GenBilim
Türkiye Bilim Sitesi  
Anasayfa | Forum | Bilimler | Arşiv Tarama | GenKalem | Destek | Site Haritası | Linkler | RSS | Reklam | Arkadaşını Davet Et | İletişim
Kontrol Paneli Anasayfa arrow GenKalem arrow Sosyal Kaos Facebook Kontrol Paneli Kontrol Paneli Kontrol Paneli Kontrol Paneli Üye OlŞifre Hatırlat Kontrol Paneli
Kas 30 2007
Sosyal Kaos Facebook Yazdır E-posta
  • Currently 4.6/5 Stars.
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5

Rating: 4.6/5 (Toplam Oy: 20)


Mesut Darendeli   
Cuma, 30 Kasım 2007
Okunma: 1543 kez

Siz yazıyı okumaya başlamadan önce peşin peşin söyleyeyim, bu yazı Facebook ile ilgili ve bende bu sitenin bir üyesiyim.

İnternet ne kadar çok hayatımıza girmeye başladı değil mi? Arama motorları ile bilginin paylaşılması, web'ten online alış-veriş imkanı, video siteleri ve daha bir sürü aklıma gelmeyen ilginç, bir o kadarda hayatımızı kolaylaştıran platformlar. Sohbet odaları sayesinde birbiri ile tanışan, hatta evlenen binlerce çift var. Net'in her geçen gün biraz daha hayatımızın içine girmeye başladığını düşünürken şimdi de Facebook...

Batılı toplumlar ile Orta Doğu toplumları arasında ki kültürel kıyaslamalar birçok kez tez konusu olmuştur ve bu tür tespit çalışmalarının birçoğunda değinilen ana başlık genel olarak iki toplum arasında ki sosyal ilişkilerin ne düzeyde olduğu üzerinedir. Diyalogları arasında ki farklılıklar, birbirlerine hitap ediş şekilleri, geleneksel kıyafetleri hep bu sosyal inter-davranışlardan ipuçlar içerir. Mesela Ayşe Hanım sarımsağı kalmadığı zaman yukarda ki komşusu Fatma Hanım'a çıkar bir diş sarımsak alır ve yemeğini yapar. Yemek pişince bir tabak fazla hazırlanır ve o tabakta Fatma Hanım'a gönderilir. Batılı toplumlarda ise ne aşağıdakinin yukarıdakinden, ne de yukarıdakinin aşağıdakinden haberi vardır. Tamamen birbirinden bağımsız olarak yaşayan insan yığınları. Bu analizin Facebook ile de yakından bir bağlantısı olduğunu düşünüyorum.

Geçenlerde Alexa'dan, Türkiye'de en çok ziyaret edilen web sayfalarını inceliyordum yine. İlk 100'de hangi sitelerin olduğunu heralde benden daha fazla merak eden birisi olamaz. Birde tabi yine Google ile yapılan aramalarda en çok kullanılan "Anahtar Kelimeler". Bundan daha güzel bir sosyal analiz olduğunu düşünmüyorum. Çünkü davranış ve hareketlerimizi her zaman sosyal normal çerçevesinde ayarlamak zorundayız. İyi ve kötü arasında ki fark, stabilitesini sürekli korur ve bu kurallar zinciri toplumun kendisi tarafından belirlenir. Haliyle böyle bir baskı mekanizması boyunduruğunda, tam olarak hiçbir zaman kendimiz olamayız. Davranış başlamadan önce ki ilk 8 saniyenin, kişinin o davranış ile ilgili karar zamanlaması olduğunu yazan bir haber okuduğumu hatırlıyorum. Bu süre arasında kendimiz ile yaşadığımız çelişkiler, beyin trafiğimiz, o davranışları şekillendiren en önemli etkenler.

Ama durun bir dakika. İNTERNET var. Bilgisayarın başına oturduğumuz an, artık hayaletiz. İstediğimizi söyleyebiliriz, istediğimizi izleyebiliriz, gerçek hayatta yapamadığımız herşeyi yapabiliriz. Bir toplumun genel sosyal davranışlarını yorumlamak açısından Top 100'de ki web siteleri ve anahtar kelimelerin güzel ipuçları verdiğini düşünüyorum.

Yazının Facebook'u ilgilendiren kısmına başlamadan önce; 3 tane pilot ülke seçtim ve bunlar arasında Top 100'de ki web siteleri bazında bir karşılaştırma yaptım. Bakalım kim neyi daha çok ziyaret ediyormuş. Seçtiğim ülkeler Amerika Birleşik Devletleri, Türkiye ve Suudi Arabistan. Tabi doğru bir değerlendirme yapabilmek için, ülkelerin nüfus ve nüfus yoğunluklarına da dikkat etmek gerektiğini düşünüyorum. Bunlardan A.B.D 300 milyonluk bir nüfusa sahip ve her kilometre başına ortalama 30 insan düşüyor. Türkiye'nin 74 milyonluk nüfusu ile kilometre başına sahip olduğu insan sayısı 95 ve son olarak Suudi Arabistan 40 milyon nüfusu ile her kilometreye 13 insan sığdırıyor. İstatistiklere baktığımız zaman, en fakir ülkenin maalesef Türkiye olduğunu görmek çok zor olmasa gerek. Kapitalizmin beşiği Amerika; Top 100'de 23 online alış-veriş sitesi ile bu hasta sistemi adeta yüzümüze vuruyor. Buna karşılık sosyal platform sayısı sadece 6. Suudi Arabistan'da çok daha mütavazi bir motif görüyoruz. Sadece 2 tane online alış-veriş sitesi ilk 100 içinde ve 7 tane sosyal platfrom mevcut. İşin bizi ilgilendiren tarafı ise tabi ki kendi ülkemizle alakalı. 8 online alış-veriş sitesi ve toplamda 18 sosyal platform. Böyle bir istatistığı görünce üzülmemek elde değil. Sonuç olarak kişilik  problemleri yaşayan on binlerce insan, kendini ifade etme sorunları ile cebelleşen psikolojik sorunlu hastalar yani biz. Resmin bitmişine baktığımızda geri kalınmışlık, kapitalizm, dini sömürge, yani sorunlu ne kadar renk varsa mevcut.

Şimdi bu istatistiklere bir de Facebook penceresinden bakıp; asıl, yazının gitmesi gerektiği noktaya dönelim. A.B.D Top 100'de Facebook 5. sırada, Suudi Arabistan için bu rakam 9 ve Türkiye için üzgünüm ki 2. Bu arada bir web sitesinin Top 100'de ilk 10 için 1 sıra aşağı çıkması ile 1 sıra yukarı çıkması arasında milyonlarca ziyaret farkı var.

Aslında rakamlar birçok şeyi çok net bir şekilde gösteriyor. Değişen Dünya ile internetin bu denli gelişmesi, evrensel kendini ifade edememe ve a-sosyalleşme virüsünü, tüm Dünya'ya bulaştırmış durumda. Karantina altına alınması gereken ülkelerin başında da Türkiye geliyor.

Facebook'a baktığımız zaman; objektiflerden delik delik kaçan ünlüler en özel fotoğraflarını yayınlıyor, arkadaşlar sanal rakı sofralarında birbirlerine içki ısmarlıyor, halaylar çekiliyor, tirübünler kuruluyor ama bunların hepsi sanal olarak yapılıyor. Dostoyewski'nın "Aslında burada değilim ama burada olduğumu kabul etmek istiyorum" cümlesini hatırlatan o kadar vahim bir tablo ki.

Herşey çok kolay başlıyor Facebook'ta. Bir tane profil fotoğrafı buraya, birkaç tane favori film, sanatçı, kitap... İlk başta ne olduğu belirsiz bu şeye nasıl güvenip güvenemeyeceğinizi bile tahmin edemiyorsunuz. Belki sadece bir virüs belki de özel bilgilerime ulaşmaya çalışan bir trojan. Facebook'u diğer sosyal platformlardan ayıran çok şey var: Bir kere akıllı birşey, eee ne de olsa Harvard çocuğu değil mi sahibi? Önerileri dinliyorlar, güvenlik kontrolleri ile neyin görünüp neyin görünmemesi gerektiğini siz belirliyorsunuz. Tabi Facebook'u Facebook yapan diğer birşeyde yine istatistiklerin söylediğine göre tüm kültürlü güzel kızlar oradaymış. Çünkü okul-tabanlı bir platform herşeyden önce.

Popüler olmaya başladıktan kısa bir süre sonra bende kendi adıma bir hesap açtım. Tabi ki gerçek ismimi kullanmadan... E-mail adresimi paylaştım, özel hobilerimi yazdım. Bir süre sonra e-mail trafiğimde ciddi bir artış oldu. Kızların görünce, şaşkınlıktan ayılıp-bayılacağı bir tipe sahip olmadığım halde hemde. Arkadaşlarımın profillerini kontrol etmekten kendimi alamaz bir hale gelmiştim. Periyodik olarak yapmaya başladım bunu. Sanki eroyin, sanki yemekten sonraki ilk sigara. Facebook benim uyuşturucum! Ağrı kesici haplarım! Soğuk algınlığına karşı portakal yerine Kalsiyum-Sandoz'larım! Unut gitsin interneti, emailleri, işi, okulu. Facebook olmadan ben bir hiçim. Facebook benim hayata tutunuş sebebim!

Bunların hepsi benim hatamdı!

Çok geçmedi tüm fotoğraflarımı sildim. Profilimi boşalttım. Artık kimseye ne sevdiğim kitapları söylemek zorundaydım, ne de dinlediğim sanatçıları. Bir varmış bir yokmuş, Facebook'ta bir ben varmıs. Şimdi yok. Hiçbirşey değişmedi. Sadece milyonlarca insan, dürtmek (Poke me!) için bir sanal karakterden yoksun kaldı. Şimdi sadece listemdeki 4-5  arkadaş ile, benim için yılda bir izlediğim yılbaşı programlarından farksız.

Ne kaybettim? Hiçbirşey.

Sivil toplum örgütlerinin; bu sosyal tahribatın giderilmesine yönelik, demokratik kuruluşlarla birlikte ne türden bir girişim içinde olacağını çok merak ediyorum doğrusu. Son olarak Sosyoloji veya benzer bilimler üzerine doktora yapan, hala kendine tez yazmak için nasıl bir konu seçmesi gerektiğini bulamayan ve üzüntüden saçını basını yolan arkadaşlarım varsa, onlara Sosyal Kaos Facebook'u tavsiye ediyorum.

Sevgilerimle
Mesut Darendeli


Etiketler:  



1Merhaba
 kenanbek can 2007-11-30 17:18:58
Merhaba Mesut Bey, 
 
Yazınızı dikkatli bir şekilde birkaç kez okudum. Sanırım anlatmak istediğinizi çok iyi anlıyorum. Özellikle yozlaşma dediğimiz olguların kırılma noktaları sanırım bu tarz olaylarla başlıyor. İstatistikler gerçekten çok şaşırtıcı ve bahsettiğiniz gibi bir o kadarda üzücü. Umarım en kısa zamanda düzeliriz. 
 
Saygılar 


2Az ama bir o kadar da öz bir yazı...
Erdost Yüksel 2007-12-01 04:08:41
Mesut ağabeyim seçtiğin konu ve ona odaklanışın gerçekten hayranlık uyandırıcı. Araştırma yapman da emeğinin göstergesi tabii.  
 
"Facebook benim uyuşturucum! Ağrı kesici haplarım! Soğuk algınlığına karşı portakal yerine Kalsiyum-Sandoz'larım! Unut gitsin interneti, emailleri, işi, okulu. Facebook olmadan ben bir hiçim. Facebook benim hayata tutunuş sebebim!" bölümü bana palahniuk'un sosyal çöküntü temalı işleyişlerini hatırlattı. Facebook'a da tam o açıdan yaklaşılabilinir sanıyorum. Tekrardan bu yazı için teşekkür ediyor, başarılarının devamını diliyorum sevgili ağabeyim.  
 
içten saygılarımla... 


3facebook
Duygu Eren 2007-12-01 15:48:16
Yazını okuyunca bende kendi hesabımı acaba silsem mı diye düşünmeye başladim. Gerçekten bağımlılık yapıyor. internet galiba insanları yanlızlaştırıyor.

4Onur Dogan 2007-12-14 13:52:46
İnsanın elindeki üç beş kişinin değerini bilmezken milyonları kucaklamaya çalışması ne kadar da ironik.  
Saygılarımla...

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler.
Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz.





Reddit!Del.icio.us!Facebook!Slashdot!Netscape!Technorati!StumbleUpon!Newsvine!Furl!Yahoo!
 

GenBilim

Mesut Darendeli

Yazar Hakkında:
He is a graduate of University of Cukurova with a degree in Molecular Biology and Genetics in Faculty of Medicine. He also was involved in professional scientific investigations. He has interned in different research centers and hospitals.He worked for more than six months in The Scientific & Technological Research Council of Turkey (TUBITAK), which is one of the biggest Research Centers in Turkey. He has also worked in the Molecular Biology Department in "SANKO Medical Center" in Gaziantep as an his internship, Turkey, which emphasizes experimental analysis at multiple levels of biological organization, from the molecule to organism, as well as computational biology, functional genomics and system biology. With those experiences he has gotten 3 published articles which can be found on PubMed. On his spare time, you can find him playing a game of chess, computer hardware. He is quite a fan of the sciences especially statistics. In fact, he has been awarded with the "2004 and 2006 Best Science Web Portal Reward" by Microsoft. He created three series which were among distinction. Mesut now calls New York City his home where he finds himself filled with.
Yazar Şuan Çevirim Dışı
Yazara E-Posta Atin
GenBilim
Makale İçinde Ara GenBilim    
GenBilim
        RSS Kategorileri GenBilim
Lütfen listeden bir RSS kategorisi seçiniz.
GenBilim
Makale İşlemleri
Sizde Yazi Ekleyin
Yorum Ekleyin
Terim Ekleyin
Bu makaleyi favorilerime ekle
Sizde Link Ekleyin
Bu makaleyi PDF olarak kaydet
 Makaleyi rapor et
GenBilim
Sponsor Bağlantılar


        Favori Makalelerim
Sadece kayıtlı üyeler bu bölümü kullanabilir!
GenBilim
GenBilim