Okunma: 1675 kez
1. ekoloji
1.1. Tanımı ve Önemi
Sözcük anlamı ev ve konut bilimi olarak ifade edilmiştir. Ekoloji çeşitli türdeki canlıların çevreleri ile uyumlu olarak nasıl yaşamlarını sürdürdüklerini veya bu canlı varlıkların hangi şartlar altında besinlerini ve ihtiyaçlarını karşıladıklarını ve çeşitli fonksiyonların ne tür bir canlı topluluğu içinde yürütüldüğünü inceleyen bir bilim dalıdır.
Kısacası ekoloji; canlıların birbirleri ve çevreleri ile ilişkilerini inceleyen bilim dalıdır.
İnsan çevresine büyük zararlar vermektedir. Temiz akan sular kirlenmiş, çevrenin pisliklerini taşıyan pislik kanalları haline gelmiştir. Toprak ve yaprak süprüntüleri endüstriyel atıklar sualtı yaşamı etkilemiştir. Sağlıklı yaşam kuşağı olan biofserin incelmesi ve kaynakların sınırlı oluşu insanları ekolojik planın içine itmiştir.
Teknoloji ve sanayiinin gelişmesi ile insanların doğadan gereksinimlerinin artması, doğanın dengesiz kullanımına yol açmıştır. Doğanın dengesiz kullanımı ile toprakta verim azalmış, doğal denge bozulmuş olacaktır. Dünya nüfusunun hızla artması, hızlı şehirleşme, endüstriyel atıklar, sanayileşme için doğanın katledilmesi, insan sağlığını etkileyen önemli sebeplerdendir.
1.2. İlkeleri
1.2.1. Karşılıklılık
Ekolojinin önemli kuralı her şeyin bir diğerine ilişkin olmasıdır. Yani bir organizmanın çalışmasını sürdürebilmesi için diğer bir organizma ile bağlı ve onun etkileşim alanı içinde faaliyet göstermelidir mesela; ormanlarda ağaçlardan dökülen yapraklar, yine ağaçların kendi kökleri tarafından etrafta bulunan mikroorganizmalar yardımıyla emilir ve bu, besin maddesi olur.
1.2.2. Çerçeveleme
Ekosistem içinde hiçbir organizma yada tür sonsuz büyümez. Yörenin hayvan ve bitki türleri toplam sayıları ekosistem kaynaklarına uygun olmalıdır.
1.2.3. Sadakat
Canlılar ve cansızlar arasında karmaşık bir ilişki vardır. Canlılar yaşamak için birbirlerine bağımlıdır. Örneğin; insanlar oksijen alabilmek için bitkilerle bağımlıdır.
1.3. Ekolojik Denge ve Entropi
1.3.1. Ekolojik Dengenin Korunmasında İşletmeler ve Stratejik Planlama
Doğayı bozucu değişimler, yeryüzünde tüm canlı yaşamını tehdit eder duruma erişmiştir. Özellikle ileri sanayi ülkelerinde soruna hukuksal bakımdan çareler aranması gerektiği bilincine ulaşılmıştır. Faaliyetleri açısından doğal çevreyi bozan ve yaşam koşullarını güçleştiren işletmeler, hukuksal yönden ağır yaptırımlarla (müeyyide) karşılaşmaktadırlar. Çevreyi koruma ve ekonomik faaliyetlerini bu açıdan düzenleme yoluna gitme, iş adamlarının ve yöneticilerin hukuksal yaptırım olmasa bile sosyal sorumlulukları içerisine girmektedir.
Gerek yurdumuz ve gerekse de dış ülkelerdeki işletmelerin uzun süreli planlama faaliyetlerinde sorunu stratejik faaliyeti sınırlandıran önemli bir faktör olarak dikkate almalarında büyük yarar vardır. Yeni kurulacak iş yerlerinin, mamul geliştirme, farklılaştırma ve iş genişletme faaliyetlerinin çevreyi bozma ve kirletme yönünden sakıncaları, hukuksal bir kısıtlama olmasa dahi, yine sosyal sorumluluk açısından dikkate alınmalıdır.
Uzun vadeli ve stratejik planlamanın önemli bir kısmını oluşturan finansal kaynak bulma ve elde edilen kaynakların yatırım yerlerine dağıtımı, sorunun işletme yönetimince çözülmesine yardımcı olabilir. Şöyle ki çevreyi bozucu mevcut faaliyetlerin zararlarını azaltıcı veya tamamen önleyici tedbirler için gerekli fon tahsisleri öngörülebilir. Araştırma ve geliştirme faaliyetlerinin yeni teknik buluşları çevreyi bozucu faaliyetlere son verecek biçimde yönlendirilebilir. Yeni girişilecek yatırımlar için alternatif yatırım alanları çevreye hiç zarar vermeyecek veya en az zararlı olabileceklerin tercihi yönünden değerlendirilebilir.
Kısaca ekolojik değişimler bugün tüm canlıların ve insanlığın geleceği için işletme faaliyetlerini stratejik planlama açısından sınırlayıcı önemli bir etmeni oluşturmaktadır.
1.3.2. Entropi
En basit tanımıyla, bir sistemin düzensizliğinin ölçüsüdür. Entropi öylesine yararlı bir fiziksel kavramdır ki, pek çok disiplin içinde ayrı ayrı entropi fonksiyonları kullanılır. Sistemin düzensizliği arttıkça artan herhangi bir fonksiyon rahatça entropi fonksiyonu olabilir. Masaya bıraktığımız bir bardak çay zamanla soğur, fakat hiçbir zaman kendiliğinden ısınmaz. Çünkü tabiattaki değişimler enerjinin niteliğini azaltan yönde gerçekleşir. Buna göre çayın yüksek sıcaklıktaki enerjisi niteliğinden kaybederek çevre havaya geçer. Burada izafi olarak daha düzenli bir halden, giderek ona göre daha düzensiz bir hale geçiş yani entropi artışı söz konusudur.
Kâinatta kendisini dışarıya kapatan, enerji ve madde kayıplarını dışarıdan yeni madde ve enerji girdileriyle telafi etmeyen bütün sistemler bu anlamda bir düzensizliğe, dağılmaya ve ölüme doğru gitme eğilimindedir. Ölmüş meyvenin ölmüş çekirdeği düştüğü yerde çürürken, yani entropiye boyun eğmiş görünürken yeni bir hayatın, yeni bir ağacın doğmasına vesile olur; entropiye direnir.
2. ERGONOMİ
2.1. Tanımı ve Önemi
İnsanın faaliyetlerinin ve yaptığı işlerin onun yapabileceği, iş görebileceği şekilde düzenlenmesinin işbilim olarak adlandırılan ve “insanla araçları, yöntemleri ve çalışma ortamları arasındaki ilişkinin bilimsel incelenmesi” olarak tanımlanan bu bilimin katkılarıyla mümkün olduğu günümüzdeki çalışma, deney ve örneklerle sabit olmuştur.
Çalışmanın yöntemli bir biçimde düzenlenmesini amaçlayan işbilim, aynı zamanda insanın kullandığı araç ve makinelerin ve yaptığı işin insanın özellikleri ile uygunluk içinde olmasını sağlamaya da yönelir.
2.2. İnsan Makine Sistemleri
Her sistem gibi, insan – makine sistemleri de gerek varoluş amaçlarına, gerek işlevlerine, gerek girdi-çıktı ve bilgi aktarma kanallarına ve çalıştırma talimatlarına ilişkin çeşitli özellikler, her sistemin bir amacı vardır ve bu amaç, yazılı olarak açıkça bildirilmelidir. Her türlü eşya, araç-gereç, donanım amacına en uygun şekilde hizmet verebilmesi için hızı, sürekli çalışabileceği süre, çalışma aralığı, manevra yeteneği gibi bazı özellikler açık olarak belirtilmek zorundadır. Bu özelliklerin bir kısmı mühendislik, bir kısmı da insan faktörüyle ilgilidir. Faktörler ve fonksiyonların her biri ya bir insan yada çeşitli makine kombinasyonları ile gerçekleştirilir. Bu gerçekleştirme süreci, genelde birbiri ardına gelen dört temel fonksiyon içerir. Bunlar:
a. Algılama
b. Bilgi Depolama
c. Bilgi İşleme ve Karar Verme
d. Eylem
a. Algılama: Sistem elemanlarına yada bireylere bilgi ulaşımını sağlayan olay, algılama fonksiyonudur. Algılama fonksiyonu ile algılanan bilgilerin bir bölümü sistem dışındaki kaynaklarda üretilmektedir. Birey düzeyindeki algılama, duyu organlarının çeşitli şekillerde uyarılması sonucu gerçekleşen algılamadır. Bu anlamda göz, kulak, burun, dil ve deri hepsi birer algılama merkezidir. Makine düzeyinde algılama ise sensörler, elektronik, mekanik veya hidrolik olarak çalışan algılama cihazlarıdır.
b. Bilgi depolama: bireysel alanda yapılan bilgi depolama, kişinin belleğinde gerçekleşiyor. Öğrenilen bilgeler gerekli olması halinde sonra kullanmak üzere bellekte saklanır. Bellekte saklanan bilgilerin anımsanması bazen çok kısa sürede gerçekleştirilebileceği gibi oldukça uzun süreler de alabilir. Makinalardaki bilgi depolama için çeşitli mekanik, elektrik yada elektronik cihazlardan yararlanılır. Örneğin bir çok bilgi depolama işlemlerinde bilgisayarlar kullanılmaktadır.
c. Bilgi işleme ve karar verme: Bilgi işleme algılama ve daha önce depolamış bilgiler ile gerçekleştirilen çeşitli işlemlerdir. Bireysel düzeyde basit veya karmaşık olsun, her bilgi işletme etkinliği sonucunda bir karar verilir. Bu kararlar bilgi girişine karşın verilen tepkilerdir.
d. Eylem: Verilen kararların uygulamaya konulması işlemidir. Eylem fiziksel bilgi akışı yada ikisinin bir arada olabileceği etkinlik şeklinde olabilir. Hareket halindeki bir aracın frenine basıldığı takdirde, arabanın durması fiziksel bir eylem iken, bilgisayarda yüklü veriyi ekranda görüntüleme bilgi akışı, bilgi akışını gösteren hem fiziksel hem de bilgi akışı şeklinde görülen bir eylemdir.
2.3. Ergonomik açıdan teknoloji
Teknolojik değişiklikler hem fiziki çevreye yönelik hem de psişik sorunlar yaratmaktadır. Örgütte psişik ortamın ve bunun yanında çalışanların sorunlara yaklaşım tarzının etkileyecek verimlilik yüzeyini belirleyen önemli bir güçte, çalışanların ortak geçmişte kaynaklanan yazılı olmayan bir kültürel yapının varlığıdır. Bu nedenle çalışmada, teknolojik değişimin örgüt kültürü ile olan etkileşimi ele alıp, ergonomik açıdan yöneticilere dönük sonuçlar çıkarılmıştır.
Devamlı bir değişim ve gelişim süreci içinde bulunan bir çevrede yer alan örgütlerin yaşamlarının devam ettirmeleri çok değişik şekillerde ifade edilmektedir. Schein’e göre bu iki olayın üzerinde yoğunlaşmaktadır.
- Dışsal uyum ve hayatta kalma
- İçsel (dahili) uyum
Örgütün dışsal uyumu ve hayatta kalması stratejileri, hedefleri, araçları, performans ölçümleri ve bir çok düzenleme sistemlerini içeren yapısı ile mümkün olurken, içsel uyumu ise, grubun ortak dilini oluşturan, paylaşılan ödüller, statüler ile güce ilişkin olarak belirlenmiş yollar olmaktadır.
Böylece, uzun süre yaşamını devam ettirmek ve bu süre içinde başarılı olmak amacı güdün örgütlerde var olan bağlantılar, resmi ve teknik olduğu kadar belki de daha fazla bir ölçüde gayri resmi ve sosyaldir. Bu nedenle, örgütün iç ve dış etkiler sonucu teknolojik, sosyal örgüt yapısında, yönetiminde ve faaliyet alanlarda ortaya çıkan değişmeler resmi yapısını olduğu kadar gayri resmi yapısını da etkileyecektir.
2.4. Sistem değerlendirme:
2.4.1 Ergonomik Değerlendirmeler
İnsan faktörünün sistem içinde yer alışını ve davranışlarını değerlendirmek için bazı yaklaşımlar kullanılır. Bunlar ;
a) İnsan performansının ölçülmesi: Belli çalışma koşullarında insanların algılama, kas-sinir işbirliği ve topyekün fiziksel etkinlik ölçülerini almak çok güç ve bazen de olanaksızdır. Örneğin bir daktilo makinasını kullanan insanın fonksiyonel verileri, makinanın gelişmişlik düzeyine ve iç çevresindeki değişik faktörlerin etkisine göre farklı olabilir. Burada bir insan-makine sistemi vardır.
b) Fizyolojik Değişmeler: İnsan-makine sistemlerinde, insan bedeninin fizyolojik reaksiyonları ve bunlarda görülen değişiklikler, sisteme insan gücü katkısını değerlendirmede kullanılabilir. İnsan bedenin etkilediği çevre faktörlerinin, çalışma sürelerinin, iş yükünün, duruş ve oturuş gibi etkenlerin, daha önce saptanmış indeks değerleri üzerinde yarattığı değişikleri incelemek, sitemin insan faktörü hakkında önemli bilgiler verir.
2.4.2. İş Etüdü Yaklaşımları
İş etüdünün temel yaklaşımlarında, bir insanın işini hangi yöntemlerle gerçekleştirdiğinden başlayarak, işin gerektirdiği süreler, iş yerindeki politikaların iş verimine etkileri, teşvik uygulamalarının etkilendiği, ücret politikalarına esas olan iş değerlendirmeleri gibi çok çeşitli yaklaşımlar düşünülebilir.
2.4.3. Verimlilik Araştırmaları
Bir sistemin yada alt sistemin verimliliğinin uygun yöntemler ile saplanması, önemli bir kriter oluşturmuştur. Verimlilik değerlendirmesi sırasında ayrıca ; iş çevresi koşulları, iş düzeni, çalışma süreleri, vardiya ve mesailer gibi yan etkenler de dikkate alınırsa, daha gerçekçi bir değerlendirme yapılabilir. Ayrıca; kalite hataları ve sayısı, standartlara uyum düzeni, hata odaklarının araştırılması gibi yaklaşımlarda verimliliğe akseden sistem sorunlarına ışık tutabilir.
2.5. Ergonomik Açıdan İşletmeler ve Antropometrik Uygulamaları
2.5.1. Ergonomik Açıdan İşletmeler
Çalışma yaşamına atılan birey her ne kadar yaşamının bu yeni ve uzun dönemiyle ilgili beklentilerini birincil sosyalleşme dönemi boyunca oluşturmuşsa da, iş görenler ve iş yerlerinin heterojen yapısı ve zaman içinde her iki tarafta da görülen değişiklikler gerçekte beklentilere uygun (hayal edildiği şekilde) bir çalışma ortamının bulunması olasılığını azaltmaktadır. Bireyin beklentileri ve iş ortamının çalışanlara sunduğu olanaklar arasında oluşması muhtemel negatif açıklığı kapatmak örgüt yöneticilerinin sürekli bir görevi olmaktadır. Bu görev aynı zamanda çalışma yaşamının insancıllaştırılması hedefinin en önemli gereğidir.
2.5.2. Statik Antropometri
Gerçekte antropometri, insanların statik duruş ve oturuşlarında ölçülen metrik değerleri ele alan bir uğraş alanıdır. Bu temel amaca göre insanların 140 kadar fiziksel boyut ölçüleri alınabilir. Çeşitli yaş gruplarındaki okul çocuklarının oturacağı sıraların boyutlarını saptamak için uygulanacak ölçüler yanında bir yazı masasınınn yüz ölçülerine uygun bir şekilde ve boyutlarda imali için gerekli boyutları ölçmede de statik antropometri yaklaşımı kullanılır.
2.5.3. Dinamik antropometri
Statik antropometri ile elde edilen sayısal veriler, çalışma hayatında pek çeşitli amaçlarla kullanılabilir. Ancak endüstri ve iş düzeninde iş görenler devamlı devinim halindedirler. Bir araba sürücüsünün koltuğunda çeşitli yönlere uzanması ve sürücü fonksiyonunu yerine getirmek için kol, bacak ve gövdesini değişik boyutlarda ve devamlı hareket ettirmesi nedeniyle, çeşitli dinamik boyutların ölçülmesine gerek vardır.
2.5.4. Antpopometrik Verilerin Kullanılması
yapılacak antropometrik ölçümlerin iyi seçilmiş olması ve önceden belirlenmiş bir amaca dönük olması halinde; işlem alanları, insanların sığacağı hacimler, işyeri boyutları, işgörenlerin kullanacakları araç, gereç ve makineler ile uyum açısından önemli yararları vardır. Hangi antropometrik yaklaşım kullanılırsa kullanılsın ölçülerin tasarımı söz konusu araç, gereç ve makineyi kullanacak kişilerden ve istatistik metotlar ile alınmış olması gerekir. Bunu gözetmediğimiz hallerde tasarım sonucu ortaya çıkan mal ve malzemeler yeterli ölçüde rahat, kullanışlı ve verimli olamazlar.
2.5.5. Çalışma Yerlerinde Boyutlar
Her insan çalışırken belli bir çevre içinde devinir. Bunun için kendine verilecek görevleri en iyi bir şekilde gerçekleştirebileceği hacimlerin tasarımı zorunludur.
2.5.6. Çalışma Yüzeyleri
Çalışanların etkin bir şekilde iş görebildikleri hacimler incelenirken, belli iş görme düzeylerinde, en üstün beceri ile çalışabildikleri boyutlarında saptanması gerekir. Öncelikle yatay çalışma yüzeylerinden başlayarak, çeşitli eğilimler gösteren iş ve işlem yüzeylerinin de göz önünde tutulması gerekebilir. Normal alan hesaplarında, işgörenin omuzları sabit halde, dirsek ekleminden hareketler ile elin işlem alanları dikkate alınır. Maksimum erişme noktalarının saptanmasında ise, gövde hareketleri ve omuz ekleminde işlekliği gözetilir.
2.5.7. oturma Yüzeylerinin Tasarımı
İnsanlar işlerinin başında, bürolarında, evlerinde, dinlenme yerlerinde, taşıt araçlarında v eher fırsat bulduklarında oturmaktadırlar. Oturulan sandalye, koltuk v ebankoların yapısal özellikleri kıyaslandığında çok değişik oturma yüzeyleri dikkati çeker. Düz ve tahta banklar yanında, yumuşak malzeme ile desteklenmiş yada yaylı oturma yüzeyleri gibi farklı tasarımlar görüldüğü gibi, çoğu işyerlerinde işgörenlerin kendi çabaları ile buldukları eşyalarda oturma amacı ile kullanılmaktadır. Gelişme yolundaki endüstrilerde önem verilmeyen fakat verimliliğin yanısıra insan sağlığı ve iş uyumu açısından önemli prensipleri ve nedenlerini vurgulayan bu bilgilerin uygulamaya konulması işleri endüstrilerin teknolojik düzeyine erişmek için bir ön koşul olarak düşünülmelidir.
3. TÜRKİYE İŞLETMELERİ AÇISINDAN BİR DEĞERLENDİRME
Ülkemizde otomasyon ve modernizasyon akımı sonucu, bilgisayar ve telekomünikasyon alanlarındaki gelişmeleri bütün hızı ve yoğunluğuyla yaşayan sektörlerden biri bankacılıktır. Dünyada olduğu gibi ülkemizde de gelişen teknoloji ile birlikte çehresi değişen büro çalışmaları üzerine hem fiziksel hem de psikolojik baskılar yüklemektedir.
Kadınların çalışma hayatında karşılaştıkları sorunlar yasal olmaktan ziyade sosyal ve ekonomik boyutludur. Çalışma hayatında özellikle tekstil iş koşunda çalışan kadınların aile içi ve aile dışı çalışmanın getirdiği güçlükleri genel, sosyal ve kültürel konuları ile ekonomik, sağlık ve eğitim durumlarını saptamak amacıyla bölgemizde kurulu 50’den fazla işçi çalıştıran 503 kadın işçiye sahip 4 büyük tekstil fabrikasında 5 bölüm 54 sorudan müteşekkil ergonomi anket formu uygulanmıştır.
Çalışmanın tamamı IBM’de değerlendirilmiş, tekstilde çalışan kadın işçilerin %60’ının ilkokul mezunu olduğu ve kalifiye işçi konumunda çalıştığı tespit edilmiştir. %49’unun hizmet süresi 10 yılın üzerindedir. %76’sı evli olup, %28’i dört veya dörtten fazla kişiye bakmakla yükümlüdür. Çalışma yaşamının kalitesi kavramının algılanışı ve tanımlanması toplumdan topluma aynı toplum içinde kesimden kesime ve bireyden bireye değişiklik göstermektedir.
Soru 1: Ergonomi Ve İletişim Arasındaki İlişki Nelerdir?
Yaşamımızda her geçen gün iletişim vazgeçilmez bir hale geliyor. İş yerindeki verimsizliğin ve mutsuzluğun kaynağını ise insana iletişim gücü ile ulaşılamaması oluşturuyor. İletişimi sistem yaklaşımı ve verimli bir biçimde nasıl kullanacağımızı, bunun bireylere ve örgüte ne gibi katkılar yapabileceğini ne yazık ki yeterince değerlendiremiyoruz. Aslında sorunlarımızın temelinde sadece sağlıklı bir iletişim ortamını oluşturamamak yatıyor. İletişim çağında yaşıyoruz ama onu yaşamımızda etkin bir şekilde kullanamıyoruz.
Yakın zamana kadar dilimize Fransızca’dan ve Fransızca söyleyişi ile geçen komünikasyon (communication) sözcüğü ile birlikte ve aynı anlamı karşılamak üzere haberleşme kavramı kullanılıyordu. Günümüzde kullanımı yaygınlaşan iletişim sözcüğü ise haberleşmeyi de içeren daha geniş kapsamlı bir ileti alışverişi anlayışını yansıtmaktadır. Yazılı kaynakların taranması yöntemi ile yapılan bir araştırmada sözcüğün 4560 kullanımı derlenmiştir. Bu çok değişik anlamlardaki kullanımına karşın iletişim denince ilk anda akla genellikle insanlar arası iletişim ve bu amaçla kullanılan araçlar gelmektedir. Nitekim Türk Dil Kurumu sözlüğünde iletişim :
1- Duygu, düşünce ya da bilgilerin usa gelebilecek her türlü yolla başkalarına aktarılması, bildirişim, haberleşme (...)
2- Telefon, telgraf, televizyon, radyo, bilgisayar gibi aygıtlardan yaralanarak yürütülen bilgi alışverişi, bildirişim, haberleşme (...) “ olarak tanımlanmaktadır.
Sonuçta, iletişim bir başkası ile konuşmadır; televizyondur, gazetedir, yazınsal bir eleştiridir, saç biçimimizdir, giyim biçemimizdir, mağara duvarındaki resimdir, sahnede Anouilh’un “Antigone’u”, sinema perdesinde “Yurttaş Kane”dir, bazen duymak, bazen görmek, bazen de dokunmaktır. İnsan etkinliklerinin ve ilişkilerinin tümü iletişimle ilgilidir. Bu nedenle her zaman ve her yerde vardır. Toplumsaldır ve anlamların paylaşımıdır; temel amacı insanin çevresi üzerinde etkili olma isteğidir ve değişik katmanlarda gerçeklesen bir etkinliktir.
Soru 2: Önemli temalar ve ortaya çıkan ilgi alanları nelerdir?
• İş organizasyonu ve tasarımını değiştirecek yöntem bilim
• İş ile ilgili kas-iskelet sitemi rahatsızlıkları
• Elektronik tüketici eşyalarının kullanılabilirlilik testleri
• İnsan-Bilgisayar Arakesiti: Yazılım
• Kurumsal tasarım ve psiko-sosyal is organizasyonu
• Fiziksel is çevresinin ergonomik tasarımı
• Nükleer santralin kontrol odası tasarımı
• Ergonomistlerin yetiştirilmesi * İleri teknoloji ile arakesit tasarımı
• İnsan güvenilirlik araştırması
• Zihinsel is yükü
• İş gücü maliyet hesaplama yöntem bilimi
• Ürün sorumluluğu
• Yol güvenliği ve otomobil tasarımı
• Gelişmekte olan ülkelere teknoloji transferi
Soru 3. İşbilimin Özel Alanları Nelerdir?
Genel olarak işbilim türlerini belirttikten sonra işbilimin özel olanlarını üç bölümde toplamak mümkündür.
a. İnşaat işbilimi,
b. Ulaşım ve işbilim,
c. İşbilim, Ev işleri ve Ev İşbilimi.
a. İnşaat İşbilimi oldukça önemli bir konudur. Zira fabrika ol¬sun, ticari ve sınai ve hatta konut olsun işbilim bilgi ve bulgularına dayanılarak tasarlanır ve yapılırsa bir çok işbilim sorunu daha başlangıçta çözülmüş olur. Nitekim mimarlar işyerinin boyutlarını, ışık durumunu, iletişim veya haberleşme imkânlarını ve gürültü soruşu¬nu göz önüne almak zorundadırlar.
b. Ulaşım ve işbilim arasındaki bağlantının esası seyahat eden kişinin rahatlığının sağlanmasıdır. Bu amaçla, oturma yeri, hız ve titreşim sorunu ve sesten arındırma gibi konuların değerlendirilmesi ve düzenlenmesi gerekir. Sözgelimi. sürücü bir işlemci (operatör) olarak çeşitli bilgileri işler ve çeşitli göstergeleri izler.
c. Ev İşbilimi ise ev koşullan içinde olağan işleri yapan in¬sanın gereksinmelerini tanımlayarak binaların, odaların ve içindeki eşyaların insanlara uyacak biçimde yapılmalarını sağlamaktır. Böy¬lelikle evin çeşitli bölümlerinin yapımında anatomik ölçütler göz önüne alınmaktadır. Keza, tıp yönünden eşyaların özellikle iskemle ve yatakların insan sağlığına uygun yapımının da üzerinde durul¬maktadır.
Ergin TOKER- Osman TÖZÜM

Etiketler:
Bilimler
Jeoloji
Ergonomi ve Ekoloji
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler. Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz. |