Okunma: 2053 kez
Bilindigi gibi, bütün sayilarin karesi pozitif bir sayidir. Buna benzer olarak da, pozitif sayilarin reel bir karekökü vardir. Yani örnegin, 9 sayisinin karekökü 3 sayisidir. Çünkü 3 x 3 = 9’dur. Benzer biçimde 16’nin karekökü 4’dür. Bilinen tüm pozitif sayilarin karekökü vardir. Peki negatif bir sayinin karekökü varmidir?
Varsa hesaplanabilir mi? Bu sorunun yaniti, negatif sayilarin karekökü
vardir olacaktir. Bir negatif sayinin karekökü bir sanal sayidir.
Görünüste
anlamsiz olan eksi bir sayinin karekökünü alan bir formülü, kagit
üzerinde ilk olarak, Italyan matematikçi Cardan yazmistir. 10
sayisinin, çarpimlari kirk olan iki parçaya ayrilmasi olasiligi
arastirilirken, bu problemin ussal bir çözümü olmamasina karsin
olanaksiz sayilan iki anlatim biçiminde bir yanit elde edilebilecegini
gösterdi: Cardan, bu gösterimi çekine çekine yapmis, onlari sanal ve
anlamsiz buldugunu bildirmisti. Ancak bu gösterim, eksi sayilarin
kareköklerinin yazilmasina cesaret edilmesinin ilk örnegidir.
Bu çalismanin ardindan, matematik dünyasinda karmasik sayilar siklikla kullanilmaya baslanmistir.
Ünlü
Alman matematikçi Leonard Euler, 1970’de yayimlanan “Cebir” kitabinda
sanal sayilarin genis uygulanisi bulunuyor. Euler, bu sayilarla ilgili
olarak, “bu sayilar gerçek degillerdir, sanaldirlar, ne sifirdan küçük
ne de büyüktür.” demistir.
Denilebilir ki, sanal sayilar
ailesi olagan ya da gerçek sayilarin aynadaki görüntüleridirler ve
gerçek sayilarda oldugu gibi birden baslayip, bütünüyle ayni yoldan,
yani sanal sayilar birimiyle ve genelde i simgesiyle gösterilir.
Ilk
kez Cardan tarafindan yapildigi gibi, gerçek bir sayi ile sanal bir
sayi, tek bir terim olusturmak için birlestirilebilir. Bu sayilar,
karmasik sayi olarak bilinir. Sanal sayilar matematik alanina
girdikten sonra, biri Wessel adinda Norveç’li bir topograf, öteki
Robert Argand adinda Paris’li bir muhasebeci olan iki amatör
matematikçi tarafindan yalin geometrik bir yorum yapilincaya kadar,
yaklasik iki yüzyil, bir anlasmazlik ve giz perdesi altinda kaldi.
Wessel
ve Argand’in açiklamalarinda, 3 + 4i biçimindeki bir karmasik sayida
(sekilde) 3, yatay uzakligi, yani apsisi, 4 düsey uzakligi, yani
ordinati göstermektedir.
Gerçekten de bütün olagan gerçek
sayilar (eksi ya da arti), yatay eksen üzerinde kendilerine karsilik
olan noktalara, öte yandan bütünüyle sanal olan sayilar da düsey
üzerindeki noktalarla gösterilebilirler.
Yatay eksen üzerinde
gösterilebilen bir gerçek sayiyi, örnegin 3’ü, sanal birim olan i ile
çarptigimiz zaman bütünüyle 3i sayisini elde ederiz ki bu, düsey eksen
üzerinde gösterilebilir. Bundan böyle i ile çarpmak, geometrik olarak
saat yelkovaninin tersi yönde bir dik açi kadar dönmeye esdegerdir.
Simdi bir kez daha 3i ile çarparsak bir ’lik dönüs daha
yapmamiz gerekir ki bu kez sonuç olarak yeniden yatay eksen üzerine ama
eksi yana geliriz. Bu nedenle:
Böylece görüyoruz ki “ i’nin
karesi esittir –1 “ anlatimi, “ iki kez dik açili bir dönüs ile eksi
yana geliriz” anlatimindan daha iyi anlasilabilir.
Kuskusuz, ayni kural karmasik sayilar için de dogrudur. 3 + 4i ‘yi i ile çarparsak: elde ederiz.
Sekilde
de görüldügü gibi -4+3i ye karsilik olan nokta 3+4i ye karsilik olan
noktanin baslangiç noktasi çevresinde dönmesiyle elde edilen noktaya
uymaktadir. Bunun gibi –i ile çarpim da yine sekilde görülebilecegi
gibi baslangiç noktasi çevresinde ama bu kez saat yelkovani yönünde bir
dönüsten baska birsey degildir.
Sanal sayilari saran giz perdesini ortadan kaldirmak için asagidaki probleme bir göz atalim:
Macera
sever genç bir adam, büyükbabasinin babasindan kalma belgeler arasinda,
gizli gömünün yerini gösteren bir kagit bulur. Tanim söyledir:
“...derece kuzey enlemine ve ...derece bati boylamina
yelken aç,
birakilmis bir ada bulacaksin. Adanin kuzey kiyilarinda çevresi kapali
olmayan bir çayir, bu çayirda tek basina duran bir mese bir de çam
agaci vardir. Orada bir de hainleri astigimiz bir daragaci
göreceksin. Daragacindan baslayip mese agacindan dogru adimlarini
sayarak gel, mese agacindan bir dik açi kadar saga dön, ayni sayida
adimla ilerle, orada yere bir kazik çak. Buradan yine daragacina gel
bu kez çam agacina dogru adimlarini sayarak ilerle, çam agacina gelince
bir dik açi kadar sola dön ve bu yönde önce saydigin adimlar kadar
ilerle, burada da yere bir kazik çak. Bu iki kazik arasinin ortasini
bul, gömü oradadir.”
Bu tanim oldukça açik ve kesindi; genç
adam bir gemi kiralayip kuzey denizlerine açildi. Adayi, çayiri, mese
ve çam agacini buldu. Ama eski daragaci kaybolmustu. Bu tezkere
yazildigindan bu yana çok zaman geçmis oldugu için yagmur, günes ve
rüzgar onu yikmis, önceki yerinde iz birakmayacak sekilde topraga
karistirip yok etmisti.
Maceraci genç umutsuzluga düsüp
çilginca bir öfkeyle bütün çayiri rastgele kazmaya basladi. Ama bütün
çabalari bosa gitti; ada çok büyüktü. O yüzden eli bos döndü. Büyük
bir olasilikla gömü belki hemen oraciktaydi.
Acikli bir öykü,
ama daha acikli olan, bu gencin biraz matematik, özellikle de sanal
sayilari kullanmayi bilmesinin bu gömüyü bulmasina yetecek olmasidir.
Adayi, bir karmasik sayilar düzlemi olarak düsünelim.
Iki agacin dibinden geçen bir eksen (gerçek eksen) ile bu uzakligin ortasindan geçen baska bir ekseni çizelim.
Bu
iki agaç arasindaki uzakligin yarisini birim olarak alirsak mese agaci
gerçek eksende +1 ve çam agaci –1 noktalarinda bulunuyor diyebiliriz.
Daragacinin yerini bilmedigimize göre bunun bilinmeyen yerinin de
daragacina benzemesi nedeniyle bunu harfiyle gösterelim. (Eski Yunan
alfabesi) Daragacinin kesinlikle eksenlerin biri üzerinde bulunmasi
gerekli olmadigina göre bir karmasik sayi olarak düsünülebilir.
Yukarida
sözü edilen sanal sayilarin çarpim kurallarini animsayarak basit birkaç
hesaplama yapabiliriz. Daragaci ve mese –1 noktalarinda iseler
aralarindaki uzaklik ve yön biçiminde gösterilebilir.
Bunun
gibi, daragaci ile çam arasindaki uzaklik da ile gösterilebilir.
Bu iki uzakligi önce saat yelkovani yönünde bir dik açi kadar
döndürdükten sonra saat yelkovanina ters yönde yine bir dik açi kadar
döndürmek demek, yukaridaki kurala göre –i ve i ile çarpmak demektir.
Öyleyse kaziklarin çakilacagi noktalar söyle bulunur:
.Birinci kazik:
. Ikincs kazik:
Gömü,
iki kazik arasindaki uzakligin ortasinda oldugundan, bu iki karmasik
sayi toplaminin yarisini bulmaliyiz. Buradan sunu elde ederiz:
Simdi
ile belirtilen daragacinin bilinmeyen yeri hesaplarimiz sirasinda
ortada kalkiyor ve daragaci nerede olursa olsun gömünün +i noktasinda
olmasi gerekiyor.
Macera sever genç adam bu yalin matematik
islemini yapabilseydi bütün adayi kazmak zorunda kalmayacak, yalnizca X
ile gösterilen noktayi kazip gömüyü bulacakti.

Etiketler:
Bilimler
Matematik
Karmasik sayilar
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler. Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz. |