GenBilim
Türkiye Bilim Sitesi  
Anasayfa | Forum | Bilimler | Arşiv Tarama | GenKalem | Destek | Site Haritası | Linkler | RSS | Reklam | Arkadaşını Davet Et | İletişim
Kontrol Paneli Anasayfa arrow Bilimler arrow Fizik arrow Isigin Dalga Modeli Kontrol Paneli Kontrol Paneli Kontrol Paneli Kontrol Paneli Üye OlŞifre Hatırlat Kontrol Paneli
Kas 30 2007
Isigin Dalga Modeli Yazdır E-posta
  • Currently 5.0/5 Stars.
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5

Rating: 5.0/5 (Toplam Oy: 2)


GenBilim Editor   
Cuma, 30 Kasım 2007
Okunma: 794 kez

Çok eski çaglardan beri;bilim adamlari,elektromanyetik tayf’in dar bölümündeki radyasyon formlarini,göz sayesinde algilayabildikleri için buna isik adini verdiler, ne oldugunu merak ettiler ve ilgi gösterdiler.Önceleri;Antik çagda,Yunanlilar zamaninda, gözün, bakilan cisme dogru isik isinlari yaydigi düsünülürdü,Epikür,görüntünün gözden kaynaklanan resimlerden olustugunu ileri sürmüs,Platon,isigin bakilan cisimlerden göze geldigini iddia etmisti. Daha garip düsüncelerde mevcuttu;Bunlar arasinda,gözden firlayan parçaciklarla görme saglandigi düsüncesi de mevcuttu.Bu düsünceler antik çagdan 17.yy’e kadar uzanan düsüncelerdir.

1675 yilinda ilk kez Danimarkali astronom Römer isigin hizi konusuna egildi,Jüpiter’ in bir uydusunun gezegen arkasinda kalma süresini hesaplamakta olan Römer,bu sürenin gezegenin dünyaya uzakligi arttiginda fazlalastipini farketti ve bunun isigin daha çok yol katetmesi ile ilgili oldugunu düsünerek isigin hizi konusuna dikkati çekti.Newton 1704’te isik deneyleri ile ilgili çalismalarini yazdigi “0ptics” kitabini yayimladi.Newton isik ile ilgili olarak çalisirken,Hollanda’da Cristian Huygens bir teori gelistiriyordu.Ve ilk bilimcilerin tersine isigin parçalardan degil dalgalardan meydana geldigini öne sürüyordu.O da Descartes Newton ve daha baskalari gibi çok ince ve elastik nitelikte olan ve isigin yayilmasini saglayan bir ortamdan bahsediyordu.Bu madde tüm uzayi bastan basa dolduruyordu ve bu ortam isik dalgalarinin yayilmasini sagliyordu.Daha sonralari eter veya esir denen ve varligi ile ilgili pek çok çalisma yapilan sonunda yokluguna karar verilen daha dogrusu tespitinin mümkün olmayacagi ispatlanan bir maddeydi bu.Huygens’in çalismalari her ne kadar Snell’in kirilma yasalarini destekliyorsa da,isik düz gidiyor ve köseleri dönmüyordu.Bu siralarda isik için kafa yoranlardan biri de Robert Hooke idi.O da isigin egri dalgalardan oldugu gibi bir varsayim gelistirmisti.Newton’un parçacik teorisi ile Huygens’in dalga teorisi arasindaki kavgayi o yillarda tüm agirliginca hissedilen Newton’un otoritesi kazandi.

19.yüzyil’da Thomas Young çikti ve dalga teorisine agirlik kazandirdi,o güne kadar dalga teorsi ile açiklanamayan kirinim ve keskin gölge olayina,yeteri kadar kisa dalga uzunluklarinda isik hem düz gidebilir hem de keskin gölge yapabilir diyerek açiklik getirdi, girisim yasalarini açikladi ve isigin dalga uzunlugunu ölçtü.Bu arada Fresnel adinda bir Fransiz bilim adami kirinim olayini basariyla açikladi ve isigin dalga teorisi güçlendi.Daha sonralari Fizeau,Foucault,Michelson isik hizi ile ilgili deneyler yaptilar.Michelson 299.770 km/sn olarak isik hizini belirledi.(Boslukta isik yayilma hizi 299.793 km/sn’dir.). Bosluk isik hizi,kirilma indisine bölünerek o ortamdaki isik hizi bulunur.Havanin kirilma indisi 1,0003’tür o halde hava içinde isik hizi 299.703 km/sn olarak bulunur.Elmas’in kirilma indisi 2.42’dir o halde isik hizi elmas içinde 124.000 km/sn’dir.Clerk Maxwell 19. Yüzyil ortalarinda elektromanyetik dalga kuramini gelistirdi ve elektromanyetik dalgalarin isik hizinda hareket ettigini gösterdi,o halde isik da bir elektromanyetik dalga formunda olabilirdi.Ayrica daha baska elektromanyetik radyasyon formlarinin da varligi arastirilmali idi.

Isigin dalga formu 20.yüzyil baslarina kadar ön planda oldu.1900 yilinda Max Plank ‘in kara cisim isimasina ait kuramsal çalismasi yayinlandi ve bu paketçiklere “quanta” adini verdi.Enerji Quantum’lari E=h*f olarak formülize edilmekteydi.Bu teoride ‘h’ ifadesi doganin degismezlerinden biri olan Plank sabitini ifade etmektedir ve 6.62*10-34 joule/sn’dir.Quantum teorisi ile dalga teorisi sarsilmadi ama,doganin sürekliligi yasasi yara aldi.’Natura non facit salsus’ sallanmaya baslamisti.
   
1905 yillarina gelindiginde Einstein’in fotoelektrik etki teorisi quantum teorisini dogruladi.Daha sonralari ‘Tanri zar atmaz’diyerek quantum teorisini kabullenmekte zorlanan Einstein’in özel Rölativite kurami ile;bizim evrenimiz için isik hizinin sinir olmasi ve isik hizina ersilememesi,evrenin sinirlarini ortaya koydu.Yine çekim alanindan geçen isigin sapmasi varsayiminin deneylerle dogrulanmasi,isigin parçacik teorisini güçlendirdi. Plank’in E=h*f olarak ortaya koydugu formül,quantum denen enerji paketiyle isigin frekansi arasindaki iliskiyi ortaya koymaktaydi.
   
Bu siralar Niels Bohr adinda bir Danimarkali bilim adami ortaya çikti ve yeni bir atom modeli ortaya koydu.Bu modelde elektronlar çekirdek etrafinda belli yörünge seviyelerinde olabilirdi ara seviye söz konusu degildi.Elektronlar’in bu seviyeler arasinda siçramasi söz konusydu.Daha sonralari pek çok bilim adaminin;dalga mekanigi istatiksel mekanik konularinda yaptigi çalismalarla quantum teorisi dev adimlarla ilerledi.Bunlar arsinda Heisenberg,Bauli,Landau,Born,Dirac gibi fizikçiler vardi.
   
1950 yillarindan sonra,elementel parçaciklar konusunda yapilan çalismalar ve atomun yapisi ile ilgili yeni buluslar dört çesit madde etkilesimleri oldugunu ortaya koydu.Bunlar kütlesel çekim,elektromanyetik,zayif etkilesim ve güçlü etkilesim olarak tanimlandi.Elektromanyetik etkilesimle baglantili olan gluon’a foton adi verildi.(Yani 1905’ te Einstein’in ortaya koydugu isik parçacigi) bu konu ile ilgilenen quantum elektrodinamigi ;elektromanyetik alanin yani isigin gluon’unun foton oldugunu söyler.Foton kütlesi ‘q’olan ve elektrik yükü 0 olan bir gluon’dur.Özel relativitenin ortaya koydugu isigin çekim alaninda sapmasi olayi bize foton adi verilen bu parçacigin bir kütlesinin oldugunu söylemektedir.Keza isik basincinin olmasi da foton’un bir kütlesi ve momentumu oldugunu gösterir o halde isik hizinda, fotonun bir kütlesi vardir.Her ne kadar rölativistik olarak düsünüldügünde,hiç bir kütle isik hizina ulasamaz,rölativistik kütle artis formülünde,bir kütlenin isik hizina ulasmasi durumunda kütlesi sonsuz olur.Sonsuz bir kütle sonsuz enerji demektir,bu da mümkün degildir.
   
Pratikte biz isik diye elektromanyetik tayf’in görünen isik kismindaki, elektromanyetik dalgalari içeren dar bir bölümünden bahsederiz…’Isik nedir’ sorusunun cevabi etrafindaki kavga artik sona ermis durumdadir.Çünkü isik hem dalga hem parçaciktir.


Etiketler:  



Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler.
Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz.





Reddit!Del.icio.us!Facebook!Slashdot!Netscape!Technorati!StumbleUpon!Newsvine!Furl!Yahoo!
 

GenBilim

GenBilim Editor

Yazar Hakkında:
"Bir şey üreten ve olayları olduran küçük bir seçkin grup, Olup biteni seyreden oldukça büyük ikinci grup, Nelerin olup bittiğini bilmeyen muazzam kalabalık." Nicholas Murray
Yazar Şuan Çevirim Dışı
Yazara E-Posta Atin
GenBilim
Makale İçinde Ara GenBilim    
GenBilim
        RSS Kategorileri GenBilim
Lütfen listeden bir RSS kategorisi seçiniz.
GenBilim
Makale İşlemleri
Sizde Yazi Ekleyin
Yorum Ekleyin
Terim Ekleyin
Bu makaleyi favorilerime ekle
Sizde Link Ekleyin
Bu makaleyi PDF olarak kaydet
 Makaleyi rapor et
GenBilim
Sponsor Bağlantılar


        Favori Makalelerim
Sadece kayıtlı üyeler bu bölümü kullanabilir!
GenBilim
GenBilim