler
Genetik
Yüksek Irtifa Için Moleküler Uyum
|
| 1 | Tebrikler! 
Blue Spirit 2008-01-09 12:45:00 Yazınız ilgimi çekti.Çok yaratıcı bir düşünce.yazılarınızın devamını diliyorum.İnsanı doğal seçilim ile kusursuzlaştırmak her genetikçinin(bende gelecekte) hayalidir.bilirim. Saygılarımla
|
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler. Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz. |