Okunma: 1675 kez
Antik Çag’da Anadolu’nun batisinda yer alan, güneyi Karia, kuzeyi Mysia, dogusu Frigya, batisi Ionia ve Aiolia bölgeleri ile çevrili alana Lidya denmektedir. Ünlü tarihçi Heredot’a göre üç sülalenin yönettigi Lidya’nin son sülalesi Meermnandlar 141 yil egemen olmus, Lidya’nin bölgede siyasal ve ekonomik yönden önemli ülke olmasini saglamislardir.
( www.genbilim.com )
Saray entrikalari ile 2. sülale Heraklidlerden kralligi ele geçiren
3. sülale Mermenandlar Kral Gyges ile baslar. Ardys, Sadyattes,
Alyattes ile devam edip Kroisos yani Karun ile son bulur. Milattan
önce 7. yy’in ilk yarisinda Gygesil’e baslayan Lidya Imparatorlugu
parayi icat ederek insanlik tarihinde önemli buluslardan birini
gerçeklestirmislerdir. Bu bulus, ilk çag dünyasinin ekonomik
gelisimini bir olay olmustur.
Lidya’nin ilkçag dünyasinin
en zengin ülkesi olmasinin bir nedeni Tmolos daglarindan çikan ve
Hermos Nehrine karisan, baskent Sardes’ten geçen Paktalos deresinin
alüvyonlari içindeki altindir. Buradan çikarilan altin Lidya’nin
kaderini belirlemistir. 3. sülalenin son krali Kroisos babasi
Alyattes’in ölümünden sonra M.Ö. 560’ta tahta geçmis ve akil almaz
zenginligi sayesinde “Karun kadar zengin” deyimiyle günümüze kadar
tasimistir.
Karun hazineleri hakkinda bilgi edinebilmek için Lidya kralligini incelemek gerekir.
M.Ö.
560-546 yillari arasinda ülkesini yöneten bu kralin dönemine ait
Usak’in 25 km batisinda ve Izmir karayolu üzerinde bulunan Güre köyü
yakinlarinda Lidya tümülüslerinden çikarilarak kaçirilan ve 1993
yilinda geri alinan eserlere Karun Hazineleri denmektedir.
SIYASI TARIH
Ilkçagda
kabaca bugünkü Gediz ve Küçük Menderes vadilerini kapsayan bölgeye
Lydia adi verilmekte idi. Bu ayni zamanda Anadoluya özgü bir
uygarligada adi vermekte idi: Lydia Uygarligi:
Sardes’teki
ilk yerlesme ile ilgili doyurucu bir bilgi yoktu. Yapilan kazilar,
Sardes’in Tunç çagi sonlarinda bir Anadolu köyü özelliklerini
tasidigini göstermistir. Tunç çagi sonlarina ait tabakalardan, ölülerin
yakilip gömüldügü ögrenilmis, agaç dallari, kamis ve balçiktan
yapilmis, daire biçiminde bir kulübe bulunmustur. Ancak bu köy
toplulugu Kita Yunanistan ile kültürel baglar kurabilmistir.
Sardes’in alt tabakalardan çikan Geç Hellas III c türü miken keramik
parçalari, Türk çagi sonlarinda Yunanistan ile Lydia arasindaki
kültürel baglarin ispatidir.
Sardesliler özellikle
Yunanlilarin etkisinde kalmislardir ki Lydialilarin geometrik üslup
çanak çömlekçiligi tamamiyle yunan etkisi altinda gelismis bir türdür
ve böylece de boyali Lydia geometrik üslubunun dogmasi demir çag
Lydiasindaki en önemli buluslardan biridir; Kültür ve sanat
hareketlerinin düzeyinin yükseldiginin de en güzel kanitidir. Boyali
çanak çömlekçiliginin baslamasi nüfusa pek etkide bulunmamistir. Yerli
çanak çömlek ustalari ve ressamlar Yunanistan’dan dis alimla yapilan
esya ve malzeme ile çalisarak ya da bizzat Yunanistan’a gidip yunan
çanak çömlek ve ressamlari ile beraber çalisarak yeni seyler
ögreniyorlardi.
Sardeslilerin tarihi geçmisleri ile
ilgili bilgileri çesitli efsanelerden ve kazi çalismalarindan
ögrenmekteyiz. Sardesli heraklidlerle ilgili bilgiye göre Kambles
yada Komblites adindaki bir heraklid – Tylaind krali çok yer ve
içerdi. O denli oburdu ki bir aksam karisini kesip yedi. Bazilari bunu
hirsindan yaptigini söylediler. Sabahleyin kral, karisinin elini
agzinda bulunca dehsete düstü ve kendi bogazini kesti, çünkü yaptigi
korkunç is açiga çikmisti. Tümüyle düs ürünü olmasina karsin bu öykü
eski dönem kayitlarina ait bir fikir vermesi bakimindan ilginçtir.
Sardesliler
kazi bakimindan çok zengin bir ülke olmasina karsin zaman zaman vahsi
bir hayat yasamislardir. Ve bu yasam tarzlari da çesitli efsanelerin
dogmasina yol açmistir; Sardesli hükümdar Kandoules’in adinin köpek
bogan anlamina geldigi yapilan arkeolojik buluntularla dogrulanmistir:
Sardes kazilarinda, ayni türde 11 adet kab içinde yeni dogmus köpek
yavrularina ait iskeletler bulunmus ve buluntularin bir hint
Avrupali savas tanrisi niteligindeki Kandoules onuruna verilen
yemekler sirasinda yenildigi anlasilmistir. Bir baska efsaneye göre
karisinin güzelligine hayran olan Son herakled Tylonid Kandoules , bu
güzelligi en yakin adamlarindan Mermand olan Gyges’e gizlice
gösterir. Seyredildigini sezen kraliçe , genç Gyges’e zorlayarak ya
kocasini öldürerek kendisiyle evlenmesini ya da O’nu öldürecegini
söyler. Öykü Gyges’in Kandoules’i yataginda biçaklamasiyla son bulur.
Mermand
krallarinda Gyges, Ardys, Aliyattes ve Kroisos güç politikasinin silahi
olarak ekonomik kaynaklari kullanmislardir. Hatta ilk sikkenin ortaya
çikisinin asker ücretlerinin ödenmesiyle ilgili oldugu bile
düsünülebilir.
Genellikle etki alanlari çok genis kehanet
merkezlerine Lydia krallari tarafindan gönderilmis armaganlari , yunan
siyasetini parasal araçlarla etkileme adimi olarak kabullenmek
olasidir.
Sardes kenti antik dünyanin en güçlü en zengin
ve en anlamli baskenti olarak ününü duyurdu. Lydia sanat ve
mimarliginin ön Asya ve Yunan ufkunda bir yildiz gibi parladigi bu
dönemde Sardes’te yasamak dünyanin en görkemli kentinde yasamak
demekti.
Sardes’te bulunan Yunanistan’dan dis alimi
yapilmis vazolar Mermond sülalesi zamaninda Hindia ve Yunanistan
arasinda oldukça gelismis bir ticaretin en önemli dairelerini
olusturmaktadir. Ki bu da bize Yunanistan ile iliskilerin pek erken
basladigina taniklik etmektedir.,
Sardes krallarindan
Gyges’in mezhebi olarak kabul edilen tümülüsün boyutlari bir dereceye
kadar güç ve zenginligi yansitir. Bu anit Gyges ve kentinin
büyüklügünün gözle görünebilen bir simgesi ayni zamanda Lydia
mimarliginin anilari koyabilmek için yapilan ilk örnegidir. Yapilan
istila ve savaslar bazi olaylari ortaya çikarmistir. Örnegin; yanan bir
ev daminin çökmesi sonucu küçük bir çocuk iskeletiyle, bir çukura
atilmis, bazi organlari eksik iki erkek, iki kadin ve bir çocuga
ait iskeletler bu yikimin acimasizliginin kanitidirlar. Yapilan
kazilar Islamiyet öncesi 6. yy’da Lydia ve Karia arasinda bir
iliskinin varligini maddi belgelerle kanitlamistir. Ayrica Sardes’te
buli8unan ve üzeri Karia dilinde (Karca) yazitlarla dolu çanak çömlek
parçalari bu Lydia- Karia iliskisinin taniklaridirlar. Heredottos’un
57 yil saltanatta kaldigini bildirdigi Alyattes son yillarinda
kendisini görkemli bir mezar aniti yaptirmistir. Kutsal fahiselerin
büyük katkilari sonucunda olusturulan bu görkemli anit Lydia
tümülüslerinin en büyügüdür. Bu anit mezar soyguncularinca yagma
edilmis bir biçimde ortaya çikarilmistir. Hatta lahit bile
bulunamamistir. Bu mezar odasi Lydia duvar isçiliginin en basarili ve
en cesur örnegini verir; Çok iyi perdahlasmis, mermerlesmis kireçtasi
bloklari demir kentlerle sasirtici bir güzellikte bir birine
birlestirilmislerdir.
Ilk çagda çok zengin kisileri
Kroisos gibi zengin denilmistir; Bu zenginlik dogu dünyasini da
etkilemis Karun gibi zengin deyimiyle Kroisosun zenginlikleri
kastedilmistir. Kroisos çaginda Lydia kralliginin baskenti Sardes
zenginliginin etkinligini ve kültürel gelisimin doruguna ulasmistir.
Siyasal alandaki uyum sanat olaylarini da etkilemis Kroisos’un destek
ve istegiyle sanat alaninda büyük eserler olusturulmus böylece
Islamiyet öncesi 6. yüzyilin ortasinda Lydia ve sardes Arkaik Dogu
Yunan sanatinin merkezi haline gelmistir. Anadolu’nun verimli
topraklarini ticaret ve sanat merkezi olan diger kentlerine kralligina
baglayan Kroisous bunlardan elde ettigi zenginliklerle çok pariltili
bir yasam sürmeye baslamis, her yönden Sardes’e kosan bilginleri
iyiliklere bogarak o zamanki uygar dünyada kenine büyük bir ün
kazandirmis Kroisous döneminde Lydia devleti, Islamiyet öncesi 5.
yüzyilda oyun yazari Anskhylos’un deyimiyle altin Sardes ya da altin
yatagi Savdus zenginliginin ve kültürel gelisiminin doruguna ulasti;
baskentin bu göz kamastiran görkem ve zenginligini büyük merak konusu,
giderek bir Lydia hayranliginin olusmasina neden oldu; Örnegin
Lydia’da üretilen parfüm ve kremler, o zamanki dünyanin en çok aranan
mallari durumuna geldi. Lydia’ya karsi duyulan hayranlik özellikle
Yunan dünyasinda Lydia kremi ve süs esyalarinin da disina tasti; Söz
gelimi Atina’nin ünlü siyah figürlü vazo ressamlarindan birinin
Lydia’li ismini tasimis olmasi, bu ilginin coskunlugunu dile getirir.
Ticaret
ve endüstrinin çok gelismis olmasina karsin, üretilen arti ürünün
oransiz bir bölümü devlet hazinesi tarafindan yutuluyor ve burada
yeniden üretici isleri için kullanilmayip ya altin ve gümüs olarak
biriktiriliyor yada savasta yararsiz eglencelerde dökülüp saçiliyordu.
Bu yüzden gerçek servette saglanan mutlak artis büyük degildi ve satin
alma gücü gereksiz ölçüde sinirliydi, bu nedenle sinirsiz gibi görünen
zenginlige karsi Lydia devletinin yikilisi çok kolay olmustu.
UYGARLIK TARIHI
Paranin
Bulunusu: Uygarlik tarihinde önemli yere sahip olan Lidya Kralligi 141
süren egemenligi boyunca dogu sorunlariyla ugrasmis ve bu sorunlarin
yarattigi korku kralligin kendisini göstermesine engel olmus. Fakat
sanatta basarili eserler ortaya koymustur. Örnegin dinsel baglarla
bagli olan ve Iyon sanatinin yumusakligi ile dogu sanatinin
coskunlugunun karistirilip harman edildigi okullar açilmistir. Yunan
etkisininde oldugu Lidya düsünün ve begenisiyle birleserek sonuçta
vahsi fakat hareket ve dinamizmin egemen oldugu bir biçim ortaya
çikmistir. Lidyalilarin insanlik tarihi ve kültürüne yaptiklari
armaganlardan en önemlisi parayi icat etmeleridir. Ilk çag dünyasinin
ekonomik gelisimini büyük ölçüde hizlandirmis ve hatta tarihin akisini
bile etkilemistir. Sikkeler yaparak ödeme biçimleri fiyat strüktürünün
düzenleme geregi duyuldu. Bunun sonucunda okur yazarliga gereksinim
duyuldu. Dolayisiyla herkesin ögrenebilecegi ve çabuk kullanabilecegi
bir alfabenin gelistirilip yayilmasi saglandi. Lidya krallari para
sistemini icat etmekle insanoglunun ekonomik asamasina çok önemli bir
katkida bulunmustur ve modern ekonominin temelini atmislardir.
Ekonomi
ve Ticaret: Sardes halki küçük dükkan halka açik gazinolar ve hatta
genelevleri sahibi olan ilk insanlar oldugu görülür. Yapilan kazi ve
eserlerde bilinen ilk serbest Pazar kurmuslar hatta geçmisi dogu
pazarlarinin öncesi olarak kabul edilebilir.
Örnegin Iyon
fincanlar, Aitolio kraterleri, samos alabastronlari kus biçimli
rodos kastleri Lidyalilarin ege kiyilari ve kent devletleriyle ticaret
yaptigini göstermektedir. Altinin bulunmasi doganin ve cografya
kosullarinin olusturdugu güzel bir rastlanti olmasi, etkin bir ticaret
merkezinde yasayan halkin ticaret yasamini pratik hale getirecek
buluslar yapmasi dogaldir. Çikarilan eserlerde de görüldügü gibi
Lidya2nin ilk çag insanini en etkileyen yönü altin zenginligidir.
Sardes asagi kentinde akropelden uzak kurulmus sanayi çarsisinin
kurulusunu göstermektedir. Altin isçileri ve mücevherci dükkanlari ana
tanriçanin korumasi altinda bulunmaktadir Lidya’da soylu denilebilecek
ve kralin mutlak yönetiminde olmayan zengin sinifin oldugu görülür.
Din:
Lidyalilarin diniyle ilgili fazla bilgi yoktur. Ana tanriça Kybele’ye
büyük saygi vardir. Çesitli tapinmalarda bulunurlardi. Uzun saçli
rahipleri hadim edilir, vahsi çigliklar attiklari , dinsel törenlerde,
teflerini, kirbaçlarini, zillerini ve kokular yayan saçlarinin
buklelerini ana tanriçaya itaf ediyorlardi. Lidyalilar daha çok Yunan
dini ve tanrilarinin etkisinde kalmis bir ulus oldugunu gösterir.
Ölü
Gömme Gelenegi: Toprak kil ve tastan yapilmis tümülüslerin altinda bir
yere gizlenmis mermer yada kireç tasindan mezar odalari Lidyalilarin
ölümden sonraki yasamalrini sürdürdüklerine inanilan kanitlardir.
Lidyalilar gerçek yasamalrini sürdükleri mekanlardan çok öldükten
sonraki yasamalrini geçirecekleri mekanlara güzel ve süslü mermer yapi
ve sunaklari donatmalari görülür.
Yazi ve Edebiyat: Bulunan bir
yazitta Lidya dili ile degil fakat ona yakin bir dille yazilmis oldugu
sanilan bir yazi bulunmustur. Sanata çok önem verilen Lidya sarayinda
edebiyatin önemli bir yerinin olmadigi görülür.
Mimarlik
Heykeltiraslik Keramik: Yapilan kazilarda Sardes’in çok zarif mermer
yontular ve yine mermerden gelen ve kutsal yapilariyla ün yapmasina
karsilik halk ahsap çatili, kerpiç duvarli yapilar içinde yasiyordu.
Bu daha halk ve kralligin arasindaki uçurumu gösterir. Sardes
heykeltirasi ekolü iyon sanatinin yumusakligini ve dogu sanatinin
coskunlugunun karistirilip harman edildigi kendine özgü özelliklerdir.
Lidya bezemesi çagdasi diger Rodos ve dogu Yunan eserlerinden teknik
ve üslup yönlerinden kendine özgü nitelikleriyle kolay ayirt
edilebilmektedir. Vazolar üzerine renkli olarak yaban domuzu, arslan,
sfenksler, kus, keçi ve dag keçileri betimlemeleri kraliyet
sarayinin esini ile gelistirilmistir. Fakat hiçbir zaman halk tabakasi
üzerinde etki yapamamistir.
Küçük El Sanatlari: Sardes’te sanat
yönünden sasirtici, yaratici çabalar mimarlik yontu alanlarinda
gösterilmistir. Fildisi oymaciligi ve altin isçiligi yer tutmaktadir.
Yapilan kazilarda heykel islemeciligi, altin takilar, dögmeler örnek
gösterilebilir. Mermanedler döneminde altin isçiliginde çok yüksek bir
becerinin ve mücevhercilikte basitligini yitirmis uzun bir geçmise
dayanan çalismanin varligini ortaya koyar. Enteresan bir seyde küpeye
çok önem verilmesidir. Sardes’li kadinlar ve Lidyali süvarilere ait
elli altin küpe bulunmustur.
Günlük Yasam: Sardeslilerin aksam
yemegi için kirmizilar giydiklerini ve fildisi ayakli, mor dösemeli
yataklarina önemle uzandiklari anlatilir. Güzel kokulari Lidyan denen
kaplarda saklamalari güzellik merhemlerinin sürülmesi uzun saçarlini
süs esyalari kullanmalari toplantiya gidilirken mor giysiler, kokulu
merhemlerin saçlara sürülmesi onlara büyük zevk vermesi bir yasam
tarziydi. Lidya halki oyunun her türlüsüne düskündü. Kumar oyunlari ve
asik kemigi ile oynana oyunlar basta gelirdi. Görünüse bakilirsa
mimarlik açisindan çok yoksul donatilmis illerdi. Yasamlari oldukça
sikici olmasi ve Lidyalilar bu oyunlari yasamalarina daha renkli bir
hale getirmek amaciyla bulmuslardir. Müzik konusunda pek açik olmayan
belgelere sahibiz. Yalniz paktis denilen Lidya liri oldugu ve
süvarileri savas yürüyüslerinde uyum saglanmasi için flüt ile kaval
kullandiklari belirtilir.
KAYNAKÇA
1.Doç.Dr. Veli Sevin, Anadolu Uygarliklari, cilt 2,Görsel Yayinlari,Sayfa 256-265
2.Emel Özçelik, Arkeolog Arastirmaci,
3.Kazim Akbiyikoglu, Müze Müdürü, Arkeolog
4.Ugur Hosgören, Araştırmacı

Etiketler:
Bilimler
Arkeoloji
Karun Hazineleri
|
| 1 | serdar kenar 2008-05-04 04:17:50 mayalar hakkında acıklama yapabilirmisiniz?
|
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler. Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz. |