GenBilim
Türkiye Bilim Sitesi  
Anasayfa | Forum | Bilimler | Arşiv Tarama | GenKalem | Destek | Site Haritası | Linkler | RSS | Reklam | Arkadaşını Davet Et | İletişim
Kontrol Paneli Anasayfa arrow Bilimler arrow Sosyoloji arrow Bağımsız Değişkenler Kontrol Paneli Kontrol Paneli Kontrol Paneli Kontrol Paneli Üye OlŞifre Hatırlat Kontrol Paneli
Kas 24 2007
Bağımsız Değişkenler Yazdır E-posta
(0 Oy)



GenBilim Editor   
Cumartesi, 24 Kasım 2007
Okunma: 868 kez

Bir önceki bölümde, hanehalkının, bağımlı değişkenlerimiz olarak seçtiğimiz sorulara verdiği yanıtları sunduk ve tartıştık. Peki, kişilerin bu değişik yanıtlarını ve tutumlarını neler belirlemektedir? Somutlayacak olursak, örneğin kurumlara duyulan güvenin belirleyicileri nelerdir? Ya da, belli bir kurumda algılanan yolsuzluk yoğunluğunu kişi bazında ne gibi faktörler açıklamaktadır? ( www.genbilim.com )

Bu sorularımızın yanıtlarını araştırmaya başlamadan önce bağımsız değişkenlerimizi açıklayalım.

Cinsiyet
Toplu sonuçların sunulduğu Tablo 5’ten görüldüğü üzere, bu değişken görüşülen kişinin cinsiyetini belirtmektedir.

Eğitim
Toplu sonuçların sunulduğu Tablo 4’ten de anlaşılacağı gibi, bu değişken görüşülen kişinin eğitim düzeyini belirtmekte olup, yanıtlar şu şekilde sınıflandırılmıştır:

•Diplomasız
•İlkokul mezunu
•Ortaokul mezunu
•Lise mezunu
•Üniversite mezunu ve üstü


Yaş
Yine Tablo 4 ve 5’ten görülebileceği gibi, bu değişken görüşülen kişinin yaşını belirtmektedir.

Yaşanılan Şehrin Coğrafi Konumu
Toplu sonuçların sunulduğu Tablo 3a ve 3b ile Şekil 1’den de anlaşılacağı gibi, bu değişken görüşülen kişinin coğrafi konumunu belirtmekte olup, konuşulan kişilerin coğrafi konumları 5 bölgeye ayrılmış durumdadır.


Parti Tercihleri
Kişilerin siyasi tercihlerinin de bağımlı değişkenlerin bir bölümüne ayırt edici etkiler yapması beklenmekte olduğundan, görüşülen kişinin

•Son genel seçimlerde hangi partiye oy verdiği (ANAP, CHP, DSP, DYP, HADEP, MHP, FP, diğer)
•Şu an bir seçim yapıldığı varsayımında hangi partiye oy vereceği ya da oy vermeye kendini daha yakın hissettiği öğrenilmeye çalışılmıştır.

Aşağıda, örneklemimizde (belediye sınırları içindeki nüfus anlamında) bugün bir genel seçim yapılacak olsa oy dağılımının nasıl olacağı verilmiştir. “Bugün bir genel seçim yapılsa oyunuzu hangi partiye verirdiniz?” sorusu sorulmuş ve arkasından da kararsız olanlara sorulmuş olan “kendinizi hangi partiye oy vermeye daha yakın hissediyorsunuz?” sorusunda belirtilen partilerin oy oranları ilk aşamada elde edilmiş olan oy oranlarına eklenmiştir. En son aşamada hâlâ kararsız olduklarını söyleyenler eşit olarak tüm partilere dağıtılmıştır. Açıktır ki, bu tahminin her aşamasında yapılan varsayımlar tümüyle gerçekçi değildir; ama elimizde daha iyi bir yöntem olmadığı için kullanılmaktadırlar. Örneğin en son aşamadaki kararsızların tüm partiler tarafından eşit olarak cezbedilebileceklerini düşünmek inandırıcı değildir. Kimi partiler bu kararsızların oylarını çekerken kimilerinin bu seçmenlerin desteğini alması mümkün olmayacaktır. Ancak, araştırmaya, seçimden bu kadar uzak olunduğu bir zamanda, üstelik de araştırmanın ana amaçlarından biri olmayan seçim sonucu tahmini için kararsızların karar mekanizmalarını irdeleyecek ayrıntılı sorular koymadık. Sonuçlarımız bu kısıtlar içinde de olsa ilginç görüntüler vermektedir.

Tablo 10’daki sonuçlar özellikle iktidar partilerinin kentli seçmenler gözünde iyi bir performans sergilemediklerini göstermektedir. DSP-MHP-ANAP koalisyonunun tüm partilerinin Kasım 2000 ve Şubat 2001 krizlerinden önce bile 1999’da elde ettikleri kentli seçmen desteğini ellerinde tutamadıkları görülmektedir. Muhalefet partilerinin de iktidarın bu durumundan yararlanabildiğini söylemek mümkün görünmemekte, yalnızca CHP’nin kentli seçmen desteğini biraz arttırdığı gözlenmektedir. Kısaca, Şubat 2001 krizi sonrasında mevcut partilerin tümünden uzaklaşmış görünen Türkiye seçmeninin, araştırmamızın yapıldığı kriz öncesi dönemde de oldukça benzer bir tutum içinde olduğu izlenmektedir.

Toplumsal Reform
Bu soruyla sistemde reforma yaklaşımların nasıl şekillendiği sorgulanmıştır. Bu amaçla, en genel şekliyle toplumsal düzenin değişimine kişilerin nasıl yaklaştıkları belirlenmeye çalışılmıştır:

Şimdi size içinde yaşadığımız toplumsal düzen hakkında birkaç görüş okuyacağım. Bunlar arasında sizin görüşünüze en yakın olanı söyler misiniz?

Tablo 11’de görüldüğü gibi, kentli kesimde “toplumsal düzenimiz her türlü değişiklik girişimine karşı korunmalıdır” şeklindeki ifadeye destek vererek en uç muhafazakârlık düzeyini gösteren kitle %11.5 gibi ufak bir kesimi oluşturmaktadır. Aynı soru Adaman & Çarkoğlu (2000) çalışmasında da sorulmuş ve yanıt olarak %10 alınmıştı. Esmer (1999:51) bu kesimi Türkiye geneli için %29 olarak bulmaktadır. Açıktır ki, Esmer’in (1999:51) deyimiyle “statükocu” kesim, beklendiği gibi kentlerde oldukça küçük bir gruba karşılık gelmektedir. Büyük bir değişiklik gereksinimi olduğuna inanan, ya da yine Esmer’in deyimiyle “devrimci” kesim kentlerde %40.5’lik bir grup oluştururken (Adaman & Çarkoğlu (2000) bu oranı %40.6 olarak bulmuştu), Esmer’de (1999:51) bu oran %20 olarak bulunmaktadır. Son olarak, orta yolu seçip, “toplumsal düzenimiz yapılacak reformlarla yavaş yavaş değiştirilmelidir” fikrine destek veren %47.4’lük bir kentli “reformcu” kesim vardır (bu rakam Adaman & Çarkoğlu (2000) çalışmasında %47.5’ti). Esmer (1999:51) bu kesimi Türkiye geneli için %51 olarak bulmaktadır. IRI (1995a) çalışmasında, “statükocu”, “devrimci” ve “reformcu” kesimlerin oranı, sırasıyla %11, %18 ve %48 olarak bulunmuştur; %24’lük bir kesim ise fikir beyan etmemeyi tercih etmiştir. Her ne kadar kır ve kent arasında aynı konuya yaklaşımda önemli farklılıklar gözlenmekteyse de, dikkatimizi kentli nüfusa çevirecek olursak, bu kesimde toplumda değişiklik isteminin %90’lar civarında olduğu, ancak bu değişikliğin niteliği ve hızı konusunda fikir ayrılıklarının bulunduğu anlaşılacaktır.


Meslek
Bu bağımsız değişken, konuşulan kişinin mesleğini belirtmektedir ve şu seçeneklerden oluşmaktadır:

1.Özel ya da kamu sektöründe memur (beyaz yakalı);
2.Özel ya da kamu sektöründe işçi;
3.Kendi hesabına ya da ücret karşılığı çalışılan ve uzmanlık gerektiren meslekler;
4.Kendi hesabına çalışanlar ve uzmanlık gerektirmeyen meslekler (ticaretle uğraşanlar da dahil);
5.Özel ya da kamu sektöründe orta/üst düzey yönetici;
6.Ev kadını;
7.Öğrenci;
8.Emekli;
9.İşsiz;
10.Diğer (sporcu, sanatçı ile tarım ve hayvancılıkla uğraşanlar).

Örneklemimizin bu on kategoriye istinaden dağılımı Tablo 12’de sunulmuş bulunmaktadır.

Mal Sahipliği
Görüşülen kişilere mal sahipliği ile ilgili bir dizi soru yöneltilmiş ve şu yanıtlar alınmıştır.

•Örneklemimizdekilerin %69.2’si otomobil sahibi değildir. Geri kalan otomobil sahipleri içinde eski yerli model sahipleri toplam örneklem içerisinde %9.3; eski ithal marka sahipleri %1.6; standart yerli model sahipleri %13.7; lüks marka araba sahipleri %5.6, süper lüks model sahipleriyse %0.5 oranlarına sahiptir. Faktör analizine sadece otomobil sahipliği dahil edilmiştir.
•Görüşülen kişilerin %33.9’u bulaşık makinesi, %52.2’si cep telefonu, %33.8’i kredi kartı ve %13.6’sı da kişisel bilgisayar sahibi olduğunu söylemişlerdir.
•Örneklemimizin %7.9’unun yazlık evi bulunmaktadır.
•Her ne kadar ölçüm sorunları olsa da, görüşülenlerden bütün aile fertlerinin son altı ay içinde maaş, kira, emekli aylığı ve benzeri gelirlerini göz önünde tutarak yaklaşık olarak toplam aylık hane gelirini söylemelerini de istedik. Belirtilen ortalama toplam aylık gelir 300,860,646 TL’dir (yaklaşık 480 ABD $).
•Mal sahipliği çerçevesinde değerlendirilen bir diğer veri görüşmenin yapıldığı yerin niteliğine ilişkindir. Bu konuyla ilgili sorunun yanıtı anketör tarafından görüşme sonrasında verilmiştir. Bu konuda üç seçenek sunulmuştur: Gecekondu, imarlı orta ve imarlı lüks. %86.6 oranındaki bir kesim imarlı ve orta kalitede ev ve apartmanlarda yaşamaktadır; %9.1’lik bir kesim ise gecekonduda ikamet etmektedir; geriye kalan %4.3’lük kesimin ise imarlı binalarının lüks olduğu saptanmıştır.

Takiben, mal sahipliğini etkilemesi beklenen çeşitli değişkenler faktör analizine tabi tutulmuştur. Tablo 13’te beklenen yönde oluşan faktör yükleri mal sahipliği endeksinin her bir değişkenden ne derece etkilendiğini göstermektedir. Örneğin kredi kartı sahipliğinin örneklemimizden oluşturulan mal sahipliği endeksi üzerindeki etkisi imarlı lüks evde oturma kukla değişkeninkinden yaklaşık iki kat daha fazladır. Yine benzer şekilde, gecekonduda oturmak da mal sahipliği endeksi üzerinde düşürücü bir etki yapmaktadır. Böylelikle dokuz ayrı mal sahipliği göstergesi yerine tek bir endeks değerine ulaşılmış ve konuşulan her kişi için bir mal sahipliği endeks değeri oluşturulmuştur.
Dokuz ayrı değişkenden oluşan bu mal sahipliği endeksi, dokuz değişkenin toplam varyansının %29’unu karşılamaktadır. Böylelikle bu dokuz değişkenin sahip olduğu enformasyon değerinin de yaklaşık 1/3’ü tek bir endeks tarafından kapsanmaktadır diyebiliriz.


Gazete Okuma Sıklığı
Tablo 14 gazete okuma sıklığını sunmaktadır. Toplumun yaklaşık 1/4’ü gazete okumazken, 1/3’ü hemen hemen her gün gazete okuduğunu belirtmektedir. Geri kalan yaklaşık 2/5’lik kesim de arasıra gazete okumakta olduğunu beyan etmektedir.

Biz örneklem grubumuzu gazete okuma bağlamında üç alt kümeye indirerek çözümlemelerimize sokmak istedik. Bu üç grup aşağıdaki gibi isimlendirilmiştir:

•Hiç gazete okumayanlar;
•Haftada 6 gün veya 7 gün gazete okuyanlar;
•Haftada 1 gün ile 5 gün arasında gazete okuyanlar.


Konuşulan Dil
Burada görüşmecilere Türkçe dışında konuştukları diller sorulmuş ve sonuçlar aşağıda özetlenmiştir. Tablodan İngilizce bilenlerin beklenenden daha yüksek çıktığı gözlenebilir. Bu bağlamda iki hususun altının çizilmesi gerektiği fikrindeyiz: (i) Örneklemimizde daha eğitimli kişilerin ağırlığının popülasyona göre biraz daha fazla olması söz konusudur—daha önce tartıştığımız bir konu. (ii) İngilizce seviyeleri sorulmadığından çok az dil bilmenin bile “evet” cevabı oluşturması söz konusu olabilmiştir.


Etiketler:  



Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler.
Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz.





Reddit!Del.icio.us!Facebook!Slashdot!Netscape!Technorati!StumbleUpon!Newsvine!Furl!Yahoo!
 

GenBilim

GenBilim Editor

Yazar Hakkında:
"Bir şey üreten ve olayları olduran küçük bir seçkin grup, Olup biteni seyreden oldukça büyük ikinci grup, Nelerin olup bittiğini bilmeyen muazzam kalabalık." Nicholas Murray
Yazar Şuan Çevirim Dışı
Yazara E-Posta Atin
GenBilim
Makale İçinde Ara GenBilim    
GenBilim
        RSS Kategorileri GenBilim
Lütfen listeden bir RSS kategorisi seçiniz.
GenBilim
Makale İşlemleri
Sizde Yazi Ekleyin
Yorum Ekleyin
Bu makaleyi favorilerime ekle
Sizde Link Ekleyin
Bu makaleyi PDF olarak kaydet
 Makaleyi rapor et
GenBilim
Sponsor Bağlantılar


        Favori Makalelerim
Sadece kayıtlı üyeler bu bölümü kullanabilir!
GenBilim
GenBilim
GenBilim
GenBilim