GenBilim
Türkiye Bilim Sitesi  
Anasayfa | Forum | Bilimler | Arşiv Tarama | GenKalem | Destek | Site Haritası | Linkler | RSS | Reklam | Arkadaşını Davet Et | İletişim
Kontrol Paneli Anasayfa arrow Bilimler arrow Tarih arrow Çocuklarda Şiddet Kontrol Paneli Kontrol Paneli Kontrol Paneli Kontrol Paneli Üye OlŞifre Hatırlat Kontrol Paneli
Kas 22 2007
Çocuklarda Şiddet Yazdır E-posta
(0 Oy)



GenBilim Editor   
Perşembe, 22 Kasım 2007
Okunma: 684 kez

Gün geçmiyor ki elimize bir gazete alalım ve içinde çocuklara dair bir şiddet haberi geçmesin. Çarpıcı boyuttaki şiddet haberlerini oluşturan çocukların yaşı giderek düşerken, şiddet artık sadece bir başkasına değil çocuğun kendisine de yönelik olmaya başladı. Durum gerçekten ürkütücü. Şiddet deyince ne anlıyoruz?

 Şiddet, kişinin karşısındaki kişinin ya da kendisinin bedenine veya duygularına zarar verme niyeti içerir.  İki çocuğun koşarken çarpışmaları sonucu birinin düşüp kolunu yaralaması şiddet değildir, çünkü burada bir zarar verme niyeti yoktur.  Bu gözle bakıldığında, şiddet içeren ortamların  bir çocuğun yaşamında giderek daha fazla yer kapladığını görmekteyiz. Çocuğun seyrettiği en basit çizgi filmler şiddeti bir eğlence gibi sunuyor.  Kedi fareden kurtulmak istediğinde hemen farenin üzerine bir dinamit atıveriyor. 

Artık dünya üzerinde varolan canlılarla yapılan filmler çok �sıkıcı� olmaya başladığı için hayali yaratıklardan oluşan çizgi filmler bütün kanalları kaplamış durumda.  Bu karakterlerin oyuncakları her formda satıldığı için çocukların hayal gücüne dayanan oyunları da ipoteklendi.  Bilinen karakterlerin figürleriyle çizgi filmlerde görülen sahneler yeniden canlandırılıyor.  Bunlara eklenen çok geniş bir bilgisayar oyunları yelpazesini de göz ardı etmemek gerekir. En makbul oyunlar silahlı olan ve birlerinin öldürüldüğü oyunlar.  �Üç canım kaldı; öldüm; on düşman öldürdüm� çocukların yadırgamadan yaptıkları konuşmalar.  Tüm bunlara, günlük yaşamın kaygılarının ve aşılması gereken engellerinin de arttığı, bunun ev ortamına yansıdığı ve aile içi şiddetin de giderek arttığı gerçeğini eklersek çocuğun yaşadığı çevre içinde sıradan bir günde dahi ne kadar çok sayıda şiddet ögesine rastladığını fark etmek pek de zor olmaz.   Günlük yaşamın hızı, çabuk ulaşılabilir çözümlerin giderek daha makbul olması da şiddeti arttıran faktörler arasındadır.

Çocuk, giderek şu noktayı aklına yerleştirmeye başlar: �Bir durum seni sıkarsa, hoşuna gitmezse, salla bir yumruk, et bir küfür, işin hallolsun�.  Bu noktadan sonra, çocuğun karşı tarafın duygu ve düşüncelerine önem vermesi, onları önemsenmeye değer bulması, arkadaşıyla konuşarak uzlaşmaya çalışması giderek olanaksız hale gelir.  Okulöncesi bir kuruma devam eden, anne-babası şiddet karşıtı olan çocuklar, şiddeti bir sorun çözme aracı olarak kullanmamaya daha yatkındırlar.  Çocukla yapılması gereken bir sorun durumunda, kendisinin ve karşısındakinin duygularını fark etmesi yönünde çalışmaktır.   Bu, tabii ki sorun anında yapılacak bir şey değildir.  Ancak bu konularda konuşmak çocukta bir bilinç oluşturur. Çocuk kendi duyguları ve düşünceleri ile davranışları arasında bir bağlantı kurmalıdır. 

�Arkadaşım, bana isim taktı. Hiç de hoşuma gitmedi.  Ben de ona vurdum� diyerek olayı tanımlayabilen bir çocukla davranış alternatifleri üzerine konuşmak kolaydır.  Bazı çocuklar, kendileriyle davranışları hakkında konuşulduğunda, bunu ciddiye alırlar ve daha yapıcı davranmak için bir çaba içine girerler.  Bazı çocuklarsa kendilerine söylenenlere tamamen kapalıdırlar, sanki o konu onlarla ilgili değilmiş gibi gözükürler; yaptıklarından hiçbir rahatsızlık duymazlar.  İşte bu özellikteki çocukların üzerinde mutlaka durmak gerekir.  İlk gruptakiler ile barışçıl çözümlere ulaşılabilir, ama ikinci gruptakilerle barışa ulaşmak çok kolay değildir. O nedenle de umursamayan çocukların bir uzmana yönlendirilmelerinde yarar vardır.  Ailelerin bilinçlendirilmesinin yanında, bu çocuklarla sorun çözme becerileri üzerinde çalışılmalıdır.

Sorunları şiddetle çözmek ya da sadece gücünü hissetmek için şiddet uygulamak konusunda en engelleyici güç anne-babalardır.  Öncelikle iyi birer model olmak gerekir.  Çocuğuna vuran, her durumda ona bağıran anne-babanın yapıcı çözümleri uygulamayıp sadece önermesi pek de inandırıcı olmayacaktır.  Çocuğunun başka bir çocuğu yumruklarıyla alt etmesi evde takdir topluyorsa durum yine zordur.  Anne-baba çocuk oyalansın, biz de işlerimizi yapalım diye televizyon ve bilgisayara bir sınır getirmiyorsa, çocuğun gelişimi pek de kontrol altında değildir.

Çocuklarla kaliteli zamanlar geçirmek, onlara hayatta gerçekten işlerine yaracak beceriler kazandırmak , onlarla sohbetler etmek, iyi ve kötü örnekleri onlara anlatmak çocuğa verilebilecek en anlamlı hediyelerdir.


Etiketler:  



Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler.
Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz.





Reddit!Del.icio.us!Facebook!Slashdot!Netscape!Technorati!StumbleUpon!Newsvine!Furl!Yahoo!
 

GenBilim

GenBilim Editor

Yazar Hakkında:
"Bir şey üreten ve olayları olduran küçük bir seçkin grup, Olup biteni seyreden oldukça büyük ikinci grup, Nelerin olup bittiğini bilmeyen muazzam kalabalık." Nicholas Murray
Yazar Şuan Çevirim Dışı
Yazara E-Posta Atin
GenBilim
Makale İçinde Ara GenBilim    
GenBilim
        RSS Kategorileri GenBilim
Lütfen listeden bir RSS kategorisi seçiniz.
GenBilim
Makale İşlemleri
Sizde Yazi Ekleyin
Yorum Ekleyin
Terim Ekleyin
Bu makaleyi favorilerime ekle
Sizde Link Ekleyin
Bu makaleyi PDF olarak kaydet
 Makaleyi rapor et
GenBilim
Sponsor Bağlantılar


        Favori Makalelerim
Sadece kayıtlı üyeler bu bölümü kullanabilir!
GenBilim
GenBilim