|
Uygulamali Matematik Üzerine |
|
|
|
Erdem Altuntaç
|
|
Pazar, 02 Aralık 2007 |
Okunma: 891 kez
Matematik problemleri sadece kâgit üzerinde olmazlar. Dogada meydana gelen olaylara açiklik getirme sürecide problemdir. Fizik dogada var olan bu olaylari ortaya çikarir. Aslinda o olaylar hep vardir. Bunlari fizik bulur, çikartir. Buna “kesif” denmektedir Matematik bu olaylara model olusturur. Yani matematik bir anlamda fizik üzerinden de ilerler.
Buna söyle somut bazi örnekler verilebilir.
Kismi Türevli
Diferansiyel Denklemlerde Parabolik denklem zamana bagli sürecin
matematiksel modelini yansittigi için, (ξ,η) degiskenlerinin yerine
(t,x) degiskenleri kullanilir.
Dirac fonksiyonu yardimi ile
noktasal bir cismin yogunlugunu hesaplayabiliyoruz. Oyunlar Kurami
sayesinde sirketlerin birbiri ile olan rekabeti açiklanmaktadir. Yine
bu kuram sayesinde iki kisinin birbiri ile olan rekabeti matematiksel
bir model yardimi ile açiklanmaktadir. Olasilik teorisi sayesinde
Kuantum Fizigi ilerlemektedir. Fuzzy Matematigi sayesinde su siralarda
düsünen makineler yapilmaya çalisilmaktadir. Bunun ilk örnekleri
evlerimizde ki çamasir makinelerinde görülmektedir. Bazi beyaz esya
firmalarinin reklâmlarina dikkat ederseniz ürünlerinin Fuzzy Logic
sistemi ile çalistigini söylerler. Network aglari yapilandirilirken
topolojiden yararlanilmaktadir Görüldügü gibi matematikte birçok alan
yasamimizda yer eden olaylarin olusmasina katkida bulunmaktadir.
Bunlarin arasinda önemli olanlardan biriside Uygulamali Matematiktir.
Tarihsel gelisimini tam olarak bilmiyorum ancak sunu diyebilirim ki
Galileo ve Newton yaptiklari çalismalar ile bu alana oldukça büyük
fayda saglamislardir. Özellikle gelistirdikleri dinamik yasalari...
Uygulamali
Matematigin temeli diferansiyel denklem teorisidir. Simdi bir
diferansiyel denklem tanimlayalim. Amerika ile Irak savasa girdi.
Amerika bir bölge içinden Irak’a füze atacaktir. Füzenin havada
giderken izledigi yörünge, hangi açi ile giderse nereye düsecegi bir
diferansiyel denklem problemidir. Hatta füzenin hangi hiz ile rampadan
çiktigi ayni diferansiyel denklem için baslangiç kosulu belirtir. Bunu
matematiksel olarak su sekilde ifade edebiliriz:
y’ = f(x,y)
y(x0) = y0
Iste
buradaki y(x0) = y0 kosuluna “baslangiç kosulu” bir diger adi ile
“Cauchy Kosulu” denir. Yukarida verilen bu basit problem sayesinde
dogada olan birçok olay kolaylikla matematiksel olarak
açiklanabilmektedir.
Buraya kadar anlattiklarim uygulamali
matematigin bazi dallaridir. Uygulamali matematigin sadece fizige
katkisi yoktur. Savunma sanayinde ki gelismelere de Uygulamali
Matematik’in katkisi olmaktadir. Özellikle 21. y.y’de uygulamali
matematik oldukça büyük bir öneme sahip olmustur. Gelisen Dünya’da
ülkelerin stratejik ve politik önemlerini korumalari gerekmektedir. Bu
en iyi bilim yardimi ile yapilmaktadir. Ancak madalyonun bir diger yüzü
de var. Teknoloji bu önemi bir yandan korumaktadir bir yandan da
savunmasiz kilmaktadir. Örnegin kriptografi; ülkelerin bir biri ile
iletisim kurmalari önemlidir. Bunu yaparken birbirlerine yolladiklari
mesajlar, baska ülkelerin okuyamamasi için, sifrelenir. Teknoloji
burada kriptolu mesajin yapilmasina katkida bulundugu gibi o mesajin
ele geçirilmesini de saglar.
Dogada karsilan problemleri çözmek için asagida ki su adimlari izlenmektedir:
1. Gerçek dünya problemi
2. Kabulleri ortaya atmak
3. Problemi formüle etmek
4. O problemi çözmek
5. Çözümü açiklamak
6. Modeli dogrulamak
7. Rapor etmek, açiklamak
Uygulamali
Matematik’e aslinda mühendislik matematigi olarak da bakilabilir.
Gelistirilen birçok teori ve nümerik yöntemler teknolojik gelismelerde
kullanilmaktadir.
Yasadigimiz su y.y’de bilgisayarlarin önemi
gitgide artmaktadir. Uygulamali matematik ile bilgisayar da adeta et ve
tirnak gibidir.
Uygulamali Matematik’in hayatimiza olan katkisi
yüzyillardan beri süregelmektedir. Insanlik var oldukça ihtiyaçlarinin
karsilanmasi gerekecektir. Bu ihtiyaçlari bilimsel gelismeler ve buna
bagli olarak da teknolojik gelismeler saglayacaktir.
Neden Matematik Var ?
Ben
dogada hiç bir seyin rasgele oldugunu düsünmüyorum. Matematikte
insanliga rasgele gelmemistir. Hani hep derler ya “aslinda her sey
gözümüzün önündedir yeter ki biz onlari görmek isteyelim” matematikte
insanliga böyle girmistir.
Ilk zamanlarda matematik insanlarin
temel ihtiyaçlarina (tarim, ekonomi, askerlik…) cevap vermek için
ortaya çikmistir. Çoban, koyunlarini çayira saliverir ama bazilari
gider. Koyunlarinin ne kadarinin eksildigini merak eder ki aslinda
elinde ne kadar koyun var onu da bilmiyordur. Bunu sadece bu çoban
degil baska insanlarda bilmiyordur. Ellerindekilerin miktarini
bilmiyorlardir. Bu kadar insanin içinden elbet bir sivri akilli çikar
ve adina “sayi” dedigimiz o kavramlari ortaya atar. Böylelikle insanlik
ilk kez matematik ile tanisir. Sonrasi da gelir tabii… Nil Nehri’nin
tastigi zamanlari belirlemek için mevsimler ve takvimler
hazirlanmistir. Yani matematik insanlik hayatina bosu bosuna
girmemistir. Her sey gibi onunda hayatimiza girmesi gerekiyordu.
Yasadigimiz
yerleri mühendisler yaparken matematikten faydalaniyorlar.
Bilgisayarlarin çalisma prensibi matematiksel ilkelerle oluyor.
Matematik hayatimizda önemli bir yer teskil ediyor. Bugün matematiksiz
alisveris bile yapilamaz. Matematigin felsefesini anlayabilmek için
günlük yasantimiza bakmamiz gerekir. Çünkü içinde “matematik” hep
vardir. Matematigin hayatimiza olan katkisi ihtiyaçlarimiza cevap
vermek degildir sadece. Insanin zihnini gelistirir, ufkunu açar
matematik. Matematigi sadece ileri düzeyde problemler veya teoriler
olarak görmemeliyiz. Bugün gazetelerde çözdügünüz bulmacalar bile
matematiktir. Ayni matematik gibi onlarin da bir sistemi vardir. Zeka
sorulari içeren kitaplarda ki sorular bile matematiktir aslinda.
Mantikli düsünebilmemizde önemli bir rol oynar matematik.
Matematik
aslinda oldukça hareketli bir bilim dalidir. Her yil yaklasik 100.000
(veya daha fazla) teorem yayinlanir. Tabi bunlarin bazilari kabul
görür. Ülkemizde ve baska yerlerde çesitli sempozyumlar düzenlenir.
Basketbol
da topu elinizden çikarmak için bir zaman vardir. Oyunun kurali
böyledir çünkü amaç oyunu hareketli bir oyun haline getirmektir. Bu
bakimdan sanki basketbol ve matematik birbirine benziyor gibi. En
azindan ben öyle düsünüyorum.Sözlerimi rahmetli Cahit Arf’in o çok
sevdigim sözü ile son veriyorum: “Herkes ölümsüz oldugunu hissettigi
alanda çalismak ister. Ben de matematikte kendimi ölümsüz hissettim…”
Erdem Altuntaç

Etiketler:
Bilimler
Matematik
Uygulamali Matematik Üzerine
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler. Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz. |