Okunma: 673 kez
Gün geçmiyor ki elimize bir gazete alalım ve içinde çocuklara dair bir şiddet haberi geçmesin. Çarpıcı boyuttaki şiddet haberlerini oluşturan çocukların yaşı giderek düşerken, şiddet artık sadece bir başkasına değil çocuğun kendisine de yönelik olmaya başladı. Durum gerçekten ürkütücü. Şiddet deyince ne anlıyoruz?
Şiddet, kişinin karşısındaki kişinin ya da kendisinin bedenine veya duygularına zarar verme niyeti içerir. İki çocuğun koşarken çarpışmaları sonucu birinin düşüp kolunu yaralaması şiddet değildir, çünkü burada bir zarar verme niyeti yoktur. Bu gözle bakıldığında, şiddet içeren ortamların bir çocuğun yaşamında giderek daha fazla yer kapladığını görmekteyiz. Çocuğun seyrettiği en basit çizgi filmler şiddeti bir eğlence gibi sunuyor. Kedi fareden kurtulmak istediğinde hemen farenin üzerine bir dinamit atıveriyor.
Artık dünya üzerinde varolan canlılarla yapılan filmler çok �sıkıcı� olmaya başladığı için hayali yaratıklardan oluşan çizgi filmler bütün kanalları kaplamış durumda. Bu karakterlerin oyuncakları her formda satıldığı için çocukların hayal gücüne dayanan oyunları da ipoteklendi. Bilinen karakterlerin figürleriyle çizgi filmlerde görülen sahneler yeniden canlandırılıyor. Bunlara eklenen çok geniş bir bilgisayar oyunları yelpazesini de göz ardı etmemek gerekir. En makbul oyunlar silahlı olan ve birlerinin öldürüldüğü oyunlar. �Üç canım kaldı; öldüm; on düşman öldürdüm� çocukların yadırgamadan yaptıkları konuşmalar. Tüm bunlara, günlük yaşamın kaygılarının ve aşılması gereken engellerinin de arttığı, bunun ev ortamına yansıdığı ve aile içi şiddetin de giderek arttığı gerçeğini eklersek çocuğun yaşadığı çevre içinde sıradan bir günde dahi ne kadar çok sayıda şiddet ögesine rastladığını fark etmek pek de zor olmaz. Günlük yaşamın hızı, çabuk ulaşılabilir çözümlerin giderek daha makbul olması da şiddeti arttıran faktörler arasındadır.
Çocuk, giderek şu noktayı aklına yerleştirmeye başlar: �Bir durum seni sıkarsa, hoşuna gitmezse, salla bir yumruk, et bir küfür, işin hallolsun�. Bu noktadan sonra, çocuğun karşı tarafın duygu ve düşüncelerine önem vermesi, onları önemsenmeye değer bulması, arkadaşıyla konuşarak uzlaşmaya çalışması giderek olanaksız hale gelir. Okulöncesi bir kuruma devam eden, anne-babası şiddet karşıtı olan çocuklar, şiddeti bir sorun çözme aracı olarak kullanmamaya daha yatkındırlar. Çocukla yapılması gereken bir sorun durumunda, kendisinin ve karşısındakinin duygularını fark etmesi yönünde çalışmaktır. Bu, tabii ki sorun anında yapılacak bir şey değildir. Ancak bu konularda konuşmak çocukta bir bilinç oluşturur. Çocuk kendi duyguları ve düşünceleri ile davranışları arasında bir bağlantı kurmalıdır.
�Arkadaşım, bana isim taktı. Hiç de hoşuma gitmedi. Ben de ona vurdum� diyerek olayı tanımlayabilen bir çocukla davranış alternatifleri üzerine konuşmak kolaydır. Bazı çocuklar, kendileriyle davranışları hakkında konuşulduğunda, bunu ciddiye alırlar ve daha yapıcı davranmak için bir çaba içine girerler. Bazı çocuklarsa kendilerine söylenenlere tamamen kapalıdırlar, sanki o konu onlarla ilgili değilmiş gibi gözükürler; yaptıklarından hiçbir rahatsızlık duymazlar. İşte bu özellikteki çocukların üzerinde mutlaka durmak gerekir. İlk gruptakiler ile barışçıl çözümlere ulaşılabilir, ama ikinci gruptakilerle barışa ulaşmak çok kolay değildir. O nedenle de umursamayan çocukların bir uzmana yönlendirilmelerinde yarar vardır. Ailelerin bilinçlendirilmesinin yanında, bu çocuklarla sorun çözme becerileri üzerinde çalışılmalıdır.
Sorunları şiddetle çözmek ya da sadece gücünü hissetmek için şiddet uygulamak konusunda en engelleyici güç anne-babalardır. Öncelikle iyi birer model olmak gerekir. Çocuğuna vuran, her durumda ona bağıran anne-babanın yapıcı çözümleri uygulamayıp sadece önermesi pek de inandırıcı olmayacaktır. Çocuğunun başka bir çocuğu yumruklarıyla alt etmesi evde takdir topluyorsa durum yine zordur. Anne-baba çocuk oyalansın, biz de işlerimizi yapalım diye televizyon ve bilgisayara bir sınır getirmiyorsa, çocuğun gelişimi pek de kontrol altında değildir.
Çocuklarla kaliteli zamanlar geçirmek, onlara hayatta gerçekten işlerine yaracak beceriler kazandırmak , onlarla sohbetler etmek, iyi ve kötü örnekleri onlara anlatmak çocuğa verilebilecek en anlamlı hediyelerdir.

Etiketler:
Bilimler
Psikoloji
Çocuklarda Şiddet
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler. Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz. |