GenBilim
Türkiye Bilim Sitesi  
Anasayfa | Forum | Bilimler | Arşiv Tarama | GenKalem | Destek | Site Haritası | Linkler | RSS | Reklam | Arkadaşını Davet Et | İletişim
Kontrol Paneli Anasayfa arrow Bilimler arrow Matematik arrow Antibiyotiklere alternatif: virüsler Kontrol Paneli Kontrol Paneli Kontrol Paneli Kontrol Paneli Üye OlŞifre Hatırlat Kontrol Paneli
Ara 02 2007
Antibiyotiklere alternatif: virüsler Yazdır E-posta
(0 Oy)



GenBilim Editor   
Pazar, 02 Aralık 2007
Okunma: 861 kez

Doktorlar yakinda hastalarina antibiyotik yerine bir doz biyoteknolojik metodlarla üzerinde degisiklik yapilmis süper virüsleri vermeye baslayabilirler! 1940’yillarda Penisilin ve diger antibiyotiklerin kesfi ile bakteriyel enfeksiyonlara karsi bir zafer kazanilmisti. Ancak zamanla bakteriler bu kimyasallara karsi bagisiklik kazanmaya basladilar. ( www.genbilim.com )

Özellikle yetersiz veya gereginden fazla dozda kullanilmalari bakterilerin bagisiklik kazanmasina yardimci olmaktadir. Ingiltere gibi bazi ülkelerde hastalara çok mecbur olunmadikça antibiyotik verilmemekte ve eczanelerde reçetesiz satilmamaktadir.

Bakterilerin bagisiklik kazanmasi nedeni ile bilim adamlari yeni antibiyotiklerin ve metodlarin arayisina girdiler. Ancak gelisen biyoteknolojik imkanlara ragmen uzun süredir yeni antibiyotikler bulunamadi. Bu da eski bir metodun yeniden gündeme gelmesine neden oldu. Bakteriyofaj (ya da kisaca faj) denen  virüslerin, bakterileri yok etmekte kullanilmasi! Aslinda bu metod 1920’li yillardan beri bilinmektedir. Hatta eski Sovyetler Birliginde ve Dogu Avrupa ülkelerinde yaygin olarak kullanilmaktaydi. 1923 tarihinde Gürcistan’in Tiflis sehrinde kurulan Bakteriyofaj, virüs ve Mikrobiyoloji Enstitüsünde bu konuda arastirmalar yapiliyor ve bakteriyofajlar ayni zamanda endüstriyel olarak üretilip ülke çapinda yaygin olarak kullaniliyordu. Batida ise 1940’li yillarda antibiyotiklerin kesfi ile bu sahada çalismalarin yapilmasi durmustu. Ancak antibiyotiklerin aktivitelerindeki düsüs bu konuyu tekrar Bati dünyasina tasidi.

Bakteriyofajlarin bilinen antibiyotiklere göre su avantajlari vardir:

Antibiyotiklerin aksine, bakteri oldugu müddetçe kendilerini çogaltirlar, bakteriler bittiginde ise otomatik olarak azalir, vücüttan atilirlar.

Bakteriler tabii ki viruslere karsi da direnç göstermeye çalisacaklar ancak virüslerde onlara karsi kendilerini korumaya çalisacaklarindan bu direnç sinirli olacaktir.

Kimyasal antibiyotikler pek çok tür bakteriyi hedef aldiklarindan bagirsak florasina (bagirsakda yasayan yararli bakteriler) da zarar vermekte ve buna  bagli baska enfeksiyonlara da sebep olabilmekteler. Bakteriyofajlar ise sadece bir veya birkaç bakteriyi hedef almaktadirlar. Bu da hastaliga sebep olan bakterinin iyi tesbit edilip ona göre virüs seçimini gerektirmektedir.

Simdiye kadar yapilan çalismalarda çok az yan etkiye rastlanmistir.
Tabii bunlarin yanisira bazi dezavantajlari/kullanim zorluklari da vardir:
Önceden de bahsedildigi gibi bir bakteriyofajin kullanilabildigi bakteri sayisi sinirli oldugundan

hem hastaligi yapan bakterinin iyi tesbiti gerekmekte hem de her bakteriye göre ayri bakteriyofaj seçilmesi gerekmektedir.

Ayrica memeli canlilarda vücut virüsü dolasim sisteminden atma egilimindedir.
Bakteriyofaj üretilirken saflastirmaya dikkat edilmeli toksik maddeler tasimamalidir.

Ancak bu dezavantajlari da ortadan kaldirmak için çalismalar hizlandirilmistir. Biyoteknolojik metodlar kullanilarak yeni süper virusler üretilmeye çalisilmaktadir. Mesela bazen virüsler bakteriyi öldürmeden sadece kendilerini çogaltiyorlar. Bunu engellemek ve virüsün ulastigi bakterinin yok olmasini garantilemek için virüslere bakteriyi öldürecek olan bir proteinin genetik kodu yerlestiriliyor ve virüs kendi genetik materyali yani sira bu kodu da bakteriye enjekte ediyor. Bakteri böylece kendisini zehirleyecek olan proteini sentezlemek zorunda kaliyor ve kendini öldürüyor.

Baska bir çalismada ise virüslerin genetik kodu bakterilerin savunma sisteminden korunacak sekilde degistirilmeye çalisiliyor. Bakterilerde bulunan ve bellirli bazi DNA bölgelerini taniyarak onlari kesen, parçalayan enzimlere ‘restiriksiyon enzimleri’ adi verilir. Bir bakteriye bakteriyofaj girdiginde bu enzimler hemen yabanci DNA’yi bu enzimler ile parçalamaya, etkisiz hale getirmeye çalisirlar. Bunu engellemek ve faji korumak için, fajin genetik kodundan bu enzimlerin tanidigi bölgeler mümkün oldugu kadar çikartilmaya çalisilmaktadir. Ancak bu islem yapilirken fajin islevselligi de zarar görmemelidir. Hangi DNA parçalarinin çikartilip, hangilerinin korunacagini belirlemek için bilgisayar programlarindan yararlanilmaktadir.

Insanoglu bu yüzyila kadar evcillestirdigi hayvanlardan yararlaniyordu. Farkinda olmayarak ise peynir, yogurt yapiminda ve ekmek mayasinda mikroorganizmalari kullaniyordu. Simdi ise biyoteknolojik imkanlarla sadece bakteri veya hücreler degil artik virüsler de emrimizin altina girmeye basliyorlar. Kainatta küçügünden büyügüne hersey insana hizmet ettiriliyor, her seyin bir vazifesi var; insanogluna ise bu nimetlerin farkina varmak ve kainat sahibine tesekkür etmek düsüyor.

BAKTERIYOFAJ

Bakterileri enfekte eden virüslere bakteriyofaj adi verilir. Genel yapi olarak DNA veya RNA’den olusan genetik materyal, onun çevresini kaplayan protein zar ve bakterilere tutunup genetik materyalini enjekte etmesine yardimci olan proteinden yapilmis kuyruk bölümünden meydana gelmistir. Bir bakteriyofaj sadece bir veya birkaç bakteri türünü enfekte edebilmektedir. Mesela “Coliphage”  DNA içeren bir virüstür ve sadece Escherichia coli bakterisini enfekte edebilir.

Virüslerde genetik materyal virüs içinde çok sikica paketlenmistir. Yine bakteriyofajlarin biri olan Bakteriyofaj l’nin 55nm  (55x10-9 m) çapindaki faj basinda, 16500 nm (16500x10-9m) uzunlugunda çift sarmal DNA molekülü paketlenmistir. Biyokimyacilar simdiye kadar bu kadar küçük bir yere bu kadar uzun DNA’nin nasil sigdirildigina dair degisik teoriler öne sürseler de henüz bu isin sirri çözülememisdir.

Virüsün içinde DNA veya RNA den baska virüs içi faaliyet gösteren hiç bir yapi veya organel yoktur. Degisik ortamlarda cansiz gibi kristal bir yapida dolasirlar. Bu özellikleri nedeni ile canli olup olmadiklari bazilarinca tartisilan Allah’in garip mahlukatlarindan biridir virüsler.

Bakteriyofajlarin cansiz gibi etrafta gezmeleri hedeflerinde olan bakteriye varincaya kadar sürer. Hedeflerindeki bakteriye ulastiklari anda kuyruk kisimlari ile bakteriye tutunur ve kendi DNA’larini bakteriye enjekte ederler. Faj DNA’si bakteri içinde kontrolü ele alir ve bakterinin organellerini ve maddelerini kullanarak yeni fajlar üretir. Bakteri adeta virus fabrikasina dönüsür. Daha sonra bu virüsler bakteriyi patlatarak etrafa yeni bakteriler bulmak için dagilirlar. Yaklasik 30 dakika içerisinde  fajin enfekte ettigi bakteride 200 faj üretilir. Bu fajlardan her biri baska bakterileri enfekte ederek 30 dakika içinde 200’er faj daha üretirler. Böylece hemen ikinci nesil sonunda 40 000 faj elde edilmis olur. Bu sayi üçüncü nesilde 8 milyon ve dördüncü nesilde ise 1.6 trilyona ulasir. Bu muhtesem çogalma hizlari ve sayilari ile dünyamizin her tarafini kusatmis durumdadirlar.


Etiketler:  



Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler.
Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz.





Reddit!Del.icio.us!Facebook!Slashdot!Netscape!Technorati!StumbleUpon!Newsvine!Furl!Yahoo!
 

GenBilim

GenBilim Editor

Yazar Hakkında:
"Bir şey üreten ve olayları olduran küçük bir seçkin grup, Olup biteni seyreden oldukça büyük ikinci grup, Nelerin olup bittiğini bilmeyen muazzam kalabalık." Nicholas Murray
Yazar Şuan Çevirim Dışı
Yazara E-Posta Atin
GenBilim
Makale İçinde Ara GenBilim    
GenBilim
        RSS Kategorileri GenBilim
Lütfen listeden bir RSS kategorisi seçiniz.
GenBilim
Makale İşlemleri
Sizde Yazi Ekleyin
Yorum Ekleyin
Bu makaleyi favorilerime ekle
Sizde Link Ekleyin
Bu makaleyi PDF olarak kaydet
 Makaleyi rapor et
Untitled 1
GenBilim
Sponsor Bağlantılar


        Favori Makalelerim
Sadece kayıtlı üyeler bu bölümü kullanabilir!
GenBilim
Nbrsin: Ne yapýyorsun?

GenBilim
GenBilim
GenBilim