GenBilim
Türkiye Bilim Sitesi  
Anasayfa | Forum | Bilimler | Arşiv Tarama | GenKalem | Destek | Site Haritası | Linkler | RSS | Reklam | Arkadaşını Davet Et | İletişim
Kontrol Paneli Anasayfa arrow Bilimler arrow Arkeoloji arrow Baslangiçta Dünya Kontrol Paneli Kontrol Paneli Kontrol Paneli Kontrol Paneli Üye OlŞifre Hatırlat Kontrol Paneli
Ara 02 2007
Baslangiçta Dünya Yazdır E-posta
(0 Oy)



Tim Appenzeller   
Pazar, 02 Aralık 2007
Okunma: 898 kez

Dünya baslangiçta, üzerinde dumanlar tüten, akkor halde kayalarla kapli, cehennem gibi bir yerdi. O dönemden beri yüzeyi sogudu, kitalar hareket etti, daglar yükseldi ve asindi; yasam belirdi. Gezegenin geçmiste nasil bir yer oldugunu gösteren izlerin tümü silindi. Ancak uzmanlar, en yasli kayaçlardan, en derindeki magmadan, hatta Ay'in kraterlerle kapli yüzeyinden gelen ipuçlarina bakarak gezegenin ilk dönemlerine iliskin teoriler üretti. ( www.genbilim.com )

Baslangiçta Dünya PDF Yazdır E-posta
Dünya baslangiçta, üzerinde dumanlar tüten, akkor halde kayalarla kapli, cehennem gibi bir yerdi. O dönemden beri yüzeyi sogudu, kitalar hareket etti, daglar yükseldi ve asindi; yasam belirdi. Gezegenin geçmiste nasil bir yer oldugunu gösteren izlerin tümü silindi. Ancak uzmanlar, en yasli kayaçlardan, en derindeki magmadan, hatta Ay'in kraterlerle kapli yüzeyinden gelen ipuçlarina bakarak gezegenin ilk dönemlerine iliskin teoriler üretti. Bu ilk günler daha iyi anlasildikça, günümüzde, Dünya'da en sert kosullarin hüküm sürdügü, gezegenimizin bir dönemlerdeki görünümünü andiran az sayida bölgenin gizemi de aydinlaniyor.

Gezegenin dogum sancilari yaklasik 4,6 milyar yil önce, genç Günes'in çevresinde dönen kaya ve buz parçaciklarinin çarpisip birlestikleri ve çig gibi büyüyerek, gezegenleri sekillendiren -ve giderek büyüyen- yapitaslarini olusturduklari dönemde basladi. Yapitaslari, zincirleme gelisen bu siddetli çarpisma ve birlesmelerle birbirine yapisarak yeni dogmus Dünya da dahil olmak üzere gezegenleri olusturdu. Bu kargasa sirasinda, Mars büyüklügünde bir kütle trilyonlarca atom bombasi patladiginda açiga çikacak bir enerjiyle gezegenimize çarparak tamamen ergimesine yol açti. Çarpan kütlenin büyük bir bölümü, çarpismanin etkisiyle olusan derin magma okyanusu tarafindan yutuldu. Ama çarpisma, ayni zamanda yörüngeye küçük bir gezegeni oturtmaya yetecek kadar kizgin kor halde kayaç püskürttü. Bu kayaç yigini hizla bir küreye dönüstü. Ve Ay o dönemden beri Dünya tarihine taniklik ediyor.

Ay'in sancili dogumunun ardindan Dünya yüzeyi sogudu. Ancak yine de gezegenimizde, izleyen 700 milyon yil boyunca yasam ortaya çikmadi; uzmanlar bu döneme, Yunan mitolojisinin yeralti tanrisi Hades'ten esinle Hadean adini veriyor. Kati kayaç kütleleri, magma üzerinde koyu renkli buz kütleleri gibi yüzüyordu. Sogumakta olan kayaçlardan gazlar -karbondioksit, azot, su buhari ve digerleri- fiskiriyordu ve bu gazlarin olusturdugu oksijensiz, kalin atmosfer, gezegenin çevresini kusatiyordu.

Sicaklik düstükçe, buhar yogunlasarak ilk musonlarla okyanus havzalarini dolduran
yagmurlara dönüstü. Bu ilk okyanuslarin ömrü kisa sürmüs olabilir. Uzayda gezegenlerin dogumundan arta kalan ve çaplari onlarca kilometreden yüzlerce kilometreye kadar degisen kayaç parçalari Dünya'yi Hadean boyunca bombardimana tuttu. En siddetli çarpismalar okyanuslari buharlastirarak soguma ve yogunlasma sürecinin yeniden baslamasina yol açmis olabilir.

3,8 milyar yil öncesine gelindiginde çarpismalar sona erdi. Artik su, gezegenin yüzeyinde sivi halde uzun süre kalabilirdi. O dönemlerde, belki de okyanuslarda, yasam içermeyen kimyasal tepkimeler, kendilerini esleyebilecek ve daha karmasik yapilara evrimlesecek kadar karmasik moleküller üreterek esik atladi. 3,5 milyar yil öncesi gibi erken bir tarihte, yasam, okyanuslarin günes isigini gören bölümlerinde ortaya çikan birhücreli, mavi-yesil siyanobakterilere dogru evrimlesti. Bu mikroskobik organizmalarin trilyonlarcasi zamanla gezegeni degistirdi. Besin üretebilmek için günes enerjisini alip, atik olarak oksijen açiga çikardilar. Yavas yavas atmosferi solunabilir hale getirdiler ve yasamin çesitlenmesi için yolu açtilar.

O günler çok gerilerde kaldi ama gezegenimizi bir cehennemden, yasanabilir bir dünyaya getiren süreçlere hâlâ tanik olunabiliyor. Yanardag püskürmelerinde hâlâ gezegenin olustugu dönemden arta kalan isi açiga çikiyor. Bugün, milyarlarca yildir oldugu gibi siyanobakteriler gezegenimizin en sert kosullarinda hüküm sürmeye devam ediyor. Ve sogumakta olan lavin üzerinde yasam bulan her bitkiyle, yasamin cansiz kayaçlara karsi kazandigi zafer bir kez daha belgeleniyor.

Tim Appenzeller


Etiketler:  



Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler.
Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz.





Reddit!Del.icio.us!Facebook!Slashdot!Netscape!Technorati!StumbleUpon!Newsvine!Furl!Yahoo!
 

GenBilim

GenBilim Editor

Yazar Hakkında:
"Bir şey üreten ve olayları olduran küçük bir seçkin grup, Olup biteni seyreden oldukça büyük ikinci grup, Nelerin olup bittiğini bilmeyen muazzam kalabalık." Nicholas Murray
Yazar Şuan Çevirim Dışı
Yazara E-Posta Atin
GenBilim
Makale İçinde Ara GenBilim    
GenBilim
        RSS Kategorileri GenBilim
Lütfen listeden bir RSS kategorisi seçiniz.
GenBilim
Makale İşlemleri
Sizde Yazi Ekleyin
Yorum Ekleyin
Bu makaleyi favorilerime ekle
Sizde Link Ekleyin
Bu makaleyi PDF olarak kaydet
 Makaleyi rapor et
GenBilim
Sponsor Bağlantılar


        Favori Makalelerim
Sadece kayıtlı üyeler bu bölümü kullanabilir!
GenBilim
GenBilim
GenBilim
GenBilim